Back To Top
Avrupa ne yapıyor?

Avrupa ne yapıyor?

- A +

Almanya ile başlayıp Hollanda’nın tavrı sonucu krize dönüş(türül)en anlaşmazlık her iki tarafın kendi dünyalarında ne denli sıkıştıklarını anlatan bir örnek. Avrupa tarafı Türkiye’nin kendi diasporası üzerinden Batı karşısında pazarlık gücü devşirme gayretlerinden son derece rahatsız. Çünkü bu, bizzat kendi vatandaşı olmuş yüz binlerce Türkiyelinin kendi içinde karşıtlık siyasetine soyunması, sekter tutum alması, cemaatleşmesi ve Avrupa devletlerini de buna alet etmesi demek. Öte yandan aynı Avrupa’nın entegrasyonu becerememesi, giderek asimilasyonu ima eden bir stratejiye kayması ve ayrımcılığın yerleşmesine göz yumması da denklemin diğer tarafı. Belki de göçmenlerin entegrasyonunda aciz kalan ülkeler bugün daha da ‘sinirli’ bir ruh halindeler ve bu duygularını Türkiye karşıtlığı üzerinden ifade ediyorlar.

***

Ancak Avrupa’nın kendi işini iyi yapamaması, Türkiye’nin yaptığını göstermiyor. Çünkü Türkiye hala vatandaşlığı değil kimliği öne çıkaran bir anlayışa, yani fazlasıyla ‘Ortadoğulu’ bir bakışa sahip. Avrupa’yı ziyaret eden hükümet yetkilileri ve siyasiler kendi kimliklerinin doğal parçası olarak gördükleri kurumlara ve mekanlara ziyaret etmekle yetiniyor, Türkiye’deki iç çatışma atmosferini oralara taşıyor ve Türkiyeli göçmenlerin bulundukları ülkelerde kimliksel çıkarları savunmalarını istiyorlar. Oysa bu insanlar söz konusu ülkelerde ya vatandaş konumundalar, ya da vatandaş olmasalar bile devletin bütün imkanlarından yararlanıyorlar.

Geçenlerde yaşanan Diyanet’in imamlarının Almanya’daki Gülen cemaati mensupları ile ilgili fişlemesi bu kopukluğun yansımasıydı. Türkiye açısından bu insanlar FETÖ üyesi ve dolayısıyla darbecilerle bağlantılı. Ancak Almanya açısından bakıldığında bu insanlar suçlu olup olmadıkları hakkında henüz bir ihbar bile alınmamış olan Almanya vatandaşları. Türkiye’nin başka ülkelerdeki ve üstelik artık kendi vatandaşı bile olmayan kişilerle ilgili fişleme yapmasının normal görülmemesi pek şaşırtıcı değil…

Buna benzer birçok olay Avrupalıları şu algı etrafında bütünleştirmiş durumda: Türkiye kendi göçmenlerini Batıya karşı bir şantaj malzemesi olarak kullanmaya çok hevesli…  Buna Erdoğan’ın son dönemde kullandığı dili eklediğinizde, resmin karşı taraftan bakıldığında hiç de bizim sunduğumuza benzemediğini idrak edebiliriz. Nazi kelimesinin bilinçli olarak kullanılması tahrik amaçlı olarak görülüyor ve Türkiye’nin şu dönemde özellikle Batı ile çatışma arzusunda olduğu düşünülüyor. Nitekim Erdoğan’ın 16 Nisan itibariyle ‘gerekenin yapılacağına’ dair sözleri de bütün bunların referandumda meyvesi alınacak bir yatırım olduğu şeklinde yorumlanıyor. Avrupa gazete ve haber sitelerinin yorum sayfalarında kısa bir gezinti yapmanız bunu görmeye yeterli…

***

Dahası Hollanda medyasına baktığınızda şunları okuyorsunuz: Hollanda Türkiye’li bakanlara gelmeyin dememiş… Bu hafta bizde seçim var, gelecek hafta sonu gelin demiş. (Nitekim Başbakan Yıldırım da 6 Martta televizyon yayınında 14’ünden önce gidilemeyeceğini söylemişti). Ancak Türkiye ısrarcı ve tehditkar olunca, Hollanda hükümeti de bu tavra karşılık yasak koymuş. Bu arada Türkiye Konsolosluğu’nun Hollandalı makamlara doğru bilgi vermediği, polisi şaşırtmaya çalıştığı da söyleniyor… Bunlara bazı Türkiyelilerin sokak eylemlerinin ardında Türkiye hükümetinin teşviki olduğu izlenimini ekleyin…

Avrupa’ya ‘çakmak’ bizi rahatlatabilir, kısa vadede siyasette istenen gelişmeleri de sağlayabilir… Ancak kendimize dönüp ‘Türkiye ne yapıyor’ diye sormak zorundayız. Çünkü bu gidiş Türkiye’yi ekonomisi, siyaseti ve sosyal düzeni ile birlikte, sanıldığından çok daha kısa sürede duvara da çarpabilir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 15 Mart 2017 20:17
bu meseledeki bildiğimiz en somut argüman.Etyen beyin ifade ettiği eğer doğruysa...Başbakanın "14 ünde nönce gidilemeyeceği"sözleri... bu söz söylenmiş iken,yangına körükle gider bir hava elbette yanlış.
O k u r 16 Mart 2017 19:21
0
Ancak kendini Türkiye'li hissedemeyenlerin söyleyeceği şeyler bunlar. İnsan bir ararştırır bakar, uluslararası ilişkilerede bir ülke bakanına ancak şu tarihten sonra gelebilirsin diye bir tahdid konabilir mi? Hem de, aynı tarihlerde PKK ve yandaşlarının referanduma hayır kampanyalarına sınırsız müsaade edilirken. Tayyip'in ototoritesi artacak zannıyla "hayır" demek ayrı birşeydir, Tayyip düşmanlığı yüzünden devletimize yapılan saygısızlığı haklı görmek ayrı bir şeydir.
tarafsız 15 Mart 2017 11:02
Burada ki yorumcuların 4-5 kişi harici herkes Erdoğan düşmanlığından dolayı Hollanda ile yaşanan bir sorunda hemen düşman tarafına geçmiş. Yazılanlar-beğenilinenlerden anlaşılan o ki bu köşede ki çoğunluk ‘hepimiz can Dündar ız’’diyor ve her durumda batıyı desteklemek ve batı taraftarı olmakla kültürlü olabileceklerini zannediyorlar. Bu 4-5 kişi haricinde tüm yorumcuların eğer kendilerine batı medyasında görüş bildirme imkanı verilse hepsi aynen bizlerin vatan haini ve zavallı olarak tanımladığımız can Dündar gibi konuşacağından eminim . bu düşmanlığın nedenini bulabilmek bence derin psikolojilk tahlillere gebedir. Ancak benim şahsi düşüncem halkını bir türlü sevmeyi beceremeyen yaklaşık %25 lik bir nufus hali ile o halkın içinde yaşadığı memleketi de sevemiyor ve sözde ve hamasette vatansever gözüksede özde vatanını sevemiyor. Birde bu sevmedikleri halk akp döneminde daha da zenginleşip daha rahat yaşamaya başlayınca bu halka ve doloyalı olarak ta vatana olan sevgisizlikleri iyice arttı ve hatta doruk noktasına ulaştı. Tanrı herkese akıl fikir versin….
ramazan gün 15 Mart 2017 20:13
1
eh... aşağı yukarı böyle... ister 'züppelik' ister medya manüpülasyonu, ister 'yabancılaştırma ve iğdiş makinası kemalizm'in tornası sebebiyle olsun, nihayetinde %25 'batılılaşmış' varlığından söz edebiliriz elbette... 'herkes uçağa biniyor' diye mızmızlanan adam bile gördük bu memlekette... bu adamlar ekrana çıkıp bir önceki bir sonraki programda 'işsizlik, fakirlik, halkın sıkıntılarından' dem vurarak 'erdoğana çakan' edebiyatlarını sergileyip, rezidanslarındaki evlerinde ellerinde viski kadehleri ile poz vermekten de utanmıyorlar... bunlar kendilerine liberal-sol gibi bir ad veriyorlar... az önce tv de gördüm... can dündar ve bir ab bilmem nesi ve bir kaç kişiyi bir programa çağırıp 'sıcağı sıcağına erdoğana çakmak' istedikleri bir program yapmak istemiş almanlar... fakat, o da ne?.. ab bilmem nesi alman bir anda söze başlayıp 'erdoğana diktatör filan demekten vazgeçilmeli... ben erdoğanla yıllarca ab bilmem nesi olarak çalıştım ve görüştüm... her telefonu kapatmadan önce sizce demokratikleşme adına daha neler yapabiliriz?.. diye bana sorardı... filan ve falan' şeklinde devam edince... stüdyo... can dündar... derin sessizlik... cancık,ın adamın yüzüne öyle bir bakışı vardı ki; adam alman ve (nalet gessin ama) o bir türk!... cancık'ın özelinde bu kafanın düştüğü durumu o 'şişko komedyenin' (adını hatırlayamadım) osmanlı cumhuriyeti filminde ki, 'californiya kahvesine' methiyeler dizen osmanlı paşasında aynıyla görebilirsiniz... adam çıkıp bizim gibi 'geri' ve batılılar gibi 'ileri' demokrasiler... filan diyerek edebiyat yapıyor... o yolda yürümemiz manasına... al sana ileri demokrasiden bir adım sonrası, post modernden bir ötesi, post-batı: faşizm!... ben buradan çıkıp itiraz edince de (üstelik benden daha önce aldığı sufle ile) 'yanlış uygulamalara bakıp demokrasinin değerlerini reddetmeyelim' edebiyatına yatıyor... ardından sıralıyor evrensel klişelerini... arkadaş bunlar demokrasiye değil 'insaniyete' ait meseleler diyorsun... 'sen barışa, hukukun üstünlüğüne karşı mısın?' diyor... (yok ben bir öküze, birde sana karşıyım) hiç doğrusunu görmedik ki?... her ne ise... öyle zamanlara doğru evriliyor ki mesele, dünya kıvranıyor yine; doğum sancısı gibi... bir patlama olacak en nihayet (iyi niyet temennileri, nihayetinde 'temenni'dir) her yer, her anlayış, her millet ve her kültür 'kabarıyor'... önce kendi içinde 'netleşecek' ve sonra diğeri nezdinde 'hesaba çekilecek' belliki... 'biz ne yapacak, biz ne olacağız?'.. yarın kopacak bu tufanda hangi fikir ve hangi duygu şemsiyesi altına sığınacağız... geçen sefer paçayı 'iki kutuplu dünya' arasında 'orta malı' kalarak kurtarmıştık... gelen dünyada o da yok!.. ve 'batılılaşma' taraftarı 'herodianlara' acı haber çoktan verildi: ne yaparsan yap, kendini ne kadar inkar edersen et, ve ne kadar 'sajes halinde büyük tövbekar olduğunu' isbat etmek istersen iste, batı seni asla kabul etmeyecek!...
KARAR OKURU 16 Mart 2017 06:49
0
Ramazan Bey, istersen 10 sayfa safsata yaz, gercek degismez: 14 MARTTAN ONCE GELMEYiN, iZiN YOK, demis adamlar. Bu cumlede anlamadiginiz birsey mi var? izin olmadigini bile bile aile bakanini neden gonderdiniz oraya? 3. Viyana seferine mi ciktiniz?
tarafsız 16 Mart 2017 09:58
0
Ramazan bey:%25 imiz batılılaşmış tespiti yanlış ve ben öyle demedim. %25 kendini batılı zannediyor dedim(fakat yanılıyorlar). Bir kemalist beyinden/zihniyetten bir batılı zihniyeti kesinlikle çıkmaz.residance ta oturmak,kadınına dekolte giydirmek,akşam whisky içmekle batılı olunmuyor zira bunların hepsini çin de veya afrikadaki hafiften zenginleşmiş lümpenlerde yapıyor. Size anlatamadığım:demokrasi insana vicdan ve insanlık vermez/öğretmez. Sadece insanların birbirlerini boğazlamadan yaşamasını sağlamak için gelişen bir toplumsal uzlaşıdır ve her topluma kendi kültürüne ve yaşam tarzına uygun bir demokrası gerektir
KARAR OKURU 15 Mart 2017 10:57
Yüksek bir ivme ile ırkçılık siyasetine dönüş(türül)en Avrupa birliği ülkesi Hollanda için tek paragraf , Kendi ülken (bazen hatırlatmak gerekiyor) Türkiye için bir çok paragraf eleştiri üzüntü verici. Hakeza Avrupa ve Birleşmiş milletler iki ülke için eşit düzeyde açıklama yapmışken...
KARAR OKURU 15 Mart 2017 06:00
Avrupa çoğu kez yaptığını yapıyor, Türkiye'ye karşı aleni saygısızlık yapıyor. Asıl siz ne yapıyorsunuz Etyen Bey?
Bedri TAŞTAN 15 Mart 2017 01:24
Sizin derdiniz Türkiyeye çakmak
Kurdislamic 15 Mart 2017 00:15
Göruş bildirmekten cok gizlice urkuten ,sopa gösteren avrupaya hizmet eden bir Elçi soylemi.. Erdoganin krizden beslendigi dogru ancak avrupanin yuzyillardir suregelen kindar tutumu daha dogru. Dolayisiyla Erdoganmi avrupami sorusuna tabiki Erdogan.varsin beslensin krizden oda oynasin . Hep avupalimi oynayacak..Erdogan oyun bile oynasa dogru yolda..hem avrupaliyi nasil razi etmeyi dusunuyorsunuz ? Mesela bogazlari kibrisi istanbuludami versek ? Yada ?? Neye razi olur avrupa. Ne yapsak severler bizi ? .. Erdogan dogrusunu yapiyor hatta az yapiyor daha cok yapmali.
Doğan Erdoğan 15 Mart 2017 00:10
Her defasında olduğu gibi,konu sarraf hassasiyeti inceliğinde ele alınmış,basından böyle bir yorumu ancak siz yapabilirsiniz.Teşekkürler...
KARAR OKURU 16 Mart 2017 00:28
0
Böyle yorumcuları sözcü, cumhuriyet, birgün, aydın doğan gibi faşist medyada bulamıyoruz, Karar gibi muhafazakar demokrat gazetenin her görüşten düşünce sahibinin aradığını bulduğu ortamı yaratmasından dolayı mutluyum. Sn.Yazar dediğiniz gibi, demokrasi bu ülkeye muhafazakar nesil üzerinden gelecek, işte ıspatı:)
adi yok 14 Mart 2017 21:30
Milliyetçi oyları sağlamak için bilinçli bir program uygulandı. Sanırım evet için faydalı oldu
KARAR OKURU 14 Mart 2017 20:47
Çok iyi bir yazı. Gerçeklet de acı ki çok acı
Sami erol 14 Mart 2017 20:33
Suriyeli muhacir kardeşlerimizle Avrupayı tehdit etmek.Salarız üstünüze haaa diye...Vallahi Allah bu milleti perişan eder.Peygamberimiz yüzümüze tükürür...
hamza akyol 14 Mart 2017 19:10
İster hollandayı, isterseniz akpyi haklı bulun, sonuç değişmiyor. Avrupa birliği ülkelerinde vatandaşların serbest dolaşımından bahsediliyorken, şimdi bir bakanın sınırdışı edilmesini konuşuyoruz. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin düşürüldüğü duruma bakın. T.C. devletinin bir bakanı, kaçakcı gibi sınır dışı ediliyor. bu ülke tarihinde hiç böyle utanç verici bir duruma düşmemişti. akp önce ülkeyi düşürdüğü utanç verici durumun hesabını versin. sonra insanlardan oy isteyecek yüzü olsun.
başka bir okur 15 Mart 2017 09:59
3
hamza:durum lar gayet normal fakat sen algılayamıyorsun. algılama kaabiliyetini sorgula
O k u r 15 Mart 2017 13:27
2
Ev sahibine gıcık isen, hırsıza kabahat bulamazsın...
Sedat T. 14 Mart 2017 18:29
Hepimiz bu yapılanların "bilinçli olarak gerginliği arttırma ve buradan bir mağduriyet çıkararak halkı 'evet'e kanalize etme" amaçlı olduğunu biliyoruz. Peki acı olan ne biliyor musunuz? Halkın bu numarayı yutacak olması. Maalesef bilinçsiz ve hamasetle çok kolay yönlendirilebilen bir toplumuz. Hele gurbetçi Türkleri anlamak mümkün değil. Bir ay sonra referandum bitecek ve o ülkelerin vatandaşı olarak asıl sıkıntıları siz yaşayacaksınız.
Oguz 14 Mart 2017 20:14
1
Sedat cok dogru yazmissin. Olan avrupadaki Türklere olacak, kötü olan imajimiz dahada kötülescek. Tabi Burda RTE ve kapikullari yasamiyor, biz yasiyoruz. Kusura bakmayin, Dünyada suanda böyle bir Politika sadece Kim Jong-Un yapiyor. Hergün bir ülkeyi yerle bir etmekle tehdit ediyor. AKPnin, Türkiyenin bu dis politikasi ne Kadar böyle gidilecegi saniliyoe acaba. Bir gün cok kötü bir rüyadan uyanmaya korkuyorum, misirlasmis bir Türkiyeden korkuyorum. Herkesi asagilama: Perez, Netanjahu, Sisi, Ruhani, Putin, Esed, Cipras, Obama, Merkel, Avusturya, Hollanda, Ibadi...Bu nereye Kadar gidecek? Oysa atalarimiz ne demis? Sükut altindir. Keskin sirke küpüne zarar verir. Bin düsün, bir söyle. Tatli söz yilani deliginden cikarir.
Kasım Özdemir 14 Mart 2017 18:14
Teşekkür karar.com
aksakallı 14 Mart 2017 17:16
gördüğüm an hazımsız yazar yazıklar olsun sana
Muhittin 14 Mart 2017 16:40
hortlatmaya calistiginiz avrupa irkciligi iktidara gelirse o zaman goreceksiniz avrupanin gercek yuzunu, 15 milyar dolarlik bir ekonomiden bahsediyoruz, sizin koylu rus turiste muhtac, insanini sevrvis sektorunde kole gibi kullanan zavalli ekonominiz 1 ayda krize girer 2. ayda teslim olur. bu yuzden iki yuzlu gurbetciler hep sosyalistlere oy veriyor. erdoganin derdi koltugu ne memleket ne de sizsiniz. begenmediginiz monserleri cok ariyoruz bugun. yazik!
eyup tasoz 14 Mart 2017 14:57
serbest çağrışımla baktığımda sn. Mahcupyan'ın bu yazısı bana 1910-1920 yılları arasında Avrupa'da yazılan en önemli eser olan The Decline of the West (Batı'nın Çöküşü)'nde Oswald Spengler’in kitabının ilham verdiği oranda ve Batı’nın dünya siyaseti ve dünya halklarının sosyal ve kültürel yaşamları üzerindeki tartışılmaz etkisinin daha bir ciddiyetle bir daha sorgulanması gerektiğini hatırlattı. batının çöküşünü sorgulayan böyle bir eserin derinlemesine okunması bizler için şüphesiz oldukça önemli olduğu kadar Batılılar içinde tekrar hafıza tazelemeyi sağlayacaktır. Eserinde, "sivil-geç kültür" olarak tanımladığı Batı kültürünün bir çöküş aşamasında olduğunu savunur Alman düşünür Oswald Spengler.
okur 14 Mart 2017 21:30
9
Bu batı da çöke çöke çökemedi 100 yıldır.
Serkan ŞENTÜRK 14 Mart 2017 14:56
Meselelerin tesbit,tetkik,teşhis ve tedavisinde eleştiri hele de öz eleştiri kaçınılmaz.Altı paragraflık yazının birini avrupa ne yapıyor ? beşini Türkiye ne yapıyor ? diye soruyor gibi yaparsanız tesbit,tetkik,teşhis ve tedaviden ziyade propaganda yaptığınızı ifşa edersiniz .
Muhittin 14 Mart 2017 17:10
0
bir de teslis var. avrupa turkiye iliskilerinin en onemli 3 S' si de ; sevgi saygi sadakat. propangda ezber ile olur. propaganda sizin yaptiginiz
hüsamettin ACAR 14 Mart 2017 14:06
ŞEÇİM SADECE HOLLANDADA DANİMARKADA ,BELÇİKADA VE AVÜSTRYADA DEĞİL PEKİ İNSANLIK DIŞI BU HAREKETLER VE KONUŞMALARI DEYDİ BAŞKA SEBELER VAR ALTINDA BUNUN.SİZİN MİLLETİ DE SAKİNLEŞTİRMENİZ GEREKTİĞİ YERDE DE KIŞKIRTIYOR GELEYANA GETİRİYORSUNZ.AKLINIZI BAŞINIZA ALIN BU VATANA VE MİLLETE DÜŞMANLIK ETMEYİN.EN BÜYÜK DÜŞMAN İÇİMİZDE BESLENEN HAİNLERDİR. ALLAH HER ŞEYİ GÖREN BİLENEDİR VE ONUN İZNİ OLMADAN MÜMİNLERE ZARAR GELECEK DEGİLDİR
Kasım Özdemir 14 Mart 2017 14:04
Biz ne biçim dünyada yaşıyoruz. Bir hollanda krizinde kırk farklı anlatım kirk farklı senaryo. Öğretmen iken üst düzey zihin becerilerinden söz ederdik: mukayese, sentez, analiz gibi. Bilgi basamağı cahil barınağı. Bilginin kirliliğini demiyeceğim bilginin yalanı surulunce piyasaya olan cahil barınağına dolayısıyla devlete oluyor. Karli çıkanlar ellerini ovuşturuyor. Etyen bey tanıdığımız yazarların doğruları arasında.
güllü 14 Mart 2017 14:04
etyen bey sizin istediğinizde zaten türkiyenin kayaya ve duvara çarpması hangi ermeni ile görüşsek egenin yunanistana karstan erzuruma kadar bütün şehirlerin ermenistana ankaranın yabancı ülkelere hemen hemen bütün şehirlerimizin verilmesini istiyorsunuz türkiyeye fazla bir yararınız yok ama birazcık ekmek yediğiniz ülkeye insanlıkla yaklaşın desek oda doğru olmaz çünkü insanlığı sizden beklemek hataların en büyüğü olur
KARAR OKURU 14 Mart 2017 19:47
0
Şımarık, mızıkçılık yapan, arkadaşlarıyla kavga eden çocuğuna: Mahçupyan; ''Aklını başına topla'' diyor. Güllü Hanım; ''Daima çocuğundan taraf olmalı ve Aferin, doğru yoldasın denmeli'' diyor. Atasözüyle anlatalım: Dost acı söyler.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 19:47
0
Ağır olun biraz yahu! Nedir bu ekmeğini yediğiniz ülke lafları? Ekmeğini siz mi veriyorsunuz? Almanya ya da Hollanda hükümeti de kalkıp orada gösteri yapan Türklere, "ekmek yediğiniz ülkede rahat durun" dese ne yapacaksınız? Yazdıklarınızın suç olduğundan bile haberiniz yok sanırım.
Ali Hakan 14 Mart 2017 13:44
Kronik muhalif görüş çok büyük bir savrulma yaşıyor.Herkesin gözü önünde gerçekleşen bir olay hakkında batıdan daha fazla 'batıcı' olabilmek bu olsa gerek.Hele bu anlayışın​ içinde​ Mahcupyan' ı görmek savrulmanın şiddetini anlamada bizi daha da kötümser kılıyor.
d.a 14 Mart 2017 13:07
Bu yazının yazılması ve yorumlanması bile Hollanda ve Türkiye'deki siyasetçilerin bir nevi danışıklı dövüş ile istediklerini aldığını gösteriyor. Şu batı karşıtı atarlanmayı milliyetçilik sayan insanlara bir tavsiyem var.Karşınıza dünya haritasını alın,bir an için batı dediğiniz şeyi gözünüzde silin.keyfinize kalmış isterseniz bunu NATO'dan çıkmak gibi de hayal edebilirsiniz.Kimlerle baş başa kaldığımızı görüp endişelenmeyenler için Rusya'nın gözümüzün önünde Türk köylerini nasıl katlettiğini hatırlatayım.
s.k 14 Mart 2017 12:33
Medyamıza ve siyasetçilerimize baktığımızda; batının kendi demokratik değerlerinden saptığını,faşizmin gelmekte olduğunu ispat etme çabasını görüyoruz.Avrupa ile yaşanan son krizin çıkmasındaki katkılarımıza (yada hatalarımıza) baktığımızda sanki tek amacımız batının iki yüzlülüğünü dünyaya göstermek .Diyelimki batının ne kadar riyakar ,terbiyesiz, baskıcı,ırkçı olduğunu ispat ettik,elimize ne geçecek?Şu anda öncelikli sorunumuz antidemokratik ülkeleri dünyaya ifşa etmekmi. Bu bizim hangi sorunumuzu çözecek?Ekonomimiz mi düzelecek,tüm dünyada politik gücümüz ve saygınlığımız mı artacak,Suriye'de,Kıbrıs'ta yeni destekler mi kazanacağız.Biz bu krizin çıkmasına neden fırsat verdik,geleceğe dönük sorunlarımızı artırmaktan başka ne işimize yarayacak?
KARAR OKURU 14 Mart 2017 12:48
1
Referanduma evet devşirmenin dayanılmaz hafifliği var. Daha ne olsun!
KARAR OKURU 14 Mart 2017 12:01
Okudugum tek gercekci analiz. Krizi Turkiye bilerek ve isteyerek cikardi, referandumda vatandaslari Evet icin seferber edebilmek amaciyla. Duygulari pompalayanlarin bu ulkeye hicbir faydasi yok, devasa zarari var.
Emre 14 Mart 2017 12:00
Hollanda’da yaşanan son gelişmelerden sonra bir kaç hususu vurgulamadan geçemeyeceğim. Avrupa’daki makro ekonomik sıkıntıların derinleşmesi islam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı gibi derin fay hatlarını tetiklediği bir gerçek. Brexit ve mülteci krizi ile sorun daha fecaat bir hal almış vaziyette. Beka sorunu yaşayan Avrupa, kendisine acil bir “öteki-ortak düşman” arayışı içine girmiş ve potansiyel olarak en uygun grubun Türk’ler olduğu sonucuna varmışlardır. Kendi yapısal sorunlarını çözmek yerine, daha kolay politika olan “dış tehdit” söylemi ve eylemini hayata geçiriyorlar. Bunu da kendi iç konsolidetisi sağlamak, halkına suni gündem ile sorunlarını unutturmak gibi ucuz politika yoluyla işlevselleştiriyorlar. Bu noktada ülke olarak rasyonel hareket etmemiz gerekli ve bunların tuzağına düşmemeliyiz. Aksi takdirde istediklerini altın tepside vermiş oluruz. Onlara kendi sorunları ile yüzleşme fırsatını vermeliyiz ki Türkiye’ye karşı düşmanca davranamasınlar.
Mustafa 14 Mart 2017 11:58
Avrupa'nın faşistliği yeni birşey değil ama bunu referandumda oy devşirme aracı olarak kullanmak yeni. Daha dün biri evet oranı 2 puan artmış bu sayede demiş. Amaç da yöntem de belli. Yerseniz.
Türkiye'ye gelmemesi istenilen Hollanda büyükelçisi zorla gelmeye çalışsa ne olur? Türkiye ne tepki verir?
KARAR OKURU 14 Mart 2017 13:34
0
Avrupa ülkelerinin egemenlik haklarını hiçe sayıp sonra da avrupayı "faşist" olmakla suçlamak tam da türk usülü maraz çıkartma yöntemi. Avrupada gösteri yapmak isteyen avrupada yaşayan türkler değil, tc devletini temsil eden bir parti. yani bir devlet. bir devletin de bir başka devlette kafasına göre hareket etme lüksü yok. Türkiye, ülkelerin egemenlik haklarını çiğnemeye çalışıyor sonra da avrupada demokrasinin olmamasından şikayet edip oy toplamaya çalışıyor. buna en hafifinden riyakarlık denir. "herhangi bir devlet bizim ülkemizde, bizim avrupada yapmaya çalıştığımız şeyi yapmak isterse tutumumuz ne olur" sorusuna namusluca cevap verip ondan sonra avrupanın yaptıklarına ahkam kesmek gerekir
Yurt Disindaki insanlara kimlik uzerinden bakmak onlarin orada vatandas oldugunu unutmak kisaca onlari bir araç olarak kullanmak ne buyuk acimasizlik Cok dogru tespitler elinize saglik
tarafsız 14 Mart 2017 11:46
Erdoğan muhalifliği sizi nerelere savurmuş etyen bey. Halbuki bir zamanlar bizlere sömürge ülkesi mentalitesi ile düşünmemeyi tavsiye eden yazarlardandınız.’’Hollandanın yaptığının elle tutulur bir yanı yok fakat bizdede çok hata var’’ vari bir yazı olmuş olsa idi bende katılırdım size fakat bir ülkeye sınırdan giriş yapmış olan bir insanı(o insanı sınırdan geri çevirebilirler ve buda uluslararsı hukuken doğru olabilir) kendi ülkesinin büyükelçiliğine ulaşmasını engellemek için yolun ortasında alıkoymanın normal bir şey olduğunu anlatmaya çalışmışsınız bize. Gerçek bu iken bize ne Hollanda basınındaki yorumlardan? Tabiî ki milli bir meselede kendi ülkelerini savunacaklar. Bende batı ve demokrasiye saygılı bir insanım , almanyanın yaptığı bir derece anlaşılabilir fakat hollandanın yaptığı uygulama yı anlamak vede demokratlığa sığdırmak mümkün değildir. Hollandanın yaptığını savunmak için mantık üretmeye çalışan herkes mantık çöküntüsü yaşamak zorunda kalır
müfit haksever 14 Mart 2017 11:46
>>>Türkiye hala vatandaşlığı değil kimliği öne çıkaran bir anlayışa, yani fazlasıyla ‘Ortadoğulu’ bir bakışa sahip.>AVRUPA yıllarca övkündüğünüz (güya!) DEMOKRASİ BEŞİKLİĞİ OLDUĞUNU (?) NEDEN UNUTTU?
Bahadır 14 Mart 2017 11:43
Avrupa ŞER cibiliyetini teşhir ediyor. Türkiye'deki batı hayranı olanlar bundan ders çıkarıp, kendi ÖZ benliklerine kavuşmalıdırlar.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 19:51
0
Sıkıştın mı "batı hayranı, özüne dön". Başka da lafınız yok. Biraz açılın yahu, farklı düşünmeye çalışın. Nedir bu kısırlık?
Mete Okur 14 Mart 2017 11:32
Tamam,düşüncelerin ortadoğulu değil avrupalı.Sadece Hollanda olan krizi kendi içinde değerlendirdiğimizde belki hatalı olduğumuz yönler olabilir.Fakat resme bütün bakmanın işinize gelmediği kanaatindeyim.Zira Almanya niçin engellemelere gitti? Hayır cephesi ve terör örgütü istedikleri gibi propaganlarını yaparken neden seçilmiş meşru hükümete karşı tavır var? avusturya,danimarka ve isviçre de neden durum aynı?Avrupanın Türkiyeye karşı tavır değişikliğinin sebepleri arasında kendi haklı noktalarının olduğuna ihtimal vermek mümkün değildir.Topyekun meşru seçilmiş yönetime karşı bir tavır söz konusudur.Süphesiz milletimizin perspektif ve anlayışında bazı eksiklikler vardır.Fakat siz doğru olan kısımları görmek istemiyor,bütün enerjinizi bu milletten farklı düşündüğünüzü harcamakla heba ediyorsunuz.Tarihi perspektiften bakarsak Batının asla uygar olmadığı,kendi ajandalarının adalet ve hoşgörü taşımadığı ortadadır.Açıkçası her meseleyi kendi içinde objektif değerlendirmeli derken büyük resmi görmüyor yada görmek istemiyorsunuz.Bilinen bi gerçek var ki batı asla güçlü özgür bir Türkiye istemeyecektir.Bir diğer konu batının vatandaş-devlet parametrelerini vatandaşlık kimliğine göre dizayn etmiş olması tek doğrunun bu olduğu anlamına gelmiyor.Bizim kadim milletimizin kendine has gerçek ve doğruları vardır ki bu da millet anlayışının batıya göre cok daha derin ve anlamlı olduğudur.Son olarak devlet ve millet aleyhine çalışan onca kişiden biri olduğunuzu düşünmemekle beraber sizi İslamı anlamaya ve kabul etmeye davet ediyorum.Bu kabulden sonraki gerçek aydınlanma ile toplumun bakış açısına sahip olacak,olayları bir de burdan değerlendirme imkanı bulacaksınız.
hamdi bey 14 Mart 2017 11:20
Biraz gerilere gidelim; İsrail bayrakları yaktığımız günlere, Rusya bayrakları yaktığımız günlere, Amerikan bayrakları yaktığımız günlere... Bayrak çok, yakmaya hazır adam da çok. Gittikçe de çoğalıyor, Allah eksikliklerini göstermesin! İktidarlar kavga edebilir ama, devletler ve halklar soğukkanlılıklarını muhafaza eder, etmelidir. Buradaki sorun; Şu anda devlet, iktidar ve ekser vatandaş iç içe geçmiş durumda. Dışarıdan bakarak söylüyorum referanduma evet devşirmekten başka bir getirisi olmadığı gibi, itibar kaybettirici olduğu kesin. Sayın yazar objektif değil ama haklı! Bu kalabalığı ''karakalabalık'' olmaktan çıkartacak daha sofistike meşguliyetler bulamazsak ben bu işte yokum Reis!
KARAR OKURU 14 Mart 2017 11:15
Yahu bende diyordum ki Ak Parti ilk defa bir seçime mağduriyet yaşamadan muktedir olarak gidiyor. Yurt dışı hiç aklıma gelmemişti...? Helal olsun oyun kuranlara...
Z. Yardım 14 Mart 2017 11:04
İnsanımızı ve ülkemizi yalnızlaştıran popülist politikalar biraz aklı başında insanımızı yormaktadır.gerçekten yorulduk ve hamasetten bıktık. Kendileri kaldırıldıkça insanımızıda kandırarak domine etmek nereye kadar.ucuz,ucuz herşey ucuz. Diğerleriyle olduğu gibi yarın Avrupa ilede barışma olacak. Olacak ama güven ne olacak. Hep bir kuşku kalmıyacak mı? Herkes külhanbeyi asarız keseriz sabrımızı taşırmayın. Taşarsa ne yapacan. Tıssss
Mehmet Aydın 14 Mart 2017 10:58
Avrupa dediğimiz kıt'a 18. yüzyıla kadar karanlıklar içerisinde boğuşmuş, ancak 18. yüzyıldan sonra, İslam medeniyetinden ele geçirdikleri bilgileri kullanmaya başlayaran ışığı görmüş ve elde ettiği bilgileri de güce dönüştürerek sömürgeciliği geliştirmiş ülkelerden müteşekkil bir topluluk. Topluluk diyorum, çünkü, materyalist düşünce ile hareket ettiklerinden kendilerinden başka hiç bir toplumun hayat hakkını kabul etmezler. Kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayanlara tahammülleri yoktur. Eğer şu anda Avrupa'da farklı felsefi ve dini inançlara sahip insanlar yaşıyorsa, bu avrupa ülkelerinin çıkarlaraına hizmet ettiği içindir ve çıkarları devam ettiği sürece devam edecektir. Avrupa ülkelerinin tamamına yakını, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmesi ve küçülmesi için gerekli her türlü maddi ve lojistik desteği sağlamaktadır. Avrupalının hoşgörüsü çıkarları oranındadır. Çıkar yoksa hoşgörü de yoktur. Yazara göre Konsolosluk Hollandalıları yanlış bilgilendirmiş. Ne alaka? Bir bakan kendi konsolosluğuna gitmek istiyor ve buna müsaade edilmiyor. Bunun savunulacak hiç bir tarafı yok. Oysa Avrupa ülkelerinin Türkiye'deki elçilikleri ve konsoloslukları teröristlere yardım ve yataklık yaparken yakalanmasına rağmen hiç bir tecrite veya bu tür bir muameleye maruz bırakılmadı. Bunun en bariz örneği Almanyanın konsolosluğudur. Gazeteci kisveli ajanı 1 ay konsoloslukta beslediler, sonra salıverdiler. Planları neydi?
KARAR OKURU 14 Mart 2017 14:52
0
Çok doğru. En iyisi Avrupa'daki Türkiyeliler Türkiye'ye dönsün. Oradaki göstermelik demokrasinin ne olduğu anlaşıldı. Ekonomileri de çöküşte. AB zaten dağılıyor. Öte yandan Türkiye zincirlerini koparmış, büyük bir atılım içinde. Ekonomisi Avrupa ekonomisinden çok daha iyi durumda. Demokrasi, insan hakları çok daha gelişmiş durumda. Kültür desen zaten zalim, güce tapan Avrupa kültüründen çok daha insancıl, merhametli, adaletli. Bu yüzden mesala Suriyeli göçmenler Avrupa'ya gitmek istemiyor, Türkiye'de kalmayı tercih ediyor. Avrupa'daki Türkiyeliler de çökmekte olan ikiyüzlü Avrupa'nın ağız kokusunu çekmesinler, dünyanın yükselen yıldızı Türkiye'ye dönsünler. Ne bekliyorlar?
Hasan 14 Mart 2017 16:38
0
Müslümanlara bir baksan birbirini boğazlamaktan başka dünyaya ne faydaları var...Onlar geçmişlerinden ders alıyor (bir kısmı).Ya müslümanlar.Kamunun ödediği vergilerle propaganda yapılamaz yapılmamalı.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 10:55
Hocam geç bunları, ne olursa olsun bakanın deport edilmesi kabul edilemez, tırmandırmayın diyorsun ama wilders ve ruttenin henofobisini göz ardı ediyorsun.Gerçekleri toprak altına gömme
hamdi bey 14 Mart 2017 12:08
3
Bakan deport! edilemez haklısınız...ama edildi. Bu neyin göstergesi sizce? Faşist Avrupa mı? Hayır; itidal kaybı.. Kafa karışıklığı. ERtuğrul dizisi ve 3. sınıf Sevda Kuşun Kanadında replikleriyle dış politika tesis edilemez.İşin tuhafı bunu devlet erkanı da bilmiyor değil! Bir süre sonra çark edecekler tabiki ama, bu gürültüde büyüyen kitle * gençlik ne olacak asıl soru ve sorun bu.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 10:40
Hollanda "bizdeki seçimden sonra gelin, ziyaretiniz erteleyin" demesine rağmen, Çavuşoğlu efelenip "Tüm engellemelere rağmen Rotterdam'a gideceğim" deyiverdi. Ne demek bu? "Kriz çıkaracağım" anlamına gelmiyor mu? Bir de şu yaptırıma bakın! Diplomatik misyonların uçaklarının Türkiye'ye inmesine izin vermeyecekmişiz. Dün Prof. Faruk Şen şöyle bir şey söyledi: "Hollanda'da başbakanın ve bakanların kendilerine tahsis edilmiş özel uçakları yoktur. Tarifeli uçaklarla gezerler. Nasıl uygulanacak bu yaptırım?" Adamlar makamlarına bisikletle gidiyorlar. Turistik uçakları da indirmeyeceksin o zaman. Avrupa'daki vatandaşlarımızın yaşayacakları sıkıntıları , turizm sektöründe yazın yaşanacak iflasları düşünen yok. Varsa yoksa referandum! Ayrıca, yurtdışında ve temsilciliklerde siyasi propaganda yapılmasını yasaklayan kanunu da ihlal ediyorlar. Efendim amaç propaganda değilmiş, "vatandaşlarla buluşmakmış, hasb-ı hal" etmekmiş. Biz dahil bütün dünyayı aptal mı zannediyor bunlar acaba? Ne aceleleri vardı? Ne dayanılmaz hasretmiş bu ki ziyaretleri rica edilmesine rağmen 3 gün erteleyemediler. Kapıdan olmazsa bacadan girmeye çalışmanın, krizi tırmandırmanın devlet adamlığıyla bir ilgisi olmasa gerek. Şimdi Ak Parti yönetiminin bu ülkenin onurunu düşünerek hareket ettiğini nasıl düşünebiliriz? Dün bir emekli büyükelçimiz şöyle dedi: "Bizde en son konuşması gerekenler en başta konuşuyorlar." Yani böyle bir kriz çıktığında, ortalığı sakinleştirecek kimse kalmıyor maalesef. "Önce partim ve ben" diyenlerin ülkesinde başka türlüsü beklenemezdi zaten.
tarafsız 14 Mart 2017 11:28
18
tam bir sömürge zihniyeti/muz cumhuriyeti vatandaşı kafası ile yazılmış bir yorum.kardeş yeni türkiye diyorlar artık?. bir ülke siyasi bir karar alıp diplomatta olsa bazı kişileri ülkelerine almayabilir fakat sınırdan geçip ülkeye giriş yaptıktan sonra bir kişiyi(gerek vatandaş gerek diplomat olsun) yolun ortasında alıkoyup büyükelçiliğine gitmesini engellemek izah edilebilecek bir durum değildir ve bedeli ne olursa olsun sert bir tepki ile karşılanmalıdır.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 19:52
0
"tarafsızın" cevabına cevap hakkımı kullandım ama Karar'dan müsaade çıkmadı galiba?
ramazan gün 14 Mart 2017 10:39
abi yapma!.. anlıyorum seni... hükümetten taraf değilsin... bunda bir sıkıntı da yok; zira 'son tahlilde' ben de değilim... şunu yapmaya çalışıyorsun: hadiseye 'hamasi' olmayan bir pencereden bakmak için, vakıaların üzerine tırmanıp, tepeden bakarak bir değerlendirme yapmak, 'entellektüel duruş' sergileyerek, bir manada 'tarafsız' bir gözle bakarak, meseleyi gerçek yerine oturtmak ve böylece 'erdoğandan yana düşmediğin' gibi, şimdi bir dünya 'kahrolsun hollanda' yollu yazı karalayacak yazar çizer tayfasınında üstüne tırmanarak 'denişik' görünmek... yapma!.. bazı şeyler vardır ki; daima bir taraf olmak gerektir; bi-taraf olan, bertaraf olur!.. ne kadar 'sureti hak' kisvesine girmeye çalışırsan çalış 'sırıtır'... yapma!... zira yapınca gör ki ortaya 'allah bizim belamızı versin!'... gibi 'azotlu' bir netice çıkıyor...
Köroğlu 14 Mart 2017 11:20
0
Yav Ramazan, bir gün de ad hominem yapma da söylenen fikre fikirle karşılık ver.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 13:49
0
Hayatta en çok "Halka verir talkını, kendi yutar salkımı" davranan insanları sevmiyorum.
ramazan gün 14 Mart 2017 19:38
2
ya köroğlu usta!... dün de sen miydin bilmem... bu ad hominem meselesi... 1- bir şeye bir isim kondurduğun zaman veya onu bir kategoriye sokabildiğin zaman o mesele çözülmüş olmuyor... günümüz insanının problemlerinden biri; bir şeye bir ad verdikleri zaman o şeyin künhüne erildiğini düşünmesi... 2- ad hominem; her karşılıklı diyalogda, 'sen şöyle diyorsun, mesela ben de böyle...' veya senin şu söylediklerin (kelime kelime analiz etmek yerine) yekünde bu manaya geliyor' dendiği zaman gerçekleşen birşey değildir... şöyle bir şeydir: ikimiz tartışıyoruz (bak işte şimdi ikimiz dediğim için ad hominem gerçekleşmiyor) mesela ben islam sende bir hristiyanlık adına vurmuşuz skolastiğin dibine... bir zaman geliyor ve sen diyorsun ki bana, 'hacı bir saattir edebiyat yapıyon ama sende içki içiyorsun...' al sana ad hominem... veya ve mesela... necip fazıl hakkında köşeye sıkışınca 'onun hanımının başı açık ama...' diyen kuş beyinli zevatın durumu gibi... samimi söylüyorum: yukarıdaki yazdıklarıma tekrar bak... rica ediyorum... etyenin yazdıkları ile ilgili 'fikrimi' göremediğini iddia edersen 'eyvallah' diyeceğim... 'hollanda meselesi' hakkında 'fikrimi' göremediğini söylersen ona eyvallah... lakin 'barbar batı' hakkında genel fikrim ne ise odur malumunuz...
ramazan gün 14 Mart 2017 20:22
1
hollanda meselesi hakkındaki fikrim... karar'da haber olarak verilmiş 'the times'ten hollandaya ders gibi eleştri' başlıklı haberden mütevellit... lakin ilavem var tabi ki: ingiliz bunu 'bahsettiği değerlere sadakat' endişesi ile yapmıyor... ingiltere 'kurulan tezgahta' kendine yeni yer bulmak için harekete geçmişti... artık ab gibi bir endişesi yok... ve türkiye hollanda meselesinde aradan 'çomak' göstererek, türkiyeye 'ab alternatifi yeni pazar ve kapı' olarak göz kırpıyor... sonra... burada hollanda meselesinin 'erdoğan tarafından tezgahlanan' bir mesele olduğunu söyleyen bir kısım taife var... onların şahsında tüm 'bu kafayı kurmuş' olanlara sormak gerek: 'ingiltere de bu tezgaha dahil demekki, değil mi?'.. veya 'ingiltere göremiyor ama sen görebiliyorsun; öyle mi?'.. bir de... eğer erdoğan, her böyle söylediğiniz meselede -mesela 15 temmuzda- bu çapta tezgah kurup işletecek kadar mahir ve kudretli ise; eh be kardeşim, böyle becerikli ve muktedir adamın karşısında yapacağınız hiçbir şey yok; kaderinize küsüp bir kenarda öleceği zamanı bekleyin!.. (doğrusu ise 'sizin nasıl bir fantazi dünyanız var?' dememdir)... sonra... kendi memleketinin adamının söylediklerine 'itimat' etmeyip, hollanda basınının 'tarafsızlığını' kutsayarak hikayesini oradan devşirmeye bakan kafa, sen nasıl bir 'dünya vatandaşısın' arkadaş... (doğrusu 'kimliksiz kozmopolit tip' dememdir)... hollandalılar mıydı o, alt afrikada onbinlerce 'vahşiyi(!)' medeni tüfekleri ile bir kaç saatte kıyımdan geçirdikten sonra, 'sivrisineklere yenilen' salaklar...
Köroğlu 14 Mart 2017 22:12
0
@Ramazan: eyvallah. Okudum bir daha. Fikrine katılmıyorum, ama evet tam da ad hominem sayılmaz. Değil de sayılmaz. Kızdınız Etyen'e ama, adamla uğraşmayı bırakın. Bir şey görüyor da yazıyor. Şahaneyiz, uçuyoruz, kabul etmeyenin derdi başkadır psikolojisinden çıkın. Hollanda kısmına zaten katılmıyorum ama o da bir fikir. Dün de yazdım mı hatırlamıyorum, oluyo öyle.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 22:27
0
lafügüzaf
ramazan gün 14 Mart 2017 23:08
0
köroğlu... ad hominem için sana örnek bulma gayretiyle düşünmeme gerek yokmuş... yukarıda 'güllü' rumuzuyla yazan (galiba) bir abla var; aynıyla ad hominem!... söylediklerini dikkate alma benim de 'canımı sıktı'... bişey diyeyim dedim... hiç bir şey bulamadım!..
KARAR OKURU 14 Mart 2017 09:34
Avrupanin, PKK' nin ve diger muhalif gurupların yandaşlarından " kimliksel çikar" eylem talebine ve girişimine taluluslararasi anlasmaları da ihlal etme pahasina musamaha göstermesine, hayırci propogandaya resmen destek vermesine hic deginmeyen Sn. Mahcupyan; Türkiyenin ordaki oy kullanma kapasitesine sahip bunca kitleye demokratik bir hak olarak hitap etmesini "ıç çatışmaları oraya taşıma ve kimliksel çıkarlarını savunma" biciminde olumsuz bir mana yüklemesi hiçte objektif bir analiz değildir
subay 14 Mart 2017 09:16
ağzınıza sağlık. tarafsız bir gözle bakabilen son günlerde okuduğum tek yazarsınız.
soner 14 Mart 2017 11:26
3
kardeşim zamanında 2008 'de yasa çıkarmışsın kendin yurt dışında propaganda yasak diye . kendi kanunlarına bile uymuyorsun
O k u r 17 Mart 2017 00:31
0
Hollanda, Türkiye yasalarına uymadığı için mi bakanımıza bu yasağı koydu. Öyleyse hayırlılara neden müsaade ediyor. Bu mazeret kendi içinde çelişiyor. Tayyip'e düşmanlık yapmak için, devlete düşmanlığı mubah görüyorsunuz. Bu iyi bir şey değil. Hayır oyu kullanacak bazı kimseler bu konuda şöyle diyorlar: "Başkanlık sistemi istemediğim için hayır oyu vereceğim, ama Hollanda'nın yaptığı saygısızlıktır"
Gerçekçi 14 Mart 2017 09:02
Ben sayın çavuşoğlunun canlı yayında yasak gelmeden önce tehtitlerini dinledim bana göre bir oy için devletin onuruyla oynanmaz sayın cumhurbaşkanımız diyorki 16 nisandan sonra yaptırım uygulayacağız neden şimdi değil demek istediğim biz seçmenlerin duygularıyla oynamayın sizler zarar edersiniz
Tora Bora 14 Mart 2017 08:58
Sayın Mahçupyan; "Avrupa tarafı Türkiye'nin kendi diasporası üzerinden Batı karşısında pazarlık gücü devşirme gayretlerinden son derece rahatsız." diyorsunuz. Bu tek yanlı ve manipülatif bir yaklaşım. Çünkü, başta Almanya olmak üzere, bir çok Avrupa ülkesi bu topraklarda beraber yaşadığımız Kürt halkı, Aleviler ve seküler yaşamı benimsemiş insanlar üzerinden ve yıllarca bu toprakların başkaca iç çelişkilerinden güç devşirmedi mi?
KARAR OKURU 14 Mart 2017 11:00
3
Öyle olsa bile, onlar bunu engellemek konusunda bizden daha becerikli demek ki. İlber hoca, "Bizde incelikle diplomatik oyunlar oynama yeteneği olan pek yoktur" gibisinden bir söz söylemişti. "Kör kör parmağım gözüne" misali yapıyoruz bu işleri. Gelmeyin dendiği halde adamların ülkesine zorla girince sonuç rezalet oluyor işte. Krizden "evet" devşirmeye çalışmanın dik alası! Ne olurdu birkaç gün erteleselerdi ziyaretleri? Artık turizmcilere de, turizm emekçilerine de rahat uyku yok. Borçlarını nasıl ödeyeceklerini düşünecekler. Bir de onlara anlatın bunları isterseniz.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 11:28
2
Nasıl bi güç devşirdi mesala? Nedir bu toprakları bu kadar özel yapan? Endonezya'yı ya da Nijerya'yı da böyle karıştıyor mu? Niye? Petrol için mi? Siemens'in ya da WV'in satışları artsın diye mi? Yerli otomobil projesinden ürktüğü için mi? İstanbul havalimanı Lufthansa'yı bitirecek diye mi? Hakkaten niye?
Latif 14 Mart 2017 08:46
Bu Turkiyelilili hezayanindan ne zaman vazgecilicek. Artik her sokakta gokturkce Turk yazisi gorur oldum
Mucahit yurt 14 Mart 2017 10:55
1
Türkiye italyanca bir kelimedir.Zaten türkler yahut osmanlıda bu yana yöneticiler ülkeye içinde türk geçen bir ad vermemiştir.Devlet i ali osman memalik i osman gibi.Hatta fatih sultan mehmet kayser i rum unvanını da kullanmıştır. Evet bu ülkenin bir kısmı kendine türk diyor ve türkçe konuşuyor fakat emin ol yanımızda ki Yunanlılara Ermenilere araplara Kürtlere çerkeslere Köktürk lerden daha çok benziyor. Kültürel olarak da tabii
KARAR OKURU 14 Mart 2017 11:32
0
O alfabe, sanılanın aksine Türk alfabesi değil, Sogd (İrani) alfabesi, Arami alfabesinin bir versiyonu.(Göçebelerin yazılı kültürü yoktu, vadilerde yaşayan çiftçilerden ve tüccarlardan aldılar alfabeyi ve yazıyı) . Ama bence güzel. Ne sakıncası var?
Latif 14 Mart 2017 14:15
5
Geçin şu Osmanlı Türk kulanmamış laflarını, devletin adı Devlet-i Aliyye olarak geçse de bütün batı bize Türk demekteydi. Osman bey de devleti kurar iken kendini Oğuz Kağan'a bağlamıştır. Ayrıca hiç yunana ermineye kültürel olarak benzemiyorum ama bir doğu türkistanlı bir özbek ile karşılaştığımda kendimden bir fark göremiyorum.
Tora Bora 14 Mart 2017 08:43
Kapansın Avrupa kapıları bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet Türkiye halkının....Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...
KARAR OKURU 14 Mart 2017 08:35
Ermeni diyasporasi rahatdiz, asker rahatsiz, avrupa rahatsiz..... kurtulun artik su kahrolasi oryantalist ve mankurt bakis acisindan, tutkiye karsitlari ve dusmanlarini anlamaya calismaktan ve asagilik kompleksinden! 1995 senesinde Avrupanin gobeginde HOLLANDA BM Askerlerinin aktif tutumuyla yapilan MUSLUMAN KATLIAMI, Turkiyede terorun ve datbenin tesvik edilmesi, aciktan desteklenmesi; Turkiye ic siyasetine mudahale etmeyi ve TBB baskani Feyziogluna, HDPKK ve diger terorist unsurlarina HAYIR kampanyasi icin izin verilmesine ragmen Hollanda-Almanya-Isvicre-Avusturya nin ALCAK-IRKCI-NAZI-ISLAM DUSMANLIGI, INSANLIK-DEMOKRAsi/HUKUK/EVRENSELDEGERLERI!?! YOK SAYARAK farkli dusuncedeki gorus-toplanti-seyahat-ifade ozgurluklerini TANIMADIGINI GOSTERMESINI "avrupa gorevini yspmiyor ama Turkiye de yapmiyor" seklinde tevile, izaha VE ESITLEMEYE calismak namuslu ve insafli bir aydin davranisi degildir. Turkiye sizin "ekonomiden anlayan yok mu" turu "tarafsiz!" Yazilarinizi dikkate alarak ekonomik basarilari, mega projeleri gerceklestirmedi ki, hsla ozur dilemeden ekonomiyle korkutmaya ve hacli-batili kompleksiyle feveran ediyorsunuz! BU NAZI-IRKCI-ISLAM VE TURKIYE DUSMANI OLAN ALCAK VE SAHTEKAR BATI MI BENZEMEK ISTEDIGIMIZ???
sabri ayçiçek 14 Mart 2017 07:51
Yoksa "kontrollu gerginlik" denilen şey bu mu ? Lakin AB nin tavırları da hem kendi değerlerine aykırı hem de gayriinsani...Ama Batıda yükselen ırkçılık dünya için tehlikeli.Sadece bizim için değil.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 07:43
Nihayet bu Avrupa "macera"sini tum gercekleriyle anlatan bir makale okudum bu gazetede. Bilmedigim onemli birseyi de ogrendim. Hollanda, 14 Marttan sonra gelebilirsiniz demis. Bizimkiler bilincli olarak olay cikarmak icin, bu tarihten once uluslararasi kanunlari ihlal ederek Rotterdam'a gitmisler. "Referandumda evet oylarini artirmak icin yapmayacaklari sey yok" diyor Yusuf Hallacoglu. Gunun birinde Hallacogluyla ayni fikirde olacagim aklima gelmezdi. Bir devlet "benim ulkemde su tarihten once siyasi propaganda yapmana izin vermiyorum" derse siz ne hakla gidersiniz oraya?...AK Parti'nin kendi cikardigi "dis ulkelerde ve dis ulke temsilciliklerinde siyasi propaganda yapilamaz" diyen kanunun islevi ne bu arada? Medyamiz bu kanundan hic bahsetmiyor. Aman ha sus kimseler duymasin. Ama gurultu patirti dinmeye baslayinca ortaya cikmayacak mi bunlar? Diyeceksiniz ki, ortaya ciksa ne olacak? Kim ne yapabilir, kac kisinin umurunda olur? Orda da siz haklisiniz...
bikal 14 Mart 2017 07:23
Muhalefet virüsü bünyeye bir girdimi Şeytanı (hollanda'yı)melek göstermek bile vakayi adiyeden olabiliyormuş. Gerçekleri yazmak için illaki bir çuval paralı Başbakan danışmanı mı olmak gerekiyor.
Elif 14 Mart 2017 05:14
Mevlüt Çavuşoğlu Hollanda hükümetine daha uygun bir ortam olacaksa seçimden sonra da gelebileceklerini söylemiş fakat Hollanda seçimden sonra da izin veremeyeceklerini ifade etmiş.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 04:38
Kİsa vadede bize fayda sağlayan birçok kazanım, sonüçte ulkemiz cikarlarina ongorulneyen zararlar verebilir, ülkelerin dış politikalarıda bunları oneden görebiliyor olmali ,ülkemiz sevdalilari lütfen bunu öngörsünler,
Mehmet Ali 14 Mart 2017 04:18
Geç bunları. Onlar algı yönetiyorlar biz ise refleks yönetiyoruz. Maskelerini indirmeye zorladık ve indirttik. Gerisini onlar düşünsün. Bundan sonra riyakar batılılar insan hakları, düşünce özgürlüğü, hak hukuk diye gak guk etmeye kalktığında bunları yüzlerine vurup sözlerini boğazlarına tıkacağız.
KARAR OKURU 14 Mart 2017 11:05
2
Türkiye'de "hayır"cıların konuşturulmamasına ne diyeceğiz? Hak hukuk mu, gak gukuk mu? Akşener'in ve Saadet Partisi'nin toplantılarına izin verildiğini mi zannediyorsunuz bu ülkede?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN