Ne çekti kendinden şu Milli Eğitim Bakanı!

TUSAŞ, 1980’lerde yüzde 80’i yerli ve milli olan F 16 savaş uçağı üretip satmaya başlamış...

Bugün Türkiye’nin en büyük savunma şirketi, bir dünya devi olan ASELSAN’sa TUSAŞ gibi 1970’lerde kurulmuş...

Temellerinde Demirel’le Özal’ın liderliği, vizyonu var.

Ama karne kâğıtlarına reklâmlarını basıp ilkokullarda milli gururu okşayan propagandalarını yapmak Özal’la Demirel’in aklına gelmemişti.

Bırakın onu, Kıbrıs Zaferi’ni kahramanlık destanı görselleriyle karneye çizmek, Kıbrıs fatihi Ecevit’le Erbakan’ın aklından bile geçmedi.

Bunu düşünmek ve başarmak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e nasip oldu.

Dün ara tatil başladı, ilkokul bir ve ikinci sınıflar ögrenci gelişim raporlarını aldı. Çocuklar yan sayfasında ilk İHA gemimizin, uzaya iki haftalığına misafir giden ilk milli astronotumuzun, yerli tankımızla arabamız ve yapımı süren uçağımızın çizimlerini görüyor.

Okulda açlığını bastıracak bir öğün yemek, simide tosta yetecek harçlık, ellerini yıkamak için biraz sabun ve temiz tuvalet bulamayan çocuklar da bu Teknoloji Yolculuğumuz sayfasına bakacak. Bir kendi hayat gerçeklerine, bir de ileri teknoloji hamlemize bakmayacaklar mı?

AK Partililerin bir ev ziyareti videosu dolaşıyor, görmüşsünüzdür. “Kiralar çok pahalı” diyen ev sakiniyle diyaloga benziyor bu karne propagandası.

Hani şöyle cevap yetiştiriyordu AK Partili:

“Biz şimdi S-400’leri aldık. Niye? Çatımız sağlam olsun, gelen füzeleri durduralım, hanelerimize bombalar mermiler düşmesin diye...”

Hane halkı buna ne kadar ikna olduysa karnı guruldayan çocuklar iktidarın gurur karnesine baktığında da açlıkları işte o kadar yatışır. Epey etkili bir propaganda olduğunu takdir edersiniz yani.

Muhalefet, bu yanıyla ilgilenmek yerine Atatürk’ü ve bayrağı karnelerden kaldırdılar diye tepki gösterdi.

Bakan Tekin de güreşin yine sevdikleri mindere çekilmesinden aldığı keyifle onların karne değil, gelişim raporu olduğunu söyledi. Ve lâfı kendince gediğine şöyle oturttu:

“Bu çok basit bir siyaset. Kamuoyunda ‘asrın hırsızlığı’ diye bilinen, görünen bir şeyi saklamak için bu kadar sığ düşünmemeleri lazım...”

Muhalefete güya okkalı ağız payı ve sığ düşünme dersi veren Bakan; çocuklara böyle mi doğruluk, dürüstlük, hakka hukuka saygı, yalan ve karalamadan uzak durma örneği olacağına ise zerre önem vermiyor.

Dönem başında okullara temizlik görevlisi ve sabun, aç gelen çocuklara hâlâ bir öğün yemek veremediği gibi...

BAKAN BEY’İN KENDİSİYLE ASRIN İMTİHANI

Yönettiği devlet okullarına güvenmediğinden mi, çocuğunu niye özel okulda paralı okuttuğu, tercih hakkıysa parasızlıktan kolejde okutamayanların günahının ne olduğu sorularına da doyurucu cevap verememişti.

“Okullarda cadılar bayramı kutlanıyordu. Başladığımız yıl onu yasakladık. Noel, milli ve manevi değerlere aykırı bir durum. Ramazan etkinliklerinin okullarda olması için yazılar yazdık” dediğinde farķlı mı?

Hangi iktidarı yerdiği, hangi partinin okullarda Noel ve cadılar bayramı kutlattığı, kendisinden önce CHP’nin tek parti döneminde mi yaşandığı, ayrıca devlet okullarıyla çocuğunun gittiği özel okullardaki kutlamaları mı karıştırdığı, hem 2024 Noel hazırlıklarını Londra’dan selamlayan paylaşımın büyük kızına ait olup olmadığı hususlarına gelince... Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu eleştirilerine tek kelime karşılık vermedi henüz.

Ama ‘asrın hırsızlığı’nı örtbas için sığ demagojilere başvurmama akılları veriyor muhalefete. Onda başarılı.

Okulları CHP’li belediye temizleyeceğine pislik mi götürsün, tartışmasında böyle cevval değildi.

Devlette israfı kesmeye niye yöneticilerin itibar ve gösteriş giderlerinden, makam odaları ve araçlarından değil de öğretmenler odasının çay ısıtıcısından, okulun temizlik giderlerinden başlandığında da aynı performansı gösterememişti.

Ne de olsa asrın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni Milli Eğitim’e kazandıran Bakan kendisi. Göz doldurmasına yetiyor.

Önceliği, milli kültür ve geleneklerimize aykırı etkinlikleri okullarda yasaklamak. İlla Noel kutlamak isteyen, parayı basıp Londra’ya gidecek yani.

Batılılaşmanın, Batı hayranlığının zirvesi Sultan Abdülhamid’in sarayıyken Abdülhamidçilik adına Batı karşıtlığı yapmanın derinliği de ortada. Yapay zekâ çağında bu güdüklük, muhalefetin sığlığından elbette.

Eğitimde özü, içeriği bırakıp şekli, zevahiri kurtarmayı önceleyende çap ve derinlik başka oluyor canım. Her şey bitti de sıra nelere geldi maşallah, baksanıza.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.