Back To Top
‘Küçük kıyamet’ provasının gösterdikleri

‘Küçük kıyamet’ provasının gösterdikleri

 - Son Güncelleme: 27.09.2019 Cuma 09:03
- A +

Deprem” şiirinin son dizesinde “Ve depremler senin neren” diyordu Hilmi Yavuz. Neremiz olduğunu gördük dün. Binalarımızla birlikte elimiz ayağımız da boşaldı, zembereği boşalır gibi...

Dünyanın depremi büyük kıyametse, yaklaştığı yıllardır haber verilen İstanbul depremi de küçük kıyamet.

‘Ha geldi, ha geliyor, ha gelecek’ diye uzmanların uyardığı ‘yıkıcı felaket’in provası gibiydi.

‘Felaket tellallığı’, ‘korku tacirliği’ değilmiş ‘hazırlanın’ uyarıları.

Hatırlatılmasından rahatsız olanlara, arz ettiği tehlikeyi depremin kendisi hatırlattı.

Hazırlık durumumuzu önden test etti diyelim.  Korkarım geçemedik, bütün erken ikazlara rağmen hazırlıksız yakalandık.

İlk firemiz, mobil telefon şebekeleri oldu. Hatlar çöktü, sevdiklerimizle irtibatımız koptu. Hiç hazır değillermiş, bu altyapıyla yıkıcı bir zelzelede ne hale geleceklerini siz düşünün.

‘Şehre ihanet ettik’ cümlesinin tam karşılığını henüz göstermedi bu deneyim gerçi bize. İmara açılan toplanma alanlarının, çarpık ve kaçak yapılaşmanın sonuçları hakkında bir fikir vermedi.

Yine de 5.8 şiddeti buysa, bacaklarımızı ve binalarımızı tir tir titretmeye yettiyse, 2 derece büyüğü neler yapmaz!

Sanırım, psikolojimiz kadar fiziki hazırlığımız da bu sınavla baş edecek sağlamlıkta değil. Gözle görülen bir sonuç da bu oldu.

Ne yapacağımızı, neye uğradığımızı şaşırdık. Panik kaçınılmaz, ne kadar beklerseniz bekleyin hep beklenmedik bir anda çıkagelir deprem...

Fakat onca bilinçlendirme kampanyalarının hiç mi faydası dokunmayacaktı!

Kapıyı çaldığında eller ayaklar, çuvallayan hatlar birbirine dolaşıyor, hiçbir yerimiz tutmuyor.

Daha şiddetli vurduğunda nasıl paralize edeceğini de zihinde canlandırma fırsatı verdi.

Korkmamak, panik içinde kaçışmamak, psikolojik açıdan soğukkanlı ve tedbirli karşılamak diye bir şey yok. Her zaman tedbirsiz yakalayacak, her zaman felce uğratacak...

Mesele, fiziki yıkıma gafil yakalanmamak, enkaz altında kalmamaktı. Dayanıklılık performansımız bu açıdan da test edildi. Fakat hasar tespitinden öte, daha büyüğünün olası sonuçlarını bununla ölçme imkanı var mı?

Depreme karşı alınamayan kentsel dönüşüm tedbirleriyle ilgili bir fikir verdi mi mesela? Ne kadar lazım, ne kadar hayatiymiş?

Dönüşüm projelerinin başarılmasıyla başarılmaması arasındaki fark ne?

Can kayıplarının önlenmesi açısından, geçen süre zarfında kayda değer bir değişiklik sağlanabilmiş mi?

Ne mesafe alınmış, nerelerde çuvallanmış? Simülasyon yardımıyla bir mukayesesi yapılabilecek mi?

 

Neye benzediğini, nasıl bir şey olacağını iliklerimize dek hissettiren bir gerçek deprem tatbikatıydı yaşadığımız.

En azından Hilmi Yavuz’un sorusu, İstanbullular nezdinde bir cevap buldu.

Şöyle soruyordu:

“Sen benim kalbimin bakıcısısın/Güldeki karanlık yazıdan bir mesel/Sussam razı değil dile/Konuşsam derin ve geleneksel/Bir hüzündür/Dolaşır dilden dile 

Ah bedenin, zakkum bedenin/Bir dağyolu tadında/Ve ben o yolu kalbiyle bilen/Yüzün gizemdir senin, yokluk/Acı sessizce yedi dildedir/Sevdalar kimdedir, kandedir/Ve depremler senin neren?”

Şairin muhatabı biz değiliz, bağlamı ve muradı başka. Ama geçmiş deneyimlerden ders çıkarmayı başaramamış olsak da bu şiirden hissemize düşen payı niye çıkaramayalım! Depremin neremiz olduğunu biz de az buçuk gördük sanırım.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 12:02
Ahlaklı, adanmış, insanüstü bir nesil gerek ki tüm çıkar hesaplarından arınıp sadece memleketin esenliği için çalışsın. Zeki, çevik ve ahlaklı nesil gerek. Bütün bunları takdir edecek fikri hür vicdanı hür irfanı hür nesil gerek. Bu bambaşka bir şeydir, ne fettullahın güya altın(!) neslidir ne de siyasal islamcıların dindar kindar lümpen neslidir. İmar müdürü cukka hesabı, siyasetçi oy hesabı yaptığı sürece hiç bir halt olmaz, bundan kurtulduk bir sonrakinde gebeririz.
karar okuru 27 Eylül 2019 11:45
var başımızda bir uğursuzluk
karar okuru 27 Eylül 2019 11:07
eğemen bağış depremi kaç büyüklüğündeydi!!!
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 10:42
Adam arabasina 20 yildir bakim yaptirmaz acaba yol cokermi diye endise eder.Bizimkisi bundanda kotu.Onbinlerce toplanma alanimiz varmis cok sukur.İnsallah toplanacak zamani buluruz.Saka gibi yonetenlerimiz var.Ve saka gibi bir toplumumuz varki boyle saka gibi yoneticileri seciyorlar.Yalniz hayatinda gercekleri varki sakaya gelmiyor.İnsan aci cekerken saka yapamaz degilmi.Biz yinede Allah cc sehrimizi ulkemizi korusun diyelim.
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 08:33
Binada çatlak oluştu. Tamam da kafada oluşmuş çatlaklar ne olacak? Ne dediğini yaptığını bilmeyene halk arasında "ÇATLAK" denir. Deprem için ne dedik ne yaptık? Diye bir ďüşünseler çatlak tesbit edilir.
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 08:26
Paniklememek en iyi yöntemmiş, şaka mıdır? Agam dalga mı geçiyir? Suyun kaldırma kuvvetini mi ölçiyir? Deprem deyince evlat ve canlar akla geliyor. Nasıl paniklemeyeceksin? Bunlara bu cesareti ejder meyvesi mi veri? Herkese benden ejder meyvesi Şakir'e yok! O depremden korkmiyirmiş.
N Taskesen 27 Eylül 2019 07:12
Minare neden yıkıldı hastahane neden hasar gördü bunun hesabı sorulmuyorsa felaketler devam edecektir
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 09:49
0
bunun hesabı sorulsa da felaketten kaçınmak mümkün değil.daha radikal çözüm gerekli.
musto 27 Eylül 2019 00:10
İstanbul'un taşı toprağı altın kazın deşin her tarafı rant yükselin semaya kadar kaçak yapın. Verin bir kaç kuruş aftan yararlanın.Ecele kendi ayaklarınızla koşar adımlarla gidin Azrail'e ihtiyaç yok sizi durduracaklar teşvik ediyor.Sizlere üzülmem de suçsuz günahsız yavrular heba olacak.
EMEKLİ BİR VATANDAŞ 27 Eylül 2019 16:29
0
KAÇAK YAPILAR ''İMAR BARIŞI''IYLA SAĞLAMLAŞTRILMAMIŞ MIYDI?
Karar Okuru 27 Eylül 2019 00:04
Doga Istanbul'a edilen ihanetin bedelini odetecek gibi gorunuyor. Ihanete canak tutanlara da karsi koyanlara da ayni anda.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN