Talisca'sız oyun başarı getirir mi?

Futbol kulüpleri için önemli unsurlar motivasyon ve konsantrasyondur; bu iki değer eksik olduğunda dünyanın en iyi takımı olsanız dahi başarıya ulaşmanız son derece zordur. Manchester United, Chelsea, geçen sezonki Real Madrid ve yıllardır süregelen performansıyla Fenerbahçe buna en net örneklerdir.

Motivasyon konusuna dönecek olursak; Aziz Başkan hırslı, kendinden emin ve net hedefler belirleyerek göreve başladı.Transferin başındaki Cihan Kamer istenen oyuncuları takıma kazandırma başarısını gösteriyor. Teknik ekibin form grafiği ciddi bir tartışma konusu, İsmail Kartal’ın söylemleri şampiyonluk üzerine odaklanıyor. Ancak direktörünün "her takımı oynatır" algısı, gerekli hırs ve birikim henüz sahaya yansımış değil. Yardımcı antrenörlerle ilgili çıkan haberler belirsizliğini korurken, futbolcuların aklı ise geleceğinde ve transfer dedikodularında. Sezona en formda başlayan isimlerden Talisca, Birleşik Arap Emirlikleri'nden gelen teklif ile dahi bocaladı; benzer şekilde birçok oyuncunun teklifler alması, takımdaki rahatlığı artırırken motivasyonu düşürüyor.

​Tüm bunlara ek olarak, geçmiş yıllardan biriken geniş ve şişkin bir kadro problemi mevcut. Kâğıt üzerinde kaliteli isimler olsa da oyun tarzları birbirine fazlasıyla benzeyen oyuncuların çokluğu takımdaki ritmi olumsuz etkiliyor.

Belirsiz Talisca yerine Asensio ilk 11’de başlamıştı dün akşam. Rotasyon düşüncesi ise İsmail Hoca için ilerisi adına sağlıklı bir durum değildi; taraftar 20.50’de duruşunu göstermişti.

​Kadıköy sarı-lacivertliler için keyif maçı mı, yoksa sabır maçı mı olacaktı?

Keyifli bir giriş yaptılar oyuna; topu daha çok istediler, ikili mücadeleleri kazandılar ve golü de buldular. Devamındaki akan oyunda defansın ağır kalmasıyla golü kalelerinde gördüler. Dakikalar 15’i gösterdiğinde Atilla Karaoğlan’ın gitgelleri başlamıştı. "VAR mısın, yok musun?" derken VAR kararıyla penaltı golü geldi.

Talisca’sız ilk 45 dakikanın özeti: Greenwood’dan 1 gol 1 asist, Asensio’nun ise atılan üç golün de içinde olması…

Hücum hattı diğer maçlara göre daha olumlu gözükse de bu sefer savunma hattındaki sıkıntılar ön plandaydı. Konyaspor’un hızlı akan geçiş oyunlarında beklerin vasat kalmasının yanı sıra Aké - Škriniar duvarı, rakibin iki hızlı oyuncusu Muleka ve Colley karşısında pasif kalmıştı.

​Doğru olan tek durum, atılan gollerin yanı sıra bağlantı oyununun doğruluğuydu. Bu bağlantının keyfi ise ikinci yarının başında Greenwood plasesi ile geldi.

Sarı-lacivertliler topa sahipken çok güçlü bir takıma dönüşüyor, topu rakibe verdiği zaman ise tamamen ortadan kayboluyorlar. Dün bu anları 60 ile 90. dakikalar arasında rakibe verince vasat bir takıma dönüştüler. Ederson, yaptığı kurtarışlarla dün belki de en iyi oyununu oynamış olabilir.

​Sonuca döndüğümüzde sahada iki takım adına da keyifli bir oyun vardı. Konyaspor, kalesinde 4 gol görmesine rağmen oyunu çirkinleştirmeyerek pozisyon anlamında rakibinden geri kalmadı.

​Gündemin sorusuna dönersek: Talisca’lı oyun mu, Talisca’sız oyun mu?

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.