Ankara Zirvesi’nden geriye ne kalır?

Uluslararası toplantılar, görüşmeler, ziyaretler ve zirveler her zaman olmasa da önemlidir ve hepsinden olmasa da bazılarından kayda değer sonuçlar çıkar. Bazılarının sonuçlarını hemen görürüz, bazıları ise zaman alır. Bazen de görüşmelerin arkası kesilmez ama sonuç almak şöyle dursun, durum daha da kötüleşebilir. Diplomasi böyle bir meslektir. Sonuç almak da almamak da her zaman bir anlam taşır.

Ankara’da yapılan NATO Zirvesi de kesinlikle çok önemli bir toplantıdır. Bizim için ayrıca önemli. Çünkü NATO, üyesi olduğumuz uluslararası ortaklıkların hepsinden çok daha ihtiyacımız olan bir platformdur. Güvenlik için şu ana kadar alternatifsiz bir örgüt ve Türkiye hem coğrafyası hem ordusuyla bu örgütün prestijli bir üyesidir. Herhangi bir uluslararası ekonomi, bilim, teknoloji yahut kültür birliğinde olamadığımız kadar organizasyon için kıymet arz ediyoruz.

NATO’yu seven kadar nefret eden de var ama tablo böyle.

Türkiye’nin portföyünde NATO’dan daha kritik ve değerli bir anlaşma belgesi bulunmuyor. Tek taraflı bir iş birliği de değil. Bizim NATO’ya NATO’nun da bize ihtiyacımız olduğu açıktır. ABD dahil hiçbir ülkenin milli güvenliğini tek başına üstlenmediği veya finanse etmediği dünyada NATO üyesi olmak, Türkiye için de doğru bir çözümdür. Bundan daha iyisi ayrıca bir de Avrupa Birliği üyesi olarak ekonomik istikrara kavuşabilmekti ama bu hedef giderek bizden uzaklaşıyor.

NATO, her alanda rekabet halinde olsalar da güvenlik bahsinde rakiplerin değil ortak amaca sahip ve ortak düşmanları olan ülkelerin birliğidir. Küçük-büyük bütün üyeler bir şekilde ortak güvenlik hattını sağlam tutmak zorundadır. Şu sıralarda Trump’ın neredeyse anti-NATO seviyesine varan sert hamlelerine rağmen ABD de bu hattın bir parçasıdır. Hatta, hiç şüphesiz en önemli parçasıdır. ABD Başkanı’nın “Biz olmazsak Avrupa kendini koruyamaz” yaklaşımının üstüne basmakta ısrar etmesi de neticede şovdan öteye gidemiyor. Masa dağılırsa Avrupa’nın başının çaresine bakabileceği de üç aşağı beş yukarı görüldü. Başta Almanya olmak üzere bazıları savunma bütçelerini radikal şekilde artırarak her ihtimale yatırım yapmaya başladı bile.

Yine de Avrupalı liderler Trump’a istediği şeyi vermek yolunu seçip bu dönemin bitmesini beklemeyi daha akıllıca buluyor. Trump’ın çok istediği şey pohpohlanmak; onlar da bunu esirgemiyor. Katıldığı her zirvede olduğu gibi Trump, Ankara’da da başta İspanya olmak üzere bazı üyelere karşı tahammül edilemez laflar söylemekten geri durmadı. NATO liderleriyle otururken İran’la ateşkesi bitirdiğini ilan etmesi de ayrı bir problem. Yine de artık herkes onun sınırlarını öğrendi. Kendisini nasıl iyi hissediyorsa öyle konuşmasına kimse aldırmıyor. Muhtemelen, zirveye katılan liderlerden sadece bir ikisi hariç hepsi, Trump’ın kasım ayında yapılacak ara seçimi kaybedip topallamasını da dört gözle bekliyor. Trump gibiler varsa hâlâ demokrasi de var. Nitekim, bir önceki zirvede olup da seçimi kaybettiği için Ankara’da olamayan liderler de var.

Gelelim bize…

Ankara Zirvesi ne kadar önemliyse Türkiye kamuoyunun orada konuşulan içeriği ve gündemi ıskalayarak şekil ve jestlere dikkat kesilmesi o kadar hazindir. Marş, müzik, jest-mimik, kılık-kıyafet, havalı durmak gibi bizim çok önemsediğimiz şeylerin dünya tarafından da hayranlıkla izlendiğini sanıyoruz. Öyle bir şey yok. Sayısız fotoğraf çekilen zirvede herkes kendisini dünyanın merkezinde gösteren bir kareyle ülkesine dönebilir. Bu işleri büyütmeyelim.

Trump’ın Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldırma konusundaki iyi niyet beyanı ve sonuç bildirisine giren bunu destekleyici cümleler var. Ama bunları daha önce de defalarca duyduğumuzu unutmayalım. Başkan’ın istemesi yetmiyor, kararın Kongre’nin iki kanadında da onaylanması gerekiyor. Hâlâ zor bir trafik.

Bu vesileyle, NATO Ankara Zirvesi’nin resmi gündeminin “Avrupa-Atlantik coğrafyasındaki güvenlik tehditleri, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyri, ittifakın güney kanadındaki stratejik gelişmeler ve savunma yatırımları” olduğunu da belirtelim. Bunu, Ukrayna ile savaşta Rusya’ya aman verilmemesi ve NATO savunma bütçesinin büyütülmesi şeklinde özetleyebiliriz. Sonuç bildirisinde, NATO içinde daha güçlü Avrupa hedefi, Ukrayna’ya 70 milyar euro destek ve toplamda da 50 milyar dolarlık yeni tedarik anlaşması duyuruldu.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.