Back To Top
Oryantal, oryantalist, oryantasyon derken oryantiring sökün etmez mi!

Oryantal, oryantalist, oryantasyon derken oryantiring sökün etmez mi!

 - Son Güncelleme: 22.10.2019 Salı 08:43
- A +

Bu yazının başlığını önce “Türk Dil Kurumu kapandı mı?” koymayı düşündüm. “Kapanmak” kelimesi bana muğlak geldi. Feshedildi mi veya lağvedildi mi desem, onu da Kurumcular anlamaz. Belki de “böyle bir Kurum var mı?” suali doğru sorudur.

Eğer Devlet bir kuruma bünyesinde yer vermişse, bir sebebi vardır ve bu sebep de bir çözüm gerektirir. Dil Kurumu, bu milletin, ülkenin dilini korumak ve geliştirmek için devlet yapılanması içinde yer alıyor olmalıdır.

Devlet kurumları listesini gözden geçirelim.

Tapu Kadastro’dan Diyanet İşlerine kadar birçok teşkilat var. Görevleri belli, gerektiğinde konu ile ilgili görüşleri doğrultusunda iş yapılan kurumlar bunlar. Peki Dil Kurumu’nun görevi nedir ve bu doğrultuda işini yapmakta mıdır?

TDK bugün bazı kitaplar yayınlayan, bazı toplantılar yapan ve dergi çıkaran bir devlet kurumudur. Bunları yaparken sırf nitelik açısından bakarsak, böyle bir kuruma ihtiyaç yoktur! Türkiye’de en kaliteli kitapları TDK’mı yayınlıyor? Geçenlerde bir Galatat kitabı yayınlamış, bütün uğraşmalarımıza rağmen edinemedik. Çünkü Galatat kitabının kendisi galatatmış! Yanlışlar kitabı yanlışlar okyanusu imiş! Bu yüzden dağıtımı durdurulmuş.

Hele üçüncü sınıf bir edebiyat dergisi çıkarmak için bu kadar para dökmeğe hiç değmez.

Dil Kurumu’nun ne yapması gerekirse asıl onu yaptığına bugüne kadar şahid olmadım. Tabiî 1980 öncesi hariç. 1980 öncesinde Dil Kurumu dernek statüsünde olmakla beraber Türkiye’nin dil meselelerinde yanlış veya doğru etkili bir yapı idi.

1980 darbesinden sonra Devlet Kurumu yapıldı, söndü gitti. Demek ki memur zihniyeti ile bu işi yürütmek mümkün olmuyor.

Türkiye günümüzde büyük bir dil buhranı yaşıyor, bundan kurumcuların haberi var mı bilmiyorum. Bir taraftan yabancı kelimeler sınır tanımadan dilimize sokuluyor, hem de Devlet eliyle, diğer taraftan uydurmacılık altın devrini yaşıyor. Doğru ve gerçek Türkçe şuurunun takipçisi yok.

Şunu söylemek istiyoruz: Dil Kurumu en azından devletin dil siyasetinin oluşmasında gerçekten söz sahibi olmalı.

Devlet kurumlarının dili ile ilgili takip merkezi kurmalı ve destursuz dilimize sokulan kelimelere dur diyecek bir mekanizma geliştirmeli. Meclis’ten kanunlar çıkmadan dili üzerinde görüş belirtmeli. Tüzükler, yönetmelikler Dil Kurumu’nun denetiminden geçmeli. Tabiî dil meselesi sadece dil hocalarına bırakılamayacak mühim bir konudur, edebiyat alanında kendini kabul ettirmiş şahsiyetler de Dil Kurumu’nda yer almalı. Düşünün, bir Dil Kurumu ki edebiyatçılara kapalı! Dilin teorisini dil hocaları bilir, uygulamasını edebiyatçılar. Dili güzelleştiren edebiyatçılardır.

Gelelim başlıktaki kelimelere…

Oryantal kelimesi herkesin malûmudur. Bu kelimenin meşhur olmayan anlamını da hatırlamamız gerekiyor. Oryantal, şarka ait demektir. İşte bu doğuya mahsus konular oryantalizm denilen bilgi alanına vücut vermiştir. Bunun bilginlerine de oryantalist denir. Biz oryantal oynayanlara oryantalist demeyiz ama batılılar der mi, onu da bilemiyorum!

Tabiî doğubilimi, şarkiyat bizim ezeli baş belâmızdır. Bu siyasete bulanmış ilimle uğraşanlar doğunun nasıl bilgi ile sömürüleceği konusunda uzmanlaşmıştır. Aynı kökten oryantasyon kelimesi de her nasılsa dilimize girmiştir ki, Türkçesi “yönlendirme” demektir. Bazı yabancı dil gösterişçileri “oryante’yi “etmek”le birlikte kullanırlar!

Bunları iyi kötü anladık da, “oryantiring” de nereden çıktı? denilirse nasıl cevap verelim? Bu İngiliz eğitim bakanlığının marifeti mi diyelim?

Öyle desek yalancı çıkarız, adıyla sanıyla “TC. Milli Eğitim Bakanlığı” çocuklarımızı böyle bir kelime ile “eğitmek” istiyor.

“Oryantiring eğitimi” ara tatili öğretmen semineri programında yer alıyormuş!

Trink para gibi tiring eğitim!

Yok mu bunun Türkçesi? Eskiden “istikamet tayini” denirdi. Milli Eğitim istikametini kaybettiği için şimdi diyelim ki “yönbulma”!

Oryantirig eğitimi çocuğumuza yön mü buldurur, istikamet mi kaybettirir siz hesab edin.

Programda bir de “orff eğitimi” varmış! Yani keşfederek öğrenme! Çocuklar orff yapacaklar, böylece hiçbir şey keşfetmemiş olacaklar!

Milli Eğitime söylenecek her şeyi daha önce defalarca söyledik, kılları yok ki kıpırdasın!

Şimdi sözümüz Dil Kurumu’na: Bütün bunlar olurken siz neredesiniz?

Kurumculara oryantiring yaptırsak yönlerini bulurlar mı acaba?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURUMürsel 22 Ekim 2019 14:41
Mesele Türkçeyi iyi bilip doğru kullanan edebiyatçı sanatçıların üzerinde.Agop D'ın uydurukçası zihinleri silkeledi iyi de oldu.Ama toplum Agop'un düzmece tilciklerini mermi gibi kullanıp ardından birbirini öldürdü.Dil gönüllülerine hatta fedailerine ihtiyaç var.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 19:58
0
Her lisanda her kelime uyduruktur. insanlar konusmaya basladiklarinda olaylari, duygulari, tabiatta var olan herseyi anlatmak icin kelimeler uydurmuslardir. Zamana ve ortama gore de yeni kavramlari, arac gerecleri tarif edebilmek icin yeni kelimeler de uydurmakta devam etmislerdir. Agop Dilacar eski Turkceyi en iyi bilen dilbilimciydi. Eski Turkce hakkinda kim ne kitap yazmissa Agop Bey'in bilgisinden yararlanarak yazmistir. Dil icin fedailere degil dilbilimcilere ihtiyac var.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 13:11
Bir kelimeyi yazınıza konu olarak seçiyorsanız önce kelime hakkında tam bilgi edinmenizi öneriyorum.
Mehmet 22 Ekim 2019 15:33
2
Yapmayın etmeyin, bu işlerin görevlilerinin bile çok önemsemediği, üzerinde durup kafa yormadığı önemli bir konuda yazan, gündeme getiren ve ömrünü bu işe adayanlara biraz saygı gerekmez mi? Zaten son yıllarda meseleleri halının altına süpürmek,çoğu zaman da görmemezlikten gelmek bir alışkanlık oldu.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 10:58
Sonundaki ing ekini görünce hemen İngilizce sanmak, kökenini ve tarihini araştırmaya tenezzül bile etmemek yazınız ile harika bir çelişki oluşturuyor. Siz bu saldırgan mantıkla ne dili koruyabilirsiniz ne de oryantiring gibi bir sporun insana katacaklarını anlayabilirsiniz. Çok merak ediyorsanız Türkçe koşarak hedef bulma da deniyor. Sadece Google kullansanız dahi erişebileceğiniz şu basit bilgi için uzun uzun yazmışsınız. Hani anlatımda sadelik?
Berkay KILIÇOĞLU 22 Ekim 2019 10:28
Türk diline ne kadar hakimsiniz. Mesela bu makaledeki "şahid" kelimesi TDK sözlüğünde var mı? Yabancı kökenli kelimelerden arındırdığınızda kaç kelime kalır acaba Türkçede. Arapça, Farsça, Fransızca olmayan yüzde yüz Türkçe olan kelimeleri biliyor musunuz? Futbol için de bir sözünüz var mı? Voleybol? Basketbol? Oryantiringi sadece sonunda ing yazıyor diye İngilizce kabul edebiliyorsunuz ama aslında İsveççe bir kelime. Bu kelimenin işaret ettiğin spor dalı da diğer dallarda olduğu gibi uluslararası bir spor. 55 ülkede federasyonu var ve aynı adla anılıyor.
Krr 22 Ekim 2019 08:38
Türk dilini korumak sadece TDK'ya bırakılmayacak kadar hassas bir konu. Devlet birimlerinin topyekun yeni çıkan mantıklı kelimeleri yine bu işin uzmanları ile istişare ederek (TDK dahil) medya ve eğitim kurumları vasıtasıyla dilimize kazandırması gerekir. Kabul gören kelimeler benimsenir kullanılır zaten. "Ayak kabı" kabul görmüş "su kabı" yerine şişe-damacana kabul görmüştür. Toplum doğal seçicidir. Yeter ki topluma doğru ve mantıklı kelimeler tavsiye edilsin.
Köroğlu 22 Ekim 2019 07:58
Dil hayat içinde kendi yolunu bulur. Dışarıdan kelime almayan dil yoktur. Uydurma olmayan kelime yoktur. Doğru ve gerçek Türkçe diye bir şey yoktur. İnsanlar ne konuşuyorsa doğru ve gerçek Türkçe odur. Aleme nizam verme sevdası boştur ve hüsrana mahkumdur. Hep öyle olmuştur. Aleme uyum sağlanır ancak. TDK lağvedilmeli. Gereksiz yere vergi harcayan bir kurum. Sözlük basma işini üniversiteler de rahat yapar. Bir kaç sözlük olması da iyidir.
Köroğlu 22 Ekim 2019 10:57
0
Mesala Oxford Sözlüğü gibi bir Ankara Ü. Sözlüğü olsa fena mı? Bunlar hep Fransa'yı taklit etmeye çalışmaktan. Yahu Fransa, biz niye BK'dan geri kadık diye tartışıyor. Endüstri devriminin (daha zengin ve daha fazla mühendise sahip) Fransa'da değil de BK'da ortaya çıkmasının sebebi Fransa'nın her şeyi merkezden kontrol etmeye ve planlamaya çalışması, BK'nın ise (taa Magna Carta'ya dayanan) tarihi sebepler ile serbestiyete, girişime dayalı bir kültüre ve kişiyi koruyan bir hukuka sahip olmasıdır. Fransa'da Académie Française var. BK'da yok. Aynı gelenekten gelen ABD'de resmi dil bile yok. Yine d
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 13:21
0
...Yine de İngilizce Fransızca'ya nal toplatıyor.
Köroğlu 22 Ekim 2019 13:29
0
Her şeyi merkezden planlamaya ve regüle etmeye kalktığınızda bütün toplumu bir avuç beyinin insafına terk edersiniz. Genellikle o bir avuç beyinin kişisel beklentileri ile toplumun çıkarı örtüşmez. Oysa toplumun bütün enerjisini kullanmak gerekir. Bunun için de serbestiyet gerekir. Fikirler ve eylemler ortaya saçıldığında doğal seçilim toplumu ileri götürecek yolları ortaya çıkarır. Toplum bütün enerjisini ful kullanmış olur. Hikmeti kendinden menkul 3-5 bin memur/siyasetçinin enerjisine indirgenmiş olmaz. Merkezi otorite iyi bir şey değildir.
miralay 22 Ekim 2019 07:10
Odalarında mayışmış, Suriye gündemiyle millet uğraşırken kendilerini iyice kızağa çekmiş TDK memurlarının rahatını bozmanın, nazar-ı dikkati onlara çekmenin sırası mıydı be hoca!? Bak sıcak çaylarını içip gününü gün ederek maaşlarını almanın keyfini kaçırdın zavallıların.. Uydurukça kelimeleri, cümleleri kullanagelen milletimiz onların pek de umurunda mı olacaktı?
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 06:17
Sonunda doğdu bir yazı yazmışssınız. TDK'nın acilen bu işe el atması lazım. Yoksa ortada Türkçe diye bir dil kalmayacak. Bir millet kültürünü bu kadar sahipsiz bırakır mı? Osmanlı'da Türkçe de Türk de hor görüldü. Şimdi de sahipsiz kaldı.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 04:30
Turk Dil Kurumu'nu (TDK) Ataturk kurdu. Kurulus amaci Turkceye girmis olan cok sayida Arapca ve Farsca kelimeler yerine eski Turkce kelimelerin koklerinden turetilmis kelimeler koymak ve Turkceyi arindirmakti. O donemde eski Turkceyi en iyi bilen dilbilimci Agop Martayan'i TDK baskani yapti. O'na Dilacar soyadini verdi. Agop Bey eski Turkce kelime koklerinden binlerce kelime turetmistir. Bunlarin bir kismi halk tarafindan benimsendi, kullanilmaktadir. Ataturk, Agop Bey'in hayatinin sonuna kadar TDK baskani olarak gorev yapmasini vasiyet etmistir. 1978de oldugunde TDK baskaniydi.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 01:28
GEÇENLERDE ŞİYASAL SOSYOLOJİ ÜZERİNE TERCÜME ( CEVİRİ) BİR KİTAP ALDIM. AMAN ALLAHIM HER CÜMLEDE ANLAMADIĞIM BİR SÜRÜ UYDURMA KELİME,DEVRİK CÜMLELER, ANLAŞILMAZ MUĞLAK İFADELER, BİR SAYFAYI ANCAK ONBEŞ DAKİKADA OKUYABİLDİM. Bir fikir edinmem çok zordu,zamanı heba ettim. BU DİLLE İLİMDE BATI İLE NASIL YARIŞIRIZ
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 09:27
0
Türkiye'de tercüme işi çok kötü. İyi tercüman yok gibi. Dil de zayıf.
Mehmet 22 Ekim 2019 00:21
Tüm kurumlarda sil baştan "yeniden yapılanmaya" ihtiyaç var. Sayın yazar, "Büyük Türkçe Sözlük" yazarı olarak hassasiyetini anlıyorum ama her şeyin en iyisini bildiklerini sananlar ve uyarılara kulak tıkayanlar olduğu sürece hiç bir şey değişmeyecek gibi duruyor.
Karar Okuru 22 Ekim 2019 00:08
Eğitim filan boş bu coğrafyanın eğitim ötesi gelişmeye ihtiyacı var.
Tdk'na " çekinser" neden Çekimser..oldu diyorum Halk öyle konuşuyor..muş "Keşke" değil ... keşki ...diyorum Tdk Kem küm
agah 22 Ekim 2019 10:50
0
halk öyle konuşuyorsa zamanla o hali alır, bu çok normaldir. illa en kökenine bakarsak ev değil eb dememiz lazımdı. bugün eve eb diyen var mı?
Ah hocam Bir cümlenin yazımını sordum 4.uzmana havale ettiler İmdatlarına öğle tatili yetişti Benden kurtuldular
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN