Back To Top
Karşı tarafın konsolidasyonu

Karşı tarafın konsolidasyonu

 - Son Güncelleme: 14.03.2019 Perşembe 08:41
- A +

Konsolidasyonu biliyorduk, şimdi daha çok biliyoruz. Çünkü meydanlara taşındı. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından. Mehmet Doğan haklı olarak eleştirdi konsolidasyon kelimesinin kullanılmasını. Çünkü Batı kaynaklı bu kelime, siyaset meydanında çok çok kullanılınca eş anlamlı (müteradif) Türkçe kelimeyi sahadan kovuyordu. Hadi söyleyiverin bakalım konsolidasyonun Türkçe karşılığı nedir? Tahkim desem artık onu anlamak, kullanmak da kolay değil. Güçlendirmek mi demek lazım. Safları sıklaştırmak mı? Ama içinize bakın, konsolidasyon o kadar kullanıldı ki yerine kullandığınız kelimenin onun yerini tutmadığını var sayabiliyorsunuz.

Neyse dil konusunda böyle bir parantez açtıktan sonra asıl konuya gelelim. 

Eskiden her partinin kendi seçmeninin konsolide edilmesinden söz edilirdi. Yani seçmenin partisine sıkı yapışmasından, gözünün dışarda, başka partide olmamasından…

***

Raconun yüzde elli artı bir’e taşınmasından bu yana ittifaklar kaçınılmaz hale geldi, ittifak söz konusu olunca da parti tavanlarının – tabanlarının bir partiymiş gibi hareket etmesi anlamında konsolidasyon gündeme geldi.

Bu, parti içi konsolidasyondan daha zordu, çünkü her partinin geçmişten getirdiği bir duruşu vardı, o duruş kimi zaman – çoğu zaman- iç konsolidasyon zaruretinden dolayı öteki parti ile farkları vurgulama gereği oluşturuyordu, bu da partileri birbirinden uzaklaştırıyordu. İttifak durumunda bir yandan geçmiş dosyaları unutturmak, diğer yandan da yeni birliktelik alanları oluşturmak lazımdı. 

İnsanların kimi mantıkla parti seçer, kimi duygu ile. Konsolidasyon daha çok duygular üzerinde çalışma ile gerçekleşir. Hani bir tür “Aşkla bağlanma” işidir sıkı sarılmak. Aşkla bağlanma, artı, aidiyetini taşıma işidir. Bunun için dolmalısınız ki taşasınız. Dolmak için de, sizin en hassas noktalarınıza hitap edilmesi gerekir. Dolmak, bir tür doldurucuların mahareti ile ilgilidir. Miting meydanındaki konuşmalarda mantık boyutu oldukça örtülüdür. Öne hep duygu boyutu çıkar. Kürsüdeki kişi sizi içinizdeki bir yerlerden, en hassas yerlerinizden yakalamak ister.

Mahalli seçimler çoktan mahalli seçimin ötesine geçti, Cumhur İttifakı cenahı için “Beka sorunu”, Millet İttifakı cenahı için “İktidardan kurtulma sorunu” eksenine oturdu. “Bu işi yerelde bırakalım, illerin ilçelerin sorunlarını konuşalım” diyenler, genel iklimin yanında neredeyse marjinal kalmaya mahkum hale geldiler. İnsanlar adayların iş yapabilirliğine göre mi oy kullanacaklar yoksa hangi kamptan olduğuna göre mi, belli ki ikinci şık ağır basıyor.

Bu eksen kaçınılmaz olarak söylemi keskinleştiriyor. En azından siyasi sözcüler noktasında “Düşman kamplar” oluştuğundan söz edilebilir.

Bence Türkiye’nin sağlığı açısından üzerinde durulması gereken soru şu: “Düşman kamplar” olgusu büyük kitlelere ne kadar taşınıyor, ya da taşınmıyor?

Bir tarafta şöyle bir söylem var: Suçlamalar parti yönetimleri ve liderlikler seviyesinde tutuluyor, o partiyi destekleyen kitleler itham edilmiyor. Diğer taraf da aksine, suçlamaları kitleye taşıyıp, karşı tarafa yönelik öfke oluşturmayı amaçlıyor.

Amaç şu: Oylar bıçak sırtı. Bir puan, iki puan hayati önem taşıyor. Onun için bir yandan kendi kitlenizi “konsolide edeceksiniz”, diğer taraftan da karşı tarafı “çözeceksiniz” ki artıya geçebilesiniz.

Yazının başlığına koyduğum mesele tam da burada ortaya çıkıyor.

Ya söylemleriniz kendi tabanınızda ve ittifak kurduğunuz partinin tabanında bir kesimi konsolide ederken, karşı tarafı da konsolide edici bir niteliğe dönüşüyorsa…

Ve ortaya bütün çabalara rağmen mutlak çoğunluklar yerine kıl payı çoğunluklarla sağlanan kazanım çıkıyorsa…

***

Aslında böyle bir sonucun çıkması her zaman ihtimal dahilindedir. Partiler, adaylar projelerini anlatırlar, vatandaş da projelerin gerekliliği, doğruluğu, uygulanabilirliği ve uygulayıcıların kapasitesi arasında bir seçim yapar, toplum yine ikiye ayrılıp küçük puan farkları ile bir ekibi öne geçirebilir.

“Hesaplaşma” iklimine dönen seçim kampanyalarında sorun şu ki, ikiye ayrılmış toplum, keskin bir karşıtlığa sürüklenmiş olur. Kendi kampınızı oluştururken karşı kampı da oluşturmuş olursunuz. İstediğiniz bu olmasa bile, yöneteceğiniz toplum bu olur. Toplumun yarısını kazanır yarısını kaybedersiniz. Bence Türkiye’ye sakin dil kazandırır. Türkiye önceliğimiz ise… 

Son olarak kaydetmek isterim ki En’am suresi 108’inci ayetin şu kısmı iletişim dili konusunda herkese çok açık uyarılarda bulunmaktadır:

“Onların Allah’tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret etmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah’a hakaret etmesinler!”

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
doğan kaya 19 Mart 2019 19:40
cumhur ittifakının iki lideri ne kadar çok beka derse miilet ittifakının tabanı o kadar çok konsolide oluyor nedenmi çaresizliklerini ve söyleyecek başka bir söylemleri olmadığı için hep bekadan söz ediyorlar ama millet yemiyor millet ittifakı hiç yemiyor
Bazı yorum değerlendirmelerinde 3 olumlu işaretine karşılık, 26 olumsuz işareti konmuş. Bazılarında bu oran daha büyük olabiliyor. 2’ye 75, 2’ye 55, 1’e 103, 43’e 104 gibi. Bu arkadaşlarımız bir merkezden yönlendirilmişcesine böyle blok olarak işaretleme yapacaklarına olumsuz tavır takınmalarının sebebini yazsalar daha iyi olacak. Biz de fikir sahibi olacağız. Eminim ki bu arkadaşlar Mevlana’nın “Gülistanı kargalar istila edince, bülbüller susar.” sözünü biliyorlar.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 23:58
0
Eeee ne yapsınlar ,maaş alıyorlar bir yerlerden ,öyle emir almış emir kulları,....
Sayın Karar Okuru; ’Cennetle mi müjdeleniyorsun yani!’ şeklinde atarlanmışsın. Cevap vereyim. Allah ister ve dilerse en küçük bir iyilikle bile cennete girebilirsin. Partiye oy vermekle giremezsin. Dedem ve ebem bu parti dönemine yetişemedi. Şimdi onların hali ne olacak? Sevgili Peygamberimiz sadece 10 kişiyi cennetle müjdelemiştir.(Aşare-i Mübeşşere) Şunu anlamışsındır herhalde "Cennet ucuz değil, cehennem lüzumsuz değil."
Mehmet 14 Mart 2019 19:05
Kutuplaşma,adaletsizlik,ekonomi ve çirkeflik.Dun beraber olduklarına bugün beka haini demek.Sakiz oldu ve sakız çürüdü.Bahceli siyaset değil derinler ne derse onu yapıyor.Boyle giderse zorla muhalefet olacak millet.Ha bu secimde halkın seçim umrunda değil. Belediye çalışanı,öğrenciler meydana toplanıyor .Din kurtarmayacak cunku dini bitirdiler
ismetlim 14 Mart 2019 18:52
Allah âşkına,nereden nereye varılmak isteniyor.Yazar bir kelimeden kelime oyunları ile üreterek neyi izaha çalışıyor.Bence açıktan meramını arzedip tarafını belli etmelidir.Artık her şey ortada aktörleri ile icra ediliyor.
karar okuru 14 Mart 2019 19:49
1
Sen içinden geldiği gibi konuşabiliyor musun?Şahsen ben konuşamıyorum!
konsolidasyon; dün küfrettiklerinize bugün dost olun demek. türkiyede siyaset hiç olmadığı kadar çirkefleşti ve lanet hale geldi. dün bahçeli ile erdoğanın birbirlerine yaptıkları hakaret yüzünden en yakınlarımızla kavga edecek duruma gelmiştik n olduda can ciğer kuzu sarması oldunuz. u
KARAR OKURU 15 Mart 2019 00:04
0
Sol kalitesizdi,sağın da ne kadar kalitesiz olduğunu bu şekilde anladık,ağızlarına sağlık!!!!!!
adalet 14 Mart 2019 15:22
Hucurat suresi anlamı iyi okunmalı, iyi düşünülmeli biz ne yaptık eyvahhhh demeden önce...
Şerif 14 Mart 2019 15:11
Vatandaşı konsolide etmek; Vijdanını devredışı bırakma, hükümsüz kılmak, Gözleri körlemek, Kulakları sağırlamak, Beyinleri düşünemez, akletemez Hale sokmaktır. Hafızayı silmek, Kişiyi adam olmaktan çıkarıp Uşak yapmaktır. 100 senedir yapıldığı gibi, Beyinsizleri, Futbol sahasındaki topa çevirmektir.
Sürekli “din, iman, İslam, ezan, cami” vurgusu yapanların Müslümanlığı ile övünenlerin; milyonlarca Müslümanın, ezan okunan diyarlardan, çan çalınan Hristiyan ülkelere sığınabilmek için yollara düşmesini de dert edinmeleri, “biz nerede hata yapıyoruz, batının bizden farkı ne” diye düşünmeleri gerekmez mi?
17/25 Aralıktan önce Erdoğan’ı sevenlerin neredeyse tümünün Fethullah’a da hayran olduklarını hiç kimse inkâr edemez ki bunu videolar, kitap ve gazetelerle de ispat etmek mümkündür. Bir gecede yerle bir olan Fethullah’ın tahtı gibi, iktidardan düştüğü gün AKP’nin de gözden gönülden düşeceği ve aynı Fethullah gibi, silinip gideceği, sevenleri tarafından bile hayırla yad edilmeyeceğini sağ olan herkes görecektir.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 19:10
103
Mitinge katılın ,kiranızı ödeyelim diyerek kandırmışlar. Gelen mesajları gösteren saf, uyanık,beleşçiler " 5 aydır kandırdılar bizi,parayı vermezlerse camları aşağı indiririz valla" diye AKP li siyasileri tehdit ediyorlar..işin özeti,AKP seçim kaybetsin ,ilk bu hoşafçı,beleşçiler sövüp,dövüp, hakaret ederler..
II. Dünya Savaşı sonrası, Batı Almanya Eğitim Bakanı’na sorarlar: —Ülke kalkınmasında, tamirine nereden başlayacaksınız? —Elbette üniversiteden... —Tabii teknik okullar... —Hayır önce Edebiyat Fakültesi. —Nasıl bir başlangıç? —Kendi dilini doğru konuşup kullanmayan, hangi milleti eğitecek ve kalkındıracaksınız.
A.Fuat Başgil; “Bir milletin maddi hayatının vasıtaları değiştirilebilir. Kağnı yerine kamyon, karasaban yerine traktör konulur ve konulması lâzımdır. Teknik terakki de budur. Fakat manevi hayatının vasıtaları değiştirilmek istenirse, ortada millet bütünlüğü kalmaz. Dil bu cümledendir. Bir milletin dili beş on senin, bir iki neslin işi ve eseri değil, asırlar içinde nesillerin dimağındaki dil hafızası merkezleriyle köklü bir tabiat ve istidat haline gelmiş ve nev’in biyolojik varlığına yerleşmiş bir alışkanlıktır.”
Mustafa Kutlu; “Dilin yalnız başına korunması ve kurtarılması olmaz. Millet topyekûn olarak bir şahsiyet mücadelesi yapmalıdır. Kendi parasını yabancı paralar karşısında koruyamayan, iç ve dış siyasetini bağımsız bir biçimde geliştiremeyen, Batılılar karşısında sürekli bir ezilmişlik duygusu yaşayan millet dilini de koruyamaz. Dil serada yetiştirilen bir bitki değildir. Millet hangi hayatı yaşıyorsa dil de o hayatı aksettirir.”
Dil konusunda eleştiri yapan Karar Okuru kardeşim; "Dört büyük meleğin isimlerini sayar mısınız?" sorusuna "Biz buranın yabancısıyız." cevabını veren halkımıza, "konsolidasyon ne demektir?" diye sorsak Allah için söyleyin kaç kişi doğru cevap verir? Haa şu konuda size katılırım. "Dilde esas ve millî olan, seslerdir, gramerdir, dilin iç ve dış mûsikîsidir. Dolayısıyla, her dil, kendi öz yapısını korumak kaydıyla, başka dillerden kelime alabilir.”
KARAR OKURU 14 Mart 2019 18:41
2
Dört büyük meleğin ismini saysa nolur saymasa nolur, orasınıda anlat anlayalım bari. Dört büyük meleğin ismini saymanın insana ne faydası oluyor bilemedim. Cennetle mi müjdeleniyorsun yani!
KARARLI KARAR OKURU 14 Mart 2019 20:56
0
İnandığı dinin en temel ve en kolay bilgisini bilmeyen halkımıza, yabancı dilden direk alınmış ve hazmedilmemiş 'konsolidasyon' kelimesini kullanırsanız kahir ekseriyeti anlayamaz diyorum. Mesela "Television" kelimesi de yabancı ama hazmedilmiş olduğundan anlaşılıyor, "Televizyon" Dört büyük meleği bilmenin faydası çok olur. Anlatmak için yer yok. "Cennet ucuz değil, cehennem lüzumsuz değil"
Kültürcü 14 Mart 2019 12:15
Kelimeler düşüncelere yön veriyor. Düşünceler kelimelerle eyleme dökülüyor. Kültür yozlaşması da kelimeleri yerli yersiz kullanma ve yabancı kelimeleri de filitre etmeksizin kullanmayla başlıyor. Zengin dil kültürümüzü başda bulunanların böyle hoyratça bozuyor olmasını da eleştirmek gerekiyor. Kültürümüzü koruyacaksak uyarılar gerekiyor.
musto 14 Mart 2019 11:38
Cumhur başkanı ve Bahcelinin mitinglerini dinliyoruz zannedersin düşman başımıza bombayı attı atacak Hitler her gün LONDRAY'I bombalarken ÇÖRÇİL bu kadar feryat figan etmedi.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 11:12
Yıllardır sağ kesim kelimelere takıldığı için bir arpa yol alamadık zorla beni okuma diyosunuz
KARAR OKURU 14 Mart 2019 11:11
Ahmet Bey aynen katılıyorum iki tarafta çok iyi konsilide olmuş. Sizi bilmem ama ben herzaman ki gibi dininin ve kininin sahibi bir nesle sahip olan tarafı daha şanslı görüyorum .Diğer taraf yok demokrasiymis yok insan haklariymis gibi çok tirt yaklaşımlarla olaya bakıyor. Ama baştan bu tarafın söylemi tutmaz.
Yazar, “Ve ortaya bütün çabalara rağmen mutlak çoğunluklar yerine kıl payı çoğunluklarla sağlanan kazanım çıkıyorsa…” diyor. Zaten demokrasinin açmazlarından birisi de budur. Kazanan, demokrasinin “oy çokluğu” prensibi gereği belirlenir. 100 kişiden, 51 kişinin oyunu alan kazanır. 49 kişinin oyunu alan aslında az bir oy mu almıştır? Düşünün ki 10 kişilik hakimler heyeti 5’e, 4 oyla idamınıza karar veriyor. Bu sonucu gönül rahatlığıyla kabul eder misiz?
HACI MURAT 14 Mart 2019 09:26
Konsolidasyonu en iyi "safları sıklaştırma" karşılıyor.Bir zamanlar siyasetin parçalanmışlığından yakınılırdı.Şimdi ittifaklar sayesinde siyaset toparlandı.Dolayısı ile bu durum kötü bir şey değil.Ak Parti tek başına, gerek parlamentoda, gerek yerelde çoğunluğu kıl payı sağlayacak olsa bile ittifak gene de faydalıdır.Çünkü alınacak kararların arkasında daha geniş bir halk kesimi durmuş oluyor. Bana göre de safları sıklaştırmak için sert bir üslup kullanmak gerekmiyor. Tatlı bir dil de aynı işi görür.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 12:50
5
Asla faydalı değildir.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 08:08
Bu Enam suresini tam anlayamadim. "Allah'tan baska tanrilara yalvaranlar" derken kim kastediliyor? Butun gayrimuslumler mi? Deistler mi? Ateistler mi? Mesela Budistler de bu tanimin icinde mi?...Sizin dininize inanmayanlara saygi gosterin, anlaminda mi? Eger oyleyse bu daha acik secik bir sekilde soylenemez miydi?
İNSAN, SADECE İNSAN 14 Mart 2019 14:52
0
Ayette Allahtan başka Rab edindikleriniz diye geçer. Yani sizi makamla, mevkiyle, rızıkla terbiye edenler Rab edindiklerinizdir. Helvadan tanrılar. Acıkınca yenilen türden... :)
KARAR OKURU 14 Mart 2019 18:50
0
08:08, ayetin ifadesi, bütün tanrı tasavvurlarını, bütün dinleri ve dinsizlikleri içerir. Buradan "saygı gösterin" anlamı çıkarmak pek doğru değil; daha uygun ifade "saygısız olmayın"dır. Kendi kutsalınıza hakaret edilmesini istemiyorsanız, kimsenin kutsalına hakaret etmeyin; hesabı Allah görecek; bırakın insanlar nasıl inanırlarsa inansınlar, uygun bir çeviri olabilir.
Gurbetin Ali 14 Mart 2019 22:53
0
Ayet Geniş anlamıyla Yaratıcının karşısına veya yanına konan herşeyi kasdediyor. Başka ilah, başka din, makam, para, şehvet.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 07:24
Emekliye %10 verdiler, kendilerine %26 aldılar. 600 milletvekiline ne gerek var?
KARAR OKURU 14 Mart 2019 20:30
0
Kirmizi verenler milletvekili mi ?
Hasan 14 Mart 2019 06:53
Ben ülkemin haline çok üzülüyorum.çünkü gerçekten halkın gündemi ekmek ,geçimdir seçim değil
Kasım 14 Mart 2019 05:22
Hocam, çok akıcı güzel bir yazıyı sonuna en’am suresi 108 ekleyerek, bağlamından koparmışsınız. Belediye seçimleri siyasi partilerin çıkar savaşıdır. Yolsuzlukların, hırsızlıkların, adam kayırmaların gırla gittiği alanlardır belediyeler. Şimdi siz buraya en’am 108’i koyarsanız sanki bu partiler arası kirli çıkar savaşı değil de, Hakk, bâtıl mücadelesiymiş gibi algılanmaz mı? Eğer siz bu seçimi bir Hakk, bâtıl savaşı görüyorsanız, Hakk’ı kim temsil ediyor? Bâtıl kim?
KARAR OKURU 14 Mart 2019 07:56
9
Siz karşı tarafın kutsallarina öfke dili kullanırsanız onlarda sizin kutsal,lariniza hakaret eder siyaset bu dili değiştir meli demiş ve kutupların kendi içinde sıkılaşacagini söylemiş. Bu illa hak batıl tarafgirligi olmak zorunda değil REALİT BU
KARAR OKURU 14 Mart 2019 18:54
0
Taşgetiren hocam kendisini torpilli müslümanların arasında görüyor. Ama öbür dünyada herkes gibi oda ŞOK olacak... Hesap günü lafla peynir gemisi yürümeyecek. Kim ne ekmişse onu derecek. Herkes odununu bu dünyadan götürecek. Torpil hiç olmayacak. Tanıdık olmak fayda etmeyecek. Makamı parası gücü olanların karşısında melekler ayağa kalkıp ceket iliklemeyecek. Ülkenin yüzde sekseni belediye otobüslerinde metrolarda ayakta giderken, land rowerle caka satanlar olmayacak. Herkes aynı mihvalde aynı ortamda hesap verecek...
KARAR OKURU 14 Mart 2019 04:15
Turkcemizde kullanilan latince kokenli kelimelerden neden rahatsiz oluyorsunuz Sayin yazar? Dilimizde latince kelimelerden cok daha fazla sayida Arapca ve Farsca kelimeler var. Onlar da ozturkce degil. Kaldi ki her dilde yabanci kelimeler vardir. Kotu bir sey degildir, bilakis kelime hazinemizi zenginlestirir. Bu kadar dar goruslu olmak size yakismiyor. Acik fikirli olmanizi, ufkunuzu genisletmenizi tavsiye ederim.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 12:30
6
Sadece latince değil, arapça,farsça vs'den olduğu gibi geçen tüm yabancı sözcükler dili zenginleştirmez, aksine fakirleştirir. Konsolidasyonu aydınlar olduğu gibi almışlar,ama sadece siyasette değil, ekonomi,inşaat, tıp vb birçok farklı alanda farklı anlamda kullanılan bir sürü "konsolidasyon" türedi türkçede. Her farklı alanda bu "konsolidasyon"un ayrı ayrı türkçe açıklamasını yapmak zorunda kalıyorsunuz derslerde. Şimdi bu dili zenginleştirir mi yoksa fakirleştirir mi.Ufku açar mı, yoksa karıştırır, özellikle dili böyle karmaşıklaştırdığ
KARAR OKURU 14 Mart 2019 14:59
0
Sadece ekonomi, bilişim, edebiyat değil, özellikle tıp öğretiminde terimler, sözcükler tamamen ingilizceye dönüşmüş durumda. Felaket bir durum. YÖK üniversitelerde bir tür polislik yapacağına,yüksek eğitimde kalitenin, özellikle dilin korunması, geliştirilmesi konusunda türk dil kurumu ile işbirliği içinde birşeyler yapmalı bence. Edebi türkçeye ise edebiyatçılar ve edebiyat sevenler sahip çıkar, çıkmalılar. Tıp,teknik,bilişim vb de türkçenin içine ettiler, zaman geçirmeden hiç değilse öğreticiler kendiliğinden harekete geçmesini bilmeli. Balı
KARAR OKURU 14 Mart 2019 18:52
0
Arapça konuşulan ülkeleri isim olarak saysa ve azıcık düşünse kendiside durumun farkına varacak...
KARAR OKURU 14 Mart 2019 20:43
13
Icad edilen butun arac - gerec, ilaclar, vasitalar, vs Batidan geliyor. Ingilizce de kelime hazinesi en zengin, en cok yazilan, uluslararasi iletisimde en cok kullanilan dil bugun. Durum boyleyken, zaman icinde Ingilizce kelimelerin daha cok dilimize girmesinden daha dogal birsey olabilir mi? Sadece Turkceye degil, her dile giriyor Ingilizce kelimeler ve girmeye devam edecek. Bunda gocunacak birsey yok. Gocunuyorsaniz Turkcelerini turetin. Telefon, televizyon, antibiyotik, tren, elektrik, filim, ironi, oksimoron, vs. Turetin tek kelimalik Turkce karsiliklarini, kullanalim. Yapabilir misiniz?
KARAR OKURU 14 Mart 2019 01:34
Erdoğan ve Bahçeli söylemleri ile muhalefeti çok güzel konsolide ediyorlar. Sayelerinde muhalefet ülkenin bekası için biraraya geldi ve farklı fikirler güç birliği yaptı. Her renkten ve düşünceden açık fikirli insanların birlikteliği ile baskıcı düzenin sonu gelecektir. Tabi iktidar ikilisi ülkeyi ateşe atmazsa...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN