Back To Top
O görüşmeden geriye kalan…

O görüşmeden geriye kalan…

 - Son Güncelleme: 13.10.2019 Pazar 08:29
- A +

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile konuştuk. Türkiye’nin temel meselelerini değerlendirmek üzere her kesimden insanla bu tür konuşmaları sürdürmeyi düşünüyoruz.

Yeni bir siyasi hareket başlatma yolundaki Ali Babacan’la da bu çerçevede geniş bir mülakat yapmıştık.

Karar’ın genel çizgisi belli, bizim çizgimiz belli. Kılıçdaroğlu ile farklarımızı da herkes bilir. Ama “Türkiye’nin meselelerini konuşmak” dendiğinde bunun çok geniş bir ilişki ağının içinde bulunmak anlamına geldiği de açık.

Ben şahsen Karar’ın durduğu yerin “kamplaşma sendromu”na maruz olan ülkemizde tam da böyle bir şeyi gerçekleştirmek için biçilmiş kaftan olduğu kanaatindeyim. Herkesle diyalog kurabilen ama herkese de söyleyeceğini söyleyen bir çizgi. Taha Bey, mülakatlar yapıyor, bir başka koldan biz daha derinlemesine görüşmeler yapıyoruz. Bundan Türkiye kazanacak, eminim.

Kılıçdaroğlu ile CHP genel merkezinde görüştük. Üçümüz de (Yıldıray Oğur, Elif Çakır ve ben) ilk defa giriyoruz oraya. Karar’dan üç kişi gelmiş, orada da değişik bir psikolojiyi gözlemliyoruz. Karar, pek çok yerde olduğu gibi orada da takip ediliyor, bunu hissediyoruz.

İki saate yakın bir görüşme gerçekleşiyor. Rahat bir görüşme. Konuşulması gerektiğine inandığımız her şeyi soruyoruz. Gerilim yok. Biz de gerilmiyoruz Kılıçdaroğlu da.

Doğrusu Karar adına yapılacak böyle bir görüşmede, Kılıçdaroğlu’nun adı ile eşleşmiş olan “Açılım”da nereden başlayıp nereye gidiliyor konusunun konuşulmasından daha tabii bir şey olamaz. Muhtemeldir ki Kılıçdaroğlu da Karar üzerinden CHP’ye mesafeli bir dünyaya ulaşma ümidini taşımıştır.

Bu konuyu konuştuk. Tabii, öncelikle “Nasıl bir değerlendirme var açılımın temelinde, nasıl bir özeleştiri?” bunu bilmek istiyoruz. “CHP tabanına yönelik bir kaygı var mı açılırken? CHP içinden bir tepki var mı? Nereye kadar gidebilir açılım? Geçmişi, CHP’nin klasik tavrı içinde toplumun büyük kitleleri ile karşı karşıya gelinen tavırları ne kadar sorguluyor Kılıçdaroğlu?” bunların konuşulmasını arzu ediyoruz. 

Açılım sürecinde gelen bir başarı var. Yerel yönetimlerde sembol şehirlerde yönetimi (iktidarı) elde etmek gibi. İmamoğlu profili açılımın sembol ismi vs…

Şunu gözlemledim: Kılıçdaroğlu “Açılım”a karar verirken, hani oturup felsefi değerlendirmeler yapıp, doktriner bir dönüşüm noktasına gelmiş değil. Onun tavrı daha çok reel durumdan yola çıkıp gelinen nokta çerçevesinde:

-CHP bir alana sıkışmış durumda. Halkın geniş bir kesiminden kopuk. Bir siyasi parti, halkın geniş kesiminden kopuk şekilde, hele onunla mücadele ederek bir yere varamaz. İlkesel planda kendine özgü bir çizgisi olsa bile Parti, en azından tüm halkın değerlerine saygı duymak konumunda olmalı.

Benim gözlemlediğim durum bu. Kılıçdaroğlu “Halkın değerlerine saygı duymalıyız” noktasında çerçeveliyor “Açılım”ı.

Belki de CHP’nin derinliklerinin bu kadarını içine sindirebileceği noktasından bakıldığında “Kılıçdaroğlu’nun reel politiği” gibi okumak mümkün bu davranışı. Kılıçdaroğlu’nun kendisinin ideolojik kimliği (kişinin bundan bütünüyle soyutlanması söz konusu değilse) dikkate alındığında da bu açılım boyutu anlaşılabilir.

Ama parti ortamlarında “En muhafazakâr parti CHP, çünkü hiç değişmiyoruz” gibi ironik bir değerlendirme yapmasına ve bunu bizimle paylaşmasına bakıldığında, Albert Einstein’ın “Önyargıyı yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur.” sözü de hatırlandığında CHP’deki açılım süreci daha bir önem arz ediyor.

Ben birçok yazımda – konuşmamda “CHP’nin normalleşmesi Türkiye’nin normalleşmesidir” ifadesini kullandım. Muhafazakâr camia olarak “Halkın çoğunluğu bizimle beraber, nasıl olsa iktidar oluruz” denilse bile, CHP gibi çetin bir muhalefetin ülkeye nasıl zorluklar yaşattığı tecrübe ile sabit. Kaldı ki sağlıklı bir yönetim politikasının, ana muhalefetin de ülke yönetimine katkısını sağlaması doğrudur. En milli meselede bile çatışan bir iktidar – muhalefet ilişkisi ülkeye kazandırmaz.

Belki CHP ve açılım denkleminde şu söylenebilir: Bu iş, ülkede sağlıklı bir demokratik zemin oluşturmak yerine sadece oy meselesi olarak düşünülürse, bu makyaj çabuk dökülür. Kılıçdaroğlu’nda ben onu görmediğimi söyleyebilirim. Kılıçdaroğlu’nun şu andaki zorluğu daha çok CHP bünyesi ile ilgili görünüyor. Ama CHP beni anlayabilirse diye yazayım, Kılıçdaroğlu CHP için bir açılımdır. Bunun Türkiye’ye de olumlu katkısı olur.   

Son olarak bir de muhafazakâr camia açısından konunun “CHP’deki açılım bizde oy kaybına sebep olur” gibi, ya da “Oy kaybına sebep olsa bile CHP’deki açılım Türkiye için iyidir” gibi iki farklı okumaya yol açması durumu olabilir. O da muhafazakâr camianın misyon ve oy ikilemidir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR Okuru İLHAMİ 8 saat 8 dakika önce
13 Ekim 2019 14:30
Kılıçdaroğlu doğru söylüyor. Deveyi hendekten atlatırsın ama : bir CHP liye gerçek gözünün içine baksa da gerçeği anlatamazsın. İzmir de verilen orman yangınları ile ilgili PKK NIN kınanması ve şehit ailelerine yardım hesabı açılmasının CHP mejlis üyeleri tarafından Red edilmesini aklımızla alay ederek kabul etmediler. Kılıçdaroğlu şu anda ki açılım politikasıyla kürtleri ve muhafaza camiayı kullanmaktadır CHP de değişen hiç bir şey yoktur. ŞU anda kürt sorunu olarak adlandırdıkları sorunun temelinde kim var dır. Ben CHP nin tuzağına girenlerden huzuru mahşer de davacıyım.
Karar okuru 9 saat 33 dakika önce
13 Ekim 2019 13:06
Konuşmak iyidir.Daha sık bir araya gelmek daha iyidir.Ülkem ve değerli insanlarımız için her güzel şeyi yapmak lazım.Yapılanlar bazıları tarafından beğenilmeyebilir ama çoğunluk tarafından beğeniliyorsa ,doğru yolda yürünmeli,doğrularda birleşilmelidir.Ülke ve insanlar için belki bu fırsattır.Şans yoktur,fırsatı değerlendirmek vardır,İyilik her zaman kazandırır.İyilik yap,iyilik bul...
KARAR OKURU 10 saat önce
13 Ekim 2019 12:39
Aslı hu nesli hu, demiş atalarımız. Ne CHP değişir ne siyasal İslamcılar. Tr'de herkes kendine demokrat.
musto 12 saat 3 dakika önce
13 Ekim 2019 10:36
50,senedir Ülkemiz,siyasetinde her türlü görüşten bilgili ileri görüşlü liyakatlı insanlarımız, bilinçli olarak iki yakasını bir araya getirememiş Zübükler tarafından siyaset sahnesinden silinmişlerdir.
Soner 12 saat önce
13 Ekim 2019 10:38
Gayret bizden netice ise Allah'a aittir. Kimsenin yapmadığına cesaret ediyorsunuz. Suya sabuna dokunuyorsunuz. Milletin derdiyle dertleniyorsunuz. Konuya geline size katılıyorum. CHP kendini yenileyemez ise HDP gibi marjinallikten kurtulamaz. Türkiye partisi olamaz. CHP ideolojik yaklaşımı bırakmalı. Herkes için hak, adalet ve demokrasi talebinde bulunmalı.
KARAR OKURU 12 saat 10 dakika önce
13 Ekim 2019 10:28
Kılıçdaroğlu şu anda ülkenin en aklı başında dengeli siyasetçisi ama partisinde bile yalınızları oynuyor gibi.
KARAR OKURU 9 saat 25 dakika önce
13 Ekim 2019 13:13
5
Pinokyo
KARAR OKURU 12 saat 41 dakika önce
13 Ekim 2019 09:58
İlk defa girdiğinizi söylediğiniz o kapıya daha çok girersiniz çünkü aynı kulvarda yürüyorsunuz.
KARAR OKURU 10 saat 12 dakika önce
13 Ekim 2019 12:26
3
Dogruluk, demokrasi, hak, hukuk yolu fena degil aslinda :)
KARAR OKURU 9 saat 57 dakika önce
13 Ekim 2019 12:42
4
İnşaallah o kapıdan dışarı çıkamazlar.
Karar Okuru 13 saat 20 dakika önce
13 Ekim 2019 09:18
CHP nin, değerlendirilmesinde genellikle muhafazakar ve dindar insanlarda kendi hassasiyetlerinden kaynaklanan ciddi bir yanılgı ve abartı vardır. Her parti gibi çizgilerinde kendimizce uygun olmayan zorlamalar ve yanlışlıklar bulabiliriz ama temel çizgiler önemlidir. Hoşumuza gitmeyen doğru ya da yanlış alışkanlıklarımıza ters düşen şeylerin hepsini de bizi rahatsız eder. 600 yıllık ömrünün yarısını gerileme, son yüzyılını ise çöküşle geçirmiş bir devletin ardından ortaya çıkan yenileşme hareketi tabiki toplumun önemlice bir kesimini rahatsız etmiştir. Bu rahatsızlık da tümü ile haklı değil.
KARAR OKURU 11 saat 51 dakika önce
13 Ekim 2019 10:48
7
CHP bir yenileşme hareketi partisi değildir. İşlevi iktidarın ilelebet askerlerde kalması için siyasete müdahale etmektir. Başarılı olamadı o ayrı. Türkiye için yenileşmek hukuk, demokrasi ve kurumsallaşma ile olur. 367 gibi rezilliklere imza atmış ve bundan gocunmayan CHP'nin Türkiye'ye söylediği yeni hiç bir şey yok.
Karar okuru 9 saat 27 dakika önce
13 Ekim 2019 13:11
6
Cumhuriyet Tarihi 60 larda başlamıyor. Cumhuriyetin kurulması ile başlayan bir yenileşme çabası ki onun bile evveliyatı da var. Bugün devletin üzerinde durduğu yapı o yenileşme ile kurulmuştur. Ancak mirasyedi kültürümüz hepsini harcadı. Şimdi ekonomisi batıya bağlanmış, borçlu bir 3. Sınıf ortadoğulu ülkeyiz. AKP nin dediği gibi reklam arası bitti Osmanlı tipi çöküşe devam.
KARAR OKURU 5 saat 59 dakika önce
13 Ekim 2019 16:40
5
Cumhuriyetle başlayan bir çaba yok. Batılılaşma 3. Ahmet ile başladı. cumhuriyet bu çabanın sönükleştiği ve durduğu dönem. İTC ve çocuğu CHP'nin anlamlı bir reformu yok. Olsa 100 yılda sonuç gelirdi. Ülkenin kıt kaynaklarını askere aktarmak, her türlü ekonomik ve sosyal gelişmeyi bastırmak ve bunu meşrulaştırmak için devasa bir yalan mekanizmasını kurmaktan başka işi yok CHP'nin. 3. Ahmet, 2, Mahmut, 2. Abdülhamit çok daha büyük reformlara imza attı. Yalanda yaşıyorsunuz.
KARAR OKURU 5 saat 55 dakika önce
13 Ekim 2019 16:44
3
Sevan Nişanyan'ın Yanlış Cumhuriyet kitabını bu işlere kafa yoran herkesin okuması lazım. Bu kitapta yazılanlara cevap verebilen bir kemalist görmedim, okumadım. Sadece küfür ve hakaret ile karşılık verebiliyorlar.
KARAR OKURU 5 saat 56 dakika önce
13 Ekim 2019 16:43
5
Her siyasi parti bir sosyal taban dayanır. Bir sosyal grubun çıkarlarını korur. CHP'nin sosyal tabanı nedir? İşçiler? Beyaz yakalılar? Esnaf? Köylü? KOBİler? Büyük sermaye? Bu sorunun cevabı var mı CHP'de? Bu soruya cevap veremeyen anamuhalefet olabilir mi?
KARAR OKURU 13 saat 26 dakika önce
13 Ekim 2019 09:12
Ben de bir zamanlar muhafazakar iken şimdi her iki muhafazakarın da (Ak Parti ve CHP) değişmesi gerektiğine inanıyorum. Her ikisinin de inanç değerleri, yaşama değerleri, birbirlerine saygı değerleri değişmeli ve birbirlerini anlar, birbirlerine yardım eder ve gerektiğinde birbirlerini yapıcı şekilde eleştirir duruma gelmeliler. Yukarıda inanç değerleri dedim. Bu ifademi Ak Parti taraftarları İslamiyet olarak, CHP'liler seküler düşünce olarak algılamamalılar. Bilenler istisna olmak şartıyla, iddia ediyorum; ben de dahil olarak, ne sekülerliği biliyoruz ve ne de İslamiyeti biliyoruz.
KARAR OKURU 14 saat 9 dakika önce
13 Ekim 2019 08:30
Sayın Taşgetiren yazılarınızın çoğuna katılmakla birlikte, Karar'ın herkese söyleyebileceğini söyleyen bir çizgide olduğu görüşünüze katılmıyorum. İktidara karşı çok sert ve ön yargılı olan Karar muhalefete karşı hoşgörülü ve yanlışlarını pek görmeyen bir tavır sergilemektedir. Karar'ı okurken Sözcü'yü mü okuyorum diyerek şaşırdığım ve karıştırdığım çok olmuştur. Karar'ın tarafsız yayınlar yaptığını görmek dileğiyle. Mustafa
KARAR OKURU 10 saat 33 dakika önce
13 Ekim 2019 12:05
2
Mustafa bey, iktidar kimse, icraatın başı kimse onun icraatlarının eleştirilmesi kadar doğal bir şey yoktur. Bir muhafazakar olarak benim baktığım yerden bakınca da bazı hassas noktalarda kararın yalpaladığını ve korkudan mıdır, genetik bir refleksmidir bilmem ama iktidar lehine tavır aldıklarını düşünmekteyim.
KARAR OKURU 21 saat 15 dakika önce
13 Ekim 2019 01:24
Başörtülü, İHL'li biri olarak söylemini/tavrını en beğendiğim siyasi şimdilik sayın Kılıçdaroğlu. Babacan'ı takdir ederdim bir zamanlar, ama ülke cinnet geçirirken bu suskunluğu, kendisinin de daha düne kadar bir parçası olduğu harekete yönelik bir eleştiri getirememesi nedeniyle benim için hayal kırıklığı olmuştur. Dilerim sayın Kılıçdaroğlu samimidir ve hem partisi hem de ülke bu açılımın kıymetini bilir.
KARAR OKURU 13 saat 14 dakika önce
13 Ekim 2019 09:25
2
Yorumu yazdığım anda kırmızı renkliler çoğunluktaydı. Merak etmekteyim. "Ülke cinnet geçirirken" Babacan ne yapmaktaydı? Kırmızı renk sahipleri ne yapmaktaydı? Zamanında ve yerinde inandığını söyleyemeyenden (yani doğruları bilip de söyleyemeyenden) gelecekte iyilik ve doğruluk beklenmemelidir. "Babacan şimdi söylüyor ya" diyenleri duyar gibiyim. İş işten geçtikten sonra, Basra harap olduktan sonra neye yarar?
KARAR OKURU 11 saat 7 dakika önce
13 Ekim 2019 11:31
3
Duygusal yazmilmis, Neyi nerde ne zaman söylediginiz önemli ve bunu Babacan beyler iyi yapiyor, eminolunuz.
Ali baba 10 saat 37 dakika önce
13 Ekim 2019 12:01
1
Baba ne kiziyorsun,,,Al sana yešil
KARAR Okuru İLHAMİ 7 saat 53 dakika önce
13 Ekim 2019 14:46
0
Dini siyasete alet etmek nedir bilir misiniz? Yaşamadığı halde yaşıyor gibi görünmek, düşünmediği halde düşünüyor gibi görünmek. Bu tuzağa düşecek aklımı yemedim. Allah korusun alzamaır hastası OLMADIM.
KARAR OKURU 21 saat 22 dakika önce
13 Ekim 2019 01:16
Abi sizi ilgiyle takip ediyoruz hakkaniyetli yorumlarınızı ve yazılarınızı beğeniyor ve takdir ediyorum
Önce vatan 22 saat 45 dakika önce
12 Ekim 2019 23:53
Sayın hocam;Tüm partiler bir araya gelse milli bir dış politika konusunda çalıştay yapsalar,yeni bir anayasa yapsalar,liyakat ve şeffaflık gibi konularda ortak bir akıl oluştursalar fena mı olur...bizde partilerin kendi bekalarını mı yoksa devletin bekasını mı öncelediklerine karar verelim...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN