İsviçre'de bulunan Lozan Üniversitesi, Fransa'daki Grenoble Alpes Üniversitesi ve Lyon Üniversitesi araştırmacıları, akıllı telefonların insan zihni üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bir çalışmaya imza attı.
Bilimsel makale, 'Computers in Human Behavior' dergisinde yayımlanarak teknoloji dünyasında yankı uyandırdı.
'Dikkat, gasp edildi: Sosyal medya bildirimleri bilişsel işlemeyi nasıl bozuyor' başlıklı rapor, dijital uyarıcıların beynin odaklanma mekanizmasını nasıl etkilediğini somut verilerle gözler önüne serdi.
Hippolyte Fournier ve ekibi tarafından 180 üniversite öğrencisi üzerinde yapılan araştırma, kişisel cihazlardaki anlık mesajların günlük hayatı ne derece sabote ettiğini belgeledi.
'Bu fotoğraftaki sen misin?' tuzağına düşenlerden 400 milyon TL kazandılar
BEYNİN ODAKLANMA SÜRESİ 7 SANİYE KESİNTİYE UĞRUYOR
Araştırma kapsamında katılımcılara bilişsel kontrolü ölçen Stroop testi uygulanıyor ve bu esnada akıllı telefon benzeri uyarıcılar gösteriliyor.
Ortaya çıkan sonuçlara göre, sosyal medya bildirimleri kişinin zihinsel işlem sürecinde yaklaşık yedi saniye süren geçici bir yavaşlamaya neden oluyor.
Uzmanlar bu kesintinin sadece kişisel olarak önemli mesajlarda değil, tamamen alakasız uyarıcılarda bile gerçekleştiğini vurguluyor.
Cihaza gelen bir uyarının yarattığı algısal dikkat çekicilik, öğrenilmiş koşullanma ve alaka düzeyi değerlendirmesi birleşerek beynin o anki işini bırakıp telefona yönelmesine yol açıyor.
TÜRKİYE'DEKİ RESMİ VERİLER TEHLİKENİN BOYUTUNU GÖSTERİYOR
Küresel çapta artan bu soruna karşı Türkiye'deki uzmanlar da uyarılarda bulunuyor.
Dijital cihazların aşırı ve kontrolsüz kullanımı, bireylerin sadece fiziksel sağlığını değil ruhsal sağlığını da olumsuz etkiliyor.
Uzmanlar, okul çağındaki çocukların eğlence amaçlı ekran süresinin kısıtlanmasını önerirken, ebeveynlerin de dijital içerikleri kontrol etmesi gerektiğini belirtiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren SİBERAY ise teknoloji bağımlılığına karşı yayımladığı rehberde, yatmadan önce cihaz bildirimlerinin kapatılmasını ve dijital araçların kullanımının sınırlandırılmasını tavsiye ediyor.
'Hazine ve Maliye Bakanlığı'na borcunuz var' tuzağına dikkat
EKRAN SÜRESİ DEĞİL BİLDİRİM SAYISI ZİHNİ YORUYOR
Uluslararası çalışmanın en dikkat çekici bulguları arasında, dikkat kaybının ana nedeninin telefon başında geçirilen toplam süreden bağımsız olması yer alıyor.
Makaledeki verilere göre, bireylerin akıllı telefonlarıyla etkileşim sıklığı, yani aldıkları günlük bildirim hacmi ve telefonu kontrol etme alışkanlıkları, zihinsel bozulmanın asıl kaynağını oluşturuyor.
Deneyde katılımcıların Instagram, Snapchat, Tiktok, X, Whatsapp ve Facebook gibi en çok kullandıkları en az dört uygulamadan gelen bildirimler baz alınıyor.
Araştırmacılar, günde ortalama yedi saatini telefonda geçiren, 150'den fazla uyarı alan ve cihazını 100 kereden fazla kontrol eden kullanıcıların bilişsel sistemlerinin çok daha savunmasız hale geldiğini belirtiyor.
GÖZ BEBEKLERİNDEKİ BÜYÜME DİKKAT KAYBINI FİZİKSEL KANITLIYOR
Bilim insanları, elde ettikleri davranışsal verileri sadece anketlerle ve testlerle sınırlı bırakmıyor, aynı zamanda göz izleme teknolojisiyle fizyolojik olarak da destekliyor.
Bireylerin ekrana düşen anlık bildirimlere verdikleri tepkiler sırasında göz bebeklerindeki büyüme oranları ölçülüyor.
Uyarılmanın fizyolojik bir göstergesi olan göz bebeği büyümesi, katılımcıların bildirimlere duygusal ve bilişsel olarak nasıl reaksiyon verdiğini doğruluyor.
Özellikle uyarının içeriği görülmese dahi, sadece uygulamanın logosunu veya adını görmenin bile beyinde bir uyarılma yarattığı ve bilişsel yükü artırdığı kaydediliyor.
Sakın o kodu paylaşmayın: Başına gelmeyen kalmadı
TRAFİKTE VE ÖĞRENME SÜRECİNDE BÜYÜK RİSK OLUŞTURUYOR
Araştırma ekibi, laboratuvar ortamında elde edilen bu verilerin günlük yaşamdaki pratik sonuçlarına da dikkat çekiyor.
Özellikle araç kullanmak veya ders çalışmak gibi sürekli dikkat gerektiren eylemler sırasında yaşanan yedi saniyelik bir zihinsel kopuşun, ciddi güvenlik sorunlarına ve öğrenme kayıplarına yol açabileceği ifade ediliyor.
Bir başkasının telefonundan gelen uyarının bile ortamdaki diğer kişilerin dikkatini dağıtabileceği, bunun da şartlanmış bir teknolojik yanılsama olduğu aktarılıyor.
"DİJİTAL REFAH İÇİN KESİNTİLERİ AZALTMAK GEREKİYOR"
Projede görev alan uzmanlar, elde edilen sonuçların dijital kullanım stratejilerini yeniden şekillendirmesi gerektiğini savunuyor.
Bilim insanları, yayımlanan makalede şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Bulgularımız, dijital refahı artırmanın sadece telefonumuzu daha az kullanmakla ilgili olmadığını, aksine gereksiz kesintileri azaltmakla ilgili olduğunu gösteriyor.
Ekran süresini azaltmaya odaklanmak yerine, kesintilerin sıklığını ve zamanlamasını hedef alan müdahaleler çok daha etkili sonuçlar veriyor."

