O şarkıcılar ABD ile İsrail’in aparatı mı?

Hadise, Gülben Ergen, Demet Akalın, Ebru Gündeş gibi şarkıcılar hedefte...

Sen misin İran’daki rejim karşıtlarıyla dayanışma sırasına giren!

Emperyalizmin aparatı oldukları mı söylenmedi, emri CIA ve Mossad’dan almakla mı suçlanmadılar, Siyonizmin uyuyan hücrelerinin uyandığına mı yorulmadı...

Güya uzaktan kumandayla düğmelerine basılınca harekete geçmiş, ileri atılmışlar.

İstiyorlar ki, bu şarkıcıların istihbarat elemanı olarak yetiştirilip eğlence sektörümüze sızdırıldıklarına inanalım.

Sanırsınız Hadise’den, Gülben’den, Demet’le Ebru’dan gelecek işarete bakıyor İran’daki molla rejiminin kaderi.

Protestocular, 45 yıllık rejimi yerle bir etmek için onlardan işaret fişeği bekliyormuş gibi bir hava estiriliyor.

CIA ve Mossad, sonunda gizli silahlarını ortaya çıkarıp cepheye sürmüş zannedersiniz. Mollaların sonunu bu magazin bombaları getirecek, rejim daha da ayakta kalamaz, öyle bir omuzla yüklendiler ki yıkıldı yıkılacak...

Altı üstü sosyal medyadan gösterilere destek mesajı atmışlar. Yasakçı, kapalı bir baskı rejimi altında süründürülen, sefalete mahkum edilen İran halkının yanında olduklarını söylüyorlar. İnsanca yaşama, daha iyi yönetilme taleplerini savunuyor, hak ve özgürlük mücadelesinde kazanmalarını diliyorlar.

Bizim aklıevveller işkilleniyor. ABD ile İsrail birkaç şarkıcının bu dilek ve temennilerine bel bağlıyordu, İran’ın demir yumruklu rejimini işte bu yenecek, savaşın seyrini şimdi değiştirdiler diye.

İran’la ABD- İsrail arasındaki güç dengesinde şarkıcıların nasıl oyun değiştirici bir ağırlığı olduğunu vehmediyorlarsa artık...

Buradaki akıl fukaralığından daha gülüncü ise o şarkıcıların asıl derdinin Azerbaycan’a göz kırpmak olduğunu görememeleri. Siyonizme, emperyalizme falan iş attıkları yok.

Bakü’de yüksek kaşeli konser veren, ekstralara giden şarkıcılar olmaları tesadüf mü?

İran’la Azerbaycan’ın karşılıklı şüphe ve suçlamalarından haberdar olan, bağlantıyı anlardı. O şarkıcılar ekmeklerinin peşinde, Siyonizme hizmetin değil.

Azerbaycan, İran’ı kendisine rejim ihraç etmeye çalışmakla itham ediyor. İran da Azerbaycan’ı Siyonizmin üssü hâline gelmekle, kendisine karşı İsrail’le yakınlaşmakla, askeri işbirliğiyle...

Bakü’nün Karabağ Zaferi’nden İsrail’de büyükelçilik açmasına ve Zengezur Koridoru’na... Tahran, hepsini aleyhine buluyor, tehdit ve kuşatma olarak değerlendiriyor.

Şu hâlde Bakü konseri kovalayan şarkıcılarımızın İran rejimi aleyhine dilek ve temennileri kimi memnun etmek içindir?

Aklıevveller onu söylemiyor. Ya cehaletten ya kasten, Azerbaycan faktörü hiç yokmuş gibi anlatıyorlar.

Hedefteki şarkıcıların yumuşak karnını da bulmaz mı uyanıklar! Gazze’den yakalıyorlar. Maskelerini düşürmek için en vurucu soruyu şöyle soruyorlar: Gazze katliamında neredeydiniz, İsrail’e niye sesiniz çıkmadı?

Artık saklanacak yeri kalmayan Mahsun Kırmızıgül, bakın elleri nasıl kaldırmış havaya:

“İran’la ilgili yaptığım paylaşımdan dolayı bazı haysiyetsizler yine utanmadan, arlanmadan yazmış. Amerika yazdırıyor, İsrail yazdırıyor diye.

Yetmemiş, bir de akıllarınca ‘Filistin’le ilgili hiç yazmamış’ demişler.

Filistin’le ilgili ne yazdığım da, nerede durduğum da ortada.

Bize laf edeceğinize, bu ülkede Filistin deyip, Gazze deyip; arka planda Amerika’nın ve İsrail’in çıkarlarına hizmet edenlere bakın...”

Almışlar mıdır cevaplarını?

TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN YOL AYRIMI

PKK; örgütlü yapısını koruyarak Türkiye’de sivil siyasi aktöre, Suriye’deyse yönetimin meşru silahlı ortağı SDG’ye dönüşecekti. Terörü bırakma karşılığında beklentisi, demokratik entegrasyondan anladığı buydu.

İktidar ise silahı bıraktıktan sonra örgütlü yapısını da dağıtıp hem Türkiye hem de Suriye’de kalabalığa karışarak kaybolmasını öngörüyordu.

Terörsüz Türkiye’den aynı şeyi anlamadıkları gerçeğiyle şimdi yüzleşme safhasındalar. Daha fazla ötelenemez noktaya gelindi.

10 Mart uzlaşmazlığı, Halep çatışması olarak sürece yansıyan da bu ertelenmiş krizdir.

Bilinçli bıraktıkları boşlukları doldurup amaç ve beklentilerini örtüştürebilecekler mi?

Dün Bahçeli’nin DEM’e ve Mazlum Abdi’ye sert çıkması, Bakırhan’ın da MHP’ye tepkisi ipleri koparmaz. Ama birbirlerinin beklentilerini karşılamaktan ne kadar uzak olduklarını gösterir.

Süreç yol ayrımında. Çözümü ise güç kullanarak kesip atmak değil. YPG, bir günde yer yarılıp içine girmeyecek.

Birlikte nasıl yaşanır?

Taraflar gerçekçi, dürüst ve cesur önerilerden kaçtıkça sürecin bunu atlatması zorlaşacak.

YORUMLAR (19)
19 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.