İsmet Özel’le İslam saati tartışması
Bu senenin yerli ve milli gündemi için ezani saate dönüş tartışması önermiştim. 2026’da da halkın gerçek gündemine odaklanmaya katkı şamatası olsun, diyeydi.
Başlangıcı akşam ezanına ayarlı alaturka saatimizi yüzyıl önce terk edip, Batı’nın öğle vaktine ayarlı alafranga saatine geçmiştik.
Ocak ayı başındaki “Öyleyse buyurun ‘Müslüman saati’ tartışmasına” başlıklı yazım, bir gırgır çağrısıydı. Şair Ahmet Haşim’in yüzyıl önce kaleme aldığı “Müslüman Saati” yazısına dayandırmıştım.
Ocak ayı bitmeden başka bir büyük şair, İsmet Özel de tartışmaya yandan girmesin mi!
Özel, İstiklâl Marşı Derneğinin sitesindeki “arşın bizde ama ölçüyü hangimiz alacak?” başlıklı yazısına şu satırları gömmüştü:
“Milletlerin her biri ayı gösteren Türklerin işaret parmağına hâlâ korku ile bakıyor. İnkılaplar yüzünden İslâm saati kullanmadığımız için akşam ezanıyla beraber yeni günün başladığını hiç kimse, namaz kılanlar bile bilmiyor. Bu yüzden yeryüzündeki hiçbir millet artık gökyüzündeki ayın çıkış yolunu aydınlattığından haberdar değil...”
Aynı yazıdaki “Türk milleti Batılılaşma sebebiyle tüyler ürpertici bir dönüşüm geçirdi” cümlesiyle birlikte okuyun.
Beni umutlandırdı; galiba bu ‘Müslüman saatine dönüş’ tartışması tutacak.
Ne de olsa İsmet Özel, trollemeyi çok güzel başarıyor. Oltasına gelenler alınmaz umarım. Kuyuya ne taş atsa çıkarmaya koşacak, kimselerin anlayamadığı hikmeti altında arayıp bulacak aklıevvelleri bol.
Yanlış anlaşılmayı nimet kabul eden, kendisini yanlış bile anlayan olmayacak diye korkan, bundan rahatsızlığını saklamayan bir şairin tartışmaya el atmasına nasıl sevinmem!
Yankı uyandırmayı biliyor, seyreyleyin şimdi gümbürtüyü.
Yalnız, gürültü koparabilmeleri için sadık takipçilerine, zırvaların zirvelerinden bakınca sığ ve yetersiz bulacakları bazı karşı argümanlar sunmamız gerek.
Şu olabilir mi biri: Yahu siz hiç “yazıyı, alfabeyi, sıfırı Doğululardan aldık, bırakalım ikisini de, aslımıza dönelim, bize diz çöktürmek için kendi değerlerimizi unutturdular” diyen Batılı duydunuz mu?
Ya da şu: Ecdâdımızın saati gurûbîydi. Saati böyle akşam ezanıyla başlatınca gün batımında günü de mi başlatmış sayılıyorduk? Yani Batılılar uyumaya çekilirken bizimkiler yatsıyı kılıp işe mi gidiyordu? Hay Allah, bak şimdi sen; o yanlış anlamış olmayacağına göre, biz karıştırıp İsmet Özel’i yine yanlış anlıyor olmayalım?
Bizlerle paylaşma lütfunda bulunduğu yüksek fikirleri kavramak, her fâniye nasip olmuyor tabii. Onun kafası net, karışık olan bizimki ya...
ŞAİRİ İDEOLOG SLOGANI FİKİR SANMANIN SONU
Tartışmayı şöyle bir girişle açmıştım.
Öncelikli sorun olarak aş, iş, adâlet, işleyen demokrasi yerine pantolonla, ceketle, yılbaşıyla, müzikle, eğlenceyle, miladi takvimle kavgaya davetler aldığımız bir yıl oldu.
Halka biçilen bu yerli ve milli gündemi 2026’da niye geliştirmeyelim?
Madem öyle, sıra Haçlı Batı’nın saat sistemine gelsin. Hepsi bitti, bir onla kavga kaldı.
Ecdâdın ezani saatine dönmeyi bu yıl da tartışmayacaksak ne yıl, diye üsteledim.
1912’de Osmanlı Dâhiliye Nezâreti, alafranga saati zorunlu kılan bir genelge yayımlamıştı. Cumhuriyet sonrası 1925’te de kanuna bağlandı. “Türkiye Cumhuriyeti dahilinde gün, gece yarısından başlar” hükmü kondu.
İşte şair Ahmet Haşim, bu Batı saatinin bize şafağı unutturmasından endişeliydi. Şair İsmet Özel’se “Batı saati, Ay ışığının gösterdiği yönü unutturdu” diye hayıflanıyor.
Sanki geceyle gündüz saate göre yer değiştiriyor; Batı saat diliminde… Ay doğmuyor, Güneş batmıyor, ona göre yaşıyoruz.
Şairden ideolog, şiirden dünyayı açıklama ve şekillendirme ideolojisi çıkarma yanılgısının sonu budur. İçi alaylı, dışı kalaylı sloganı, her derde deva fikir zannedersiniz.
Özel’in “Kâfirle çatışmayı göze alan Müslümana Türk denir” tarifini de yanlış anlamıştık zaten. Türklüğün ve Müslümanlığın gâvur üzerinden yeni bir tarife, yeniden adlandırılmaya ihtiyacı olduğundan dahi habersizdik.
Hayret ve ilgi avcılığından, dikkat çekmek için provokatif inciler saçtığını, tuhaf çıkışlarının altında gündeme gelme çabası yattığını düşünenler çok.
Özel; kıymetli görüşleri, ‘zırva tevil götürmez’ denmeyip kaale alındıkça sorun görmüyor. Kendince ezber bozma eksantrikliklerine devam ediyor.
Saatimizi geri almaya hazır mısınız; dinimize, imanımıza hâlel getirmemek bakımından hani.
