Maduro’nun iç cephe yanlışı
Bahçeli, Maduro örneğini gösterip iç cepheyi güçlendirmenin niye önemli olduğunu anlattı. Dün MHP Meclis grubuna konuşması tarihiydi. Ama tarihi olan, Trump'ı lanetlediği çıkışlar değildi. Türkiye için çıkardığı iç cephe uyarısı tarihi nitelikteydi.
Venezuela, Trump'ın haydutluğuna neden direnemedi? Maduro, demokratik çoğulculuğu kucaklayacağına sandıktan dışlamayı seçmese, halk desteğini kaybetmese bu akıbete uğrar mıydı? Trump hangi zaaftan yararlandı? Maduro'nun en büyük güvenlik açığı neydi, nerede yanlış yaptı?
MHP lideri, bu sorulara cevap olacak bir ders çıkarıyor.
İç cepheyi güçlendirmekten ne anlamamız gerek, ona dair de bir mesaj... Maduro örneği bize ne söylüyor?
Bahçeli, bu soruya cevap aramakta yalnız değil.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'la CHP lideri Özel de buna cevap olacak bir yaklaşım sergiliyor.
Venezuela gündemli bakanlar toplantısından sonra Erdoğan, 86 milyon hep birlikte sağlam bir duvar olacağımızı, bu oyunlara inşallah gelmeyeceğimizi söylemişti.
Maduro'nun geldiği oyuna da bir gönderme olarak okunamaz mı?
Özgür Özel'se dün CHP grubunda, Trump'ın tüm dünya düzenini tehdit eden haydutluğuna karşı durmaya çağırırken şunu demeyi ihmal etmedi:
"Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı, Cumhurbaşkanlığı Sarayının önünden bir vatandaşımızı alıp götürmeye cesareti olan varsa hodri meydan, o kadar değil, karşısında bizi bulur..."
Maduro'nun düştüğü tuzak buydu, Venezuela işte bunu yitirmişti. İktidarla muhalefet, bir ortak vatan ve birlik duygusu paylaşmıyordu artık.
Bahçeli'nin Türkiye için tarihi çıkarsamasına geçmeden önce, fotoğrafa bakalım.
Şöyle çarpık bir fotoğraf çıktı ortaya...
ABD şehirlerinde Amerikan vatandaşları, Trump'ın Maduro'yu yatağından aldırmasını kınayıp protesto ederken... Aynı şehirlerde Venezuelalılar Trump'a teşekkür için toplandı, kutlama gösterileri yaptı.
ABD'nin mi, Venezuela'nın mı; hangi ülkenin iç cephesi daha sağlam şimdi?
ABD'de Başkan'ın ulusal güvenlik politikalarını ve operasyonlarını protesto etmek bile ulusal güvenlik sorunu diye yasaklanmıyor. Suç ya da ihanet değil. Yaptıklarını yanlış buluyorsanız dış bir güce karşı dahi kendi ülkenizi eleştirebiliyorsunuz.
Maduro rejimindeyse bu mümkün olamıyordu.
Düşünün; 2025 Mayıs'ındaki son parlamento seçimlerine giderken Maduro, demokrasiye komplo kurmakla suçlayarak riskli muhaliflerini yine tutukladı, yasakladı, sandığa sokmadı. Dış bağlantılı büyük bir suç örgütünün terörist saldırı planını çökertme iddiasıyla açıkladı bunu da. Onları yarıştan dışlayınca kalanların bazıları çaresizlikten seçimi boykot etti, o da kontrollü muhalefetle gayet serbest ve adil yarışarak bir kez daha kazanmayı başardı.
Hayat hakkı tanımadığı için dışarı kaçan o Maduro muhalifleri, bugün onun Trump tarafından kaçırılmasını kutluyor işte.
Maduro, iç cephesini zayıflatmasa bu kadar kolay lokma olmazdı. İktidarı muhalefetiyle halkı kenetlenir, etten duvar örer, canları pahasına savunup kılına dokundurmazlardı. Oysa sahip çıkmaya gönülleri yok.
ASIL HEDEF BİZ OLMASAK DA
Hayır, asıl hedef Türkiye değil yine.
Bahçeli; "Trump’ın yeni hedefleri Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Grönland’dır" diye sıraladı zaten. İran'ı da ekleyin.
Ama o da Özgür Özel gibi "bu haydutluk, dünya için bir tehdit" diyerek sözü şuraya getirdi:
"Venezuela örneği, bize aynı zamanda iç cephenin hayatiyeti ve müessiriyeti hakkında ibretlik ipuçları da vermiştir.
Direk teslimiyet olmadan, devlet ricalinde, askeri ve güvenlik bürokrasisinde, siyasi ve stratejik makamlarda devşirilmiş insanlar bulunmadan, bir ülkenin devlet başkanını eşiyle birlikte gece yarısı yatağından almak hiç kimsenin, hiçbir muhasım gücün yapabileceği bir şey değildir.
Şimdi anlaşıldı mı, iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve gayemiz.
Şimdi anlaşıldı mı, Terörsüz Türkiye hedefindeki ısrar ve irademiz.
Şimdi anlaşıldı mı, milli birlik, kardeşlik ve dayanışma azmimizi savunmadaki tavizsiz karar ve kararlılığımız..."
İç cepheyi güçlendirmekten doğru şeyi, herkesi kapsayan bir demokrasi ve hukuk çatısını anlamayan kalmış mıdır?
ADI BÜYÜK KENDİ DEĞİLMİŞ
Maduro'yu koruyamayan iktidardaki siyasi ittifakın adı, Büyük Vatansever Kutbu. Onun da küçüğü, Maduro rejimine yakışmazdı zaten.
Venezuela, gıda ihtiyacının üçte ikisini ithal ediyor. Tarımda kendi kendine yetmiyor. Tarımdansa Bereketli Topraklar ve Güçlü Araziler Bakanlığı sorumlu.
Tumturaklı, büyük lâflarla olmuyormuş demek.
