Geçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı

Kendisi gibi geçinmekte zorlanan siyasetçileri tercih etmeyen bir seçmen var. Az da değil.

Geçinemeyenlerin eli, geçinemeyen siyasetçiyi seçmeye kolay gitmiyor.

Sorduğunuzda seçmen, siyasetten zenginleşmeyenleri seviyor, sayıyor, çok acayip takdir de ediyor ve fakat oy vermeye gelince vermiyor.

Gelecek Partisi'nin "gururla söylüyoruz, geçinemiyoruz" kampanyasını görünce aklıma geldi. Seçmen kazandırır mı acaba?

Geçim sıkıntısı çekmelerini şöyle açıklıyorlar: "Çünkü çalmadık, çırpmadık; yetim hakkına el uzatmadık... Sadece siyasi ahlâkı savunduk ve temiz kalmayı tercih ettik."

Seçmen bundan etkilenip öyleyse oyum size, der mi?

Yoksa daha kendini geçindiremeyen bizi nasıl geçindirecek, diye mi düşünür?

Tartışmayı, liderleri Davutoğlu'nun alışılmadık bir çıkışı başlattı.

CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı fakirleri sevmemekle suçluyor.

Oysa AK Parti, siyaseti haksız kazanç ve zenginleşme kapısı olmaktan çıkarma vaadiyle iktidara gelmişti.

Hem şunu iddia etmek de yanlış olmasa gerek; fakirler Erdoğan'ı daha çok oy verecek kadar seviyor.

Erdoğan'la beraberken, yolunu ayırmamışken Davutoğlu'nu da seviyordu onlar.

Buradan şöyle bir sonuç çıkar mı: Siyasetçinin fakirleri sevip sevmemesinin bir önemi yok. Önemli olan fakirin kimi sevdiğidir. Acı gerçek; fakirin fakiri sevmediği, fakir siyasetçiyi ise hiç sevmediğidir.

Hayır, bu sonuç çıkmaz. Fakir pekâlâ kendi gibi fakiri de sever, fakir siyasetçiyi de.

Yalnız bu, siyasete fakir girip zenginleşenleri fakirlerin sevmediği, oy da vermediği anlamına gelmez.

Siyasetçinin halkı zenginleştirme sözüyle seçim kazanıp kendisini, etrafını zenginleştirmesine AK Parti de karşı. Muhalefet bir yeriyorsa, iktidardan bunu iki duyarsınız.

Ancak fakirin çok umurunda mı? Seçim sonuçları bir göstergeyse değil.

Sanki siyasette fakir gelenin fakir gitmemesini, fakirse fakir kalmamasını sorun etmiyor fakirler.

Siyasetçinin kendine hayrının olması, fakir seçmenine onu da fakirlikten kurtarabileceği mesajını, güvenini bile veriyor olabilir.

Geçinemeyenler, geçinemeyen siyasetçiyi ahlâklı, dürüst ama beceride, başarıda eksik mi görüyor? Geçinemeyenleri daha kendilerinden, halktan bulmalarına rağmen rahatı yerinde, güle oynaya geçinenleri daha çok seçmelerini açıklayabilir.

Siyasetçinin karnı tok, sırtı pekse beceriksiz, başarısız mı görünüyordur fakirlere? Bir ankette enine boyuna sorulsa keşke.

DAVUTOĞLU KİMLERİ KABRİNE İSTEMEDİ?

Gerçi Davutoğlu; yediği önünde, yemediği ardında tuzu kurulardan olabilecekken dürüstlükten ayrılmayıp haksız kazanca el uzatmadığını, siyaseti zenginleşme kapısı olarak kullanmadığını anlatıyordu. Onun için geçinemediğini söylüyordu.

Eski bir başbakan, dışişleri bakanı ve parti genel başkanı olarak temsil giderlerinin yüksekliğinden geçinmekte zorlanıyordu.

Fakirlik edebiyatı yapmakla suçlayanlara Davutoğlu'nun iki tepkisi öne çıktı.

Bır: "Birileri üstünde tepindi. Niye biliyor musunuz? Onların kafalarındaki başbakan, ya kendisini ya yakınlarını zengin eden başbakan. Türkiye'nin başbakan profili bu."

İki: "Biz halktan kopmadık. O trol çetelerine söylüyorum; sizin kafanızdaki başbakan gibi hiç olmadım ama sizin övdüğünüz insanlar gibi de halktan hiç kopmadım, kopmayacağım."

İkisinde de nasıl içerlediği hemen seziliyor.

Dürüstlüğüne kıymet biçilmemesi dokunmuş olmalı. Çektiği maddi sıkıntıdan, zorluklardan daha çok ağırına giden, bunun verdiği haksızlık duygusu sanki.

"Bu fakirin tabutu camiye geldiğinde, asla bu riyakâr siyaset erbabını oraya yaklaştırmayacaksınız" sözlerini de ona bağladım nedense.

Epstein'in e-postalarında başkaları gibi kendisinden habersiz adı geçiyor, diye "Epstein dosyasından Davutoğlu" çıktı haberleri yapılmıştı. Yazışmalarda İsrail karşıtlığı vurgulanıyor, diplomatik satrancın ustası Kissinger'a benzetiliyordu.

Ciddiye alıp sapkınlık adasına gitmediğini, Lolita Exspres'e binmediğini, Epstein'le hiç tanışmadığını söylemeyi dahi zül sayardınız.

Yine de adının Epstein'le yan yana getirilmesi zoruna gitmiştir ama siyasette dürüstlüğe kıymet verilmemesi kadar değil gibi.

YORUMLAR (33)
33 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.