“Potansiyel bilmem ne” suçundan tutukluluk

Dünkü rakam 178 idi. NATO Zirvesi öncesi 178 tutuklama… Daha 10 gün var zirveye, bakalım sayı nereye çıkacak?

Şu ana kadarki tutuklamalar içinde bilim insanlarından TEMA gönüllülerine kadar “Neden o listedeler?” diye sorulacak onlarca insan var?

Neden”ini belli ki gözaltı sorgusunu yapanlar da, önlerine getirilen insanlardan öğrenmeye çalışıyorlar:

-TKPML’ye üyeliğiniz var mı? Oradan kimi tanıyorsunuz?

Nasıl aldınız da getirdiniz polis sorgulamasına bu insanları? Savcılık hangi suçlamaları yöneltti de tutuklanmaları için sevk etti mahkemeye, mahkeme hangi suçları sebebiyle tutukladı?

Bu sorular, bir süredir yaşanan Yargı uygulamalarına bakıldığında fazla lüks kaçıyor değil mi?

İBB dâvâlarında söz gelimi 15 aydır tutuklu bulunup da iddianamesi yazılamayanlar var, neyle suçlandığını bilmeyenler var.

-Annem babam alzaymer, demiş tutuklananlardan bir bilim insanı, onlara ben bakıyorum, ben olmazsam ölürler.”

Niye orada olduğunu bilmiyor henüz, ama gelinen noktada ülkedeki hukuk savrulmasına bakıp kendisine yapılanları normal görüyormuşçasına, “Annem babam…”la bir insanlık arıyor.

İBB dâvâlarında babaların emekli maaşlarına tedbir kondu. Aileler geçim sıkıntısına düştü. Anneler evlâtlarından ayrıldı. Olsun! Hukuk öyle göz yaşlarına bakmaz!

178 tutuklama. NATO ile nasıl ilişki kurulabilmiş de bir suçlama geliştirilmiş olabilir? Neden bu isimler? Hangi listede var bu isimler ki, hemen şu zirvenin öncesinde toplanıverdiler? Başka ne tür “muhtemel ya da potansiyel” listeler var zamanı gelince toplanacak? derin

Bazılarına “ev hapsi” verilmiş. Bilmem kaç kişi ile zaten kapasitesinin üstünde tutuklu barındıran cezaevlerinde bir ranza bulmanın güçlüğüne ya da yerde yatacak yer bulununca şükredilen durumlara bakılırsa “ev hapsi” çok lüks bir şey. Hukuk (ya da Yargı mıydı?) devletimizin böyle ikramları da var kimilerimiz için.

Kaç kapı çalındı acaba şafak vakti bu insanları toplamak için? Kaç tanesinde silah vs gibi bir malzemeye rastlandı?

Ne yapmalarından kuşkulanmış olabilir Devletimiz.?

Böyle durumlarda derin derin düşünen bir “Devlet Aklı” devreye girmiş midir?

Bu NATO üyesi devletler, rivayet o ki hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını önemserler. Hatta Varşova Paktı dağıtıldıktan sonra kendisine böyle bir misyon bile belirlemiş daha ilk maddelerde.

Bizde peşin peşin 178 kişi tutuklandığına göre, bir kere “tutukluluk istisna olmalı” gibi bir temel yaklaşımın ıskalanmasına göz yumulmuş durumda. Torpilliyiz anlaşılan.

Zaten o iş 19 Mart 2025’ten beri “Tutukluluk esas, tutuksuz yargılanma istisna” haline gelmiş bu topraklarda… Bilmem kaç kapıya polis yığıldı şafak vakti, bilmem kaç kişi alındı evinden, gözaltı, tutuklama ve cezaevi…. Aylar sonra iddianame, bilmem kaç yıl tutuklu yargılanma…. “İçeri”si belki de yarın devletin “pardon” diyeceği yüzlerce insanla dolu… Kadın, erkek, anne, baba, hasta veya sağlıklı yüzlerce insan… Buna dair itirazlar ya da uyarılar da işe yaramıyor. Hani bir zamanların Adalet Bakanı “Devlet pardon dememeli” demişti yüreğinden koparcasına… Nerede o Adalet Bakanı şimdi? Partinin Meclis’teki grup başkan vekillerinden… Ama 178 kişinin tutuklanması için söyleyeceği bir şey görünmüyor.

178 kişinin “potansiyel suçlu” muamelesine maruz bırakılarak içeri tıkılması içine siniyor mu?

Yönetimi sorguluyoruz? Sayın Cumhurbaşkanı’nın içine siniyor mu bu peşin tutuklamalar? Avrupa demesin bir şey, Trump zaten demez, bu ülkenin hesabı sizden soruluyor, niye içerde bu insanlar, potansiyel terörist gibi mi görmeliyiz bu insanları, dışarda olsalar NATO’ya bir şey mi yapacaklardı, nerden çıktı bu iddia? Bu ülkede birilerinin “potansiyel bilmem ne?” diye damgaladığı daha kaç insan var, herkes “ne zaman benim de kapım çalınır?” tedirginliğinde mi yaşamalı bu ülkede?

GAZETECİ AYRIMI

Bir de bizim gazeteci milletine yapılan var NATO Zirvesi vesilesiyle… Akreditasyon ayrımcılığı…

Sen zirveyi takip edebilirsin, sen edemezsin!” Neden?

Birisine tehlikeli soru sorarsın belki, falancanın görmediğini görürsün, kitlelerle paylaşırsın belki… Trump’ın keyfini kaçırırsın belki?

Ayrıca akredite olan gazeteciler neden güvenilir bulunmuş olabilir acaba?

NATO çevreleri “Sizinkiler seçti akredite olanı – olmayanı” diyormuş. Bizimkilerden beklenir mi, beklenir, yargısız infaza alışkınızdır, ama herkes birbirine benzemeye başladı sanki, hukuku ıskalamakta… Trump’ın da sevdiği - sevmediği gazeteciler var değil mi?

YORUMLAR (11)
11 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.