Savaş kapıda sığınaklar nerede?

Haziran 2025’te İsrail, İran’ın askeri komuta kademesiyle hava savunmasını hazırlıksız yakalayıp vurduktan sonraydı. MİT’in talebiyle TOKİ’nin 81 ilde toplu sığınaklar yapacağı haberleri çıkmıştı.

Yanı başımızda, istemediğimiz ama muhtemel bir savaşa hazırlık içindi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı, bakanlar toplantısında Cunhurbaşkanı’na sunum yapmış, TOKİ’ye talimat verilmiş, her ile modern sığınaklar inşa etmeye Ankara’dan başlanmıştı bile. 120 günde bitirileceği duyuruluyordu.

Dün Milli Savunma Bakanlığının İran sınırında her türlü tedbiri aldıklarına dair bilgilendirmesini okurken aklıma geldi.

Neredeyse 6 ay oluyor, dibimizde bir savaş hiç olmadığı kadar yakın ama sığınaklar nerede diye tarayınca bir bilgiye ulaşamadım.

Trump, savaş tamtamları çalarak tehditler savururken Pentagon, İran’a karşı bölgeye askeri yığınağını hızlandırdı.

Dünya anlamaya çalışıyor: Bu, göz korkutarak masaya oturtmaya dönük bir güç gösterisi mi, gerçek bir saldırının eli kulağında mı?

Ne olursa olsun etrafımızdaki ateş çemberi daralıyor.

Sınırımızda güvenlik tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarılması rahatlatıcı.

Fakat 81 ilde sığınak yapmak da acil bir ihtiyactıysa gün, bugün.

Her senaryoya hazırlıklı olmak önemli.

Sığınaklar, gizli tutulmak için yapılmıyordur. Millet, yerini ve nasıl kullanacağını bilmediği sığınaklara kaçarak korunamaz. Açık kaynaklarda bulunabilmeleri gerekmiyor mu?

ACİL DURUM EL KİTAPÇIĞI HÂLÂ YOK

İlk gündeme geldiğinde “sığınak var kitapçık yoksa” başlığıyla yazmıştım. Ağustos ayıydı.

Demiştim ki, 81 ile sığınak inşaatınız var ama her vatandaşa kılavuzluk edecek bir el kitapçığınız yoksa ne yapmak istediğiniz tereddütle karşılanır.

Neye dayanarak mı söylemiştim? Çünkü ileri geri şu tür lâflar ediliyordu:

Müteahhit zenginleştirme projesi mi, yeni rant işi mi, deprem toplanma alanları gibi amacı dışında kullanılması nasıl önlenecek, 87’de çıkan sığınak yönetmeliği niye doğru düzgün uygulanmıyor, zorunlu sığınaklar bizde depo ve otoparka dönüştürülürken Avrupa’yı örnek alıp metro, garaj, tünel altyapıları neden acil durum planlarıyla değerlendirilmiyor?

Savaş çığırtkanlıkları ciddiye binince o şüpheler artık geride kaldı. Sığınak ihtiyacını akledenler öngörü sahibiymiş, bravo.

Ama şüpheleri gidermek için o gün önerdiğim yol bugün hâlâ geçerli.

Planlamanızı, milleti her türlü senaryoya hazırlayacak el kitapçıklarıyla desteklemeden nasıl olacak?

İsveç’te, Norveç’te, Finlandiya’da evlere dağıtılan, dijital formda sunulan “Kriz ya da Savaş Çıkarsa” kitapçıkları boşa değildir sanırım.

NATO koruması altındaki ülkeler, kapılarına dayanan Rus tehdidine karşı ‘ilk günlerde evde nasıl hayatta kalınır’ broşürleri veriyor halka.

Cep telefonunu nasıl şarj edeceğinden üç günlük su ihtiyacını nasıl depolayacağına kadar vatandaşa yol gösteriyorlar.

O küçük rehberler bizde niye yok?

BAKIN SIĞINAKLA NİYE BİTMİYOR?

Her binada, tesiste şart koşulan sığınaklara ne olduğu tartışması faydasız. Allah göstermesin, ihtiyaç hâlinde yarın koşabileceğimiz hazır sığınaklar lâzım.

Fakat sığınağı yapmakla bitmiyor. İlk günden şu sorduklarım bugün de cevap bekler...

Sığınağımız ulaşılabilir yerde mi, kapasitesi ne, herkesi alacak mı?

Sığınakta kim öncelikli; yaşlı mı, engelli mi, çocuk mu?

Gidemeyip, sığamayıp eve kapanırsak kaç gün yetecek, ne tür erzak bulundurmalı?

Su kesilirse, elektrik giderse ne yapmalı? Nasıl haberleşmeli?

Hangi alarm ne anlama geliyor?

Bunları kim, nereden öğrenecek, belirsiz.

81 ilde sığınak yapınca herkese kendiliğinden malum olmayacak, kimsenin içine doğmayacak bu bilgiler.

Bir gün sirenler çaldığında... Sığınaktan önce, panikle kaçışmayıp ne yapacağını bilen bir toplum bulacak mıyız?

Yoksa gerçekten hazırlanmış ve güvende olabilir miyiz?

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.