Tarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı?
Ben içinden çıkamadım...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerle iftar programında başka bir tarım ve hayvancılık tablosu anlattı. Üretim başarısında dünya sıralamasının başlarındayız hep.
Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu üyesi Ramazan Bingöl ise gıda fiyatlarıyla ilgili bambaşka bir tablo çiziyor. Ona göre de pahalılıkta dünya sıralamalarının en başlarındayız.
En çok üreten bizken en pahalısı nasıl bizde oluyor? Bu ikisini birlikte başarmak apayrı bir hikâye, hayatın doğal akışına aykırı çünkü.
Tarımı hiç ellemeden, hayvancılığı hiç yönetmeden kendi hâline bıraksan... Hem üretim hem pahalılıkta birincilik mümkün değil bir araya gelmez.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, 2018’de görevden giderken gıda enflasyonunu dizginlemekten söz ediyordu. 5 yıl sonra geri geldi, üstünden de 3 yıl geçti, hâlâ gıda enflasyonuyla canhıraş mücadelemiz sürüyor.
Mutfaktaki yangın bir türlü kontrol altına alınamadığına göre bir yerde yanlış yapıyor olmalılar ama nerede?
Dedim ya, ben çıkamadım bu şampiyonluğun içinden.
Cumhurbaşkanı’nın söylediği şuydu:
“Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği ‘Türkiye’de tarım bitti’ iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil, uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor.
Türkiye hasılada Avrupa 1’incisi, dünyada 7’nci sırada. Sebze üretiminde dünyada 3’üncü, meyvede 4’üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3’teyiz.
Çiğ sütte dünyada 9’uncu, Avrupa’da 3’üncü sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk 10’da, Avrupa’da 1’inciyiz. Tavuk etinde dünyada ilk 10’da, Avrupa’da 2’nciyiz. Yumurtada dünyada yine ilk 10’da, Avrupa’da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2’nci sıradayız.”
Bunun aksini iddia edenin dezenformasyon yaptığı da vurgulanıyor konuşmada. Belirtmeme bilmem gerek var mı?
Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ramazan Bingöl, aynı zamanda tanınmış bir restorancı. Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneğinin de Başkan’ı. Sektörün gerçeklerine hâkim biri yani.
Ramazan başında X’ten göz doyurucu bir iftar sofrası paylaştı. “İftar soframız bir sanat eseri, tablo gibi olmalı” yazıyordu.
Bir tartışmanın fitilini istemeden böyle ateşledi işte.
Bulanlar, bulamayanlar, fakir sofraları derken... Türkiye şartlarında göze battı, fazla geldi.
Bingöl, tepkiler üzerine paylaşımını sildi ve iktidara yardımcı gazetecilerden Zafer Şahin’in YouTube yayınına çıkarak kendini savundu.
“Ben 2 bin 250 liraya satıyorum, linçleniyorum. Beni eleştirenler 7 bin 500 liralık yere gidiyor, oraya bir şey demiyorlar” argümanını bir kenara koyalım.
Asıl Ramazan Bingöl’ün şu dediklerine bakın siz. Dünyanın en pahalı yemeklerinden birinin bizde olduğunu kabul ediyor. Ama dünyanın en yüksek kiralarıyla etten süte ve sebzeye ham gıda fiyatları, işçi ücretlerinden, hatta kıdem tazminatlarından birinin bizde olduğunu da ekliyor.
Restoranların pahalılığında açgözlülüğün payı, sektörün suçu yok mu peki?
Hakkını yemeyelim, Ramazan Bingöl onu da inkâr etmiyor. Ve fakat açgözlülük, bu pahalılığın ancak yarısını açıklarmış.
Gerisini siz çözün artık, ben çıkamadım içinden.
İSRAİL TEHDİDİNE İKTİDAR NEDEN LAKAYT?
Siyonist İsrail, Nil’den Fırat’a vaat edilen topraklar hayâli görüyor da işgali tüm Orta Doğu’ya yayma niyetindeyse... Gözü Anadolu topraklarındaysa... İstanbul da tehlikedeyse... Yani sırada Türkiye varsa, asıl hedef bizsek... Trump’ın İsrail Büyükelçisi, fanatik ve Siyonist bir evanjelik olarak şimdi kalkıp bunu savunduğunda gereği nedir?
Herhalde Trump’ın Barış Kurulu’nda İsrail’le yan yana oturmak ve Büyükelçi’sinin zırvalarını duymazdan gelmek değil. Herhalde kerhen, cılız ve göstermelik tepkilerle geçiştirmek değil. Herhalde AK Parti Sözcüsü Çelik gibi, hedefinin bazı Arap ülkeleri olduğunu söylerek üstümüze alınmamak da değil.
İsrail saldırganlığından Bahçeli’nin çıkardığı sonuç, iktidar kavgasını bir kenara bırakıp iç cepheyi güçlendirmekti.
İktidarın rahatlığı, iç cepheyi güçlendirmekten gelmiyordur. Niye oralı değiller öyleyse?
Ya ‘kapımızda’ dediklerinde tehdide gerçekten inanmıyorlardı, ondan ciddiye almıyorlar. Ya da bir ihtimal daha var, yarına yazarım.
