Back To Top
Değer miydi?

Değer miydi?

- A +

Referandum için son haftaya girildiğinde, saha çalışması yapan bağımsız şirketler ağız birliği etmiş gibi aynı sonuçları yayınladılar. Evet oyları 51.5-52 aralığında gözüküyordu ve öyle de neticelendi. Anayasa taslağını savunanların telaffuz ettiği ve toplumsal kabul sağlama açısından muhtaç olunan oy oranına erişilemedi. Öte yandan karşımızda yasal gerekleri yerine getirmiş ve yüzde ellinin üzerinde tasvip görmüş bir teklif var. Diğer deyişle cumhurbaşkanlığı sisteminin bir meşruiyet sorunu yok. Ancak meşruiyet çift katmanlı bir kavram… Yüzeyde usule uygun davranılmış olmasını ama daha derinde kamu vicdanında kabul görülmeyi ifade ediyor. Ne yazık ki gelinen noktada kabul edilen anayasa değişikliğinin söz konusu ikinci katman açısından zaafı var ve bu zaaf siyaseten kullanılmaya çok müsait.    

***

Önemli olan şu ki oylamış olduğumuz teklif, siyasi sistemi radikal bir biçimde değiştirecek olan bir anayasa değişikliği. Örneğin bir yargı kurumunun yeniden yapılandırılmasını ya da bir uluslararası teşkilata üye olup olmamayı oylamadık. Birlikte nasıl yaşayacağımıza dair oyunun kurallarını belirleyen bir taslağı oyladık. Herhangi bir tasarrufa dair kararlarda yüzde elliyi aşmanın yeterli olduğu düşünülebilir. Ama oyunun kurallarının saptanmasında böyle oranlarla ilerlenmesi çok zordur. Çünkü söz konusu kurallar açısından ortadan bölünmüş bir halkı yönetmek durumunda kalırsınız.

Bugün ortaya çıkan sonuç, oyunun kuralları açısından ortadan bölünmüş bir ülkeyi bir ‘tek adam’ sistemine taşımak anlamına geliyor ve bunun sosyal, ekonomik ve siyasi tepkilerinin orta vadede olumsuz olacağı açık. Üstelik bu ortamda ekonomiden dış politikaya başarı elde edilmesi çok zorlaşacağı gibi, başarısızlıkların bütün yükü AK Parti’nin sırtına bindirilecek. Böyle bir sürecin sonunda 2019 seçimlerinin meclis çoğunluğu üreten bir oyla kazanılması da hayal olabilir…

Buna karşılık ‘hayır’ giderek bizzat muhafazakar kesimin zihninde kaçırılmış bir fırsat haline dönüşürse kimse şaşırmasın… Çünkü o durumda hem Türkiye hem de AK Parti için çok daha az sakıncalı ve yönetilebilir bir döneme imkan tanınabilecekti. Hükümet devam edecek, genel seçim 2019’da önceden saptandığı tarihte ve bir normalleşme sürecinin uzantısı olarak yaşanabilecek, hükümetin elinde demokratik niteliklere özen gösterilmiş yeni bir taslak üretme şansı kalacaktı. Şurası çok açık… Eğer AK Parti demokratik değerlere sahip çıkan bir taslakla halkın karşısına çıksaydı bugün en az yüzde 65 onay alırdı… Dolayısıyla bugün alınan ‘evet’, ileride alınabilecek olan yüksek oranlı ve meşruiyet açısından rahatlatıcı olan bir başka ‘evet’in önünü kesmiş oldu.

***

Gündelik siyasete fazla kapılmadan baktığımızda Türkiye’nin esas meselesinin yönetim sistemi değil, yönetim zihniyeti ve kültürü olduğunu bir kez daha görüyoruz… Ürettiğimiz gerçeklikten kaçış zor: Ekonomi patinajda, Kürt meselesi tıkanmış, hukuk devleti ilkeleri yıpranmış, Suriye’de yolun sonuna gelinmiş, uluslararası bütün aktörlerle mesafe açılmış, basın özgürlüğü daralmış… Bunların üzerine marifetmiş gibi kullanılan ayrıştırmacı dili, düşman üretimini ve hamaseti ekleyin.

Bizim asıl gerçeğimiz bu ve aynı zihniyet devam ettiği sürece hiçbir yönetim sistemi bunları iyiye götüremez. Doğru yönetim bilgili ve kişilikli kadrolara, demokratik karar mekanizmasına, delegasyon şaffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin benimsenmesine, liyakate ve nesnelliğe dayalı bir yönetme kültürünün yerleşmesine ve özeleştiri ortamına muhtaç. Bu haliyle getirilmek istenen taslağın ruhu ise maalesef aksi yönde…

Türkiye boşu boşuna hem bir yılını heba etti hem de gelecekte atabileceği doğru bir adımdan feragat etti. Üstelik sırf referandumu kazanma uğruna ileriki dönemi başarısızlığa sürükleyecek bir zafiyete de sebebiyet verildi. Değer miydi?

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
temeltursun 03 Mayıs 2017 22:39
elestirinin elestirisi olmaz,,, derim. ama su sorulari sormama müsade edin; mesele tek adam, cok adam meselesi mi? sonuc hayir ciksa idi, bir takim kesimlerin subjektif sahsi ruhsal tatminleri disinda ülkenin 21.yy da yeniden örgütlenmesi, yani tüm kurumlar ve devlet etme kültürü 80 yillik ittihatci zihniyetin ürünü olduguna göre, bu durum da yani hayir durumunda nasil bir konzept le ele alinabilecekti? ekonomik temelli bir siyasi analiz isiginda bakildiginda, sagcisinin sagci, solcusunun asiri sagci tesbiti rahatlikla yapilabilen postmodern ittihatci carpitilmis toplumsal siyasi yapi cikiyor karsimiza. bu mehalde yaratilan sun i kamplasmalarin yasandigi sun i bir yapi ki, bu genelde malum hayirci cevrede dahabir belirgin,- tam da bu yapiyi nasil politik bir programla siyaset üretimine ortak edilebilir di? ve bunu akp disinda hangi siyasi yapilanma saglayabilir di?. akp ve sayin c.baskani nin kisisel direnc ve inisiyatifleri olmasa, son 14 yilda söyle veya böyle yasanan OLUMLU degisim ve bunun yaninda da malum postmodern ittihatci yapilanma bu kadar geriletilebilirmiy di? ekonomik ve sosyal hizmetler alaninda son 14 yilda nasil olduysa oldu, ama olani gelinen alinan mesafeyi 80 yilda hangi dönemde yasadik? son 14 yilin kaymagini orta ve orta üstü sinifsal yapi bedava ya cebe indirdi, doydu ve simdi ,,, ben den sonrasi nuh un tufani,,, modlarinda bir tavir icinde, tv programi degistirir gibi siyasi kadro degistirme ruh hallerinde, diyebilirmiyiz? yani fener, besiktas galata kadrosu her kahvede, her ev de her hafta sonu degistirilir. siyasetin, devlet etmenin amaci nedir? türkiyenin neden hep muta nikahi kiyar gibi koalisyonlar la ve de siyasi ve askeri darbelerle yönetildigi son 80 yil i nasil izah edecegiz?
Ülkeyi yönetenlerin zihniyetini görünce içimde kum tanesi kadar umut yok.Bu arada Siyasal İslamın iflas ettiğine şahit olmak çok ilginç bir deneyim oldu.
İşin özü şu 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminden itibaren Ak parti zaten bir tabela partisi oldu.Partinin hiç bir işlevi hiç bir fonksiyonu kalmadı..Her şey tek bir adamın direktifleri domine ediliyor..Kadro yok felsefe yok maneviyat zerre kadar yok..Yalan riya talan dolan ne ararsan var..Etyen bey yaşanan korkunç bir çöküşe işaret etmiş.
Artık ak parti yok Tek Adam Düzeni var..Figüran siyasetçiler figüran bürokratlar düzenine geçtik.Bu sistemde ancak ve ancak çürüme olur yozlaşma olur ve daha çok ahlaki erozyon olur.Adalet ise tabeladan ibaret olur.Geçmiş olsun Türkiye -
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 20:27
Sayın anotherworld, inancımın peşinden sadece kendi dünyamda gidiyorum. Bir partide kendi inancıma uygunluk aramıyorum. Oy verirken ise sadece özgürlüğümün peşinden gidiyorum. Bence herhangi bir parti de bir ideolojinin bir inancın taşıyıcısı olmamalı. Zaten Erdoğan'ın ümmeti temsil ettiğinin düşünülmesine bu yüzden çok kızıyorum. Bana göre bu hem birilerini dinden soğutuyor, hem de birileri ona siyasî değil dinî lider misyonu yükleyip hatalarını görmez hale geliyor. Aşağıda ise açık açık duygusal bir tercih yaptığımı anlattım sadece. Mesele benim için bir kişiye tüm yetkiyi vermekten çok daha ötesiydi. Seçimden sonra yaşanabilecek kaosu göze alamama durumuydu. Referandumun içeriği ikinci plandaydı. Bazıları böyle duygusal kararları eğitimsiz insanların aldığını, eğitimlilerin düşünerek karar verdiğini ima etsin dursun. Hiç önemli değil.
anothervorld 19 Nisan 2017 22:58
0
Yorumumla sizin egitimsiz oldugunuzu ima ederek yanlis karar aldiginizi asla soylemek istememistim..Niyetim asla bu degil..Ote yandan, hic merak etmeyin..Bayagi egitimli pek cok insan taniyorum evet veren..Benim vurgulamak istedigimi zaten siz de soylemissiniz : Referandumun icerigi ikinci plandaydi..Kanaatimce bu boyle olmamaliydi..Ayrica, ilk 5 cumlenize aynen katiliyorum..Uzulmeyin siz..Gayretle okulunuzu bitirmeye odaklanin..Ister evet ister hayir vermis olsun, Allah kaplerimizi biliyor..Niyeti temiz olanlar icin huzun yok inshl..
Artık Akp zihniyeti ve bu zihniyetin uzantısı kadrolarun bu ülkeye yarardan çok zarar verir bir mekanizmaya dönüştüğünü millet geçte olsa kavradı.Yeni bir sese yeni bir felsefeye ihtiyaç var...By ülke daha ne kadar Akp kamburunu sırtında taşıtabilir doğrusu bilinmez bir muamma..Tek gerçek var oda artık akp nin iflas ettiği çürüdüğü ve yozlaştığı gerçeğidir..2002 akp sinin ruhuna fatiha okuyun.
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 17:41
Fetullah Gülen hangi okul mezunu ki bu kadar insanı etrafında toplayabildi. Destek olmasaydı yine bu kadar insanı etrafına toplayabilecekmiydi?
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 17:16
Hiç bir şey olmasada kendi halkına sürekli hakaret içeren sözlerle ve dalga geçen kişiye başörtüsü içinmi evet denildi ilginç. Kadınlara çok hak verildiği halde maalesef ileri gidemiyor. Anneler eğitilmeli.
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 17:53
1
sadece anneler değil, herkes eğitilmeli.evlilik programlarının kaldırılması ile işe başlanabilir:) tabii ki yerine kaliteli programlar konmak şartı ile
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 14:45
Sayın Akif, Fetö'den oldum olası nefret ettim. Ta beş sene önce evime gelen bir Fetöcü ahbaba açık açık sizin cemaatiniz devleti ele geçirmek istiyor demiştim. O derece. Eğer şaka yapmıyorsanız, eğitimli dediğiniz insanların doksan yıl önce devrim adı altında yapılan eziyetleri, sindirmeleri ve tek adamlığı her 10 Kasım'da nasıl özlemle andıklarını bir daha düşünün derim. Yani onların Fetö nefreti de demokrasi için değil, devleti dinciler ele geçirecek korkusuyla idi. 28 şubatta 'E napalım devletin kanunu böyle' dediklerinde tartmıştık birçoğunun eğitim seviyesini ve vicdanî yeterliliklerini.
anothervorld 19 Nisan 2017 17:33
1
Aynen oyle..Kemalist zihniyet tek adam donemini ozlemle anar durur ve Mahcupyan da zaten bunu defalarca elestirmistir..Fakat, tek adam donemini ozlemle anan, secilen cumhurbaskaninin esi basortulu oldugu icin cumhuriyet mitingleri duzenleyen, kendinen baskasina tahammulu olmayan bu gurubun yaptigi gibi mi yapmamizi gerektirir bu ? Eger oyleyse, bizim ne farkimiz kalir onlardan. Erdogan, tek adam olarak o yetkilerle basa gelse de , kemalist zihniyetin ettigi eziyetlerin binde birini kendi gibi olmayanlara etmeyecegine eminim inshl..Fakat bu bile mesru kilmaz onca yetkiyi bir kiside toplayan yonetim seklini..Mesele cok acik : Gecmisi, zihniyeti ne olursa olsun, onca yetkiyi bir kisiye vermek etik mi ? Sagduyulu yaklasan herkes buna hayir der..Eminim ki, roller degismis olsaydi, yani bu modeli sunan hukumet kemalist zihniyet olsaydi, simdi hayir diyen kemalistlerin pek cogu evet, evet diyen erdogan destekleyicilerin cogu da hayir demis olurdu. Bu da, insanlarin prensiplerin degil, ideolojilerin, menfaatlerin pesinden gittigini gosterir..Tum bu analizler agir geliyorsa, lutfen arastirin..Dunyada baskanlik sisteminin oldugu ulkelerin yuzde kaci diktatorce yonelitiyor ve yuzde kacinda hukuk,adalet temelli yonetimler basta..
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 14:40
kim olursa olsun,kime karşı olursa olsun adaleti savunalım.hakkı savunalım.en baştan devlet kurumlarında mülakatın kaldırılması gerekir.adil ve güvenilir bir kpss sınavı ile memur alımı yapılmalıdır.ösym kurumuna güvenilir,aklı başında,çalışkan insanlar getirilmelidir.eğitim çok önemlidir.bu arada milli eğitim bakanı da değişmelidir.eğitimci,idealist bir insan getirilmelidir.ve de biraz güler yüzlü olsun mümkünse.tabi bunlar hayal...
demir 19 Nisan 2017 14:22
Ben olaya Ak Parti meselesi olarak bakmadigim icin hic süphe duymadan "evet" oyu verdim. Cevremde de rasyonel, olaya parti meselesi degil sistem degisikligi olarak bakan kisilerin evet oyu vermek konusunda hicbir süphesi yoktu. Ve bircogu da Ak Partiyi elestirme kabiliyetine sahip kisiler. Referanduma duygusal ve parti meselesi olarak bakan kisilerde ise hep bir mesafeli durma, ilgisizlik ve irrasyonel bir kararsizlik vardi. Gelinen sürecte evet cikmasinin Türkiye'yi güclendirdigini görüyorum. Disarida batinin Türkiye'ye olan ukala tavrinin yumusayacagini, gurbetciler üzerindeki baskinin azalacagini düsünüyorum. Iceride yapilabilecek olanlarsa siyasi görüslerden bagimsiz olarak halkin talepleri ve talep etme becerileri dogrultusunda sekillenecektir.
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 15:33
0
yahu kardeşim daha seçim olalı kaç gün oldu ki evet çıkmasının Türkiye'yi güçlendirdiğini gördün?biraz bekle derim ben:)
Karar okuru 19 Nisan 2017 11:02
Gezi olaylarından önce AKP'ye sadece bir kez zoraki oy verdim CHP'nin oyu yükselmiş korkusuyla idi o da. Diğerlerinde kendimce bir dindar olarak oyu az partilere verdim. Ve çok iyi hatırlıyorum AKP'nin yaptığı yanlışları görüp bir daha asla AKP'ye oy yok demiştim ta o zaman. Ama Gezi'den sonra koşa koşa her seçimde AKP'ye verdim. Bu referandumda 'hayır'a acaba gözüyle baktım ama Hollanda'nın yaptıkları, Erdoğan'ın kafasına silah dayalı posterler (Ne cüret! Bu ülkede batılı bir başkanın kafasına silah dayalı poster olsa ne kıyametler kopardı acaba) bana şu soruyu sordurttu. 'Hadi diyelim hayır çıktı, sen sadece tek adamlığı istemediğin ve AKP'nin yanlışlarına dikkat çekmek istediğin için hayır diyeceksin ama bu FETÖ'ye ve Batı'ya yarayacak. Bir 15 Temmuz daha mı olsun istiyorsun? Ya bu sefer kurtulamazsak?'. Elbette hayır diyenler Fetöcü, Pkklı demek değil, vatan ve doğru sevgisiyle hayır diyenler çok, fakat şu da bir gerçek ki o hayırcıların içinde şerrinden korkmamız gereken, kaos için hazırda bekleyen, ülkeye nolacak umrunda bile olmayan vampirler de var. Ve zaten Erdoğan'ın psikolojisi de bu tehlike sebebiyle Gezi'den beri bu kadar agresifleşti. Birşeyleri iyileştirmek falan şöyle dursun önce tehlikeleri bertaraf etmeye çalışan bir yaklaşımı var artık. Evet o yaklaşımın da eğrisi doğrusu tartışılır elbette.. Ben başöstüsü yasağı sebebiyle üniversite okuyamadığım için şu anda 36 yaşımda evli ve çocuklu halimle üniversite okumaya çalışıyorum. Bunları hiç yaşamamış olanlar Gezi'de sokakları işgal etmeseydi biz Erdoğan'ı çok önceden eleştirecektik. Ve bugün için de aynı şey geçerli. Birileri en doğruya kafayı takıp eleştirmekten başka bir şey yapsın lütfen. Kafasındaki hayalleri anlatmayı bırakıp, bugünün şartlarında normalleşme fikirleri üretsin. Biz görelim ki ülke için tehdit olan birşey kalmadı, rahat rahat eleştirelim sonuna kadar. Ortalık normale dönmeden eleştiri sadece bir lüks olarak kalacak. Ve 'tehlike büyük' psikolojisindeki benim gibi insanları daha da korkutacak.
Akif 19 Nisan 2017 12:50
1
Sayin kardesim, iyi guzel yazmissin da, feto illetine basindan beri karsi cikan ve uyaran kisiler begenmedigimiz chplilerdi. onlar tehlikenin farkindaydi akpliler feto feto diye hayranlik beslerken ve tum devlet kadrolarini doldururken. simdi kabul edelim geziciler ve o kesim ulkenin daha egitimli kesimi, bunu ben artik kabullendim. evet yasam tarzlarimiz uymuyor, ama onlarin akillarina guveniyorum. Hayir diyorlarsa gelecegi goruyorlardir, bizler akp ve fetoyu bir arada severken feto kanallarini izlerken falan onlar bunu reddediyorlardi. Bence hakli ciktilar. KEske hayir ciksaydi ve erdogan tek adamliga oynamasaydi, bu kadari fazla artik. 15 sene tek partilerdi zaten ve dikkat edersen hersey kotuye gitti. ilk seneler cok guzeldi gercekten ama sonra politikalari degisti, gizli islere girdiler. ben artik guvenmiyorum bunlara yaa, oyum saadete bir sonraki secimde. yine chpye vermem ama akpye asla vermem oy moy
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 14:28
0
kardeşim, geçmişte dindarların ve başörtülülerin ne kadar haksızlığa uğradığını ben de biliyorum.yıllarca başı örtülü insanlar,dindar insanlar ötekileştirildi.şimdi de bu insanlar tayyip erdoğan'ı kurtarıcı gibi görmekte bir nevi haklı.buna bir şey demiyorum.yalnız, biz müslümanlar her zaman,her dönemde kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı durmalıyız.o zaman haksızlığa ses çıkartıp,şimdi çıkarmazsak olmaz.şimdi başı örtülülerin mağduriyetleri giderildi.tamam ama şimdi de başka haksızlıklar var.bir kere devlet adil olmalıdır.hiçbir cemaate veya kişiye ayrıcalık tanımamalıdır.herkese eşit mesafede durmalıdır.şimdi fetö ile düşman olanların, geçmişte fetö ile nasıl yakın olduklarını biliyoruz.bu çok yanlıştı.fetöcüler de şimdi haktan,hukuktan bahsediyorlar.sıra kendilerine gelince akıllarına geldi.beni en çok üzen kendini 'dindar' olarak tanımlayan insanların soru çalmaları vs. oldu.daha da üzen ise oy verdiğimiz ak parti yöneticilerinin o dönemde bu haksızlıklara kulaklarını kapatmaları oldu.dindar insan bana göre, adil olurdu,kimsenin hakkını yemezdi,kimseye şantaj yapmazdı!bütün güvenim kayboldu.Allah'tan başka kimseye güvenmemek lazımmış.bunu öğrendim.
anothervorld 19 Nisan 2017 18:26
0
Sizi cok iyi anliyorum..Muhtemelen ayni donemde, ayni zulmu yasadik..Yazdiginiz pek cok noktaya katilmakla birlikte katilmadigim hususlara dikkatinizi cekmek istiyorum : 1. Farz edelim ki tum bati TR ye ve Erdogan a karsi..Hakikaten Erdogan dan nefret ediyorlar ..Erdogan in basa gecmesini TR nin ilerlemesine sebep olacagi icin istemiyorlar vs vs ( Ki coook abartlili buluyorum. AKP nin ilk doneminde, en demokrat soylemlerle ortaya ciktiginda, tum avrupa ulkeleri Erdogan a cok saygi duyuyorlardi..15 temmuz sonrasi bile, USA in en liberal yayin organi Huffington post, tum gucuyle Erdogan i desteklemisti). Bu mantik, tek adamlik model kafaniza cok yatmasa da, ona evet demeyi gerektirir mi ? Diger bir degisle, “ Tum duna Erdogan a karsi” demek ki biz Erdogan in dedigini yaparsak, dogru karara varmis oluruz. O vakit evet demeli diye dusunmek ne derece mantiga uyuyor. O zaman ben de soyle diyeyim : Tum dunya Kuzey kore lideri Kim jong-un a da karsi..Hmmmm..demek ki Kim jong-un iyi bi adam, onun pesinden gidelim ( Erdogan ile asla karsilastirmak icin demiyorum. Erdogan asla bir diktator degil). Bu duz mantigi anlamiyorum. 2. Sadece Etyen gibi 'hero' larin degil, her birimizin en dogruya kafayi takmamiz gerekir. En dogru nun pesinden gitmemeyi savunmak ne derece ahlaki ? Dogru ile yanlis arasindaki fark gece ile gunduz arasindaki fark gibi acikken, hele de.. 3. Tehlike buyuk psikolojinizi ( ve de psikolojimi) bozuyor olabilir..Ama korkunun ecele faydasi nedir ? Bir kez onca yetki tek kisiye yuklendi artik. Secilecek tek kisinin insafina kaldi demek bu tum memleketin kaderi. Bu da en hafifinden, “tehlike buyuk”, ongorusunu getirir.. 4. Etyen'i kafasindaki hayalleri anlatip normallesmeye uyum saglayacak fikirler uretmemek ile itham etmenizden, onu tanimadiginiz sonucunu cikartmak kolay. Pek cok diger yorumcu da kendisini, menfaatleri oyle gerektirmedigi icin aykiri yol almakla sucladi. Bu ithamlari duymaya tahammul edemiyorum. Birazcik vicdan ve akil sahibi olun . Bir insana bu atiflarda bulunmak bu kadar kolay mi? Biraz sorumluluk alin ve 18 sene oncesinde gidin. 28 subat donemindeki kemalist gazetelerin basliklarina bakin, bir de Etyen in ayni donemdeki yazilarini okuyun. Hakeza..AKP nin ilk donemleri, darbe girisimleri, feto donemi vs vs..Gidin arastirin o donemleri ve Etyen in durusunu objektif olarak bir degerlendirin.Ortaya cikan tablo karsisinda, vicdanli ve hakikatperest bir insansaniz, kalbinizde uyanacak olan hayranliktir.
Erciyes 19 Nisan 2017 23:12
1
Haklısınız . Sağduyulu yaklaşımınıza teşekkür ederim. Gezi , 17 /25 , kanlı darbe , canlı bombalar , türlü terör , ihanetler ... Durmuyorlar . Rezerv projelerini ortaya koyuyorlar . Bunun yanısıra uslubunu beğenmedikleri için , yeni dinamik yürütme sistemine ' tek adamlık ' yaftası veya vehmi ile yaklaşanlar ; umarım ki sağduyulu yaklaşımınıza benzer normalleşme fikirleri ile amaçlarının ' Bağcı dövmek değil de , Üzüm yemek ' olduklarını ispatlasınlar .
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 08:51
Bu sistemde erdoğandan başkası aday dahi olsa kazanamayacağı bellidir.esir alınan ysk,danıştay,anayasa mahkemesi,üniversitelerkısacası devletinn tüm kurumları partili olmuştur.avrupada liderlerin hata yapmaya hakkı var mı.yok.hata yaptıklarında hesap veriyorlar mı.veriyorlar.halkın egemenliğini alıp tek kişiye verirsen ancak biatçı olursun....
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 08:13
Tüm tv lerde evet propagandası yapıldı. Çok demokrat bir seçim oldu. Değdi.
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 07:58
Ysk baikanı Melih Gökçek in damışmanı. Filler tepişecek karıncalar ezilecek.
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 07:52
Değdi gördük. Dünya bu yanlışa halkın evet dediiğine tanık oldu. Vatan elden gidiyor terör hayır diyor vsssss hiç bir dönemde din kullanılarak bu kadar çok entrika yalan olmadı.
Son Şans 19 Nisan 2017 05:25
15 yıldır Türkiyeyi uçuracağını söyleyenlere açılan son kredi oldu bu...Artık hiç bir mazeretiniz sığınacak bahaneleriniz kalmadı.Evet verin dünyaya meydan okuyalım dediniz..Artık 2019 ka kadar süreniz var yaptınız yaptınız yapamadıysanız bir daha bu millete aynı hikayeleri okumayın ceketinizi alın onurluca gidin !!!
deger hemde öyle değerli bir degerki
hakki hakbilir 19 Nisan 2017 00:38
deger hemde öyle değerli bir degerki
sizde esas kavganın ne olduğunu anlamisa benzemiyorsunuz. genelde siz halkın yanında bir görüş benimserdiniz....
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 23:24
Sayın yazar ilçeye git oy pusulasını al.sandığa git evete bas.mühürlü pusulayı ilçeye getir .paranı al.türkiyede demokrasi tamamen ölmüştür....ne yaparsan yap kaybetmeye mahkum etmek utanç vericidir...insanların güven duygularını bitirmişlerdir...bakın gelişmiş ülkelere başkanları bir hata yapsa hemen sorgulanırlar.ülkelerine karşı hata yapma lüksleri yoktur.türkiyede satılmış demokrasi vardır.biat vardır...yeni türkiye yalan cocuk doğurmuştur....acılarını çekmeleri dileğimle....
DOĞAN ERDOĞAN 18 Nisan 2017 23:17
SİZİN MAKUL VE MANTIKLI TAVSİYE VE ÖNGÖRÜLERİNİZİ ANCAK 50 YIL SONRA GELECEK POLİTİKACILAR ANLAYABİLECEK.
felakete EVET dedik 19 Nisan 2017 03:02
0
50 yıla gerek kalmaz kardeş..çok değil 1 yıl içinde nasıl vahim bir karar almışız hep birlikte tecrübe edeceğiz....
anothervorld 18 Nisan 2017 22:31
Yazinizdaki en favorim olan cumleniz : “ Buna karşılık ‘hayır’ giderek bizzat muhafazakar kesimin zihninde kaçırılmış bir fırsat haline dönüşürse kimse şaşırmasın…” Menfaatci Saldiraylar haricinde, Evet vermis olanlarin ekseriyetinin temiz niyetli ama manipule edilmeye cok uygun olmalari neticesinde bu karari verdiklerini dusunuyorum. Bu nispeten daha iyi niyetli, Erdoganist olmayan kesimle yaptigim onca tartisma, durumu aciklamaya kalkma vesaire, hep benzeri cevaplarla bana geri dondu : TC nin gordugu ve TC ye en cok hizmet vermis hukumetin bu olusu, ekonomik olarak eskiye gore rahatlamis olmalari, is yerlerinde hayat tarzlarindan dolayi artik sikinti cekmemeleri vs vs. Bu sepeblerin referandumda oylayacaklari konu ile alakali olmadigini anlatamadim bir turlu.. Alinan bu sonuctan sonra bekledigim tek sey : 2019 secimlerinde bu halkin 28 Subat in bas kahramanlarinin zihniyetindeki birini baskan olarak secmesi. Bakalim, sonuna kadar evet diyen ya da gonulsuzce de olsa evet diyen bu zihniyetler, o zamanki baskana verilecek olan asiri gucu de sonuna kadar destekleyecekler mi. Seviyeleri mutlak sifira ulasmis olan bir kisim medya nin ve yazarlarinin yorumlarini sabirsizlikla bekliyorum o gun geldiginde. 28 Subati en aci sekilde yasamis olan kurbanlardan biri olarak, su ana dek her oyunu AKP ye vermis ve bu referandumda tek adam rejimine karsi oldugu icin Evet in karsisinda durmus bir vatandas olarak inanilmaz uzgunum. 28 Subat doneminde bile, her sinifa konulmustum da.. “ Vatan haini, kendisinden hesabi sorulmasi gereken, kendisiyle mucadele edilmesi gereken, firildak, donek ve bilimum hakaret ve baskici ithaflara maruz kalmamistim” aldigim pozisyon sebebiyle. Elbette degmezdi ! Allah in bu kesime etik dersi verecegi baskanin secilecegi 2019 u bekliyorum. Fazlasiyla hakkettiniz demek icin..
Fetö süz hayat 19 Nisan 2017 01:46
7
Bekleyeceksiniz,fakat treniniz gelmeyecek.15 yıl beklediniz.Artık beklemek size,ilerlemek bize.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 21:58
Giderlerin %25 artmasını değerlendirecek olanlar evet diyenler olmalı ve ne yazık ki sesleri çıkmıyor. Reis için helal olsun diyecekler ama diğerlerinin hakkını yediler o nasıl olacak?
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 21:50
Bir kafa karışıklığı terör vatan elden gidiyor herkes bizi kıskanıyor birde mhp yi alayım yanıma hesap tutsun. Yanlış hesap Bağdat tan dönermiş. Allah bana kul hakkıyla gelmeyin demiş. Bu söz gerçek inananlar için. Hak yenildi. En basiti tüm tv kanallarını kendisine çalıştırdı. Agit 1 tane yalan beyanda bulunmadı. Değermi? Oy aldı ama yaşananların şahitleri diğer %50 dir. Artarak devam edecek doğru 1 tanedir her zaman
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 21:46
Bu halka zorla karar verdirttiler.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 21:45
Hem parti başkanı, hem başkan. Bu yetkinin tek kişiye verilmesi tüm halkın yok olmasıdır. Halk kendi geleceğini tek kişinin görüşlerine bağladı. Sahalara çıkıp bağıra bağıra yetki istemesini anlayabiliyorum ama yetki verenleri hiç bir zaman anlayamayacağız. Hele bir de vatan için derseler bu daha da vahim. Bundan sonra yapılan her yanlıştan 2 kişiden 1 ri sorumludur. Değermi değmezmi ....
Tora Bora 18 Nisan 2017 21:16
New York Times yazarı ağızıyla yazılmış bir yazı...
bora tora 19 Nisan 2017 03:04
3
New York Times yazarı Cuma namazına gidiyor..ne yapacaksın kararın ne?
Mustafa 18 Nisan 2017 19:34
Bu değişikliğin sonucunun iyi olması ihtimali ne kadar düşük olsa da inşallah iyi bir sonuç çıkar ve biz hayır diyenleri mahçup eder.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 18:42
Milli irade çoğunluk ister parti seçimi değil,sistem değişikliği bir,iki puanla ancak böyle dayatma oluyor bu birlik beraberlik şartı aranır olmazsa istikrarsızlık olur yaptım oldu hesabı 16 nisan akşamı yüzlerinin ifadesi herşeyi anlatıyordu tabiki değmezdi akp'nin15 senedir önünde engel yoktu gelinen nokta ortada
Osmanlı Kartalı 18 Nisan 2017 17:45
Etyen Bey, okusanız bile değer vermeyeceğiniz bir hükümde bulunayım: Teorik, kötümser ve determinist olmuşsunuz. Hiç bir uygulamasını henüz görmediğiniz bir şeyi, sırf eski bilgi ve deneyimlerinizden yola çıkarak kafadan mahkum ediyorsunuz. Sizin yaptığınızı, futbolda da istatistikçiler yapıyor. Sizden daha derinlikli analizler, sistem önerileri, modernleşmemizi hızlandıracak projeler bekliyoruz. Sözcü yazarlarının zaten kaba ve kötü dille yaptıklarınız zarif üslubunuzla tekrarlamanızın kimseye faydası olmaz.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 21:12
1
Yazının içeriğin ilişkin tek kelime yorum yok? İnsanlara değil fikirlere odaklanmaya noldu? AK Partiyi destekleyen iyidir, eleştiren kötüdür tepkisinin hiç olmazsa bir tık üstüne çıkın. Otomatik tepkiler anlamsız. 100 milyar nöronun hepsini kullanmak keyifli bir şey.
Bizimle beraber olmayan herkes Fetöcüdür çağrısı yanlıştı ve tutmadı. Ama biraz empati yapmak lazım. Ak parti parlamenter sistemin tıkandığını, iş yapamaz hale geldiğini ve devletin yeniden yapılandırılmasını isterken kendi buldukları çarenin dışında bir öneri yok. Bu sistem işlemiyor ki. Ana muhalefet Almanya ile sıkı ilişkiler kurarken nedense FETÖ konusunda ülkedeki darbe girişiminin faili olduğu noktasında iktidarla hemfikir olduğunu belirtmiyor bile. 15 yıldır Ak parti icraat yapamasın düşsün mahvolsun da ne olursa olsun diyen bir ana muhalefet ve bunun yanında önünü kesmek isteyen diğer güçler karşısında iktidar agresifleşiyor. Ve kendine yol bulmaya çalışıyor. Sonuç umarım hayırlı olur.
Yorgunum bitkinim kırgınım. Yasal sendika üyeliği terorist ve ihraç olma sebebi mi olurmuş? Ne derdime değinen var,ne sesimi duyan?
mert akman 21 Nisan 2017 00:43
0
daha çok başını duvarlara vuracaksın. akp'ye oy vermeden önce düşünecektiniz bunları
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:48
ERSOY61 Siz zaten reyinizin rengini açıklayarak tarafınızı izhar ettiniz. Araya kavramlar serpiştirerek lâf salatası yapma. Halk, kararını verdi. Laga lugayı bırak hazmetmeye bak, edemesen de mahcup mahcup yan!!!!!
sağduyu 18 Nisan 2017 16:45
Kılıçdaroğlu, HDP’nin halen hapiste olmayan omurgası ve MHP’nin muhalifleri Pazar günü EN AZ %48,6 oy elde ettiler. 2019 geldiğinde kavga, baskı ve sefaletten bıkan halk bu koalisyonu %50’in öylesine ötesine taşıyacak ki, hilenin şahikası dahi sonuçları değiştiremeyecek.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:04
Evet değerdi ve fazlası ile değdi. Yapılan bu referandum hukuken de vicdanen de sonuna kadar meşrudur. Darbe ve darbecileri meşru görenler elbette halkın kararını meşru görmez.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 20:06
1
Nasil oluyor da hukuken ve vicdanen mesru oluyor? Devletin imkanlarini kullanamazsin diyor secim kanunu, sen sonuna kadar kullaniyorsun. Mecliste oylarin gizli verilmesi lazim diyor kanun, sen oy verecegin kabine ikiser ucer giriyorsun, yetmiyor disari cikip zarfin rengini partili vekillere gosteriyorsun. AK Partili meclis baskaninin sesi sedasi cikmiyor. Secim gunu oy verilirken AK Partili Yuksek Secim Kurulu baskani muhursuz zarflar gecerlidir deyip yine kanunu ihlal ediyor. Bu mu hukuken mesru referandum? Bu kadar mi kucuk senin vicdanin?
Timur 18 Nisan 2017 15:43
Lakirtilari birakin. Sizin gibiler hep saygi görmek istiyor ama sizin 51,41% sayginiz yok. Hazimsizligi ve hasemeti birakin Ati alan Üsküdari gecti siz nerde kaldiniz acaba?
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:45
5
Bu lafları yazdığınız adam en zor zamanlarda hep muhafazakarların ve dindarların haklarını savundu. Kurulduğundan beri Ak parti'yi ve Erdoğan'ı destekledi. Şimdi eleştiri getiriyor diye hazımız ve saygısız mı oldu? Asıl siz nankörlük yapmayın. Herkes her yapılana "evet efendim, sepet efendim." demek ve biat etmek zorunda değil. Biraz eleştirel bakmaya çalışın.
Uzaylı 18 Nisan 2017 18:44
2
Oh oh diyerek büyük bir şevkle ve iştahla sandığa atılan hileli oyları görmediniz galiba..Ya da YSK'nın almış olduğu hukuksuz kararı işinize geldiği gibi (Güroymak seçimleri) yorumlamak sizin mahallenin toplu alışkanlığı olsa gerek..
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 15:34
Basın özgürlüğü daralmış diyorsunuz ama istediğiniz herşeyi söylüyorsunuz. Ben açıkçası daralan bir basın özgürlüğü göremiyorum..
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:54
3
Yuzlerce radio, tv, gazete kapatildi. Turkiye dunyada gazetecileri hapse atma sampiyonu. Akademisyenler sirf elestirel dusundukleri icin islerinden atildilar, hapse atildilar. Ulkenin anayasisi degisti, tum cahiller konustu, anayasa profesorleri konusturulmadi, vb.vb. Bunlar hicbir demokraside olmaz, ancak ilkel otoriter rejimlerde olur. Bunun zararinida uzun donemde cekecek olan Turkiye' dir...
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 17:21
1
Etyen Bey'i de mi gözünüze kestirdiniz? sizin gibi düşünmeyen herkes mi içeri tıkılsın istiyorsunuz? Allah bizi sizin gibilerin umuduna bırakmasın.
mutedil 18 Nisan 2017 14:37
Etyen Bey'in yazısında çoğu noktaya katılmakla birlikte yasallık/meşruiyet karşılaştırmasına ufak bir düzeltme ve ekleme yapmak istiyorum. Meşruiyetin hukuk ve kamu vicdanı olmak üzere iki katmanı olduğunu belirtmiş yazar. Fakat bir şeyin kamu vicdanında kabul görmesi de o şeyi meşru kılmaz. Örneğin Nazi Almanya'sında Yahudileri katletmek yasaldı ve kamu vicdanında da kabul görmüştü. Gelgelelim Yahudileri katletmek asla meşru kabul edilemez. Şu halde, kuvvetler ayrılığı ilkesini tamamen rafa kaldıran bu Anayasa, değil %51.46, %99.99 evet oyu alsa dahi meşru olamaz. Referandum gösteriyor ki 16 Nisan 2017 tarihinden itibaren Erdoğan ve AK Partinin trendi negatife dönmüştür. Erdoğan sertleştikçe (ki ilk gece konuşması sert ve saldıran popülist söyleme devam edeceğini gösteriyor) AK Partiden kopan oylar asla geri dönmeyecektir. Hayır oyu veren AK Partililer Erdoğan'dan azar işittikçe verdiklere oya daha fazla tutunacaklar. Bir zamanlar Erdoğan'ı demokratikleşme yolunda bir şans, bir fırsat olarak görmüştük. Erdoğan'daki değişimi, şu an Erdoğan'a körü körüne destek çıkanlara bakarak anlayabilirsiniz. Bu zavallı topraklar bir demokratikleşme fırsatının ardından bir kez daha el sallayabilir.
zeze 18 Nisan 2017 15:22
2
yasallık/meşruluk hususundaki tespitinize katılmamak akılsızlık olur, lakin; böyle bir yorumun Erdoğan'a körü körüne destekle bitirmek sizin adınıza sanırım talihsizlik olmuş, sizin beklentileriniz sonuçsuz kalmış fakat yurdum insanının büyük çoğunluğunun beklentileri devam etmekte- diye devam etmeniz kendiniz ile bütün olmanız açısından yerinde olurdu sanırım.
ÖZKAN 18 Nisan 2017 14:20
Elbette değer . Artık millet basiretsiz beceriksiz zayıf sadece seçimi düşünen hükümetler istemiyor . Hayır ben bir şeye şaşıp kalıyorum . zayıf koalisyonlar iş yapamayan hükümetler zamanını bu ülke defalarca yaşadık . Tarih sahnesine bizimle beraber çıkıp bizi 3 e 4 e 5 e katlayan milletleri görmüyor musunuz ? Koalisyonlar döneminde yol kat edemediğimiz ortada iken hatada ısrarın anlamı nedir ?
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:38
4
Bu savın hiçbir geçerliliği yok. Bugün en gelişmiş ülkelerin çoğunda parlamenter sistem var, en geri ülkelerin çoğunda başkanlık sistemi var. Artı, parlamenter sistemken başkanlık sistemine geçen tüm ülkeler geri kalmış ülkeler. 2 dünya savaşından çıkmış bugünün süper güçlerinden Almanya senelerdir büyük koalisyonla yönetiliyor. Esas problem koalisyonlarda değil, koalisyonları oluşturan zihniyetlerdedir. Türk milleti zihniyetini güncellemedikçe hiçbir zaman muasır medeniyet seviyesine ulaşamaz. Bugün ekonomide, hukukta, eğitimde, bilimde durumumuz ortada 15 yıllık tek parti iktidarının sonucunda.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:41
7
ağa mesele görüp görmemek değil, zaten öyle eskisi gibi olmasını istiyorlar mesele bu... o yüzden objektiflik vs vicdan ya da adalet bekleme bu kafalardan.. saygılar.
Erciyes 18 Nisan 2017 13:53
Ülke cam fanus içinde ve labaratuar şartlarında , bir mükemmellik ortamı içinde yönetim sistemine karar vermiyor. Meclisteki asgari ortak iki partinin uzlaşısı ve dışarıdan destekle karar veriliyor. Şunu da unutmayalım : Kasım 2002 den sonra 10 yıl geçmiş 2012 kongresinde ;herkes 2001 krizini , dibe çökmüş ülkeyi çoktan unutmuş ,altyapısını hızla tamamlamaya çalışırken 70 ‘ler 90 ‘lar aklınköşesinden dahi geçmiyor. 2071 vizyonu , 2023 hedefleri konuşuluyor. Bu hedefler açık ki tam da çağdaş muasır medeniyetler seviyesine çıkmak . gururlandıran bu tablo ; elbette bu coğrafyada 100 yıllık hesapları olanları telaşlandırıyor. Zaten öteden beri ellerinde olan joystick ile her defasında dozajı artıracak hamleleri ardı sıra koyuyorlar önümüze. Toplumsal hareketlenmelerden bulunmayan medet ; yolsuzluk spekülasyonları , aile içi dinlemeler , hukuki müdahaleler , terör olaylarını artırma , şehir hendek savaşları , büyükşehirlerde canlı bombalamalar , türlü ihanetler ve en nihayet kendi halkına dahi kurşun sıkan kanlı darbe . İşin en ilginç , ironik tarafı ise ; tüm bu Fren mekanizmalarının sonuçlarından şikayet edip , bunalan bir kesimin ; bilerek veya bilmeyerek, kendi ideolojik pozisyonları ile konum alarak ; kısır döngüye evrilmiş siyasi sistemi değiştirecek ; tekrar reformist ekonomik atılımlar yapmaya fırsat verecek Hükümet sistemi değişikliğine vehim , vesvese veya dolduruşlarla karşı olmalarıdır.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 13:46
Erdogan'in risk aldigi ve bu referanduma hic girmese belki de 2019'da kendi işinin daha kolay olacagi dogrudur. Öte yandan Erdogan'i Erdogan yapan ülke vizyonu icin aldigi riskler ve bunlari avantaja çevirme becerisidir. İstese suya sabuna dokunmadan efsane lider olarak hem ülke içinde hem dışında tebrik toplamakla hayatını devam ettirebilirdi. Bu da kendisi için daha kolay olurdu tabi. Ya 2019'da ya sonrasinda millet er ya da gec parcali bir meclis yapilanmasina oy verebilir. Hicbir parti, buna AKParti de dahil, yıpranmadan ila nihaye %45-50 oy alamaz. Yeni sistemimizle bu tür parcali meclis tercihleri korkulu rüyamiz olmaktan cikti insallah. Bence bu kazanım alınan riske değer. Ben Amerika'da yüksek ögrenimli bir Türkiye vatandasi olarak EVET dedim. İnsallah ülkemiz icin hayirlisi olur.
Erciyes 18 Nisan 2017 13:44
Yönetim sisteminin , sizin de negatif yönde oyunuza rağmen geçmiş olması , hemen başarısız İlan edilmesini gerektirir mi ? En baştan ' istemezuk ' demek yerine ; yeterli bir kredibilite ile bir marj tanımanız , asgari nezaket gereği değil midir ? Koaliasyon olmayacak olması ile meclis ( şimdikinden farklı olarak geniş yelpaze ile oluşan ) denetimi ve yasama işleminin bağımsızlaşmasını sağlamaz mı ? İstediğiniz Liyakat , tam da bu sistemle : meclis dışı teknik ve yeterli bakanlar ile sağlanmaz mı ? Vesayet ve darbelerle oluşan Fren mekanizmaları yerine istikrarlı ekonomik büyüme sağlanmaz mı ? En az % 50 almak gerek şartı ile, daha uzlaşmacı , kapsayıcı ve yumuşak dil gerektirici olmaz mı ?
KARAR OKURU 19 Nisan 2017 09:32
0
Bunlar doğru. Ama 1)HSKyı CBnin kontrolüne verme ve 2)CBnin parti mvlerini atama yetkisi yanlış. Bu yanlışlar, doğruları götürüyor. Özellikle yargıyı yürütmenin kontrolüne vermek çok büyük bir hata.
adem 18 Nisan 2017 12:36
keşke dediğiniz lükse sahip olsak bu ülkenin has bir evladı ve gazetecisi olmanız nedeniyle sizden bir isteğim var: ülkemizde ulusal yayın yapan fox tv diye bir kanal var bu nasıl bir yapıdır, patronları kimdir, sermayeleri, ortaklıkları, ve uluslar arası duruşları vizyonları nelerdir. bize bir anlatsanız açıklasanız ve sonrasında yorumlasanız.. yoksa eğitimi olan herkes beyeni toplayacak yazılar yazabilir ama artık sadece yorum içeren yazılar bizi ilgilendirmiyor. çünkü biraz eğitimi ve tecrübesi olan birisi olumlu veya olumsuz bir durumu tam tersi gibi yorumlayabilir, dayatabilir.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 12:52
1
Niye merak ettin? Anormal bir şey mi var?
zeze 18 Nisan 2017 12:20
Etyen Bey, söylediklerinize cümlelerinizdeki zinetlerden kaynaklı okurun büyük bölümü inanıyor ve sizin gibi düşünüyor, bende söz konusu okurlardan biriyim. Durumu iyi analiz ediyorsunuz söylemlerinizde kısmen haklı olsanızda bu düzende iki taraf var; 1- yapıcılar 2- yıkıcılar.... yapılanlar doğru veyahut yanlış olsada muhalif güç ortaya konulan her şeye yanlış diyor (demek tamamen art niyet var). dağdaki çobanın aklını küçümsemeyelim, mutlak acıyı çekmeden mutlak doğruyu idrak edemezsiniz; çoban yaşamın gerçek zorluğunu çekiyor.... halkın iradesine saygı duyalım ve bundan sonraki uyum sürecinin hızlanması için bütünleştirici yazılar yazalım lütfen.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 12:06
Amerika Avrupa ile karşılaştırma yapmak güzel tabiki. Ama yargı eğitim insan hakları önce bu konularda eşitlik sağla sonra seçim oranlarında haklı olursun. Abd başkanlık yetkileri ile Türkiye başkanlık yetkilerini okumazsan çok yanılırsın.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 12:02
Turkiye zaten arkaik bir pusulayla savruluyordu, simdi frenlerde arizalandi. Ulkeyi yonetenlerden dunyanin temel dinamiklerini anladiklarina dair hicbir analiz, fikir, tespit duymadim. Tam tersine butun soyledikleri ve yaptiklariyla gecen yuzyillarda yasadiklarini gosteriyorlar. Bu yolculuk ancak balon patlayincaya kadar surer. Ne yazik ki enkaz milletin sirtinda kalacak...
Hasan Kayım 18 Nisan 2017 11:56
Sizin son zamanlarda demokratik değerlere, siyasal kişilik olçülerine değer vermeniz önemli.....
okuyucu 18 Nisan 2017 11:44
Yani %52 yetmez mi demek istiyorsunuz??? Yani %52 nin yerine %48 in isteği uygulansın diyorsunuz? Yani Türkan saylanın’’%99 da olsalar bu ülkeyi biz yönetiriz, iktidarı onlara teslim etmeyiz’’ veya kılıçdaroğlunun evet oranı ne olursa olsun kan akıtırız söylemleri ile örtüşüverdiniz. Kızgınlıktan mantığınız çökmüş durumda. Zaten yanlış yola sapmış herkesin mantık çökmesine razı olması gerekir.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 21:16
1
Hayır diyenler yeni bir sistem önerseydi onun da daha geniş bir konsensüsle onaylanması gerekirdi.
okuyucu 19 Nisan 2017 10:29
1
sn karar okuru:demokrasiye uyum sorununuz var. hayır diyecelerinde evet diyeceklerinde bir sistem önerecekleri merci TBMM dir. evet isteyenler bir sistem önerdi ve onaylandı. hayır diyenlerinde bir sistem önerip onaya sunması gerekir idi. fakat onlar sistem önereceklerine veya evetçilerin önerisinin lasıl eksiklerini giderici öneri yapacaklarına tümden karşı gelip bacak ısırmakla meşgul oldular..........
dolex 18 Nisan 2017 11:24
hala şöyle olur böyle olur diye bahsediyor yazar.hangi memlekette yaşıyor anlamış değilim.Şunu anlamadın mı bir entellektüel olarak Tayyip Erdoğan bu millete deseki ; gelin sizi dünyanın bir numaralı ülkesi yapıcam bu millet sen istediğin için hayır der .sonunça herkes içindeki dine hizmet ediyor.Malasef memlekette Tayyip gitsinde memeleket ne olursa olsun düşüncesi hakim.Görün bakalım şu zamanda şu coğrafya da Tayyip giderse ne olacak zannediyormusunuz ki düzeniniz aşınız ekmeğiniz eğlencelerinzi aynı devam edecek.Birde bu halkı anlamak lazım 94 yıldır dışardan yönetilen yönetilmeye alışmış bir kesime özgürlüğü kendi kendini yönetmenin hazzını anlatmak,anlamaları zor.Ruhlar köleliğe alışınca yapacak bişey var.Neyseki bu anadolu topraklarında neyin ne olduğunu bilen özgürlüğü ve hür olmanın anlamını iliklerine kadar bilen Allahtan başkasına tapmayan dışa uşaklıktan hazettmeyen 51,4 lük bir topluluk var 15 temmuzlara göğüs gerebilecek.Şairin dediği gibi....gün doğmuş,gün batmış yarın ebet bizimdir.Dünya 5 ten büyüktür.5 e köle olmayı reddediyoruz.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 11:59
2
Kafanda uydurduğun masallara inanıyorsun.
SD 18 Nisan 2017 12:22
3
Erdoğan olmazsa aşımız da olmayacaksa, onu acilen klonlayalım derim. Özgürlükten (ve aynı anlama gelen "hür olmak"tan) bahsediyorsunuz ama korkarım sizde güdülenmiş bir tapınma hali var. Yoksa, 15 yıldır Erdoğan tarafından yönetilen bu ülkede bugün 5 milyona yakın işsiz ve belki de aşsız insan olduğunu da görürdünüz. Erdoğan da bir politikacı, bence bunu hep hatırlayın, pişman olmazsınız.
Karar okuru 18 Nisan 2017 14:12
3
Bu nasıl bir bakış açısı? Erdoğan da bir siyasetçi ve bir insan. Akpartili olarak hayır diyen bir sürü insan var. Siz böyle genellemelerle bir yere varamazsınız. Vatanseverlik başka Erdoğanistlik başka. Önce bunun farkına varın.
Özkan 18 Nisan 2017 11:18
Etyen bey neden insan ların ötekileştirildiğini anladınız umarım bu ülkede neye oy verdiğin değil kime oy verdiğin önemli
Abdullah 18 Nisan 2017 11:05
Bu değişiklik gerekliydi. Ancak bunun Türkiye'yi uçuracağını düşünmek saflık olur. Sonuçta aynı hamam aynı tas. Asıl tehlike şu anda batılıların pişirmeye çalıştığı istikrarsızlık ortamı. Konuştukları dile bakın referandumun sonuçlarının hileli olduğu yalanını yaymaya çalışıyorlar. Böylece başkanlık sistemini ve Erdoğan'ı illegal ilan etme hevesindeler. Bu ülkenin yönetenleri bunları okuyabiliyor mu bilmiyorum ama hepsini birden değerlendirdiğimde ben bu adamların yeni bir askeri darbeye ortam hazırladığını tahmin ediyorum.
Taner 18 Nisan 2017 11:01
Amerikada başkan 50,4 ile seçilirken İngiltere avrupa birliğinden 51,9 ile çıkarken vicdanlar rahat; ama Türkiyedeki 51.4 seçmen eğilimi olunca vicdanlar rahatsız. Aynı şeyleri hayır oyları ile evet oyları yerdeğiştirmiş olsaydı yazacakmıydınız. Yok yazamayacaktınız çünkü sonuç gönlünüze göre çıkacaktı. Bence seçmenin iradesine saygı gösterip; kimsenin tetikciliğni yapmayın.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 11:49
4
Kardeşim bu anayasa referandumu amerikan başkanlık seçimi değil.!
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 11:57
4
Onu demiyor. Diyor ki hukuken meşru olsa da fiili durumda toplumun yarısının benimsemediği bir sistemde tek yönetici olarak yönetmek zor diyor. Bu insanların ne düşündüğü ile alakalı. Ben de ekleyeyim: bir seçimde %51 yeterli olabilir, Brexit gibi bir kararda da yeterli olabilir ama anayasada yeterli olmaz. Hayır çıksaydı da yeterli olmazdı. Burada kazanma/kaybetme yok. Bu ülkede hangi usullerle birlikte yaşayacağız kararı var. E toplumun yarısı ben bu usulü beğenmedim derse otomatik olarak o usül ortak zemin olmaktan çıkar, yönetim zorluğu oluşur. Bu birisinin meşrudur/değildir demesi ile ilgili bir durum değil. Şimdi en ufak bir aksaklıkta Hayırcılar biz zaten bunu istemiyorduk diye yaygarayı koparacak. Sürekli bir hata yapmama baskısı, sürekli bir memnuniyetsizlik olacak. Bu ekonomiye sosyal hayata yansıyacak.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 15:17
2
ABD Seçimlerinde de itirazlar oldu, olmasıda normal.Hukuk devletini gereklerine, kanun ve prosedürlere riayet etmek gerek.Konu geniş konsensüs ve % 51in bunu yakalayamayacağı hakkında.Elbette %50 +1 hukuki... tabiiki itirazların olması da. Bu arada 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’un emredici 101.maddesinin 1. fıkrasının 3. bendi uyarınca, "mühürsüz oy pusulaları geçersizdir"
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 15:42
0
Geçmişte sayın CB "maç oynanırken kural değişmez" demiş olduğunu hatırlayın, şimdi neden soruluyor demeyi bırakın öncelikle.Durum: 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun'un 98/4 fıkrası ile 101/3 fıkrası emredici hükümlerine açıkça ve tümüyle aykırıdır.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 11:00
Ohal tezkeresi meclise sunulmuş. Şaka gibi Meclis varmı ki. Boş yere zaman harcanmasın. Zaman ekonomiye harcansın ülke için daha faydalı olur.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 10:30
Referandum döneminde değişikliği savunanlar:" Her yönden uçuşa geçecek, prangalarından kurtulacak, vesayet ve bürokratik oligarşinin son bulacağı, emparyel esaretin sona ereceği bir ülke vaat ettiler. Sayın yazar ve bizim gibi düşünenler ise bu söylenenlerin bir sistem değişikliğiyle sağlanamayacağını hele güçler birliğine dayalı bir sistemle hiç sağlanamayacağını anlatmaya çalıştı. İnşallah biz yanılmışız dır. Gerçekten ülkemiz bu sistemle uçuşa geçer. Ülke olarak bir mucize gerçekleştiririz. Seçim sonuçları evet çıkmış olsa bile iktidar kanadında buruk bir sevinç olduğu görülmektedir. Ak Parti, MHP'nin desteğine rağmen uzun yıllar sonra Ankara ve İstanbulda istediği sonucu alamadı. Bu iki büyük şehri kazananın, genel seçimlerde iktidarı kazandığı bilinmektedir. Birkaç yıl içinde işler daha da kötüye gider, vaatler yerine getirilmezse halkın ne yönde karar vereceğini kimse bilemez. Bugün sistem değişikliğini büyük umutlar ve beklentiler oluşturarak kabul ettirenler, belkide bindikleri dalı kesmiş olacaklar.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 10:11
Değermiydi?
herşeyi münkir 18 Nisan 2017 10:11
bence referandumda limit % 150 olmalı ama % 100 alan taraf kazanmalı.size saçma geliyor olabilir sayın seçmenler fakat kalpler ancak böyle mutmain olabilir. yahut herkesin saçmalama hakkı olduğu için benm de bu hakkımı kullandığım düşünülebilinir.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 10:03
Maliye bakanlığı açıklaması gelirler %3 düştü giderler %25 arttı. Ekonomi ne olacak işsizlik %13 e yükseldi.
Akif 18 Nisan 2017 19:56
0
Maliye Bakanı, seçim sath-ı mailinde iken KASAMIZ DOLU, diyordu. Dün haber verdi, Mart ayı bütçe açığı 19,5 milyar olmuş. Mart ayı rakamını 16 Nisandan önce de biliyordu bakan bey ama 17 Nisan'da açıkladı. Acaba niye ? Açığın gerekçesi de, DESTEKLERMİŞ ! Tercüme edeyim : REFERANDUM RÜŞVETİ. AKP çok saf; sanıyor ki, dağıttığı krediler, ertelediği vergi, SGK taksitleri ödenecek. Valla ödemek isteriz ama, faizsiz, ödemesiz yeni kredi açarsanız :))
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 09:49
Evet diyenlerle hayır diyenleri karşı karşıya getirdi. Hem parti lideri hem başkan bu yetkileri istemesini çok iyi anlıyorum ama bu halkı anlamak çok zor.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 09:47
Türk halkını ikiye böldü.
agah 18 Nisan 2017 09:41
İngiltere 51.9 la avrupa birliğnden çıktı, Trup.... bu örnekleri vermeninde bir anlamı kalmadı çünkü dünyanın en zor işi karanlık bir oda da kara bir kediyi bulmaktır hele de oda da kara kedi yoksa. Kolay gelsin Etyen bey...
Köroğlu 18 Nisan 2017 09:28
AK Parti'nin adayı artık %49 ile iktidar olamaz. Daha küçük gruplar - liberaller, Kürtler, ülkücüler, demokratlar belirleyici hale geldi. İki turlu bir sistemde %2lik bir oyun şuraya ya da buraya kayması mutlak iktidarın sahibine karar verecek. AK Parti adayının hem içeride hem de dışarıdaki sert ötekileştirici politikaları ile ekonomide ve güvenlikte başarılı olup 2019'u kazanması düşük ihtimal.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 09:24
Hem de hiç değmedi Sayın Mahçupyan
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 15:05
0
Tebrikler Sn. Yorumcu. Doğru da olsa, yanlış ta olsa; cevap direktir, eğilmeye, bükülmeye, alçalmaya, dalmaya gereksiz, cevap gibi bir cevap.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 09:23
Erdoğan gitmeden ülke normalleşmeyecek.Hem yüzeysel hem kamu vicdanında bu seçim şaibeli.Bir İHL'li muhafazakar insan olarak hiç bir zaman dindar oluşumdan bu kadar rahatsızlık duymamıştım. Şu anda liberal ve solcu arkadaşlarıma imreniyorum.Onlarla konuşamıyorum bile.Hemen rüşvet,torpil,ihale,soygun, hırsızlık,yalan- dolan , riyakarlık,dini siyasete alet etme, AKP diyorlar...
Abdullah 18 Nisan 2017 12:15
14
Dindar oluşundan rahatsız oluyorsan sen aslında dindar değilsindir. Gerçek Müslüman dindar oluşunun kendine ALLAH'ın en büyük lütfu olduğunu bilir ve bundan her zaman mutlu olur. Bunun AKP ile ne alakası var?
Ömer Faruk 18 Nisan 2017 09:13
Liderlerin oluşturduğu bir meclis yapısını devam ettirdiği için bu şeklini tasvip etmeyen biri olarak; Bundan sonra da değişiklik imkanı var ve olmalı. Oda meclisin iki dereceli ve doğrudan halk tarafından seçilmiş olmasıdır. Yani hiç birşeyin sonu gelmiş değil
Mete Okur 18 Nisan 2017 08:55
Doğruların arasına yanlışlar serpilmiş maalesef.Arka planda farklı düşüncelerinin olduğu konusunda fikirlerim güçleniyor.Bu sistem güçler birliğini sağlamıyor.Önce bunu bir anlayın.Öte yandan demokrasilerde yüzde 51 vardır ve geçerlidir kaç katmanı olursa olsun.Evvela yüksek katılım ve evet zaferi için tebrik etmeniz icap ederdi.Sonra da hayır cephesinin bileşenleri ayrıntılı analiz etmeniz gerekirdi.Bakınız şimdi vandallar yenilgiyi hazmedemiyor,şaibe düşürmeye çalışıyorlar.Oy verip sonuçtan memnun olmayınca da demokrasi anlayışları bitiveriyor.Bu bileşenlerde terör örgütleri var.Onlarla aynı dili konuşuyorsunuz.Bu bileşenlerde tarihiyle,inancıyla barışık olmayan kitle var.Hatta ortak özellikleri bu diyebilirim.Bunları analiz edip bu cephenin yapısını ,ilişkilerini,dış desteklerini ortaya koyduktan sonra seçim sonuçlarını yeniden değerlendirirseniz objektif kalabilirsiniz.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 12:41
4
Yahu kanunda "mühürsüz oylar geçersiz sayılır" diyor. Şaibeye yol açan YSK'nın ta kendisi. Tersi olsaydı siz ne yapacaktınız? Hakkınızı korumayacak mıydınız? Kanunlar uygulanmayacaksa hapishanelerde niye yatıyor insanlar? Salın gitsin hepsini! Eskiden futbolda "şerefli mağlubiyetlerimiz" vardı, şimdi "şerefsiz galibiyetler" zamanı mı? Müslümanım diyene yakışmaz bu işler.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 13:02
3
Daha hala toplumun yarısına ayar vermeye kalkıyor. Benim tarihle inançla ilişkimden sana ne? Kim verdi sana bu yetkiyi? Toplumun yarısına vandal demeyi, teröristlerle birliktesiniz demeyi bırak.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 13:54
9
1-Mhürsüz oylar geçersiz sayılır fakat anayasa da vatandaşın oy verme hakkı ne olacak?Ysk mevzuatı mı anayasal güvence mi önemli? Kaldı ki adet miktarında değişim var mı? Farklı türden zarf var mı? Okadar partinin müşahiti neden raporlamadı?Amaç gerçekten hakkaniyet ise bütün mühürsüzler iptal edilsin.Ama amaç farklı... 2-Toplumun yarısına ayar vermiyorum.Tarihiyle,ruh köklerine bağlı müteddeyin insanların hakkına girdiğiniz için tepki veriyoruz.Sizin düşünceniz ihanet içermiyorsa saygı duyarız.Siz neden duymuyorsunuz? 3-Toplumun yarısına vandal demedim.Çarpıtmayı iyi biliyorsunuz.Bu seçime şaibe düşürüp insanları birbirine düşürmeye çalışan,polisle çatışan,saygısız,faşist,küfürbaz insan grupları ve terör örgütleri için söyledim. 4-Hayır cephesinin bileşenleri çoğunlukla bu gruplardır.Hdp,pkk,feto ve dış güçler hangi cephenin unsurudur? Bu cephe içinde oyununu hayırdan yana kullanan büyük bir oranda mevcut olduğunu zaten biliyoruz. 5-Türk milleti tercihini Evetten yana kullanmıştır.Buna ve evet taraftarlarına saygı duyun.Hakaretlerle,baskılarla,sokakları karıştırarak ülkeyi germeyin.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 15:15
2
Anayasa oy verme hakkından bahsediyor, "usulsüz oyları da geçerli sayın" demiyor. Madem ki Anayasal güvencelere pek önem veriyorsunuz. Bana OHAL kapsamında çıkarılan kararnamelerden kaç tanesinin Anayasaya uygun olduğunu söyleyiverin? Hukukçular pek çoğunun OHAL'in amacıyla uzaktan yakından ilintisi olmadığını ve bunların ülkenin başını ciddi şekilde ağrıtacağını söylüyor. Örneğin 8 ay tutuklu kalıp da haklarında henüz bir iddianame bile yazılmamış gazeteciler var. Yani suçunuzun ne olduğunu bile bilmiyorsunuz ama aylarca tutuklu kalıyorsunuz. "Anayasal güvence", öyle mi? Siz külahıma anlatın bunları. Bu ülke bu usulsüz uygulamalar yüzünden muhtemelen milyonlarca Lira ceza ödemek zorunda kalacak. Bu cezaların bu iktidarın hırsı ve yanlış uygulamaları yüzünden halkın vergileriyle ödenmesine de gönlünüz razı mı? Hepimizin cebinden çıkacak o paralar. Kim için ve neden?
Mete Okur 18 Nisan 2017 15:31
10
Bana OHAL kapsamında anayasaya uymayan uygulamalara somut örnekler veriniz.Milletin içi ajan gazeteci kaynıyor.Onların suçu yazdıkları yazılar değil.Fikirleri değil.Onların suçu teröre yandaşlıktır.Bu noktadaki özgürlüğü bu ülkeye Ak parti getirdi.Hakkaniyetli olun önce.Yani batı bizi çok mu seviyor? Çok mu önemsiyor? Tarıhte katletmedikleri millet kaldı mı? Hala daha dünyayo kan gölüne çevirenler,para baronları kimler? Batının ikiyüzlülüğüne alet oluyorsunuz,inanıyorsunuz.Bu millet bunlara inanmıyor artık.Küfrün tek millet olduğunu ve hakkı savunanların biz olduğunu biliyoruz.Dünyada yaşatan bir ülke varsa Türkiyedir.Bozuk düzene çomak sakan Türkiyedir.En fazla yardım yapan Türkiyedir.Biz bu dünyanın vicdanıyız.Bunları reel politika ve batı hayranlığınız uğruna küçümsemeye kalkmayın.Bizi biz yapan asli unsurlardır bunlar.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 15:34
2
Az önce okudum Mete bey; YSK, 16 Nisan tarihli ve 2017/404 sayılı kararıyla yurtdışında kullanılan mühürsüz oyların geçersiz sayılmasına karar vermiş. 2 gün içinde birbirinin tamamen zıttı iki karar verilmiş. Eee ne yapıcaz şimdi? İkinci kararı için de "öyle gerekti" demiş. Hukuki gerekçeye bakın! Üstelik geçersiz sayılacak oylarla ilgili düzenlemeye "mührü bulunmayan” ifadesi de Ak Parti tarafından 2010'da eklenmiş. Yani kanunu çıkaranlar kanuna uymuyor. Yargı "tarafsız" olacakmış! Güldürmesinler insanı!
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 16:17
1
Mete bey, Anayasanın 121. maddesini okudunuz mu hiç? "OHAL döneminde çıkarılan kararnameler Meclisin onayına sunulur" der. Orada da 30 günlük bir süreç işler. Bugüne kadar hangi kararnamenin Meclise sunulduğunu yazın, ben de sizden af dileyeyim. Ama bulamayacaksınız maalesef. Yani tamamı hukuken geçersiz. Allah aşkına insaf biraz! Bir kişiyi aylarca içeride tutup, özgürlüğünden, işinden ve ailesinden edip, hala suçunun ne olduğunu da söyleyemiyorsanız, bunda bir tuhaflık yok mu? Kanıt varsa, iddianamesi yazılmaz mı? Şüpheliden kanıta giden bir hukuk mantığı ancak dikta rejimlerinde olur. Atarsınız muhalifinizi içeriye aylarca, sırf sesi çıkmasın veya çürüsün diye. Birilerini ajan diye suçladığınıza göre elinizde kanıt var demek ki. Açıklayın bari, biz de tükürelim onlara. "Batı hayranı" olduğumuzu ise nerenizden uydurdunuz bilmiyorum, onu da siz bulun artık.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 08:54
gene haklısın birader. ne deyim. lakin muhalefet etmek görevinde olan zatlara da iki çift laf etseydin iyiydi. zira onlar işlerini layıkıyla yapsaydılar bu kadar savrulunmazdı diye düşünüyorum. akpartinin her ak dediğine kara, kara dediğine de ak demek aptallığı 'ortada' olan kararsız kitleyi ha bire akpartiye destek vermeye itti, itiyor. haksız veya mesnetsiz suçlama, suçlananı hep mazlum hale getirir.
kürşat 18 Nisan 2017 08:49
Nasıl kullanabilir birde tarif etseniz sayın yazar. Mesela sokakları ateşe vererek, cam çerçeve indirerek, velhasılı gönlünüz nasıl ister.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 08:39
İstanbul ,Ankara ve İzmirin HAYIR dediği durumda Erzurum , Konya ve Maraş EVET demiş hikaye budur.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 08:19
Referandum sonucunu maç sonucu ile karıştıranlar var nasıl yendik ama diye seviniyorlar ben onlara acıyorum.Anayasa toplumsal bir sözleşmedir. %90 ile kabul edilmesi gerekirdi. 1982 Anayasasının %92 ile kabul edilmesine rağmen meşru olmadığını hatırlayınız.
ali aslan 18 Nisan 2017 20:02
0
Size göre Konyalı Maraşlı Erzurumlu vatandaş değil öylemi .
semih 18 Nisan 2017 08:09
geç kalmadınız mı bu soruyu sormakla
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 08:07
Bir ak partili olarak değmezdi gerçekten.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 07:53
Bütün doğrular ve yanlışlar söylendi.. Artık yapacak bir şey kalmadı. Bundan sonra seçim kanunu, seçim barajı ve siyasi partiler kanunu değişecek mi onları bekleyeceğiz.
Kamil Erdoğoan 18 Nisan 2017 07:51
Allah;yahudi ve hiristiyanları dost edinmeyin onlar birbirlerinin dostudur,siz dininizi değiştirmedikçe onlar sizden hoşnut olmazlar diyor.%98 evet de çıksa fetö ve dostları yine kılıf bulurdu.Milletin kendi başına verdiği karar, Hoca Nasreddinin dediği gibi kimin içini yakar,yandırır.
Sabırsız 18 Nisan 2017 22:55
0
Kuran´da Yahudi, Hristiyan´larla düşmanlık yoktur; ayrıca hem Hazreti Musa, hem Hazreti İsa‘ ya da saygı telkin edilir. Ancak zalimlerle dostluk yoktur. Ayrıca, günümüzde Suriyeli mülteciler Avrupa´da Hristiyan kiliselerinde korunmaya alınıyorlar. Papa, bizzat kendi kutsal günlerinde, Paskalya Bayramı´nda Suriye´de öldürülen Müslümanları andı, onların matemini tuttu; Hristiyanlara Müslümanlar da dahil tüm mağdurlara merhamet, sevgi telkin eden konuşma yaptı. Buna mı itirazınız? Binlerce Hristiyan Avrupa´da Paskalya Bayramı nedeniyle barış yürüyüşleri yaptılar, çoluk çocuklarını da yanlarına alarak. Yoksa bunu mu beğenmiyorsunuz? Nihayet Suriyeli Müslümanları da, işte bizzat Hristiyanları, Yahudileri düşman bilen, nefret kusup can alırken iyi Müslüman olarak cennete gideceğini zanneden teröristler evinden yurdundan etti, mülteci olarak yaşamaya mahkum etti. Kimle dost olmak istiyorsanız olun da, durmadan bize nefret, düşmanlık telkin edip, bir de üstüne bunu iyi Müslümanlık gibi, Müslümanlığın icabı gibi anlatmayı bırakın, artık yetti ! Allah akıl vermiş, kullanalım diye. Bu memleketin dini, ana dili farklı milyonlarca insanı „hayır“ oyu verince, hepsi nasıl FETÖ´cü, ya da “FETÖ dostu” oluyor bir açıklar mısınız? 23 milyon vatandaş terörist mi? Bu ne akıldır, nasıl bir vicandır? İnsanları böylesine iftiralarla aşağılamak, karalamak Allah katında makbul müdür, namazınız orucunuz kabul görür mü sanıyorsunuz? Bu mu sizin Müslümanlığınız? Fazlası yok mu? Allah isteseydi, tüm insanları Müslüman yaratırdı; hem de hepsinin elini, yüzünü, huyunu suyunu, duygu düşüncesini tıpki sizinki gibi yaratırdı. Yapmamış. Herhalde sizden farklı insanları yalnışlıkla yarattığını düşünmüyorsunuzdur. Şimdi bir düşünün bakalım, “Yaradılanı Yaratan’dan dolayı sevmek” ne demek. Belki tövbe edersiniz!
Allah şunu da diyor slogancı efendi : Kitap ehlinden öyle emanet sahibi insanlar vardır ki, kendisine bir hazine emanet etsen sana aynen teslim eder. (3/75) Sizinkilere oyumuzu bile emanet edemiyoruz.
Ali Hakan 18 Nisan 2017 06:40
Sayın Mahcupyan gerçekten,çıkan sonuça baktığımızda sizin fikri-düşünsel geçmişinizi inkar edercesine yalpanlamanıza,savrulmanıza değermiydi? Değdi mı?
Sabır 18 Nisan 2017 06:40
Zihniyet tabii ki önemli de, demokratik yönetim kurumları yufka olunca, demokratik haklar yasalarla , bağımsız bir yargı ile güvenceye alınmadıkça, demokratik bir zihniyetin gelişmesine de imkan yok. Nazi Almanya´sında demokratik zihniyetin tekrar filizlenip yerleşmesi, 2. Dünya Savaşı sonrası Federal Almanya anayasası yapılmadan, ki ilk maddesi insan haklarının dokunulmaz olduğudur, demokratik kurumlar oluşturulmadan mümkün olabilir miydi? Öyle ki, büyük siyasi krizler yaşandığında dahi Almanya´da hukukun üstünlüğü korunabildi. Keza, birbiriyle onlarca yıl savaşmış, kimisi yüzyıllık düşman devletler, artık barışçıl ilişkiler yürütmek iradesi ile bugün Avrupa Birliği´ne evrilmiş olan kurumsal çerçeveyi kurmasalar, hepsini bağlayan müşterek ilkeleri anlaşmalarla güvenceye almasalar, acep bugün böyle dost ülkeler olabilirler miydi? Tarihi tartışmak yasaklanaydı, acep Almanya´da Holocaust utanç ve üzüntü ile anılabilir miydi? Diyeceğim, bu zihniyet ve yönetim biçimi meselesi, biraz yumurta ve tavuk hikayesi gibi. Demokratik kurumlar olmayınca, demokratik zihniyet de gelişemiyor. AK Parti‘ye zamanında 12 Eylül´ün gölgelerinden nihayet kurtulma ümidi, demokratik bir anayasa ile ferahlama ümidiyle destek verilmişti. Yeterince zamanı vardı demokratik kurumları geliştirmek için. Sonuçta bir %10 barajlı seçim sistemini bile değiştirmedi; demokratik kurumlar da siyasi krizler karşısında çok güçsüz kaldı; kendimizi OHAL yönetim biçiminde bulduk. Bize bugün vaadedilen de, öncelikle idam cezasının geri getirilmesi, ardından da beş senede bir partili bir cumhurbaşkanı seçme hakkı. Lafın kısası, ben bundan sonra AK Parti´nin yönetim zihniyetinin değişip de programıyla bağdaşan demokratik bir yönetim biçimi doğrultusunda çaba göstermesini beklemiyorum.
evin 18 Nisan 2017 05:43
seçim sonuçları tartışmalı ve şaibelidir. milyonlarca insan esasında hayırın kazandığını ve hile yapıldığını düşünmektedir. böylece türkiye cumhuriyetinde ilk defa seçim sonuçlarına bile güven kalmamıştır. bu ortamda toplumsal barış sağlanamaz...
Erhan Ertas 18 Nisan 2017 05:19
Sayin Mahcupyan size katilmiyorum. AKP'nin onunde bulunan iki seneyi degerlendirip, siraladiginiz sorunlari asacagini 2019 Erdogan + cogunluklu meclis uretecegini dusunuyorum. Ozellikle Musluman + Kurt koalisyonun sandikta kuruldugunu gorduk, ilerde mecliste de kurulacagini gorecegiz. Buna biraz da MHP'nin sekuler olmayan musluman katmanlari katilacaktir. Sekuler MHP liler, CHP ve diger sekulerler, FETO artiklari ve PKK (HDP) de diger blogu olusturacak. Ilginc bir meclis ve ilginc bir baskanlik yarisi olacak.
O k u r 18 Nisan 2017 15:20
5
Güzel bir tahlil. Türkiye bundan böyle Kürt-Türk, Sağ-Sol gibi bloklar yerine yerine, Seküler ve Seküler olmayan iki eksene oturacak. Sistem değişikliği bunun önünü açacak. Bu yarış artık bildiğimiz solculuk ya da İslamcılık ile devem etmeyecek. Dini terhis etmeyen yeni bir seküler anlayış ile, İslamda zimmi hukukunu çağdaşlaştırcak (ülke ikbali için zimmilerle birlikte yürüyebilecek) Medine Site Devleti esaslarında bir İslamcılık anlayışı kucaklaşmak için bir çare olabilir. Bunu sağlayabilirsek, siyasi rekabeti; artık rejim değişikliği için değil, ülkeyi kalkındırmak için yapabilecek, yeni devreye girebiliriz.
Köroğlu 18 Nisan 2017 18:42
0
Bu kesimlerin dışında kabaca "demokrat" diyebileceğimiz bir kesim var. Hayata kimlikler üzerinden bakmayan, özgürlüğü, çoğulculuğu ve ekonomiyi öne çıkaran. Bu kesim, her kimlikten insanı içeriyor (Alevi, Kürt, Sünni, seküler, vd.) Dünya ile kavga değil bütünleşme taraftarı kentli bir kesim bu. %15 civarı. Bu kesim başkanın kim olacağına karar verecek.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 04:50
Deger miydi? diye sormussunuz. Cumhurbaskani icin deger. Tamam, ucu ucuna evet cikti, millet ikiye bolundu, butun ulkelerle iliskiler bozuldu, ekonomi iniste, Suriye'de duvara toslandi, hukuk, kuvvetler ayriligi, demokrasi tumuyle hayal oldu, ulke buyuk hasara ugradi ama butun bunlar Cumhurbaskani'nin isini zorlastirmaz. Bilakis, tek adam rejimlerinde bir ulkenin durumu ne kadar kotulesirse tek adam o kadar guclenir. 2019 secimlerine hazirlanmaya baslamistir bile. O secimi kazanmak icin yapilmasi gereken sey de bellidir: baskiyi ve gerilimi artirmak. Onumuzdeki 10-12 ay idam cezasinin getirilmesi, muhalif gazetelerin hepsinin kapatilmasi, muhalif gazeteci ve aydinlarin tumuyle susturulmasi, kapilari acip Suriyelilerin Avrupaya gonderilmesi, Rusyayla yeni bir kriz, ultra-milliyetci/radikal islamci soylemler gibi olaylara gebe. Cumhurbaskani icin geri donusu olmayan, tek yonlu bir yolculuktur bu.
O k u r 18 Nisan 2017 03:23
Bu ne ön yargı. Dersin ki başkanlık sistemi en bir dönem tatbik edildi, değişen bir şey olmadığı anlaşıldı ve böyle bir makale yazıldı.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 03:20
Referandumun çift katmanlı meşruiyetinden sadece birinin ihlal edildiği konusundaki düşüncelerinize katılmıyorum. Hem kamu vicdanını yaralamıştır hem de usule riayet edilmemiştir.
KARAR OKURU 18 Nisan 2017 03:16
Bu referandum Türkiye için tam bir kayıptır, hele de bu uğurda en çok ekonomik ilişkimiz olan Avrupa ile de papaz olduğumuzu düşünürsek. Bu yetmezmiş gibi önümüzdeki 2 yıl da insanlar gerçek sorunları fark edemesinler diye AB ve idam konulu 2 ayrı referandumla beynimizi iğdiş etmeye devam edecekler.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN