Demokrasi yaşlandı mı?

Kim ne derse desin; ister liberal değerlerin krizi, ister çok kültürlülüğün çöküşü, ister hedonizme varan bireycilik olsun, bunların ölçülü hâlleri; bireysel, kültürel hatta kimliksel özgürlük düzenine işaret eden boyutlarıyla insanlık için alternatifsiz referanslar olmayı sürdürüyor.

Bugün dünyanın ve ülkenin geldiği nokta, söz konusu değerlerle bağlantılı kimi toplumsal, siyasal ve ekonomik gelişmelere verilen tepkilerle açıklanabilir.

Peki sonra?

Sonrası karanlık…

O zaman tepkiler kadar gelinen noktaya da bakmak gerekir. Türkiye’deki siyasi düzen, yargı yapısı, otoriter gelişmeler ve Trump’ın dünyayı içine sürüklediği durumun korkunçluğu, gelinen noktayı tarif etmektedir. Yerlilik, millilik, milliyetçilik ve kendine haslık; kurucu değil, bozucu ve hastalıklı biçimleriyle otoriterlik hâllerine dönüşmektedir.

Orban kavramıyla ifade edilen illiberal demokrasi, sandık düzeninin vardığı noktaları göstermektedir.

Karşımızdaki iki seçenek hiçbir zaman değişmedi ve değişmeyecek:

Bunlar demokrasi ve otoriterliktir.

Otoritarizmin; hoyratlık, cebir, keyfilik, şahsilik ve adaletsizlik demek olduğunu, gücünü içe kapalı toplum modelinden aldığını yıllardır deneyimleyerek görüyoruz.

Diğer seçenek ise unutulmaya başlayan, hatta yaşlı görülen demokrasidir ve bunun tam tersidir. Demokrasi; siyaset, toplum ve devlet arasında etkileşime, uzlaşmaya dayalı ilişkiler üzerinden; özgürlükler, haklar ve adalet temelinde işleyen bir düzendir. Bu düzende toplumun talepleri, zamanın ruhu ve gerekleriyle evrensel değerler süzgecinden geçer; diğer taleplerle kesiştirilir ve siyasi kararlara dönüşür.

Bu dönüşümde siyasi denetimi yetki-sorumluluk mekanizmaları, hukuki denetimi hukuk ilkeleri çerçevesinde kurumlar hiyerarşisi, hukukun denetimini ise hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda bağımsız yargı sağlar.

Ekonomik eşitsizlikler, kültürel farklılıklar, karmaşık kent yapıları, savunma ve hizmet mekanizmaları karşısında; çağımızda bu işleyişin yokluğu ya da eksikliği, ekonomik, politik ve sosyal sorunların başlangıç noktasıdır.

Bu yokluk; son yıllarda yaşadığımız üzere kolektif aklı ve denetimi devre dışı bırakır, keyfiliği devreye sokar; devlette, siyasette ve toplumda fiilî durumlar yaratır. Farklı kesimler, birimler ve organlar arasındaki ortak değer ve kurallar üreten iletişim kanallarının tıkanmasına yol açar.

Hukuk zemin kaybeder, güçlünün imha aracına dönüşür.

Bir de işin akıl yürütme ve siyasi kültür boyutu vardır. Yukarıda anlatılan işleyişin içselleştirilmesi, demokrat zihniyeti filizlendirir; demokrasi bu zihniyetten beslenir ve onunla güçlenir.

Demokrat zihniyet; önce ötekini dinlemek ve anlamak, alınacak kararı ve kurulacak düzeni onunla birlikte; tavizlerle, iknalarla ve kabullerle inşa etmek demektir. Demokrat zihniyet için tartışma kurucudur.

Temel işlevi “ötekini” dinlemek ve anlamaksa; anlamak farklı görüşler arasında etkileşime yol açıyorsa ve bu etkileşim zengin, yaratıcı bir kimlik üretiyorsa, bu durum eşitlikçi ve özgürlükçü ilke ve kurallar etrafında şekillenen bir toplumsal mutabakat anlamına gelir.

Demokrasiden beslenen ve demokrasiyi besleyen de işte bu mutabakat ve zihniyettir. Bu çaba, bizden farklı olanların varlığı ve talepleriyle kurulan ilişkiyle mümkündür.

Yıllardır bu yolu ve bu umudu destekledik, bekledik…

Ama umut her zaman bakidir.

Demokrasi ise her zamankinden daha gençtir.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.