Kim bu provokatör?

Emeklileri kimin kışkırttığını sormuyorum. İktidar, onu gözü kapalı buldu.

Emeklilere verilen en düşük aylığın sefalet ücreti olduğunu MHP de söylüyor. Ama tahrik eden o değil tabii ki.

İktidara karşı emekliyi tahrik eden, son maaş zammını artırmayı önerdiği için CHP, kim olacak başka.

Oradaki provokatör belli de... Terörsüz Türkiye sürecine karşı son provokasyonları kim yapıyor, orası belli değil.

Nusaybin-Kamışlı sınırında bayrağımıza saldırı, bir provokasyondu. Terörsüz Türkiye’yi baltalamaya dönük en ağır provokasyon olarak nitelenmişti. Hemen her taraf bunda hemfikirdi.

Ancak provokatörün kimliği konusunda aynı netlik yoktu.

MHP’ye göre DEM sorumluydu, Nusaybin’e giderek kışkırtmasa olmazdı.

AK Parti ve iktidarsa doğrudan bir provokatöre işaret etmedi. DEM de öyle.

Kandil bile üstüne kalmasın diye reddetti.

Provokatör ortada yok, provokasyonlarsa hız kesmiyor.

BAHÇELİ’NİN ÖCALAN KİLİMİYLE ÖN ALMASI

Bayrak olayındaki provokatörü henüz bulamadan süreç, Ahmet Özer’e terör örgütü üyeliğinden 6 yıl ceza verilmesiyle sarsılmasın mı!

Esenyurt Belediye Başkanlığına iadesi bekleniyordu, terör suçlamasından 6 yıl ceza alması değil. En sert tepki, Bahçeli’den geldi. Evrensel hukuka da Terörsüz Türkiye’ye ve toplumsal vicdana da taban taban zıt diye.

Süreci sabote etmeye çalışan kayıp provokatör her kimse Bahçeli, sıcağı sıcağına onun önünü kesmeyi amaçlamış olsa gerek. Ne de olsa bu kararı provokasyonlarına âlet etme fırsatını kaçırmayacaktı.

Suriye ayağında kopma tehlikesini henüz atlatamamışken sürece kritik bir destekti Bahçeli’ninki.

Gerçi bıçak sırtındaydı süreç ama hem iktidarın hem de DEM’le Kandil’in bağlılığı hâlâ sürüyordu.

Hatta Bahçeli, Öcalan’ın daha önce DEM aracılığıyla kendisine hediye gönderdiği özel dokutulmuş kilimin ayrıntılarını paylaştı. Kilime “27 Şubat 2025 Barış ve Demokrasi Kilimi” adını verdiğini duyurdu.

Hepsi, DEM tabanında duygusal ajitasyonu yatıştırararak provokatörün girişimlerini boşa çıkarmak için olmalı.

Meclis Komisyonu, İmralı’da Öcalan’la görüşme tutanaklarını da birkaç gün önce açıklamıştı. 2 ay sonra şimdi açıklanması tesadüf değildi herhalde.

Sokağı kaşıyacak tahriklere karşı, Öcalan’ın Suriye’de durduğu yeri göstermekten başka ne amaçlıyordu sizce?

İktidarın ayrı telden çalan tambura takımına sözüm. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye Kürtlerini sahiplenen mesajlarıyla birlikte okuyun.

SAÇ ÖRME AKIMI NE ANLATIYOR?

İktidar cephesi, meçhul provokatöre karşı, ‘âdeta’ koordineli bir çaba içinde’. Sokağın ayranını kabartacak tahriklerin önünü almaya uğraşıyorlar.

Sinir uçlarının kaşınsa patlayacak hassasiyete geldiğini şuradan ölçebilirsiniz...

Şam ordusundan bir asker, öldürülen SDG’li bir kadının saç örgüsünü kesip gururla kameraya çektirmişti.

Tepkiler, Türkiye’de hızla yayılan bir saç örme akımına dönüştü.

Provokatörlerin en sevdiği hava. Küçük bir kıvılcımla ateş alacak kadar gergin, barut fıçısı gibi.

Diken üstünde bir hafta sonuydu, provokatör boş durur mu?

Önce Diyarbakır’da sahneye çıktı. Emniyet Müdürluğü önüne el yapımı patlayıcı atıldı. Maskeli iki provokatörün işiydi.

Tarsus’ta DEM’in Rojava protestosu dağılırkense biri silahını ateşledi, Suriye uyruklu bir genç evinin balkonunda vuruldu.

EŞKALİNİ BİLMİYORUZ AMA YÖNTEMİNİ BİLİYORUZ

Provokasyona gelmeme konusunda herkes yine hemfikir.

Fakat kim bu, ateşle oynayıp her seferinde yürekleri ağza getiren kalleş provokatör?

DEM’e göre, Tarsus’taki provokasyona elverişli havadan iktidar ve medyasının dili sorumlu.

Karşı suçlamaya göre ise Diyarbakır’daki provokasyona zemin hazırlayan, DEM’lilerin dili.

Görüyorsunuz ya... Benden başka kimse provokatörün kim olduğuyla, eşkaliyle ilgilenmiyor.

Uzakta, dışımızda olsa bile herkes, provokatöre fırsat vereni kendi içimizde arıyor. Ama karşısındakiler arasında.

Kaderin cilvesi işte, tek kurtuluşumuz da bu çelişkide saklı.

Hiç değilse bu alçak provokatörün nasıl durdurulacağı konusunda herkesin fikri aynı. Birbirimize karşı nefreti, iç düşmanlığı körüklemek ona yarıyor. Kim karşısındakinin damarına basıyorsa işbirlikçisidir, ona çalışıyor.

Madem elimizle koyduğumuz gibi bulup ensesinden yakalayamıyoruz, korktuğumuz provokatör kazansın istemiyorsak yardım etmemek elimizde.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.