İyi ki biz değil Pakistan arada

Yarın İslamabad’da masaya oturacaklar. Trump, Yardımcısı Vance’i gönderiyor. İran, Meclis Başkanı Kalibaf’ı.

İki haftalık geçici ateşkesin mimarı Pakistan. Önde Başbakan Şahbaz Şerif var. Arkada ise kudretli Mareşal Asım Münir.

Dün baktım, Cumurbaşkanı Erdoğan büyük vakarla hakkını teslim edip Pakistan’ı kutlarken... İktidara yardımcı tambura takımı ayrı telden çalıyordu. O rolü Pakistan’a kaptırmaktan hayıflanır gibi, Ankara’nın çabalarını Pakistan’la yarıştırıyordu gayretkeşler.

Ortada çalmaya değecek bir rol olsa hadi neyse de...

Trump, Hürmüz’ü açmazlarsa yerle bir etme tehdidiyle ültimatom vermişti. Tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan liderlerinin ricasıyla elini tetikten çekti.

İran’ın da Hürmüz’ü açarak bu ricayı kırmaması şartıylaydı, ki kırmadılar.

Ölüm- kalım randevusuna doğru geri sayılan mühlet, görünüşte bir ricayla karşılıklı donduruldu. Başarısı da Pakistan liderlerine yazılıyor.

Yazılsın, zerre katkıları bile varsa helâlihoş olsun. Fakat ya göründüğü gibi değilse?

Pakistan liderleri, Trump’la Hamaney nezdinde kırılmayacak kadar hatırlı kişiler olduğu için mi ricaları kabul edildi?

Öyle olsalar dahi Trump’la Devrim Muhafızları o kadar çok mu hatır bilir?

İki taraf da bir nefes molasına acilen ihtiyaç duymasa hatıra binaen kıyısından dönecekleri bir eşikte değillerdi.

Deli deli attığı naralarına İran boyun eğmeyince Trump, yok etme blöfünü gerçekleştirmek zorunda kalacaktı. Araya girip kendisinden ricacı olmalarını Pakistanlılardan pekâlâ istemiş olabilir. Kolpacı durumuna düşmeden geri adım atmasını sağladılar.

Son anda akıllanması, delirmiş gibi yapsa da Trump’ın aslında delirmediğini, deli taklidi yaptığını göstermez mi?

İranlıların geçici ateşkes karşılığında Hürmüz’ü açmaya bu kez yanaşmaları da bir geri adım. Trump’ın cinnet geçirip nükleer bir delilik yapacak kadar aklını kaçırdığına ikna olduklarından mı, sanmam.

Ramak kalmıştı, kâbusun kontrolden çıkma riskini mollalar almadı. Tabii fanatik destekçilerinin de akıllarını başlarına alıp Trump’ı tefe koymasını bekledikten sonra.

YİNE DE ŞAHLANIYOR KOLBAŞININ KÜHEYLANLARI

Keşke bitti, diyebilsek. Gerçekçi olmak gerekirse karşılıklı kartlarını, kozlarını oynuyorlar.

İnşallah Pakistan görüşmeleri de birbirlerini sınayıp ne derece zorda olduklarını yoklamakla geçmez. Ama daha önce iki kez yaşandı. İkilenen bir şey, üçlenir de.

Şimdi zaferlerini ilan ediyorlar...

Devrim Muhafızları, büyük şeytana ve Siyonist yamağına diz çöktürdüklerini söylüyor. Derslerini verdik, diyorlar.

Trump’sa İran’da rejimi harika bir şekilde değiştirdiğini, ne istediyse aldığını, tüm hedeflerini on ikiden vurduğunu, karşısında kimsenin duramayacağını, Amerikalılar bıraksa petrollerini de almadan dönmeyeceğini, ne ki ısrarlı talepler üzerine sıranın ateşkese geldiğini anlatıyor.

Sürpriz mi, değil.

Savaşın en kızıştığı sırada demiştim ki: Bir sabah Mücteba Hamaney takiyye icabı Trump’a mektup yazar, Trump da takiyyeden onu arayarak kutlayıp görevinde başarılar diler ve ikisi de ‘onurlu, kazançlı’ bir anlaşmaya vardıklarını kamuoylarına duyurursa saşırmazsınız.

İşte onun için temkinde, ölçülü iyimserlikte yarar yok mu?

Asıl bizim iktidarın başarısıymış, bölgede barış bizden sorulur ve bizsiz olmazmış, perde gerisinde Ankara etkili olmuş havaları estirenlere sormalı:

Trump’ın ipiyle kuyuya mı inilir, nerede feyk atıp terse yatıracağı belli mi? Tekrar sağ gösterip sol vurmayacağı, oyuna getirmeyeceği ne malum? Umman’ın ara buluculuğunda görüşürlerken iki kez yaptı.

Şimdi Umman’ın yerini Pakistan, Witkoff’la Kushner’in yerini Vance aldı. İran kendi müzakerecisini de değiştirdi, Arakçi yerine Kalibaf gidiyor.

Oysa güvenilmez olan Trump’ın kendisi. Mekânın, aracının, müzakerecinin suçu neydi ki?

Bölgemizde barışa aracılık etmek elbet Ankara’ya yakışır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Dışişleri Bakanı Fidan ve MİT de ateşkes için yoğun mesai harcadı, emek verdi.

Ancak Trump, aracısı olacağınız birine benzemiyor. Arada, ortada bırakma ihtimali yüksek. Daha emlak ve gazino kralı olduğu yıllarda Trump kim, Hark Adası’nın adını duymak, Hürmüz’ün önemini bilmek kim?

Tâ 40 yıl önce İran’a sert davranmaktan, Hark’ı gidip almaktan söz ettiği ortaya çıkmadı mı?

Trump’ın kafasına bunu sokanlar, Hark’a çökmeden durur mu?

Barıştırıp buluşturana, aralarına girene Allah kolaylık versin, destek olalım ama biz almayalım daha iyi.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.