Back To Top
Çin ve Rusya ile ilişkilerde denge sorunu

Çin ve Rusya ile ilişkilerde denge sorunu

 - Son Güncelleme: 18.12.2018 Salı 09:34
- A +

Yıl 1999... Sonbahar... Rusya’nın Çeçenistan’ın başşehri Grozni’yi bombaladığı günlerde ben Yeni Şafak’ta yazıyordum. Rus savaş uçakları günlerce süren bombardımanla şehri yerle bir etti. Ardından işgal geldi, işgal kadın çocuk demeden tam bir Rus vahşetine yol açtı. Yeni Şafak dahil Türkiye medyasında geniş yer buldu Grozni katliamı.

O günlerde Zaman gazatesine baktım, Grozni vahşetinden tek cümle yoktu. Gazete “Cemaat”in Rusya ve Rusya’nın etki alanında bulunan ülkelerdeki okulların zarar görmemesini dikkate almıştı. Gazetede olumsuz bir haber çıkarsa okullar tehlikeye girebilirdi.

Günlerdir dünya medyasına Doğu Türkistan’daki Çin zulmü ile ilgili haberler yansıyor.

Benzeri haberler, bizde de çıkıyor. Türkiye’de geniş bir Doğu Türkistanlı nüfus var ve bunların bu kadim yurt ile iletişimleri bir şekilde devam ediyor.

Çin yönetimi öteden beri nüfus yapısını değiştirip, Doğu Türkistan’ı asimile etmeye uğraşır. Türkiye’deki Doğu Türkistanlılar da Gökbayraklarıyla meydanlara çıkıp, Doğu Türkistan’da boğulmak istenen çığlıkları dünya kamuoyuna taşımaya çalışırlar. İsterler ki Türkiye seslerini duysun, medya bu sese sahip çıksın, Hükümet de “elinden geldiği ölçüde” Çin nezdinde girişimlerde bulunsun.

“Elinden geldiği ölçüde” ifadesinin altını çizdim, çünkü bu mesele bir yönüyle “Kardeş” bir toplumun acısına sahip çıkmak ise, diğer yanda da dev bir ekonomi ile ilişki anlamına geliyor. Çin ile iyi ilişkiler yürütmek lâzım, ama bu arada Doğu Türkistan’ı da gözden çıkarıyor olmamak lâzım.

O denge nasıl bulunacak, sorusu her daim gündemde olmuştur.

Benzeri bir durum son zamanlarda Rusya ile ilişkiler konusunda da yaşınıyor.

Diyelim Ukrayna konusu ve onunla bağlantılı Kırım...

Rusya Kırım’ı işgal etti, ilhak ettiğini açıkladı.

Bu, bu zamanda kuvvet zoruyla toprak gasbı anlamına geliyor.

Rusya Suriye’de de bunun başka bir versiyonunu, hani Doğu Avrupa’da Prag işgali ve Asya’da Afganistan işgalinde olduğu gibi “Davet ettiler geldik” modelini uyguluyor.

Kırım’ın işgali ve ilhakı ise çok açık bir “Yakındakini yutarım” uygulaması. Sovyet döneminin Putin Rusyasında devamı.

Normalde Türkiye her iki olgudan rahatsız olmalıdır.

***

Ancak Suriye’deki Rusya’yı bütün dünya gibi kucağımızda bulmuşluğu yaşıyoruz. Ukrayna-Kırım hadisesini ise ancak düşük profilli bir tepki ile karşılayabiliyoruz.

Neden?

Bölgede Amerika ile yaşadığımız gerilimi Rusya ile dengeleme ihtiyacı hissetmemizden, bir de tabii Rusya ile ekonomik ilişkilerin olumsuz seyir içine girme riskinden kaçınmaktan...

Denge hasassiyeti.

Tabii Türkiye, öteden beri bağımsız Müslüman Türk ülke olarak, mazlum yurtların beklentilerinin hedefi oldu. Gerektiğinde sığınak. Doğu Türkistan’dan kaçmak zorunda kalırsanız nereye gidersiniz? Öncelikle Türkiye’ye, belki Amerika’ya. Mısır Doğu Türkistanlı öğrencileri sınır dışı ederse bu gençler nereye sığınır, öncelikle Türkiye’ye.

Kırım’ın başına bir şey gelirse nereye bakarlar? Türkiye’ye... Mustafa Cemiloğlu’nun çığlığı öncelikle Türkiye’den duyulur.

Türkiye de bu bakışlara bigâne değildir. “Gönül coğrafyamız” dediğimiz bir dünya vardır.

2012 yılında Başbakan Erdoğan’ın Çin gezisinde bulundum. Gezi programı içine Doğu Türkistan özerk bölgesinin (Resmi adı Şincan özerk bölgesi) Urumçi de konmuştu. O görüntü hâlâ gözlerimin önünde. Caminin dış kapısından mihraba kadar aksakallılar dizilmiş, Erdoğan’la kucaklaşmak için sıra bekliyordu. Pazar yerindeki sevgi tezahürleri görülmeye değerdi.

Eminim ki gündemden düşmüyordur. “Doğu Türkistan’ın kültür varlığının korunması, değerlerine saygı duyulması...” gibi formülasyonlarla bu konudaki hassasiyet iletiliyordur. Türkiye’nin Doğu Türkistan hassasiyetini hiçbir şey konuşulmasa bile Çinlilerin bildiğini düşünmek de tabii. Aynı şekilde Rusya, Türkiye’nin Kırım konusundaki hassasiyetini bilir.

Ama...

Türkiye’nin sıcak hassasiyetini soğutacak birkaç söz ve uzun vadeli oyalamalarla geleceği kurmak... Yapılan bu.

Merhum İsa Alptekin’in Çinliler’in stratejik hesaplarına ilişkin bir tespiti vardı: “Uzaktakini oyala, yakındakini ez” der Çinliler” derdi.

Bir dil, bir yöntem bulunmalı. Zorunluluk psikolojisi bazı hayati gündemlerin örtülmesine yol açmamalı.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 16:35
Dunydaki zulum, trajedilere nasil tepki verilmesi gerekir? Genelde siyasiler tehdit ve bagirarak, halk da slogan atip bayrak yakarak tepkisini verir, aksam da yorgani ustune cekip rahatlamis sekilde yatar. Gazete mansetleri de paralel gider. Akil, plan, strateji, yuregini ve cabani ortaya koymak yoktur malesef. Bu binlerin bagirmasi ve slogan yerine mesela bir grup gonullu yaya/bisikletle ulkeleri dolassa daha etkili olur. Dunyadan kopuk oldugumuz icin tepkiler de kendin cal kendin oynadir. Global etki, ag ve agirligi olan 1 insan haklari STKmiz var mi bilmiyorum Gerci hak hukuk nekadar var ki
İnsiyator. .. 18 Aralık 2018 16:23
Bütün ülkelerde var bu sorun gücü oranında. !..Aile, Akraba, Komşuluk, İş ortamı vb yerlerde de var :))..Birine samimiyet göster diğeri küser. Birine yardım et öbürü bana da yok mu der.derler. .!..Zor işler bunlar. Peygamberler bile bazen anlatamamis. Yaradana yakarış. Ve paydos. Hak formatlamis. !..sil baştan. .!!..Haktan yana olalım, Hakla olalım. .Elimizden geleni yapalım sonra Hak Bilir. !!..Uygur Kardeşlerimize En önemli Şuur, İlim, Ahlak ile Örnek olalım. !.
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 14:51
Dun aksam polonyali bir ab komisyonu gorevlisiyle sohbet ediyordum. Avrupada yukselen irkcilik ve gocmen karsitligindan yakiniyordu. Ozunde merhamet olan Hristiyanliga gonul veren ulkesi dahil diger Avrupa milletlerinin bir kisminin ofkesine anlam veremedigini anlatiyordu. Evet bunlar batinin da gercekleri ama Rusya ve Cinde bu merhametin golgesini bile bulamassiniz. Hos islam dunyasi denen cografyay bakdigimizda zulumlerin en siddetlilerini hem de kendi insanlarina yparken goruyorsunuz. RF ve Cin den ne dost ne muttefik ne model olur. En iyisini sen ortaya koyana kadar en iyisi Batidir..
Acı ızdırap çile utanç." Duanız olmazsa n ehemmiyetiniz var." buyrulur.Dualarda yakarsak şüphesiz rahmeti celbeder.Bir de nerde gönüllü kuruluşlarımız!?Duygusalıkla Rusya' yla çizgiyi aşıp kanka olursak yandık o zaman.İnsan ikliminin çocuğu. Rusya dünyanın en vahşi ikliminin çocuğudur; bu yüzden dünyanın belki de en gerçekçi toplumu.Ya biz.Duygusu gerçeğinin önünde giden bir toplum.2012 de Türkistan gençlerinin, Erdoğan'ı kapıp uçuracak kartallar gibi duruşu unutulmaz bir tablo.
musto 18 Aralık 2018 12:26
Uygurlar tarihte yazısı kültürü olan bir devlet ve çin zamanla daha önce moğollar ve türklere yaptığı gibi potasında eritecek islam dünyası bir birlerine düşürüldü hepsi kendi canının derdinde ara sıra kaddafi çıkar bağırır o da derdest edildi şimdilik umut yok belki amerika bölgeden çekilir çine yüklenirse belki.
Karar takipçisi 18 Aralık 2018 12:19
TR nin ABD cenahıyla kavgalı görünmesi bugünkü yönetim altında ne kadar senaryo ise elbette Çin e ve Rus a karşı sessizliği de o kadar senaryodur. Bazılarına da bugün şöyle yarın böyle yazarak milleti uyutmak düşer. Yazınızdan güzel bir Türkçe anlatım bozukluğu sınav sorusu çıkar. Yukarıdaki paragrafta bulunan anlatım bozukluğu hangi cümle çıkartılırsa düzelir diye sorulup, Zamanla ilgili girdiğiniz bilgi cümlesi de cevap olarak verilebilir. Yazmak için yazı... Artık bu hallerden kurtulmanız lazım neden korkuyorsunuz, yıllarca o mecradan sesin
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 12:11
ben 2015 kabe izdihami arasindaydim, gordugum manzara beni sorgulamaya itti, orta cag zihniyetinden hayir yok yerimiz ab olmali, ne rusya ne cin!
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 11:36
Ahmet bey, yerli ve çok milli hükümet yöneticilerinin ne Kırım Türkleri ne de Uygur Türkleri'nin acıklı durumu hakkında beyanatları yok. Onlar Arap kardeşlerinin derdine düşmüş durumda. İnsanlarımız ve özellikle AKP'ye oy veren vatandaşlar kandırıldı bugüne kadar. Ama yetti artık. Bu hükümetin milli ve yerli olmadığını öğrendik. BOP eşbaşkanı dediklerinde kızıyorduk. Ama olanlara bakınca diyenler haklıymış...
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 10:41
Üstad,gerçekler hükmünü dayatır! Peki biz Suriye de bazı bölgelerde ne geziyoruz¿ Kaymakam,asker,memur,para İle oradayız. Çin,Rusya,Iran,Türkiye vb.ülkeler de gerçeklere göre davranıyor.Para ve askeri gücün varsa ferman senindir.Bak iktidar ve muhalefet haline.Devlet benim.Bn nedersem o olur,diyor.Şu şucu bu bucu bu suçlu bu değil..Ele değil kendimize bakalım.
ddd 18 Aralık 2018 10:32
Yakındakini yutarım sözü bana yabancı gelmedi.
Mesudiye li 18 Aralık 2018 06:29
Sn yazar ,Hak hukuk adalet konusunda çok iyi olmalıyız kapımızın önü temiz olmalıdır yoksa başkasına diyecek hiç lafımız olamaz. Biz bu konu da müslümanlar olarak nasılız . Hukukun neresindeyiz..Şu ülke de kapıları açın binlercesi avrupa ya kaçar .Hollanda da ki sığınma kamplarında 2005 yılında binlerce müslümana şahid olmuştum. İslam ülkeleri önce kendi içinde düzgün olmazlarsa ne çin ne miamar ne Filistin ne ,ne Keşmir ne Filipinler ne hindistan ne Çeçenistan, bu sadece söylemde kalır bir şey ifade edilmeyecektir...
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 05:13
Devletleri insanlar oluşturur. Devletin devlete (insanın insana) ettiği zulmü kabullenemiyorum. İnsanlık buysa ben insan olmak istemiyorum.
Kasım Özdemir 18 Aralık 2018 00:59
Zora bağlı değişir tavırlar bir de imana bağlı değişir tavırlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN