Back To Top
ABD’ye koz verince

ABD’ye koz verince

- A +

Halk Bankası üzerinden Türkiye aleyhine açılan ve Zarrab’ın tanık olarak kullanıldığı davanın ‘siyasi’ olduğunu vurguluyoruz. Dava hukuki zemin üzerinde yürüyebilir ve hukuki sürecin her aşamasına da riayet edilebilir. Ancak ABD bu tür olayların hepsini yargı önüne taşımıyor. Diğer deyişle hangi ülkenin dava konusu edileceğine ‘birileri’ karar veriyor. Dolayısıyla konunun ‘siyasiliği’ kimin haklı olduğunun ötesinde bir gerçeklik…

***

Haklılık meselesine gelirsek, Türkiye’nin kendisini ABD yaptırımlarıyla bağlı hissetmesi gibi bir zorunluluğu olmadığı gibi, İran’la ilişkilerde BM yaptırımlarına da riayet edilmiş gözüküyor. Buna karşılık yapılan işlemlerde ABD bankalarının ve parasının kullanılmış olması, ABD yaptırımlarının delinmesi anlamına geliyor. Halen süren davada savcılık ayrıca Türk makamlarının ABD’deki muhataplarına doğru bilgi vermedikleri ithamını da yapıyorlar. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin ABD yaptırımlarını ‘dikkate almayan’ veya ABD finansal sistemini kendi amacı için ‘kullanan’ bir tutum sergilediğini kabul etmek gerekiyor. Öte yandan bu kabul, meselenin ‘siyasi’ niteliğini değiştirmiyor…

Davanın diğer ekseni olan rüşvet meselesi ise daha da ‘siyasi’ addedilebilir. Çünkü ABD için önemli olan yaptırımların delinmesidir. Söz konusu delinme sonucu ortaya çıkan ticaretten kimin nasıl yararlandığı değil. Buna karşılık rüşvet olgusunun Türkiye’deki yönetim üzerinde daha etkili bir psikolojik baskı yaratacağı açık. Nitekim davanın bu alanı deşmesinin amacının da yönetim üzerinde baskı kurmak olduğu ileri sürülebilir.

Diğer taraftan rüşvet konusu bizler için hiç de yeni veya şaşırtıcı değil. Türkiye kamuoyu günlerce bununla meşgul oldu, AK Parti içinde ‘temizlenme’ yönünde bir talep oluştu ve 2015 sonunda Davutoğlu olayla ilişkili bakanların Yüce Divan’da yargılanmalarına ‘evet’ dedi. Ne var ki o dönemde Erdoğan, ardından yaşanabilecek gelişmeleri tehlikeli gördüğü için, diğer deyişle hükümetin ve kendisinin yıpratılması ihtimaline karşı bu yargılanmayı engelledi.

Belki de konunun bir daha gündeme gelmeyeceği, üzerinin kapatılıp gidileceği sanıldı. Ya da AK Parti iktidarda kaldığı sürece, zaten bu rüşvet skandalının iktidar aleyhine kullanılma yolunun açılmayacağı varsayıldı. Ama belki bunlar bile düşünülmedi… O an zararlı gözüken bir ihtimalden sakınılma dürtüsü ile davranıldı ve akabinde olabilecekler ortaya çıktıklarında ele alınmak üzere kenara kondu.      

Oysa 2015 sonu AK Parti’nin maddi ve manevi gücünün en üstte olduğu anlardan biriydi. 2015 Haziran’ındaki sendelemeden sonra, rakiplerin bariz yanlışları ve Erdoğan’ın sahaya inmemesi sayesinde AK Parti yeniden yüzde 50’yi yakalamıştı. Demokratik inşa döneminin başlatılması için hiçbir engel olmadığı gibi, tabanda büyük bir özgüven ve yapıcı enerji doğmuştu. AK Parti bu büyük potansiyele güvenerek kendi içini temizleyebilir, yolsuzluklarla ve yolsuzlarla yüzleşebilir, bir anlamda yeniden doğabilirdi.

Ama hepimizin bildiği üzere tam aksi yapıldı… Demokratik inşadan otoriter savunmacılığa kayılırken, partinin oyunu yüzde yirmi yükselten ve seçimin net bir puan farkıyla kazanılmasında büyük payı olan Davutoğlu tasfiye edildi, parti içinde yüzleşmeden kaçınıldı ve yolsuzlukların yüküyle yola devam edildi.

***

Bugün ABD’de açılmış olan davayı ‘siyasi’ olarak mahkum edebiliriz. ABD’nin bu dava üzerinden Erdoğan ve hükümet üzerinde manipülatif bir atmosfer kurmaya çalıştığını da haklı olarak öne sürebiliriz. İyi de, biz kendimizi yolsuzluklar açısından kırılgan bıraktığımız sürece, başka devletlerin bundan yararlanmasını niye yadırgıyoruz ki? Hele dış politikada ABD stratejisinin karşısında konumlanmayı seçiyorsak, ona kolumuzu kaptırtmamayı da düşünmek gerekmez mi? Hem ABD’nin ‘düşman’ olduğuna inanmak hem de onun eline koz vermek size akıllıca geliyor mu?   

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 20:49
İşte bu yazı Türk Milletinin duygularını ifade eden tam bir makale. 80 milyon'un duygusu. Ama gerçekler çeşitli sebeplerle konuşulmuyor.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 16:13
Politikalarını genelde beğenmediğim Davutoğlu'nun takdir ettiğim tek girişimi siyasetin finansmanının şeffaflaştırılmasına dair kanun teklifi idi. Ne yazık ki onu da, "siyasi partilerin grup başkanvekilleri, genel merkez yöneticileri, il ve ilçe başkanlarına mal bildiriminde bulunma zorunluluğu getirilmesine de sıcak bakmadığını" söyleyerek Erdoğan engellemişti. Erdoğan bugünkü konuşmasında da yolsuzluk olmadığını söyledi. Dağılabilirsiniz arkadaşlar.
huseyin akgul 05 Aralık 2017 15:03
Farkinda olarak ve acicikta sincice tum yapilan pislikler Cumhurbaskanina yonlendiriliyor. Allahtan korkak lazim. Ulkemiz bazi siyasi cikar ve kindarlarin intikami icin heba edilmemeli...
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 16:12
7
hüseyin sen allahtan korkuyor musun? eğer korkuyorsan yolsuzluğu nasıl savunuyorsun. utanmadan bir de millete tavsiye ediyorsun. önce sen müslüman ol, sonra diğerlerine tavsiyede bulun.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 17:01
1
Gözleri vardır görmezler,kulakları vardır duymazlar, akılları vardır düşünmezler ...Görenedir görene; köre nedir köre ne?
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:15
5
Yolsuzluğu ancak ve ancak fetocu hırsızlar savunur.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:16
5
K.o17:01... Fetocu mankurtlari tarif etmişsin Tebrikler.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 20:23
4
K.o 17:01tam da fetocu hainler i tarif etmişsin Tebrikler.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 21:08
1
eee vallahi doğru be hüseyin, kuldan utanılmasada, ALLAH tan korkmak lazım, bizde bunu söylüyoruz zaten....
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 14:56
yazar hala davutoğlu ve ekibinin tasviye edilmesini, bünyesinin kabul etmediğinin belglediği bir yazısıdır.7 haziran seçimlerinden sonra Erdoğan ın davutoğluna müdahelesini unutmamak lazım.
KARAR OKURU 06 Aralık 2017 18:42
0
Dostum 12 den vurdun
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 14:38
Dava uğruna gerçekleri göz ardı etmesi hatta çarpıtması beklenirken Etyen bu tür gerçekleri yazarak AKP ye büyük zarar veriyor. AKP nin ilelebet başımızda kalması için yazarın gerçekleri karartması,vatandaşı uyandırmaması gerekiyor
SD 05 Aralık 2017 13:48
Zarrab davasının siyasi yönleri olduğu konusunda sanırım pek çoğumuz mutabıkız. Sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Ne var ki bir soru herkesin kafasını kurcalıyor: Zarrab, Türkiye ile İran arasında hali hazırda devam eden ticari ilişkiye neden dahil edildi? Bazıları bu işin tamamen İran'a yaradığını öne sürüyor. Öyleyse Türkiye ne kazandı? Neyse, bunları da yakında göreceğiz. Diğer yandan soruşturulmayı hak eden ciddi yolsuzluk, suistimal ve rüşvet iddiaları olduğu bir gerçek. Hatırlayanlar vardır mutlaka. 93'te İSKİ skandalı patlamış ve seçmen SHP'nin cezasını kesivermişti gecikmeden. Yerel seçimlere "yolsuzluklara son" kampanyasıyla giren Refah Partisi İstanbul'da belediye seçimlerini kazanmış ve Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı seçilmişti. Sonraki yıllarda İlksan, Parsadan, Emlakbank (Civangate) gibi ardı ardına patlayan yolsuzluk skandalları ve hükümetlerin bunların üzerine gitmekte isteksiz davranması Refah Partisi'ne olan teveccühü giderek yükseltmiş ve partinin oy oranı 95 genel seçimlerinde %21'i aşmıştı. Sonrası malum, bazı bankaların hortumlanması, Türkbank skandalı ve bunların sonucunda siyasilerin birbirlerine ve halkın siyasilere güvenini tamamen yitirmesi ve AK Parti'nin iktidara gelişi. Kısacası, muhafazakâr partilerin iktidara yürüyüşünü kolaylaştıran, diğer partilerin yok oluşuna yol açan bu yolsuzluk ve skandallar olmuştu. Soru şu: Olası yargı safahatı bir yana, muhafazakâr seçmen yolsuzlukla mücadele sloganlarıyla iktidara gelen partisinin bu iddialara yönelik suskunluğunu nasıl değerlendirecek? SHP'nin ve dönemin sağ partilerinin seçmenlerinin zamanında davrandığı gibi davranabilecek mi? Şeffaflık, güvenilirlik ve dürüstlük adına...
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 13:28
şimdi bu ülkede en büyük hırsız kim diye herhangi birine sorun , cevap tabi ki fetöcüler olacaktır. milletin parasını, güvenini, bazılarının da canlarını çaldı bu alçaklar sürüsü. aynı insana kim yüzü kızarmadan sanki dürüstmüş gibi davranır diye sorun, tabi ki fetöcüler dicektir, yüzleri asla kızarmaz bu mankurtların. beter olsunlar.
okur 05 Aralık 2017 17:52
2
niye sen mankurt değilmisin yolsuzluları savunuyorsun zarabla yolsuzluğuda fetö yıktınya tez konusu olabilirsin sen yolsuzluğu hırsılığı savun çocuklarına fakirlik zülüm olarak geri dönsün
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:18
4
Alıştık bu fetoculerin yuzsuz beddualarina , bütün beddualarina başlarına geçti ama akillanmaz bunlar .
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:22
0
makurtlar ve zombiler savaşı
ahmet günyazı 05 Aralık 2017 20:50
1
bu durumda çağlayan,güler,aslanda fetöcümü oluyor.onlarda en çok rüşveti aldılar.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 13:24
Haberleri dikkatle izlediğinizde, mahkemenin etrafındaki deliklerin her birinden zihni Pensilvanya papazına ipotekli FETÖ’cü kurtçukların çıktığını görebilirsiniz... mehmet ocaktan dan süper bi teşhis.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 13:22
paraya ve abd ye tapan fetöcüler söz konusu olan abd parası olunca nasıl da gözleri dönüyor.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 13:17
Hay ağzına sağlık, sayın Mahçupyan. Cok guzel yazi.Size tamamen katılıyorum.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 13:16
bir fetöcü mankurtu nasıl tanırsınız? ahlaksız, ahlak uygulamaları yaparken , her zaman olduğu gibi asla ama asla, gene tam anlatamadım ,yani asla ve kat'a yüzü kızarmaz, sonra kalkar bütün bu iftiraların, yalanın,dolanın üstüne namazını kılar, bu günlerde geçecek der, sonra kalkar pensilvanyalı baş papaz ve şebekesi merkezli iftiraları takip eder, o hızla tekrar ahlaksız, ahlak uygulamalarına devam eder, sonra namazını kılar, bu günler de geçeçek, bu bize ''rabbimizin'' şımardığımız için şefkat tokadı de, sonra kalkar.... hiç bir şey değişmez böyle devam eder
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 13:15
insanların yatak odalarını gözetleyen , işlerine gelen insanları, kurumları ele geçirmek için rüşvet veren, milletin parasını himmet adı altında çalıp hırsızlık yapan, kendi ülkesini ve insanlarını bombalayacak kadar gözleri dönmüş hain, hırsız, şantajcı, kumpascı din tüccarı, başta baş papaz ve çetesine hala inanmaya devam eden yavru mankurtlar... siz de azcık da olsa utanma kalmadı mı, birilerine hala akıl vermeye çalişıyorsunuz?... boşuna beklemeyin asla utanmazlar asla yüzleri kızarmaz.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 16:56
2
arkadaş a haber muhabiri
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 19:14
2
Millete ihanet eden, kendisine emanet edilen silahları millete sıkan, kurban paralarını çalıp ABD seçim kampanyalarında harcayan, siyasi güce ve paraya sahip olarak onu zalim ve kafir avcının köpeğine götürecek bir hashasi haline getiren, kumpas-seks kasetleri ve kriptoluğu bu karaktersizce dünyevi amaçlar için meşru hale getiren FETÖ cüler en büyük ahlaksız, namussuzdur! Hayırlı olsun: ABD ye ve güneydeki sevdikleri ülke İSRAİLE, İlimli islamVatikan ve Papa önünde eğilip el öptüren BATI'ya bu kullanma süresi biten bu alçak imalatları........
ramazan gün 05 Aralık 2017 12:56
geçen yargı meselesi için, 'eğer milet ve devlette yekpare bir ahlak tesis edemeyecekseniz' suç ve ceza için 'doğaya dönüş' en makulüdür demiştim. şimdi, eğer bir ahlak tesis edemeyeceksek, devlet, hükümet, bürokrasi vb alanlarda, rüşvet, kabahat vb hususlar için de bir öneri ile bunu genişletelim... HİÇ KİMSE, AMA HİÇ KİMSE SÖYLEDİĞİNİN VE YAPTIĞININ SORUMLULUĞUNU TAŞIMIYOR... gazetecisi, politikacısı herkes, hepiniz... demokrasi böyle bir şey.. o halde?.. mesela, bu meselede filan ve falanca rüşvet, irtikap (özetle indragandi) ile hedef gösterildi. fetö meselesinde gösterdiğin 'hassasiyeti' göstererek bu adamlar hakkında da dikkatli cümleler kurman gerektiğini belirteyim; lakin bahsimiz bu değil. bak, şöyle olmalı: bir adam hakkında rüşvet iddiasını BİR DEFA beyan etmiş bir adam (mesela kılıçdaroğlu)... rüşvet iddiasına hedef olan adam derhal işinden uzaklaştırılmalı (istifa olur başka bişey olur; zira kimse vazgeçilmez değildir) derhal hakem, mahkeme önüne gidilmeli. müddei, ne yapıp yapıp iddiasını isbat etmeli. VE BİLMELİ Kİ, İDDİASINI İSPAT EDEMEZ İSE, İSNAT ETTİĞİ SUÇ AYNIYLE KENDİNE DÖNDÜRÜLÜR!.. daha önce söylediğim yüksek ceza (ayrıca makam büyüdükçe ceza daha da büyür) ve %100 ispat dengesi ile beraber düşünüldüğünde, bir ahlaki dayanağı -o kadar da- önemsemeyen rasyonel pratik açısından en makulü bu olacaktır... zira böylece politik, kişisel vb hinliklerle, ona buna suç isnat etme ve ortalığı kirletirken sorumluluğunu taşımama ortadan kalkar. diğer yandan, ispat edilmiş ve cezası verilmiş GERÇEK vakıalar, bu sahte suçlamalar arasında boğulup, bir tür önemsizleşmeye maruz kalmamış olur. hem üzerine şaibe bulaşmış adamı, politik gerekçeler ve endişelerle muhafaza etme zilleti ortadan kalkar... cezanın yüksekliği suçu azaltacağı gibi, iftirayıda ortadan kaldıracak ve toplumsal alanı ve söylemleri 'sadeleştirecektir'... aynı pratiği, seçim vaatlerinden, gazeteci beyanlarına kadar bir çok alana genişletebiliriz... bir insana yalan söylemek şu kadar kabahatlendirilir iken, bütün topluma yüzü kızarmadan bir ev bir araba vereceğini söyleyen adamın nasıl bir kabahat işlediği farkedilmediği sürece, toplumun ihtiyacı olan yegane şey 'adalet duygusu' nasıl tesis edilecek?... bir ahlak önermiyorsanız, rasyonel olarak önerim bu; başka öneriler de olabilir, benim aklım bu kadar çalıştı...
Güven 05 Aralık 2017 21:11
0
Ramazan bey siyasette söylenen yalanlar ve yolsuzluklar bu kadar çok olmasa, içlerinden orijinal yalanı ve yolsuzluğu tespit etmek hem daha kolay olurdu, hemde buna meyil etme daha az olurdu diyor ki ben kendisini tebrik ediyorum.
uhuvvet 05 Aralık 2017 12:40
Meselede birçok dal budak olduğu için aşırı karmaşık görünüyor ama merkezdeki mevzuyu basitçe anlatırsak dalı budağı anlamak da kolaylaşır. Meselenin merkezinde olan şey, çok özetlersek şöyle: ABD, İran'la ticareti yasaklamıyor. Sadece ticaretini benim param olan dolarla yapma, diyor. Bu dönemde ABD'den özel izinli iki Amerikan şirketi dahi İran'la yasal çerçevede ticarete devam ediyor. Hatta Alman, Fransız şirketleri de avro cinsinden ticaret yürütüyor. Bunların dışında, para birimleriyle değil de mal ve hizmetle de İran'la ticaret ettirilebilir. Amerikan ambargosu bunu da kısıtlamıyor. Birçok AK Partilinin kategorik Amerikan karşıtlığı nedeniyle göremediği bir şey daha var. Bu ambargo aslında Türk girişimciye yarayacak bir şeydi. Düşünün, İran'dan petrol ve doğal gaz alacaksınız, karşılığında Türk girişimciden satın alınan gıda, ilaç vesaire ile ödeme yapacaksınız. Türkiyeli girişimcinin kendine pazar aramasına, malım satılır mı satılmaz mı diye düşünmesine bile gerek yok. Hazır alıcı var. Bu noktada devreye Reza Zarrab giriyor. İran'dan alınan petrol ve doğal gazın karşılığında İran'a altın ve dolaylı olarak da dolar sokuyor. Bunu yaparken de Halkbank, Aktifbank gibi kurumlarla anlaşıp İran'a gıda ticareti yapılıyormuş gibi sahte evraklar düzenletiyor. Halkbank ve Aktifbank olayın riskli olduğunun pekala farkında. Bu riski tazmin edecek büyük isimlerin referansı gerekiyor. Bu büyük isimler de tahmin edileceği üzere malum bakanlar. Zarrab'ın malum bakanları nasıl tavladığını artık biliyoruz; malumu ilama gerek yok. Özetle durum bu. Peki biz, yani Türk halkı neyin hesabını sormalıyız? Çok basit: 1- Türk girişimcinin kazanacağı parayı neden şahıslara ve İran'a yedirdiniz? 2- İddialar doğruysa, neden makamınızı kötüye kullanarak rüşvet yediniz? 3- Dönen tüm dolaplardan haberdar olduğu halde neden zamanında hesap sormadınız? Siz de mi bu işin bir parçasıydınız?
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 16:28
0
Bravo hocam
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 20:18
1
Benim naçizane fikrim 50 milyon dolarların 1 kişinin insiyatifine bırakılmadığıdır. Malum havuz anlayışının bu noktada devreye girmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
Cemalettin Gulec 05 Aralık 2017 12:33
Davutoglu Dis politikasi ve Osmanli edasiyla bizi ortadogu batagina bulastirmis 3.5 milyon suriyeliyi kucagimizda bulduk.Turkiyeyi suriyede taraf tutturarak ve ikircikli davranarak cikmaz sokaga soktu
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 11:58
Rüşvet, rüşvet, rüşvet... Üzerini daha önce kapatmamış mı idik? Aklamasını TBMM oylaması yapmamış mı idi? Ehlibilmem ne uleması da imana uydurmamış mı idi? Eeeee, n'oluyoruz şimdi, pişmiş aşa soğuk su mu konurmuş? Hayret ki ne hayret! N'oluyoruz yavvvv? Neyi ne, nasıl, niçin, neden-meden, ne zaman değiştireceğiz ki iktidar yandaşları yan gelip yatmasınlar? Bırakın, bizi, oryantallığımızla yaşayıp yaşayalım...
Ahmak Vatandaş 05 Aralık 2017 10:24
Yani açıkta yaran varsa,sinek Bağdat'tan gelir diyorsunuz..
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 11:29
0
Kürt meselesi de öyle
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 11:51
0
İnce, anlamlı ve uzun yorumlara bedel bir iğneleme...kutlarım.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 14:40
0
Güzel bir söz ile pekiştirmişsin
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 15:41
8
Fetocu sinekler uçuşuyor bu davanın üzerinde ne de olsa severler bataklıği.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 10:11
ABD'yi düşman gösterme çabası bir seçim yatırımıdır. Kanaatimce hakiki gerçek, ABD'yide Rusya'yıda yöneten küresel sermaye Türkiyenin AKP yönetiminde Rusya-İran eksenine girmesini istemektedir. AKP yönetimi, Türkiyedeki muhafazakar müslümanları dönüştürüp kapitalizme açık bir hale getirmektedir.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 09:47
Rüşvet alanlar sesini çıkarmıyor troller gürleyip duruyor anlaşılır gibi değil. Üstelik banka kayıtları varken .
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 20:27
5
15 temmuz da Akıncılar üssünde yakalanan sivil imamlar, belgesel çekmeye geldik deyince inan siz yavru mankurtlar sakın kimseye akıl vermeyin, oturun oturduğunuz yerde.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 09:17
bir de daha fenası nedir biliyor musunuz? yüce divandan alıkonulduktan sonra bu eski bakanların hala sıkılmadan mecliste medyada poz vermeleri.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 08:45
Ben muhalefetin yerinde olsam yolsuzlukların önünü tıkayacak, şeffaflığı ve denetlenebilirliği getirecek, tüm siyasilerin ve ailelerinin mal varlıklarını her seçim döneminde kamuya açıklanma zorunluluğu getirecek, siyasetten çekilirken veya yeniden seçim döneminde yine malvarlıklarının kamuya açıklanma zorunluluğunun olduğu, bağımsız ve tarafsız sivil toplum örgütlerinin katıldığı denetim komisyonun vb. uygulamaların yer aldığı kanun tasarısı sunarım. İktidarın da yumuşak karnı olan bu yerden bu konuda halkın büyük desteği de alınmış olur. Eğer bu yasaya iktidar partisi katılmazsa alın size ne kadar güzel seçim malzemesi. Sabah akşam da bu tasarıyı savunur, sivil toplum örgütlerinin de bilgilenmesini sağlayarak organize bir şekilde bu yasanın çıkması için elimden gelenin yaparım. Ama yok! İşte maalesef bu muhalefet eksikliğidir. Bu yüzden de yıllar yılı sürekli olarak yolsuzlukların bolca konuşulduğu bir ülke olduk. Değişen bir şey var mı? O da yok. Böyle bir yasa çıksın şahsen ben şu ana kadar olmuş tüm yolsuzlukları affetmeye hazırım. Yeter ki geleceğimiz daha güzel olsun!
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 16:16
0
ben halkın yerinde olsam, lider tarafından seçilmeyen, önseçimle gelen ya da bağımsız adaylardan dürüst bildiklerime oy veririm. partisi önemli değil. böyle yaparsam, seçilenlerin bir karakteri, düşünceleri, duyguları olur. piyon olmazlar.
R Oruç 05 Aralık 2017 07:58
Davutoğlu'nun oyları yüzde yirmi yükselttiği sonucuna hangi objektif verilerden yola çıkarak vardığını açıklaman gerekir. Diğer yandan 15 yıldır oy verenin de vermeyenin de tek kriteri Erdiğandı'dır. Başarı ve başarısızlık da onun hanesine yazılmıştır. Değerlendirmelerinin ve yazılarının ekseninde Başdanışmanı olduğun Davutoğlu'nun Erdoğan tarafından görevden alınmış olmasını söylemen de takdire şayan.Bu aynı zamanda yazılarının ne kadar tarafsız ve objektif olduğuna dair de bir karine oluşturabilir.
Yaşananları tarihi süreç ve ekonomik gelişmeler ışığında değerlendirilmeden, sadece önyargı ve genel kalıplarla anlamaya çalışmak yorucu, kırıcı ve faydasız . Atatürk, pek çok cephede uzun savaşlardan çıkmış toprak kaybına uğramış Osmanlıdan kalan devleti en iyi kurtarma ve koruma yolunun (o zamanki koşullarda)Amerikan mandasını kabul etmek olduğunun savunan çok yakınındaki isimlere rağmen "bağımsızlık benim karakterimdir" diyerek milletin azim ve kararına güvenerek istiklal savasına girmiş ve bağımsızlık onuru kanla-canla kazanılmıştır. Ancak Atatürk sonrasındaki dönemlerde maalesef yönetim zaafları, ekonomik yetersizlik vs ile ve özellikle 1950 li yıllarda NATO ya giriş sonrasında, soğuk savaşın da etkisiyle bu ABD hegamonyası maalesef gerçekleşmiştir. Bugün yaşananları değerlendiren Koç Üniversitesinde akademik çalışmalar yapan ve ayrıca Ulusal Güvenlik, Finansal-Parasal Saldırılar üzerinde yaptığı çalışmalar ve kaleme aldığı yazılarla tanınan Finansal Güvenlik Stratejisti SELVA TOR, küresel sistemin Türkiye'ye olan saldırısının analizinde ABD’nin Sarraf davasıyla birkaç kuş vurmak istediğine dikkat çekiyor ve diyor ki: “ABD, Türkiye’de bir ekonomik kriz tetiklemek ve siyasal sistemi yeniden yapılandırmak istiyor. Çünkü Türkiye, ABD hegemonyasından çıkmaya ve Ortadoğu’da güç olmaya başladı”. Türkiye ve İran arasındaki ekonomik veya siyasal yakınlaşmaların iki ülkeyi ABD’nin hedefi haline getirdi. ABD’nin Türkiye’ye bu şekilde yaklaşımı kabul edilemez.” “Küresel sistem her zaman paranın çevresinde dönmüştür. Parasal sistem dönemin gücünün de adresini belirlemiştir. Bunun adresi ilk olarak İngiltere’ydi. Ancak Birinci Dünya Savaşı ile birlikte bu güç ABD’ye kaydı. ABD dünya sistemini kurgularken aynı zamanda parasal bir sistem de kurdu. Yapılan ticaret altın üzerinden yapılırken bu sefer ABD Doları üzerinden yapılmaya başlandı. Yeni dünya düzenini kuran ABD kendi parasını ön planda tutarak ticarete de hakim oldu. ABD’nin dolar hegemonyasını benimseyen ülkeler bu sistemin içerisine dahil edildi. ABD doları, ABD’nin en önemli güç odağı haline getirildi. ABD’nin gücü var ise bu, dolardan kaynaklanmaktadır. Son 30 yıldır ABD, dolarını besleyip geliştirerek dünyanın şerifi haline geldi” .....Türkiye tarihi bir dönüşümün tam ortasında yer alıyor. “Dönüşümler top ve tüfekle olmaz. Dönüşüm ticaret ve finans ile gerçekleşir. ABD’nin finans yapılanması 2008’e kadar devam etti. Ancak bu tarihten sonra dünya finansı ABD’nin himayesinden çıkmaya başladı. ABD de bu yapıyı yeniden eline almak ve hakim olmak için çalışmalara ve önlem almaya başladı. Özellikle enerji koridorlarında yeniden hakimiyet sağlamak istiyor. Türkiye uluslararası enerji hattının tam ortasında yer alıyor. Yeni sistemde güç ABD’den Çin’e kaymaya başladı. Çin’in yükselmesi ABD’nin hegemonyasını sona erdirmeye başladı. Türkiye Ortadoğu’da yükselmeye başladı. İran ile ikili ticareti ABD engellemeye çalıştı. İlişkilerin gelişmesini istemedi. ABD Sarraf davasıyla birlikte bir taşta birkaç kuş vurmanın derdinde. Dava kapsamında ABD, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak, ekonomik krizi tetiklemek ve siyasal sistemini yeniden yapılandırmak istiyor. Çünkü Türkiye ABD hegemonyasından çıkmaya ve Ortadoğu’da yeni bir güç olmaya başladı” .... ABD ye koz varmek yerine eski vesayetçi sistemi devam ettirmek, bize biçilen Ortadoğu garnizon bekçiisi rolünü sessiz bir teslimiyetle kabul ve itaat etmek... hepimizin İstiklal Marşımızı tekrar tekrar okuması ve üzerinde düşünmesi gerektiğine inanıyorum.
cevat karakalem 05 Aralık 2017 05:36
Davutoglu Turkiye icin kacirilmis bir firsat oldu. Umarim ileride gene belirleyici rollerde gorebiliriz kendisini. Ayrica ana konu olmasa da yazida kesinlikle katildigim onemli bir tespit var: 2015 Haziran'dan sonra AKP yeniden %50 oyu Erdogan'in sahaya inmemesi sayesinde aldi. "Metal yorgunlari" listesi yapilirken uzerinde dusunulmesi gereken bir nokta.
Has Parti 05 Aralık 2017 04:02
Sayın yazar hayatımda ilk kez kendimi devletle eşit görüyorum, onlar da seyrediyor ben de.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:20
4
Sen pensilvanya daki baş papazı seyret ağzını kapat ama cereyan yapar.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 20:28
3
Sen pensilvanya yi seyret ama ağzını kapa cereyan yapmasın.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 21:57
0
has parti, evin rumuzlu okuyucudan sonra senin için de troll kiralamışlar. ne kadar önemli olduğunu anla.
karar okuru 06 Aralık 2017 15:42
0
yok ya evin değil o aslında sefure kendisi baştroliçedir.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 02:37
YAZIHANEMDE BİR FETÖ SANIĞINA SAYIN DAVUTOĞLUNUN MİLLET MECLİSİ ARAŞTIRMA KOMİSYONUNA VERDİĞİ 70 SAYFALIK İFADESİNDEKİ BAZI BÖLÜMLERİ OKUDUM.,,... oda aynı cevabı verdi ODA BU EKİBİN BAŞI İDİ AMA BİZİM İÇİN EN TEHLİKELİSİ OYDU,AMA ŞİMDİ GİTTİ RAHATLADIK DEDİ...ŞAYANI HAYRETTİRKİ BUSÖZÜ DİĞER BİR FETÖ SANIĞINDANDA DUYDUM.ve söyle devam etti,O BİZİM İÇİN BİR TEHDİTTİ.DÜRÜST VE ADİL OLUŞU BİZİ BÖLERDİ DİYE İLAVE ETTİ.,,DÜRÜST.ADİL VE BİLGE OLANA SALDIRIYORLAR.HEPSİ BİR OLUP SALDIRIYOR.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 02:07
Türk dış politikası ve akıl...cümleyi tamamlayamadım, bir fazlalık ya da bir eksiklik var gibi.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 02:04
Adam rüşvet verdim diyor, yalan da olabilir, gerçek de, ama hiç bir Allah'ın kulu henüz bu iddiaları reddetmedi. Hiçbir ciddi özeleştiri de yok ortada. Ve adım gibi eminim ki bir haftaya kalmaz bunu da anamuhalefete ya da başka aktörlere malederler. İşte ben bu pişkinliğine hayranım.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 04:59
1
ana muhalefet yerel yonetim yolsuzluklari imkanindan henuz genel yonetim yoksuzlugu imkanina gecemedi.... Ilahi Adalet siirindeki gibi "... Tirtilin dişi olsa dunyayi yerdi, kedinin kanadi olsa serce nesli tukenirdi..." :)) sisli beleditesinin 27 milyinu buhar oldu kimsede tik yok, adaba m.v. nin 2 trilyon telefin faturasi ortaya cikar... ayni pişkinlik!, 2 gun once Istanbul Kadikoy, Bahcelievler, Adıyaman chp de... da sahte delege secimleri olur ayni sessizlik. kasetlli secim yolsuzlugu ile baskayip en son FETO-KOPI dekont ve iftira diskaynakli kumpasinda yakalanir birileri cit yok...sonra cikip yolsuzluk vs hassasiyeti basgosterir! asil piskinlik ve anlasilamayan bu degilmidir?
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 11:38
0
Hani muhalefet bazen iktidarın kendi yargısını yarattığını iddia ediyor ya, bugünlerde göreceğiz muhalefetin bu iddiasında haklı olup olmadığını. Büyük rüşvet iddiaları var ama savcılar bunu henüz ciddiye almış görünmüyor. Rüşvetin belgesi olmaz ama Zarrab bu kez olduğunu iddia ediyor.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 16:45
0
@11:38: iktidarın kendi yargısını yarattığı iddiası defalarca test edilmedi mi? ++++++++++++
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 02:01
Davutoglu cok yanlislar yapti. En buyuk yanlisi da kendisini basbakan sanmasiydi. Partinin oyunu yuzde 20 yukselttigi iddiasi da gercek degil. AK Parti Erdogan'in partisidir. Erdogan olmazsa secim kazanamaz. Davutoglu, Binali Yildirim ve digerleri figurandir. Yolsuzluk konusuna gelince: Cumhuriyetin kurulusundan beri bu ulkede siyasetcilerin buyuk cogunlugu yolsuzluk yapar. Yolsuzluk yaptigi icin yargiya hesap veren, hapse giren siyasetci de olmamistir, hicbir siyasi parti yolsuzluk yuzunden oy kaybina da ugramamistir Turkiye'de. Halkin buyuk cogunlugu icin bu normal bir olaydir cunku.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 07:59
0
Evet bizdeki muhabbet değişmez.Yiyorlar ama çalışıyorlar:)
Tacettin 05 Aralık 2017 11:14
0
Bugüne kadar Herkes yolsuzluk yaptı bizimkiler de yapmış ne var bunda diyorsunuz Yazık çok yazık iktidarı korumak uğruna bizi ayakta tutan değerlerimizi yıpratıyor, yok ediyoruz. Yarın çocuklarımızın yüzüne bakamayacağız
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 12:06
0
En vahim tarafı da bu işte. Hırsızlığın ve yolsuzluğun hesabının sorulabileceğine olan inançsızlık, boşvermişlik.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 17:11
0
@07:59: Çalışabilmek için enerji, enerji için de yemek lazım, ortada çelişki yok. @11:14: Bizden türeyen çocuklar da bizden çok farklı olmayacak, biz hesap soramadık ki onlar sorabilsin, çocuklardan yana kafan rahat olsun. @12:06: Tecrübeyle sabit diye bir şey var, hah işte ondan.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:21
2
Yiyorlar ama çalışıyor lar diyen fetocu mankurtlar dir.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 18:22
4
Milletin parasını himmet adıyla çalan fetocu hainlere hala sempatiyle bakan yavru mankurtlar ahlaksız ahlakciliga devam ediyor.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 20:29
2
Gırtlağına kadar harama, hırsızliga,hainlige batmış fetoculer dağılın mars marş.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 22:15
0
Tacettin rumuzlu yorumcu, "herkes yolsuzluk yapmis, bizimkilerde yapmis ne var bunda" demiyorum. Lutfen yorumumu dikkatli okuyun. Halk yolsuzlugu kaniksamis, siyasetcilerin yolsuzluklarini dogal birseymis gibi goruyor diyorum. Hatta "adam secimi kazanmis tabi ki ceplerini dolduracak, ne var bunda" diye dusunen milyonlarca vatandas var. Yolsuzluk kulturumuzun bir parcasi olmus uzun zamandir. Balik bastan kokar cunku.
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 01:36
Sn.Yazar, final cümlenizi "kuzunun suyu bulandırarak kendisini yemeyi kafaya koyan kurda hem malzeme vermesi, hem de ona hain kut demek sizce akıllıca geliyor mu?" şeklinde çevrilirse "algı soslu masalınız" daha iyi anlaşılabilir:) Düşman malzeme sıkıntısı mı çekiyor sizce? Demokrasi, insan hakları, kimyasal ve silah tehdidi, DEAŞ'a yardım, MİT'in bir TIR suriyeye yardımı, hem teknolojiyi vermeyip hem Rusyadan S-400 satın alma, Suriye ve Irakta projelerine çomak sokma, 16 Nisanda Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemini tercih etme....kısaca eski parlamenter sistemde rahatça yönettiği kontrol ettiği, FETÖ ile askeri-istihnarat-güvenlik başta bütün bürokratik sistemi ve kontrolü elinden kaçırmayı cezalandırmak için bahaneye ihtiyacı var mı bu sizce çok mu akıllıca??) HAYDUT ABD nin bizzat bu çatışmanın mutlaka yaşanacağını raporlarıyla tespit etmiş. Ayrıca, kontrolden çıkan ülkeleri nasıl cezalandırdığı , bvu ülke liderlerinin askeri darbelerle, algı operasyonlarıyla, medya manipülasyonları ve ekonomik saldırılarla nasıl operasyonlara maruz bırakıldıklarına dair "sistematiği" detayı ile açıklayan bu operasyonlarda görev alan ABD li John PERKİNS in "Eski Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" kitabında güzel açıklanmış. Bu nedenle dışarıdakilerle senkronize şekilde içeride de siyasetçi, gazeteci/köşe yazarı, akademisyen vs maskeli kılıklı bu tetikçileri çok iyi tanıyoruz. Sn.Cumhurbaşkanına karşı sizin takıntılı yazılarınızı da bu kapsamda değerlendirmemek mümkün değil. En iyi yalan, gerçek ve hakkaniyet sosuyla karışık servis edilendir. Kesinlikle hırsızlık, yolsuzluk, hukuksuzluk kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez. Ancak, bir "istiklal/istikbal savaş ve işgal tahlikesi sırasında" düşmanla işbirliği yapmak ve ülkeyi zaafa uğratmak ve bu anlama gelecek şekilde "düşmanın bizi sevdiği için bu argümanları iyiliğimiz içingündeme getirdiğini iddia etmek", ihaneti bunların verebileceği ekonomik zararla mukayese dahi edilemez. Bu arada, bir de kendi kişisel yarım kalmış hesaplarını bu argümanlarla görmeye çalışan kifayetsiz muhteris "profesyonel siyasi danışman eskilerinin" haline sadece üzülüyorum.
Tacettin 05 Aralık 2017 11:16
1
Bizde senin gibilere üzülüyoruz Çok yazık
KARAR OKURU 05 Aralık 2017 14:39
1
Bu yazidaki hangi cumleden yazarin 'dusmanin bizi sevdigi icin bu argumanlari dile getiriyor' u iddia ettigini soyluyorsunuz. ? O na ihanet iftirasini atiyorsunuz..siz ya okudugunuzu anlamiyorsunuz, ya da nefretiniz gozunuzu o kadar karartmis ki kafanizdaki kurgulari okuyorsunuz, yazarin kosesini degil..Duzenli takip eden, rasyonel ve hakkaniyetli analiz eden herkesin anlayacagi uzere, Etyen batinin savunulacak bir tarafi olmadigini defalarca dile getirdi..ama ayni zamanda batiyla iliskileri bu derece yipratmanin da akillica olmadigini soyledi..son senelerde akp turkiye yi ne hale getirdi goremiyor musunuz ? Hic kimseyle gecinemeyen, batiya tehditler savuran, neredeyse herkesin bizden nefret ettigi, ice kapanik bir ulke haline geldik..bazi politikaci, gazetecileri vs batiyla isbirligi halinde turkiye ye ihanet etmekle sucluyorsunuz..elinize vicdaniniza koyun lutfen..bati bu kadar kotu de, rusya sutten cikmis ak kasik mi ? Bati nefretinde ortagiz diye Putin den medet ummak..vahsette, canilikte kimsenin eline su dokemeyecegi rusya ile kanka olmak..bunu nasil sindirebiliyorsunuz, eger ilkeli hakkaniyetli bir insan iseniz..niye rusya ya bu kadar yakiniz diye sorguluyor musunuz hic ? Tc rusyanin ucagini dusurdugunde, Putin cikip elinde TC liderinin cocuklarinin daes ten petrol satin aldigini gosteren goruntulerin oldugunu soylememis miydi ? TC nin akibetinin iyiligi icin degil de bir aile nin akibetinin ferahi icin batiyla bu kadar kopruleri yakiyor, rusya nin bir dedigini iki etmiyor olmayalim ..resime kusbakisi bakarsaniz asil ihaneti kimlerin yaptigini goreceksiniz de..bunun icin saf bir vicdan, hakkaniyetli bir ahlak ve de mangal gibi yurek gerek..
Delidumrul 05 Aralık 2017 19:22
1
01:36, bu taș bu gediğe böylesine güzel konulamazdı, șapka çıkarıp eğilerek selamlıyorum...
Denge 07 Aralık 2017 01:47
1
Dikkatten kaçan nokta şu sanırım. Bir işin ülkemiz için iyi ya da kötü olduğuna o konuda Amerika bu konuda ne düşünüyor diye bakıp sonra da o zaman tersi iyidir demek kadar akılsızca bir pozisyon olamaz. Bir işin iyi ya da kötü olduğuna akılla karar verilir sevgi ile ya da nefretle değil. ABD'nin her istediği bizim için iyi olmadığı gibi kötü de olmayabilir. Bizim kendi aklımız yok mu ki her konuda ABD'ye bakıp karar veriyoruz. Akılcı bakış kendi iyiliğine olan işleri dışarının ne düşündüğünden bağımsız olarak yapar. İç ve dış güçleri gerçekçi olarak analiz eder ve en doğru hareketi yapar. Eğer duygulara teslim olursak halimiz biraz mahalle ortasında bağırıp çağıran ama hiç bir işi de halledemeyen birisi pozisyonuna düşer ki hiç de iyi bir durum değildir. Son olarak savaş halindeyiz meselesinin doğru olmadığı açık savaş halinde olsak halen daha NATO'da olmazdık. Doğru tespit ise anlaşamadığımız noktalar var ve herkes kendi gücü oranında istediği yöne işleri çekmeye çalışıyor. Savaştayız o zaman eleştiri yapmayı kes, eleştiriyorsan ajansın, vatan hainisin diye düşünürsek ülkemize kötülük yapıyoruzdur diye düşünüyorum. Zira eleştiri olmayan bir yerde ilerleme de olmaz.
Deniz 05 Aralık 2017 01:32
Ya hocam AKP dibine kadar yolsuzluk ve rüşvete bulaştı, hangisini temizleyecek ki.Binali Bey'in ulaştırmasının halısı kaldırılsa kokudan Ankara' ya girilmez.İsterseniz sadece DDY bir incelensin.
evin 05 Aralık 2017 01:10
davutoğlunu şirin gösterme çabalarınız samimiyetsiz. sonuçta o da yıllarca bu ekibin bir parçasıydı...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN