Back To Top
Gelgitlerimiz

Gelgitlerimiz

 - Son Güncelleme: 21.07.2019 Pazar 08:54
- A +

Bir yanımız Amerika’ya, AB’ye meydan okumayı seviyor. İçimizdeki “bağımlılık-alttan alma” psikolojisini yırtıp atmış oluyoruz. Hatta “meydan okuma” gibi bir tavrın yakıştırılmasından da içten içe sevinç duyuyoruz.

- Bir yanımız kaygılı. Gene de bir “bağ”ın kalmasını ister gibi. “Amerika ve Avrupa Türkiye’den vazgeçemez” diyor bir yanımız. Vaz geçmemesini istiyor gibiyiz. Türkiye’nin jeo-politiği, jeo- stratejisini hatırlayacağını ve Türkiye’yi Rusya’ya bırakmayacağını umuyoruz.

- Batı ile bütün bütün kavgalı hale gelmeyi istemiyor bir yanımız. Tamam, Cumhuriyet döneminin “Batı yanlısı” çizgisini benimsemiyoruz ama, aklımızın bir kenarında da “Batı ile ilişkinin stratejik bir tercih” olduğu düşüncesi saklı.

- Bir yanımız Trump’ı “Başka bir Amerika” olarak görmeyi arzuluyor. Trump’tan “Bize göre bir Amerika” çıkarma ümidini saklı tutuyoruz. Bu da Amerika’dan bütün bütün vaz geçmeme alt eğiliminin yansıması olarak saklı içimizde.

- Bir yanımız Amerika’ya karşı Rus kartını oynamayı bağımsız dış politikanın bir uzantısı olarak görüyor. “Tek başına kalmak” istemiyoruz. Ama içimizde bir yerlerde “Rusya’nın da tekin olmadığı” gibi bir kaygı saklı. Rusya’nın da eline düşmek istemiyor bir yanımız. Rusya’nın geçmişten bugüne seyreden çizgisini okuduğumuzda, nerede nasıl durduğuna baktığımızda işin S-400 piyasasından daha geniş bir alanı kapsadığını görüyoruz ve ihtiyat duygularımız depreşiyor.

- Bir yanımız gönül coğrafyası ya da stratejik derinlik, diyor. Davutoğlu oluyor, Erdoğan oluyor. Bir yanımız “Güç değerlendirmesi” yapıp, “Aman dikkat” kulvarında yürüyor, zaman zaman masa altından ayağımıza vurarak uyarıyor. Gül yaklaşımı oluyor.

- Bir yanımız dünyada bir yerlerde “Osmanlı’yı oynuyor bunlar” diye değerlendirmeler yapılıp “Tehlike” anonsları geldiğinde Davutoğlu ve Erdoğan’ı ayrıştırıp, Davutoğlu’nu kurban verip kurtulmayı düşlüyor, buna mukabil okların hedefi Erdoğan’a çevrildiğinde hesabın kişilerle sınırlı olmadığını görmemeyi tercih ediyor.

- Bir yanımız Batı dünyası ile sanıldığından daha geniş alanlarda içiçe geçmişliğimiz olduğunu düşünüyor, “Kopuş”un bedelinin ağır olacağına inanıyor, bir yanımız “Varsın olsun, kötü komşu insanı mal sahibi yapar, biz de kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” özgüvenini seslendiriyor.

- Bir yanımız Patriot’u, F-35’i istiyor, bir yanımız “Vermezlerse vermesinler” diyor.

***

Adalet Partisi iktidarlarının Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in “Anıları”nı okuyorum birkaç gündür. 1965 seçimlerini AP kazanıyor ve Çağlayangil Dışişleri Bakanı oluyor. Tanju Cılızoğlu’nun derlediği Anıları’nda dış politika perspektifi olarak şunu yazıyor:

“Programımız uyarınca, blok siyasetini, yani Batı ve NATO nasıl hareket ederse biz de öyle davranmayı bırakacaktık. Yükümlülüklerimizi unutmadan, ahde vefa ilkesinden ayrılmadan bütün komşularımızla, özellikle kendileriyle dini ve manevi ilişkilerimiz bulunan Müslüman devletleriyle iyi ilişkiler kuracaktık.” (s. 156)

Ben bütün gazetecilik hayatım boyunca Batı ile yaşadığımız gelgitleri hatırlıyorum. Milli Mücadele de Batı ile hesaplaşmadır, ama Mustafa Kemal, sonuçta Batı ile iyi geçinmeyi stratejik çizgi olarak benimsemiştir. Onun da içinde bir “İslam dünyası” vardır ama, gelinen “mazlumiyet ortamı”nda bir blok oluşturmak ihtimal dahilinde değildir.

Geldik Erbakan Hoca’lı, D-8’li yıllara… Geldik Erdoğan-Gül-Davutoğlu’lu Batı ile kavga etmeden geliştirilmesi amaçlanan “Gönül coğrafyası” söylemli yıllara.

Amerika’yı Rusya ile dengeliyoruz. Henüz bir İslam ülkesi diğer İslam ülkesini tahkim edecek güce ulaşmış değil. İslam dünyasını da İslam dünyası haline getirebilmiş değiliz. Ya da İslam dünyası bir “Dünya” haline gelebilmiş değil.

Evet, Çağlayangil de diyor ki, Türkiye’nin kendine özgü öncelikleri var, olmalı. “Blok siyasetine kilitlenmemeliyiz.”

Ama ben uzun dönem Başbakan olarak Türkiye’yi yöneten Demirel’in, Batı’nın sergilediği çarpık politikalar karşısında “Bu müttefikliğe sığar mı?” türünden yakınmalarını da hatırlıyorum.

S-400’ü aldık. Bu Batı’ya bir tavır. Ama bir başka emperyal güç ile buluşarak. O taraftaki kaygıları saklı tutarak.

İçimizdeki gel – gitlerden kurtulabilmek için gerekli olan tek şey güçlenmektir.

Bunun potansiyeli bu ülkede var. En başta insan unsurundaki zenginlik olarak var. Zamanı bu insan unsurunu kalite ile donatmak için kullanabilirsek, füzemizi de yaparız, uçağımızı da…

Bunun için de içerde barış iklimini tahkim etmek olmazsa olmaz bir gereklilik.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 22 Temmuz 2019 07:28
"İçerde barış" Allah bizi müslüman etsin.
Musto 21 Temmuz 2019 21:50
Dilin kemiği yok bir anda arkan ve çevren olur gaza gelir herkese her şeyi söyleyebilirsin çevrene ve ülkene zarar vermeden devamını getirebilirmisin. Onemli olan devamlılık.
Özkan 21 Temmuz 2019 16:38
Allah aşkına ne gel giti ya bizde sadece git ler var her kes ten heryerden ayrılıyoruz keskin sirke küpüne zarar ...benden söylemesi
karar okuru 21 Temmuz 2019 14:49
Sayın Taşgetiren dahil olmak üzere gelgitler olmayan kaç kişi var ki?
cumhur 21 Temmuz 2019 14:07
"Koyun kurt ile gezerdi fikir başka başka olmasa..."Veysel.Ülkeyi yönetenlerin her işinde çalışmasında ve projesinde "oy" meselesi oldukça tribünlere oynama devam eder.Bu da gerçek ve gerekli işlerin ikinci plana düşmesine sebep olur.Yalandan gerçeklere dönmeli hak.hukuk ve adalet gibi olmazsa olmazları devlet politikasına sokmalıyız.Allah ülkemize ve milletimize yardım etsin.Sulh ve sükun içinde kimsenin hiçbir şeyine göz dikmeden sadece Allah için yapmalıyız.sonumuz gittiğimiz yol pek iç açıcı değil !
tevekkül 21 Temmuz 2019 12:51
''kötü komşu insanı mal sahibi yapar.'' önermesindeki komşu, insanı mal sahibi yaptığı için esasında iyi komşudur. Bu Özdeyiş, Sizin Hayr Bildiklerinizde Şer, Şer Bildiklerinizde Hayr vardır. ifadesine uygun bir önermedir. Kul teftişte, gözelim Mevla ne işte. İlahi Öğütleri durup durup tefekkür şart :''...... Ey İman Edenler! İman Edin........'' -iman emin olmaktır.-
Mehmet 21 Temmuz 2019 12:39
Gelgit plansız programsız günlük siyaset yapan devletlerde olur.Devlet kanun,adalet ve liyakata göre yönetilir,parti değil devlet güçlü olursa kişisel ideolojilere izin verilmez.Bizde her gelen devleti otekilestirir,talan eder ve devşirmeye çalışır.En önemlisi halk ahlâklı ve eğitimli olacak
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 12:01
100 yıl önce de aynıymışız. İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, ABD büyük güçler, biz arada savruluyoruz. 200 yıl önceye gidelim, ABD hariç tablo yine aynı sayılır. Şimdi de onlar kaya gibi yerinde duruyor, biz arada salıncak. Bundan sonrası için de aynı olacağı şüphesiz. Toplum fena halde bölünmüş. Bir kısmı cumhuriyetle hesaplaşmanın derdinde. Haydi kucaklaşalım çok çalışalım sloganları bizi bir yere götürmüyor. Kaç tane herkesi birleştiren ortak değerimiz var? Yine de ümitli olmak istiyorum.
KARAR OKURU 22 Temmuz 2019 11:23
0
toplumsal birlik beraberliği inşa etmeden bir cacık olamaz bizden!
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 11:27
son cümle her şeyi anlatıyor...ama oda ''emperyal'' güçlerle ilişkili..yani bizim barışmamıza izin vermezler...En basiti darbe girişimini yaptırdılar .Başaramadılar ama toplum da büyük bir travma bıraktılar...İşimiz zor...
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 18:37
0
toplumda kaşıyınca kanayacak yara bırakmamak lazımm...
Karar okuru 21 Temmuz 2019 10:48
insanlari kalite ile donatmanin yegane yolu DUSUNCE ÖZGÜRLUGUDUR… Bunu saglayamayan hic bir toplum ust duzey icat, uretim yapamaz… Top, tufek, fuze icat edecegim diye yola cikarsaniz, duvara toslarsiniz.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 10:41
Avrupada yasayaniniz varmi bilmiyorum ama, Hayatinizda yapabileceginiz en güzel sey avrupa ile iyi iliskiler icinde olmak. Hem anlasilmalari kolay hem de Cok dürüst insanlar ;) yani bizim gibi degiller. Saygilar
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 14:09
2
biz ise kendi arkadaşımıza hatta bırak onu kardeşimize bile güvenemiyoruz onlar hırıstiyan biz el emin olan müslümanlarız vesselam
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 10:26
Ulke olarak herkesin tum imkanlardan esit yararlandigi, bunun anayasa ile korundugu, ayrimciligin ve kayirmaciligin cezalandirildigi bir sistem olsun. Calisanin, uretenin odullendirildigi bir sistem olsun. Lider istemiyoruz, yonetici istiyoruz
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 10:15
Mesele ne s400 ne de F35 meselesidir mesele onurlu bir dış siyaset meselesidir bu aziz millet varlıkta ve yoklukta hiç bir devletin veya çetenin karşısında eğilmemiştir ve eğilmez de devleti yönetenler içerde ve dışarıda her zaman dürüst ve adaletli olduğu müddetçe hiç bir zaman başları öne eğilmez ama öiçü dürüstlük olacak Osmanlı donanmasının yapılmasında ne demişti Sokullu Mehmet hatırlayalım hamasetle dış siyaset olmaz
Karar Okuru 21 Temmuz 2019 16:22
1
E hamaset yapmışsın yine. Sokullu dan sonra da olsa Osmanlı yıkıldı!!
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 09:58
Biraz daha sert biraz daha net olmalı
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 09:29
Ataturk ile ilgili tespit cok dogru, kurtulus savasi verilen devletlerle sonradan dost olunabilmesi. Simdi duruma bakalim, Misir’la iliski, Suriye ile iliski en basit orneklet.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 09:26
Son fikra isin temeli. Iceride yasanan rasyonel olmayan, ayristirici politikalari gorunce, dis politikadan kusku duymakta hakli oluyoruz. Dis pilitika ic politika malzemesi olarak kullaniliyor, % 1-2 fazla oy almak icin tiyatro yapiliyor
HERMES 21 Temmuz 2019 09:09
Kendi evinde huzur olmazsa, dunyaya huzur veremezsin. Evdeki pisligi halının altina supurursen ev temiz olmaz. Bu ulkedeki sayısız acıya-magduriyetlere-hukuksuzluga, yoksulluga, kesmekeslige dönüp bakmazsan o ev pislikten kokar, çöp eve dönüşür. Devletin itibarı akılla olur, saraylar-yatlar-katlarla olmaz. Koskoca guzelim ulkeyi psikolojik vakaya donusturmesin kimse.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 08:59
Ahmet Bey, yazınıza tamamen katılıyorum. Sonu bağlarken bahsettiğiniz potansiyel meselesi de doğru. Potansiyel var ama bir de insanımızın kötü bir huyu var. Başkasına bir şey yaptırmıyoruz. Kabiliyeti olana, istek ve arzusu olana sadece sen gel benle yap deyip sonra liyakatsizlere yaptırmaya çalışıp, liyakatliyi de tüketmeye yoğunlaşıyoruz. İktidar da bunu her düzeyde yapıyor. Maalesef potansiyeli olan da artık bıkmış, güven ve inancını yitirmiş durumda. Yurtdışı kaçışların bir sebebi de bu. Bu güvenin tekrar kazanılması da kolay değil. Hele mevcut zihniyetle hiç değil.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 08:57
D-8 İslam dünyası için tek çıkar yol...
Takipci 21 Temmuz 2019 08:48
1) Tesekkurler Hocam, güzel ozetlemissiniz. 2) Son derece belirleyici bir 'kok sebep' var: Geri kalmislik. (Kafir)Bati ilerlemis, Muslumanlar geri kalmis. Gunumuzde Musluman toplumlar her alanda (kafir) Bati'ya muhtaçtır. 3) Maalesef, Turkiye ve Iran disinda Musluman ulkeler umitsiz vakadir. 4)Son yillarda Turkiyemizde nitelikli insanlar dislaniyor, onlarda geçimlerini yurt disinda ariyorlar. A.Yesilada diyor ki: 750 bin ustun vasifli insanimiz ülkeyi terketti. (Paraanaliz, 23 Haz. 2019)
Mehmet 21 Temmuz 2019 12:44
4
Evet,ilişkilere göre muamele yapıyoruz.Kuran adalet ve liyakat diyor, bizimkiler torpil diyor,nendensen yeter diyor.Ak parti bu işi zirveye cikardi
Kararlı 21 Temmuz 2019 08:39
Potansiyel var dediğiniz toplum yaklaşık son 300 yıldır gerileyen bir toplum. Öncelikle buradan bakalım. Batı toplumlarının gelişmişliği nedeni gelişmiş sosyal seviyedir. Gelişme sırasında ortaya çıkan ihtiyaçlar için geliştirilen sosyal, kültürel, teknolojik enstrumanlar gelişmeyi büyütüp hızlandırmış. Kapitalizm treninde inen Rusya nın sovyetleri 90larda kendiliğinden dağılmış, Çin komünist devlet kapitalist ekonomi modeline geçmiş, G.Kore kapitalizmle büyümüş, K.Kore nükleer teknolojiye sahip ancak ekonomik bakımdan geri. Rus malı arabalar, telefonlar. yazılımlar nerde? Sadece Gaz!
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 08:39
TORPİLLE daha ne kadar yol alabiliriz ki; Halbuki ADALETLE bu ülkenin süper zekalarına,dahilerine ,çalışkan evlatlarına bu imkan hazırlanabilirdi.Adalet bütün kötülüklerin panzehiridir.Adaletsizlik ise umutsuzluk...Güvensizlik...Yolsuzluk...Terör...Korku...Riyakar insan üretme...vb.vb
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 07:45
Kim oluşturacak barış iklimini? Öyle biri var mı?
Patriotlar S 400 ler ilimle fenle ortaya çıkar her mahalleye bir fen lisesi olmazsa olmazımiz olmalı müşahhas hakikati sarf ı nazar ettikçe havanda su dövmeye devam
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 07:24
ABD ye meydan okumayı emperyalizme meydan okuma olarak görenler, Rusya ya kul köle olmayı tam bağımsızlık olarak görmeye başladılar!!!!
KARAR OKURU Ahmedâ 21 Temmuz 2019 06:16
Dış politikada kısır döngü sarmalına kapılmamızın en önemli nedeni sessiz ve sonuç almaya yönelik diplomasi yerine iç tribünün hoşuna giden "megafonlu diplomasi" yürütmemizdir. Uluslararası arenada bizden başka bağıran var mı? Ses var görüntü yok.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 05:54
İslam dünyasında sırt sırta verilecek ülkeler İran ve Suriye idi. Bu iki ülke Ortadoğu'da hem ABD hem de İsrail'in önünü kesen bir güçtü. Bu işte kilit ülke de Suriye idi. Korunması, kollanması gereken bir ülke. Yani kilit. Ve biz gidip o ülkeye vurduk, kilidi kırdık. Hadi şimdi İsrail ve ABD'yi durdurunsana. Bizim yaptığımızı 10 yaşındaki çocuk yapmaz
Mehmet 21 Temmuz 2019 12:46
2
Evet,şam düşerse millet düşer,diyor peygamberimiz. Biz bop ile kime hizmet ettik
EMG 21 Temmuz 2019 05:27
Bu ülkenin insanları 'biz'li konuşmayı çok sever. Vatancılık böyle bir şey. Komünisti de İslamcısı da. Yaw bi bırakın da kime yalakalık yapacaksa yapsın hükümet. Nasıl olsa İngilizler İstanbulu bırakıp giderken bizim artık batıdan başka yönümüz olamıyacağından emindiler. Ha ABD ha İngiltere. Rusya kim yaa. Batının yalancı düşmanı. İşi düştüğü zaman hadi düşmancılık oynayalım dediği dev cüce.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 01:32
Evet her liderin bir ömrü vardır eskir yıpranir bunlar doğaldır. Ama gül ve Davutoğlu çok eskidiler malesef. Sadece cumhurbaşkanı o makamdan indirmeye yararlar. Hizmet böyle bir şeydir. Cumhurbaşkanı ni bitiriyorsa ne yapsın gül ne yapsın babacan. Ceklsinler edepleriyle kenara. Bu millet liderini bulur. Milletleri vareden Rabbim görüyor biliyor duyuyor vesselam. Bunu en iyi bilenlerden birisiniz. Yazdığınız üç beş ana konudan bazıları feto mağdurları gül Davutoğlu. Yeter ahmet abi. Bizlerin magduriyetlerini bilen yok tabii.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 00:48
S-400leri kime karsi kullanacagiz sorusunun cevabi yok. Halbuki F-35ler cok daha kullanisli, cok daha gerekli. ikisinin bir arada olamayacagi hesaplanmamis. Nasil olsa F-35lerin parasini odedik, vermemezlik edemezler zihniyetiyle hareket edilmis. Yanlis isler bunlar. Biz Nato'dan cikamayiz. Cikarsak Rusya'nin uydusu oluruz, bu da buyuk bir risk olur. ic siyasetteki acikli durumumuz ortada. Hic olmazsa dis siyasette ya hirro ya mirro diyerek devam edemeyiz.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 00:17
Sapla samanı karıştır. Böylelikle eğri doğru birbirinden ayrılmasın. Nasıl bir yazı bu. Doğrularla yanlışları harman yap aynı çuvala koy.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 00:04
Atatürk'le ilgili, dindarlardan duyamayacağınız böylesine farklı bir yorumu, Ahmet Abi'den duymak, bana iyi geldi. Size de geldi mi ?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN