Fatma Betül Sayan Kaya Yeni Partili olsaydı, hukuk nasıl işlerdi?
Bütün görevlerinde “affı” kabul edilen, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın borsada yaptıkları milyarlık vurgunu kamuoyuna açıklayan YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, dün düzenlediği basın toplantısında bu kez fon soygununa ilişkin “Hayrettin Koç” ismine işaret etti.
Hayrettin Koç adına 200 milyon euroyu bulduğu öne sürülen yüksek tutarlı işlemler yapıldığına dair iddialar bulunduğunu, fon skandalında bakanlık, bakan yardımcılığı ve milletvekilliği yapmış bazı isimlerin de adının geçtiğini, kendi adına işlem yapanın, kendisinin yerine vekaleten çantacı kullananlarının olduğunu söyleyen YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidara “Bunları siz açıklayın, bize bırakmayın” diyerek seslendi.
Emre, kendilerine çok sayıda isim ulaştığını ancak bir isimden yüzde yüz emin olmadan ve birkaç farklı kaynaktan teyit almadan kamuoyuyla paylaşmama prensibiyle hareket ettiklerinin altını çizerek, ancak gerekli kesinliğe ulaştıklarında bu isimleri açıklayacaklarını söyledi.
Olması gereken de budur. İktidar kanadının muhalefet siyasetçilerine karşı hiçbir kırmızı çizgi gözetmeden, itibar suikastına varan ve insanlık onurunu hiçe sayan karalama kampanyaları yürüttüğü böylesi bir siyasi iklimde; üstelik bundan en fazla etkilenen partilerden biri olan YENİ Parti’nin, canlarının yanmasına rağmen “Madem öyle, elimize geçtiniz, bir ise on yaparız, bir gerçeği söyleyelim, on çamur atalım; izi kalsın” duygusuna ve rövanş hesabına girmeden, canlarının yanmasına rağmen ilkesel tutum sergilemeleri oldukça kıymetlidir. Bu tavırları nedeniyle kendilerini kutluyorum.
YENİ Parti’ye ulaştırılan belgelerin, isimlerin ortaya koyduğu bir gerçek var, asıl önemli olan budur, bunu da çok kıymetli buluyorum. Demek ki devletin içinde hâlâ vatanını, devletini ve kurumlarını önemseyen;. Bütün kurumların iktidarın kontrolü altında olduğu bir dönemde bu yozlaşmanın ortaya çıkarılması son derece önemlidir. Gerçek vatanseverlik de budur
YENİ Parti’ye ulaştığı söylenen isimler ve bilgelerin ortaya koyduğu başka bir gerçek daha var, bunun da çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu gerçek şudur, demek ki devletin içinde hâlâ kurumların itibarını, kamunun vicdanını önemseyen, kamu kurumlarındaki yozlaşmadan, çürümeden vicdanen rahatsız olan insanlar var. Bir yanda “torununa bir altın alamadığı için” kendi canına kıyan polisimiz bir yanda ise iktidar siyasetçilerin akıl almaz ihtişam, zenginlik içindeki yaşamları. Bir yanda evine ekmek götüremez hale gelen, kirasını, elektriğinin, doğalgazının faturasını ödemekte zorlanan halk. Diğer yanda milyon dolarlık evlerde yaşamlarını süren, hiçbir utanma duygusu olmadan market arabalarını tıka basa dolduklarını söyleyen iktidar siyasetçileri…
Bu adaletsiz, hukuksuz düzenin, kamu kurumlarındaki çürümenin giderek ülkeyi boğduğunu gören kamu içindeki bürokratlar, Yeni Parti’ye fon skandalıyla ilgili belgeleri, isimleri ulaştırıyorlar.
Şimdi gelelim yüzbinlerce vatandaşın mağduru olduğu borsada milyonlarca lira vurgun yapan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşine.Dün Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşiyle birlikte Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde ettikleri 2,2 milyar liralık vurgunun parasını, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen hesaba iade ettiğine ilişkin haberler çıktı.
AK Parti ya da Maliye Bakanlığı tarafından henüz konuya dair herhangi bir açıklama yapılmadı…
2. 2 milyar lirayı iade etmeleriyle sorun bitiyor mu, gerçekten? 2. 2 milyar lirayı iade etmesiyle kapanacak bir mesele mi?
Hani hukuk çalışacaktı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki akşam kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa bizi bulur, devleti bulur, fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlerde ilişkisi tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir” demedi mi?
Dedi.
Hakeza Adalet Bakanı Akın Gürlek de “Vatandaşlarımız müsterih olsun, hiç kimsenin unvanı, ekonomik gücü veya çevresi hukukun üzerinde değildir” dememiş miydi?. (25 Eylül)
Peki bu durumda hukuk ne diyor? Gerçekten kanun, mevzuat işlediği zaman aslında ne olması gerekiyor?
SPK kanununun işlemesi gerekiyor ve SPK kanunu da hiçbir izaha ihtiyaç duymayacak kadar açık.
Bakın Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre meselenin hukuki boyutunu şöyle açıkladı:
“SPK kanunu açıktır. Etkin pişmanlıktan yararlanması için elde ettiği ya da sebep olduğu menfaatin iki katını Hazine’ye yatırır der. Bizim ifade ettiğimiz şekilde bu yapıldıysa burada kanun açık. Fatma Betül hanımla ilgili aynı işlemi yapmak zorundasınız. AYM önünde Ali Şekeroğlu’nun geçinemediği için canına kıydığı ortadayken, böyle bir ortamda karşılaştığımız yolsuzluklarla ilgili herkesin üzerine gidilmesi lazım. Biz çaba gösteriyoruz ama demokratik bir hukuk devletinde bu iş siyasi partilere düşmez, hukuka düşer.”
Peki bütün medyaya SPK’nın Fatma Betül Sayan Kaya ile ilgili suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığı haberleri çıkmıştı.
Sonra SPK’nın açıkladığı listede Fatma Betül Sayan Kaya’nın ismi yer almadı.
Neden SPK Fatma Betül Sayan Kaya hakkında suç duyurusunda bulunmadı? Kim engelledi?Hani hukuk işleyecekti, ne oldu?
Ayrıca Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya toplamda bir tek hisseye tek kalemde 163 milyon lira yatırmış. Varlıklı bir aileden gelmeyen Fatma Betül Sayan Kaya 163 milyonun hesabını vermesi de gerekiyor. Bu parayı nereden elde etti?
SPK kanunun işlemiş olsaydı Fatma Betül Sayan Kaya borsadan kazandığı haksız kazancın iki katını ödeyecekti. Demek ki hukuk işlememiş.
Şu sorum hala geçerli Fatma Betül Sayan Kaya AK Partili değil de Yeni Partili olsaydı hukuki, siyasi süreç nasıl işlerdi?
Hamiş: Fatma Betül Sayan Kaya, Muhammed Yarız’ın jetiyle hacca gittiği iddiası için “Böyle bir şey mümkün mü? Bu iftiradır” demiş.
163 milyon liranın dört ayda 2. 17 milyar nasıl olabiliyor? Bir milletvekili ve doktor eşi geliriyle 163 milyon lira (ki bu bildiğimiz rakam) nasıl biriktirebiliyor, gerçekten böyle bir kazanç nasıl mümkün oluyor?
Fatma Betül Hanım bunlara yanıt versin ve hadi “böyle bir şey mümkün mü?” diye itiraz etsin?
Bize göre mümkün değil.
