Uluslararası danışmanlık ve denetim firması Ernst & Young, küresel ölçekte gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını paylaştı.
Şirketin hazırladığı Yapay Zeka Duyarlılık Endeksi çalışmasının ikinci yayını, bu teknolojinin günlük hayatımızdaki yerini ve yaygınlaşma hızını mercek altına alıyor.
Elde edilen veriler, kullanıcıların sistemlerin işleyişine dair derin endişeler taşımasına karşın yapay zeka kullanım oranlarının hızla yükseldiğini gözler önüne seriyor.
Rapora göre, güvenlik ve denetim konularındaki soru işaretleri, teknolojinin benimsenme sürecini yavaşlatmıyor.
YAPAY ZEKA GÜNLÜK RUTİNLERİN PARÇASI OLURKEN KARAR ALICI ROLÜNE DE ADIM ATIYOR
Dünya genelinde 23 farklı ülkede, 18 yaş ve üzerindeki 18.000 kişinin katılımıyla yapılan dev araştırma, çarpıcı alışkanlıkları ortaya koyuyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 84 gibi çok büyük bir kısmı son 6 ay içinde bir yapay zeka aracıyla etkileşime girdiğini beyan ediyor.
Bunun yanı sıra, katılımcıların yüzde 16'sı insan müdahalesine ihtiyaç duymadan kendi başına görevleri yerinegetirebilen otonom yapay zeka sistemlerini tecrübe ettiğini belirtiyor.
Bu tablo, yapay zekanın sadece yardımcı bir unsur olmaktan çıkıp, yavaş yavaş karar alma mekanizmalarının merkezine doğru kaydığını açıkça kanıtlıyor.
Yapay zekanın tanı koyma başarı oranı yüzde 85'e ulaştı
OTONOM SİSTEMLERDEN YARARLANAN KULLANICILARIN ORANLARI DİKKAT ÇEKİCİ SEVİYELERE ULAŞTI
Teknolojinin hızlı bir şekilde benimsenmesi, doğrudan duyulan güvenden ziyade, düşük riskli alanlardaki pratik kullanımların yarattığı alışkanlıktan kaynaklanıyor.
Yol tarifi almak, müşteri hizmetleriyle görüşmek, seyahat planları yapmak ve dijital platformlardaki içerik önerilerini takip etmek gibi eylemler artık günlük hayatın sıradan birer parçası haline geliyor.
Bu alışkanlık ise kullanıcıların daha karmaşık yetkileri sisteme devretmesine imkan tanıyor.
Araştırma verilerine göre, katılımcıların yüzde 9'u otonom araçları ya da sürücüsüz taksileri deneyimlediğini ifade ediyor.
Katılımcıların yüzde 10'u kendi adına alışveriş gerçekleştiren bir yapay zeka programını kullandığını söylerken, yüzde 11'lik bir kesim ise sanal alışveriş sepetinin otomatik doldurulmasına ya da bankacılık işlemlerinin yapay zeka tarafından yönetilmesine onay veriyor.
YAPAY ZEKANIN DÖRT ALANDA DAHA ETKİN KULLANILMASINA OLUMLU BAKILIYOR
Otonom sistemleri henüz kullanmamış olan bireylerin de bu yeni nesil teknolojilere karşı oldukça açık fikirli davrandığı görülüyor.
Gelecekte bu sistemleri kullanmaya sıcak bakanların oranları incelendiğinde beklentiler netleşiyor.
Katılımcıların yüzde 36'sı mağaza indirimlerinin sistem tarafından otomatik olarak uygulanmasını isterken, yüzde 34'ü müşteri hizmetleri süreçlerindeki sorunların insan müdahalesi olmadan çözümlenmesini destekliyor.
Ayrıca, yüzde 30'luk bir kesim ev güvenlik sistemlerinin idaresini yapay zekaya bırakabileceğini söylerken, yüzde 21'lik grup ise kişisel randevu planlamalarının bu yazılımlar aracılığıyla organize edilmesini tercih edebileceğini belirtiyor.
Yapay zekanın dalkavuk sohbet robotlarının tehlikeli sarmal modeli
SİBER SALDIRI VE YAPAY İÇERİK ENDİŞELERİ KULLANICILARIN AKLINDAKİ EN BÜYÜK SORU İŞARETİ
Kullanım oranlarındaki bu hızlı yükselişe rağmen, sistemlerin nasıl yönetildiği ve denetlendiği konusundaki soru işaretleri aynı hızla çözülemiyor.
Güvenlik, kontrol mekanizmaları, sorumluluk paylaşımı ve içeriklerin doğruluğu konularındaki şüpheler sürse de bu durum yaygınlaşmanın önüne geçmiyor.
Ernst & Young tarafından hazırlanan raporda, kullanıcıların bu teknolojiye yaklaşımı şu sözlerle özetleniyor:
"Yapay zeka kullanımı hızla artarken, bu teknolojinin nasıl yönetildiğine ve kontrol edildiğine yönelik güven aynı hızda gelişmiyor.
Kullanıcıların güvenlik, kontrol, hesap verebilirlik ve gerçeklik konularındaki endişeleri devam etse de bu kaygılar benimsenmeyi yavaşlatmıyor; daha çok, otonom yapay zeka sistemlerinin nasıl tasarlanması ve sunulması gerektiğine ilişkin beklentileri şekillendiriyor."
Yapılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 66'sı yapay zekanın siber saldırılara maruz kalmasından korkuyor.
Katılımcıların yüzde 66'sı ise insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor.
Katılımcıların en büyük kaygısı ise yüzde 73 gibi ezici bir oranla, gerçek içerikler ile yapay zeka tarafından üretilen sahte içerikleri ayırt edememek oluyor.
8 ÖNCÜ PAZAR YAPAY ZEKA KULLANIMINDA DÜNYAYA LİDERLİK EDİYOR
Çalışma, teknolojinin en yoğun, en sık ve günlük yaşama en entegre biçimde kullanıldığı 8 öncü ülkeyi de listeliyor.
Bu ülkeler Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore olarak sıralanıyor.
Bahsi geçen öncü pazarlarda yapay zeka kullanım oranı yüzde 94 seviyesine ulaşırken, otonom sistemleri deneyimleme oranı ise yüzde 24'ü buluyor.
Gelişmeleri daha geriden takip eden diğer ülkeler ise geçiş pazarları ve daha temkinli yaklaşan geride kalan pazarlar olarak ikiye ayrılıyor.
Bu daha yavaş ilerleyen pazarlar, öncü ülkelerle karşılaştırıldığında genel yapay zeka kullanımında yüzde 12 ila yüzde 15, otonom sistem kullanımında ise yüzde 11 ila yüzde 13 oranında daha geride kalıyor.
Prof. Dr. Daron Acemoğlu'ndan çarpıcı öngörü: Yapay zeka sandığınız kadar verimli değil
