En heyecanlı yaz dizisi: Tamar adayı neden terk etti?
Van Gölü’ndeki meşhur Akdamar adasının esas adının hikayesini geçen yıl araştırmacı Ira Tzourou, Agos’ta yazmıştı.
Adanın esas adı “Ağtamar’dı ve bu ad Ermeni kraliçesi Tamar’dan geliyordu.
Ama ilginç bir şekilde Kraliçe, Tamar adını alan ilk Ermeni kadındı. Çünkü al-tamar Arapça “Hurma” demekti. O dönem Arapça isimler almak itibarlıydı.
1940’larda ortaya çıkan ve 1980 askerî rejimi döneminde resmileşen ‘Akdamar’ ise T.C. yönetiminin icadı olan bir deformasyondu.
Biraz hoşluk olsun diye çirkin bir konuya böyle girmek istedim.
CHP’yle ilgili iktidar destekçisi medyanın bile haya edip yapamadığı belaltıdedikodu haberleri yapan, “ cesur yürek” diye bağırlara basılmış, şimdi “arkasında kim var” diye boşluğa parmak sallayanların aylarca nereden bu bilgiler ve videolar bu kadına akıyor diye sormadıkları yerli ve milli cephenin son “kahraman”ı Tamar Tanrıyar, “yurt dışına kaçmış vatan haini kirli aparata” dönüştü iki günde..
Sebep, son videosunda isim vermeden Turkuvaz Grubu’nu Sözcü Gazetesi ile işbirliği içinde gösterip, tehdit etmesi.
İktidar medyasının amiral gemisi, Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ınbaşında olduğu Turkuvaz Medya’yı şöyle suçlamıştı:
“Oğlum, benden çekeceğiniz var’ diyeceğim ama sizin kripto kardeşliğiniz bu kadarla da kalmıyor ki. Bakın, artık cevabını bildiğim bir soruyu son kez soracağım: Bu ülkeyi bölmeyi hedef almış, her gün bir yalan haber kaleme alan Sözcü kimin dağıttığı konusu… Bu da Cumhurbaşkanlığına yakın başka bir mecra çıktı, hem de çok yakın. Sana yazıklar olsun!
Onları şimdilik uyarıyorum, acele kopun bunlardan ve bu teşkilattan bu ay sonuna kadar çıkın. Size 1 Temmuz’a kadar müsaade, yani 4 gününüz var çocuklar. Koptunuz koptunuz, yoksa beni susturamazsınız.”
Turkuvaz Medya dağıtımında tekel. Ve yasalar gereği yasal olarak kurulmuş ve dağıtım hakkı olan hiçbir gazete ve dergiye ben seni dağıtmıyor diyemez.
Çok basit bir medya bilgisi bu. Birgün’ü de Yeni Yaşam gazetesini de TurkuvazMedya dağıtıyor.
Yani saldırının bir gerekçesi de yok. Hiç bilmeyenler için “aa onlar mı dağıtıyor” dedirtmekten başka.
Belli ki bu özel sebepli bir saldırı.
Tanrıyar’ın cahil cesareti ise şaşkınlık verici.
Ortamlara uzak olduğu için mi, Reis’in gerçek şövalyesi havasına kendini fazla kaptırdığı için mi böyle topuklu ayakkabılarıyla mayınlı bölgeye girdi bilinmez.
Bu son bir haftada Sözcü ve Halk TV yöneticileri ve iktidar medyasından ismini vermediği kripto dediği bazı isimleri, Reis’e karşı işbirliği içinde göstermeye çalıştığı üç ayrı video çekmiş.
Tatile gittiğini söylemişti videolarda.
Ama Başsavcılığın açıklamasına göre bu tatil bir Bodrum tatili değil.
“Yapılan çalışmalar neticesinde şüphelinin 23.06.2026 günü Marmaris Deniz Hudut Kapısından yurtdışına çıkış yaptığı tespit olunmuştur.”
Yani bu mayınlı bölgeye girmeden Türkiye’den tekneyle Yunanistan’a geçmiş.
Kaçmamış ama huduttan yasal yollardan çıkış yapmış.
Yani o kadar da ortamın cahili olmadığı anlaşılıyor. Başına gelebilecekleri tahmin ederek yapmış.
Cesur yürek olmadığına göre buna değdiğini düşünmüş olmalı.
CHP’lilerin özel hayatlarıyla ilgili normal bir magazin medyacısının ulaşması imkansız videolar ve fotoğraflar yayınlarken kılını kıpırdatmayan Başsavcılık’ıngece yarısı gözaltı kararı verdiği Tamar Tanrıyar, henüz bir videoyla hakkındaki iddialara cevap vermedi.
Ama iktidar içi bir hesaplaşmanın ortasında kaldığı kesin.
Özetle durum şöyle:
Devlet içinde birileri İmamoğlu ve CHP meselesiyle ilgili ellerindeki belaltıiçerikleri dolaşıma sokmak için ahlaki sınırı olmayan bir Televoleci istihdam ettiler, iktidar medyasının bile yok artık, ayıp olur diyeceği içerikleri onunla dolaşıma soktular, sonra ama bir noktada ya güç zehirlenmesiyle ya da kendisine verilen sözler tutulmadığı için Tanrıyar, beklemedik yerlere ateş açmaya başladı.
İmamoğlu’na yönelik operasyonlar, mutlak butlan kararlarının arkaplanıaçısından hayati önemde bir iç hesaplaşma bu.
Bu yazın en heyecanlı yaz dizisi belli oldu.
Kuzey’den gelen adama veda
Kadir İnanır’ın büyük ve çok çeşitli bir kalabalık tarafından İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı.
Hayatının anlatıldığı Kuzeyden Gelen Adam’dan bir bölümün izletildiği Harbiye’deki ilk anma toplantısında Kadir İnanır’ın Kenan Evren’e öfkesini yansıttığı cümlelerden sonra ekranda beliren Kenan Evren’e salondan yükselen yuh sesleri muhtemelen Kadir İnanır’ın ruhunu okşamıştır.
Ama bu yuh seslerine “Genelkurmay başkanımız, yuhlamayın” diye itiraz eden kişi de dünkü haberlerde söylendiği gibi provokatör değil, Kadir İnanır’ın dokunduğu insan çeşitliliğinin bir yansımasıydı.
Bir film yıldızı Kadir İnanır’la politik aktivist Kadir İnanır farklı personalar. Ve ilki tabii ki ikincisinden daha meşhur.
Cenaze namazının kılındığı Levent Camisi’nde ikinci namazını kılanlara çıkışta Tarihi Bebek Balıkçısı su ikram etti.
Cenazeyi alkışlayanlar, alkışlayanları dini nedenlerle uyaranlar hepsi de Kadir İnanır’dan izler taşıyordu.

Dışarıda kendi pankartlarını yapıp gelmiş bazıları Ordu’dan bazıları Adana’dan gelmiş sinemadan hayranlarını da, Barışseverliği için İstanbul’un en uzak semtlerinden gelmiş Kürtleri de birleştiren aynı kişiydi.
DEM Parti eş başkanları ile İYİ Partili hemşehrisi Müsavat Dervişoğlu’nu aynı yerde buluşturdu.
DEM Parti’nin Öcalan için yaptığı mitingde Öcalan’ın Kadir İnanır taziyesi okundu. İYİ Parti’nin bu mitinglere karşı yaptığı bayrak mitinginde de Kadir İnanır anıldı.
Sırrı Süreyya Önder’in cenazesindeki gibi yine ilginç bir Levent ittifakını arkasında birleştirmişti.
Hayat arkadaşı Julide Kural, olağanüstü bir konuşmayla veda etti:
“Bu dünyadayken, hatta ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine; o büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız derdi dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyetin sorumluluğumuzdur, bir gün mutlaka sevgilim.”
