Back To Top
Kürtlerin referandumu

Kürtlerin referandumu

- A +

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumu için 25 Eylül tarihini açıklaması Türkiye’de bir yeni ihanet örneği olarak karşılandı. Böylesine destek verdiğimiz bir ‘küçük ortak’, belki 20. yüzyıl başındaki Arnavutları ve Arapları hatırlatan şekilde, şimdi bizi sırtımızdan vurmaktaydı…

Başından söyleyelim, bu egosantrik anlayış sürdükçe Türkiye daha çok ihanete uğrar ve bunlardan biri de Suriye muhalefeti olabilir. Çünkü Türkiye partnerlerine anlamak üzere bakmıyor… Daha güçlü pozisyonda olmasına güvenerek kendi isteklerini tebliğ ediyor, karşı tarafın istekleri arasında hoşuna gitmeyenlere ambargo koyuyor ve bu yaklaşımın istikrarlı ve güvenilir bir ilişki yaratacağını sanıyor. Ne var ki Türkiye birçok aktörden sadece biri ve en güçlü ya da en yaratıcı olanı da değil.

***

Bugün Barzani’ye yönelen öfke, bu siyasetin başarısızlığının da göstergesi... Her şeyden önce ortada bir sürpriz yok. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi aylardır referandumu konuşuyor. Bu fikrin kabul görmesi sonrası tarihin çok gecikmesi mümkün değildi, çünkü söz konusu adımı siyaseten anlamsız kılabilirdi. Dolayısıyla önce temmuz olarak düşünülen tarih eylül sonuna taşınmakla yetinildi.

İkincisi, Irak merkezi hükümeti dahil herkes bu referandumun somut bir sonucu olmayacağını biliyor. Bu hamle Irak’ın yeniden masaya gelmesi durumunda Kürtlerin elini güçlendirmek için atılıyor. O noktada kimse ille de bağımsızlık olacağını öngörmüyor ama en azından özerkliğin garanti altına alınabilmesini istiyorlar.

Üçüncüsü, referandumun kapsamı konusunda partiler arasında taktik ve detay farklılıklar olsa da karşı olan yok. Bu noktada bütün Kürtlerin tavrı ortak ve referandumda yüzde doksanların üzerinde “evet” çıkacağı açık... Öte yandan bağımsızlığa kategorik karşıtlık Kürt partileri arasındaki farklılıklardan yararlanmayı da olanaksız kılıyor.

Dördüncü olarak Türkiye, Irak, Suriye ve İran Kürtlerinin tarihsel süreç sonunda geldikleri ortak bir hissiyat var: Artık ‘iç savaş’ istenmiyor. PKK ve Barzani gibi birbirine en uzak noktalarda duran siyasi aktörlerin bile konuşup anlaşması arzu ediliyor. İdeolojik farklılıklar Kürt duyarlılığının gerisine doğru kayıyor ve bu duyarlılığa aykırı davranmanın maliyetinin yüksek olacağı biliniyor.

Beşincisi Barzani giderek zayıflayan bir lider… Yönettiği bölgede yolsuzluklar ve nepotizm giderek artıyor, suni tehditler sayesinde iktidarı sürdürme evresine geçiliyor. Dolayısıyla Barzani artık eskisi gibi bağımsız karar verecek durumda değil. Halkın genel eğilimini yok sayan hiçbir siyasi karar alamayabilir.

Kısacası olayın ne Katar’la ne de gülünç bir paranoya olan “Türkiye’yi parçalama projesi” ile ilgisi yok. Kürtler iki yüz yıllık bekleyişten sonra tarihin önlerinde bir imkan açtığını düşünüyorlar ve bu noktada aralarında hiçbir farklılık bulunmuyor. Eğer Türkiye bu gelişmeyi kendi beka meselesi olarak algılar ve hele yaptırım uygulamaya kalkarsa sadece gerçekçilikten uzaklaşmış olmaz, Orta Doğu’da tümüyle yalnız kalır. Çünkü açıktır ki Türkiye’nin Irak’ta bırakacağı boşluk anında başkaları tarafından doldurulacaktır…

***

Dışişleri Bakanlığımız “Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin” Türkiye için önemini vurgulayarak referanduma karşı çıkmış. Oysa belki de Irak Kürtlerinin Türkiye’nin partneri olarak güçlenmesi, İran ile ilişkileri de düşünürsek, Irak’ın bütünlüğünü sağlamak için çok daha elverişli bir zemin olabilir…  Ankara’nın Bağdat’ı tek muhatap olarak kabul etmesi de herhalde en fazla İran’ı sevindirir.

Dış politikada başarının asgari koşulu gerçekçilik ve sağduyu… Bunun için de egosantrik bakıştan sıyrılmak, ‘ötekileri’ kendi gerçeklikleri içerisinde anlamak ve kendimizi de ötekilerin gözünden görmek gerek.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ah bu sınırlar... 14 Haziran 2017 13:41
Katar nüfusu için "yabancıları çıkarırsanız üç yüz bin kişi" deniyor. Şu bizim Şırnak'ın yarısı kadar nerdeyse ! Ayakta kalabiliyor, kriz çıkarabiliyor, hem ABD'ye hem bize üs açıyor, dört bir yanda yatırım yapıyor, bir ülke olarak saygı görüyor...
iktisat 14 Haziran 2017 08:52
bu arada borsa devamlı rekor kırmaya devam ediyor ve 100000 seviyesini tarihinde ilk kez aştı. yani yazarın mantığı ile ekonomi kötüye gitti ve batma sinyalleri vermekte
iktisat 14 Haziran 2017 16:14
1
Ben bu mesajı yazdığımda dolar 3.6260 tı . şu anda dolar 3.4930. halen düşmekte. Yazardan dolardaki düşüşün neden ekonominin kötü gidişatına işaret ettiğini açıklayan iktisadi yazılar da bekleriz.
KARAR OKURU 14 Haziran 2017 05:14
İster cehaletten ırkçı densin, ister milliyetçi, insanların vatanlarını sevmesinden bu kadar rahatsiz olanlarda var.Bu vatani seven herkese yer var bu ülkede. Çok meraklısı buyursun gitsin istediği yeri kendine vatan etsin bakalım kacinci sinif insan yerine konulursunuz yada güzel kürt kardeslerimizide yabancıların kucağina oturtursunuz.
KARAR OKURU 15 Haziran 2017 19:50
1
Vatan sevmek insan sevmektir. İnsansız vatan olurmu
Hamiyet Nene 14 Haziran 2017 01:37
Kendim icin istedigim/diledigim/hayal ettigim ne varsa, bir baskasi (dini/dili/milliyeti neolursa olsun) icin de olmalidir. Türküm. Severim vatanimi(iyi ki var). Kürtlerin yurdunda kendi diledikleri gibi yasama savasi/arzusu/talebini saygiyla karsiliyorum. Kürtler, Orta-Dogu´da Türkiye`nin en yakin dostudur. Hepimiz, kendimizi Kürtlerin yerine koyup bir düsünelim. Kendi "kurtulus savasimizla"ilgili (ki Kürtler omuz omuzaydi bizimle) gururlanip(ki hakedilmis bir gururdur) vatan topraklarinda yasarken, Barzani´nin ve halkinin, bulundugu topraklarda bagimsizlik dahil, referanduma gitmesi beni niye rahatsiz etsin. Tersine "selam olsun 25 Nisan Referandumu" demekle, Türkiye`yle dostluk/barisin zaten var olanadimlarini da percinlemis oluruz düsüncesindeyim. Devlet ve politikacilar de ki farkli düsünüyor. Biz yurttaslar olarak, hicbir siyasi iktidar kaygisi gözetmeyen bireyler olarak, komsunun "diledigi gibi yasama" hakkinin yaninda olmakla, belki de kendimize olan saygiyi onaylamis oluruz. Zor degil. Daha yasanilabilir bir Türkiye, Orta-Dogu, Dünyaya kadar, Saygi-Selamlar.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 23:08
Tekrar nüfus mübadelesi yapılsın.herkes memleketine gitsin orada yaşasın...
fani 13 Haziran 2017 22:46
Sayin Mahciupyan Tarihte bir tane bagimsiz kurulmus Kurt Devleti soylermisiniz. Sakin ha Eyyubi devletini demeyin o Turk devleti idi ve basinda Nurettin Zengi gibi degerli bir insan vardi.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 22:44
Etyen bey Barzaniye karşi "öfke" talihsiz bir değerlendirme olmamış mı? Sadece uyarı diyebiliriz. Bölgede kartlar tekrar dağıtılırken Kuzey Irakta kurulan kürt devletinde Barzani iktidari 48 saat dayanamaz bence. Siz daha iyi bilirsiniz.
Akif 13 Haziran 2017 21:16
Bizimkilerin halini gören, Molla Mustafa'nın oğlu Türkiye'den ayrılıyor , Kürdistan'ı Türkiye'de kuruyor sanır. Yaw, adam zaten on beş senedir, bağımsız değil mi, hükumeti, başbakanı yok mu ? Devlet töreniyle karşılamıyor muyuz, ziyarete gelince ?
Timur 13 Haziran 2017 21:12
Sanki kürdistan kurulsa kürtler güllük gülüstanlik olacaklar? Niye pekala yillardan beri sadece Barzani ailesi basta? Kürtler icin en iyi liman Türkiyedir. Cogu topluluk gerceklerden uzak hayallari yüzünden hüsrana ugradi
Şems efendi 14 Haziran 2017 15:42
0
Senin bu mantığına göre hiç bir ulus bağımsızlık elde etmesin..Aman canım bağımsız olunca ne olacak :)) ha bu arada Biz Türk devleti bağımsız olduda ne oldu değil mi..Bak Abd nin sadece ileri uç bir Karakoluyuz :)))
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 20:24
Kötü Tanrı'ların lanetli çocukları Kürtler sömürge bile olamadılar ya asimile ya ölüm arasındaki acı gerçek
Emin Eraslan 13 Haziran 2017 19:35
IKYB'nin devlet altyapısını kuran ve Ankara'da Barzani'yi yerel bayrakları ve devlet töreniyle karşılayan kim? Bizim durumumuz yeni gelinin "hem ağlarım hem giderim" demesine benziyor.
muharrir 13 Haziran 2017 19:06
kürtlerin kendi kaderini belirlemeye her millet kadar hakkı var. kaldı ki türkiyenin bu hamlesi iran, rusya, abd, israil gibi aktörlerin dolduracağı bir boşluk yaratmaktan başka işe yaramaz. türkiye ile her zaman iyi ilişkileri olan, türkiye pasaportu taşımış barzani ailesi yerine kürtler pkk/ypg kucağına itilmemeli, kardeş millet olarak bu davalarına sahip çıkılmalıdır.
ramazan gün 13 Haziran 2017 20:00
4
öylesine bakıyordum 'muharrir' rumuzundan kelli takıldım. peşinen söyleyeyim söylediğin hiçbirşeye itirazım yok ve katılsam da katılmasam da, ne kimsenin fikrini etkilemeye, ne de polemik zinciri oluşturmaya niyetim var... varlığını karşı oluşta bulan, 'biri bişey söylesin de bende tersini söyleyeyim; böylece az buz fikir sahibi olduğumu -kendime- isbat edeyimci de olmadığıma göre... şimdi lafa girebilirim... etyen hakkında 'köşe yazarı' ile 'muharrir' arasında bir yol ayrımında olduğuna, bir muharrir olma istidadı belirttiğine dair bir çok yorumum oldu... lakin son kanaatim olarak netleşti ki; o bir köşe yazarıdır. iyi bir köşe yazarıdır üstelik... aşağı yukarı şöyledir; çok fazla entellektüel kavram ve kelime biriktirmiş, bunları kullanma becerisine sahip, dikkatli bir usluba haiz... türkiye ortalamasının çok üstünde; zira bu memlekette 'dahi manasına gelen de ayrı yazılır' dan ibaret bilgiyi, bu seviyeden cebine koyan herkes köşe yazarlığına soyunuyor... bir muharrir ile köşe yazarı arasındaki en temel fark, köşe yazarı vakıadan, fikirden her neden yola çıkarsa çıksın, çıktığı veri daima aktüel olandır ve meseleyi daima bir zümre veya kişi de düğümler; büyük fikre tırmanamaz.. muharrir ise, bir kişiden veya aktüel olandan yola çıksa dahi daima ideale, fikre doğru ipuçları çeker; zira kafasında bir dünya görüşü, bir nizam, tüm meselelere izah getirme gayretinin ürünü (izahının doğru olup olmadığı ayrı mesele) bir uyum, bir 'fikir konforu' mevcuttur. bu haliyle izahını getiremediğine dahi hükmedici olarak 'izah edilemezliğini izah eder'... bir batılı adamın dediği gibi(adını unuttum) 'büyük kafalar, dünya haritasını diğerlerinin gördüğü gibi mevcut sınır çizgileri ile görmezler-okumazlar'.. minvalinde idi... (kürt meselesine de geldik nihayet) şimdi... tüm dünya coğrafyasını ama özelde ortadoğu ve bizim coğrafyamızı 1. dünya savaşında dayatılan sınırlarla görüp, üzerine 'kürt meselesini' konuşmak, insan aklı ile alay etmektir... sonra... 'kürtlerin kendi kaderini belirlemeye hakkı vardır' diyorsun ya; aynı dünya haritasında olduğu gibi, bu kelam amerikalı tarafından 'milletlerin kendi encamını tayin hakkı' dümeniyle tezgahlanmış, böylece demokrasi kavramını 'uluslar arasi hukuka dahil edip, bu sayede hakim kuvvetlerin diğerleri üzerinde ve diğer devletlerin iç meselelerine karışabilme hakkını kendileri için temin etmiş, zekice bir kurgudur... ve sen veya lafa böyle giren herhangi biri, peşin olarak batının 'inşa ettiği zihin kodlarını' kullanarak yola çıkıyor oluyorsunuz ki; artık söyleyeceğiniz her söz onların hanesine yazılacaktır. karşı olsan dahi... (her millet kendi kaderini tayin etme hakkına sahipse, senin ne işin var -mesela- suriyede demiyor kimse; belki ben demokrasi sevmiyorum, ne bomba ile hediye ediyorsun ki?) sonra... kürtlerin kaderi... kürtler -veya türkler- kendi meselelerinin ne olması gerektiğine layıkı ile karar verdiklerinde, kaderleri de bunun üzerinden ifadesini bulacaktır zaten. başkalarının çizdiği sınırlar mihverinde, başkalarının inşa ettiği zihin kodları minvalinde, başkalarının silahları, başkalarının stratejileri ile girdiğin oyunda başına gelenler senin kaderin değildir; bu o başkalarının kaderinin insicamına dairdir; insan irade ile belirir. (kimseye hayvan dediğim yok; sözüme dikkat et) hayvanların iradesi yoktur ve -o manada- kaderleri de olamaz... şöyle düşünelim: kürtler bir devlet kursunlar; kendilerini batıya ait mi, yoksa doğuya ait mi sayacaklar?.. (evrensel filan yok; o da aynı amerikalının lafı güzafıdır) yoksa kürt ahali içten içe doğuyu yaşatırken, idareciler onu batı masalına mı sürükleyecekler; bu durum kürtlerin kaderine ne kadar layık olacak?.. bütün mesele, türk kürt her ne karın ağrısı isek, neyiz, ne olmak istiyoruz ve neden?.. şöyle; 'çok zengin olmak istiyorum'.. sebep?.. 'istediğim şeyleri yapabilmek için'... mesela?.. mersedes almak, filan falan... bu mudur?... bir devlet istiyorum... sebep?... insanın meselesi karnı doyunca başlar; insan karın doyurmak için değil, doyduktan sonrasındadır... devlet, 'toprak sevicilik'le kurulmaz... bu devletle dünyaya vermek istediğin, hakim kılmak istediğin hükmün nedir?... netice... ne olacaksa olacak; görmemiz gereken ne varsa göreceğiz; bundan kaçış yok ve kader budur!.. hayırlısı...
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 18:55
Güzel bir yazı sadece ırkçıların rahatsız oldukları belli oluyor yorumlarda. Akp değişti ve tam bir ulusalcı devlet partisi oldu, CHP zaten hasta bir ulusalcı MHP nazi ırkçılarıyla yarışıyor geriye demokratlar kalıyor bınlarda azınlıkta. Görünen şuki Türkiye'nin Kürt problemi (aslında ulusalcı Türk problemi) çözülmeyecek çünki paylaşım ve eşitlik kelimeleri dinci akp ve Kemalist CHP'lilere yabancı. Irak ileride Suriye ve Türkiye'nin bu kıdırdöngüyü ilelebet devam etmesinde direneceği aşikar olduğundan ileride mecburen tabiatın kuralı olarak Kürtlerin bu ülkelere karşı duygusal kopuş yaşayıp yollarını ilk gördükleri ışıkla ayıracaklardır. Tabiki gönül isterdi birlik ve eşitlik getirilmiş bir ülkede herkesin eşit ve gerçek vatan sahibi olmasını ama ne Türkler nede farslar buna hazır. Afrika'daki beyaz ve zenci ayrımı nasıl ilalebet sürmediyse Kürtlerin zenci olma durumlarıda tabiki ilelebet sürmeyecektir su gider yerini bulur
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 18:50
Etyen Mahçupyan gibilerinin ipiyle kuyuya inmenin sonucunu devlet, kapsında kazılan çukurlarla gördü. Bu konuda kendisine yöneltilen eleştiriler haklı ama Barzani konusunda devletin anlamsız bir tutum içinde olduğu da gerçek. Barzani, Türkiye düşman değil. Uzlaşı ve işbirliğine de açık. Türkiye'nin bu fırsatı tepmesi halinde bu boşluk başkaları tarafından doldurulacak.
Mustafa Soylutürk 13 Haziran 2017 18:43
Yazınızın başında Türk'lere ' 20. yüzyılda ihanet eden Arnavut ve Araplar''diyorsunuz.Acaba torbil yaptığınız veya ismini yazmaya'' UTANDIĞINIZ KIYAMADIĞINIZ''Başka bir millete var mı ?..İhaneti Arnavuta Arap'a kesip aklamaya çalıştığın bir millet varsa onun isminide yazsaydın !....
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 17:53
Sende yazarim diye yaziyorsun. Senin ne okdugunuda biliyoruz. Devlet senden ileriyi gorecek kadar kör degil. Kimin adamisin bilmiyorum ama sen kose yazarligini birak
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 18:45
0
Yazarın birilerinin adamı olduğuna emin ama kimlerin adamı olduğunu bir türlü çözememiş zavallı. Einstein mı söylemişti, "dahiliğin mutlak bir sınırı vardır ama..." diye başlayan o meşhur sözü.
külyutmaz 13 Haziran 2017 15:55
Eski devlet zihniyetine geri döndük.Ak partinin değiştireceğini söylediği devlet Ak partiyi değiştirdi.Demek ki neymiş ;yeterince donanımlı değilsen ,dünyayı anlamak için başvurduğun kavramlar "emperyalizm" ,"dış güçler" ,"oligarşi" gibi eften püften masa başı hayallenmeleri ise, ahlaklı dış politika derken ahlaksız iç politikaya engel olamıyorsan ;yalan, talan ve hamaset alamet-i farikan olmuşsa seni yerler.
konvoy 13 Haziran 2017 15:54
Kürdistan kurulduğunda Erdoğan'ın ve AK Partinin nerede duracağını çok merak ediyorum. Barzani'yi mi tercih edecek yoksa MHP'yi mi?
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 15:35
Ülkemizin istemediği her gelişme karşısında faturayı sürekli ülkemize kesmek için ortaya koyduğunuz bu iştiyakı anlamakta zorluk çekiyorum.Özellik Kürt siyasetindeki gelişmelerde sürekli bunların siyasetlerini haklı gösterip, ülkenizin geliştirdiği siyaseti ve aldığı kararları tepki koymak sizler için ayrı bir motivasyon kaynağı olmuş durumda.Yorumlarınız ülkemizin milli menfaatlerine hizmet etmeyen ve adil olmaktan çok uzak yaklaşımlar.Bizim bölge siyasetindeki tarzımızı, tebliğ ilişkisi içerisinde anlamlandırmışsınız,Barzani ve avanelerini ayartan ülkelerin,Barzani'ye politika benimsetirken, ricacı bir tarz içinde yapıldığını iddia edecek kadar aklımızla alay etmeyeceğinizi düşünüyorum.Sunuş şekliniz bir analiz olarak gözükse de niyet olarak Barzani'nin tutumunu meşru göstermeye hizmet eden bir değerlendirme olarak da telaki edilebilir.Barzani ve bölgedeki Kürt siyasetinin menfaatlerinin taşıyıcısı konumuna düşüyor olmanız, sizler adına üzüntü vericidir.ülkemizin direncini kırmak adına, yönteme yönelik bir eleştiri getirerek yapılan ihaneti meşruymuş gibi gösterip,sorumluluğu da ülkemize mal etmek insafsızlıktır.Bölgede tek güç olmadığımızı, gücümüze benzer güçlerin varlığına dem vurmak suretiyle,bölgede geliştirilen siyasetleri etkisizleştirmeye hizmet eden değerlendirmeler yapıyorsunuz.Barzani'yi cesaretlendiren bu tarz yaklaşımlar Barzani gibi ihanet etmeye teşne kabilecilerin, ihanet etme potansiyellerini köpürtmüş olursunuz.Bölge istikrarını samimi olarak savunan tek ülke Türkiye'dir,Bu gerçeği önemseyerek adım atmak hem bölgenin hemde Barzani'nin yararına olacaktır.Sokma akıl verilerek kimseyi cirminin dışında bir duygu köpürmesi içine sokup, rüya gördürmeye çalışmayın, yoksa bu rüya kabusa döner.Barzani her sıkıştığında Türkiyenin desteğini isteyecek,imkanını bulduğu anda da başka hesapların içine girerek ülkemize ihanet edecek ve siz bunun adını ihanet olarak tanımlamayacaksanız,yapılanın sizin terminolojinizdeki karşılığı nedir sayın Mahçupyan?
mutedil 13 Haziran 2017 16:48
1
"Bölge istikrarını samimi olarak savunan tek ülke Türkiye'dir" öyle mi? Tabii canım, Yunanistan'la her fırsatta dalaşan; haddini aşarak Bulgaristan'daki seçimlere müdahale etmeye çalışan; Suriye'ye çomak sokup oradaki savaşın başlıca sebeplerinden biri olan; Ermenistan'la durumu Allahlık olan; büyük devlet pozlarına girip Irak'ı bile tahrik eden; Irak'taki Kürtlerin bağımsızlık isteklerine dahi burnunu sokan (bir aralar bir Milli İrade vardı, n'oldu ona?) Türkiye, bölge istikrarını samimi olarak savunan tek ülke değil mi? Allah da sizi güldürsün. :))
Sabır 14 Haziran 2017 02:37
0
Sanırım Mahçupyan´ın görüşüyle sizinki arasındaki temel fark, Türkiye´nin milli menfaatlerinin ne olduğu konusunda. Anlaşılan sizin için bu kesin bir veri, tartışılmaz, sorgulanamaz, iktidarın söyleminde ve eylemlerinde cisimleşmiş mutlak gerçek. Mahçupyan ise bizden başka aktörlerin de çıkarlarını, güçlerini, niyetlerini hesaba katarak genel resmi inceleyip bizim bu resimde bulunduğumuz konumda milli menfaatlerimizin ne olacağını sorgulayıp tespit etmeye çalışmış. Bu konudaki görüşü içinizi açmayabilir. Ama inandırıcı bir eleştiri getirmek istiyorsanız, “bir, ..., beş” diye saydığı noktalarla ilgili farklı gözlem, bilgi getirmek kaçınılmaz olur. Yorumunuz bunu yapmaktan çok uzak, dolayısıyla da milleti menfaatlerimizi soğukkanlı tespit etme konusunda yanıltıcı. Örneğin, bölgede tek güç olmadığımızı vurgulamanın, Türkiye´nin bölgedeki siyasetini etkisizleşmeye hizmet edeceğinden dem vuruyosunuz. Sizce, ABD ve Rusya başta olmak üzere kırk ülkenin fink attığı bölgede, “biz tek gücüz, bu bölge bizden sorulur, bizim istemediğimiz olmaz” dersek, bu mu milli menfaatlere hizmet edecek? Nasıl? Buna kim inanacak? Biz dedik diye tek güç olduğumuza inanıp da sırf bizim dediğimizi yapacak kim var? Hadi, bizim millet inandı. Sonra? Hesabın tutmadığını illa kafamız duvara çarpınca mı görmek zorundayız. Bu milli menfaatimize mi? Önemli bir varsayımınız da Barzani´nin “ayartıldığı”. Yani Iraklı Kürtler aslında referandum istemiyorlar, Barzani´yi birileri ayarttı, onun için zorla referandum yaptırıyorlar mı demek istiyorsunuz? Böyle düşünüyorsanız, o zaman milli menfaatlerimizle ilgili görüşünüz daha anlaşılır. Fakat o zaman da, Iraklı Kürtlerin referandumu hiç istemedikleri konusunda somut bilgilerinizi sunmanızı bekleriz.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 14:22
Gülünç paranoya demişken birde şu Ermeni diyasporasinin bitmeyen 100 yıllık gülünç nefretindende bahsetseydiniz.Ne istiyor bu Ermeniler diye sorarlar adama.
evin 13 Haziran 2017 19:10
1
ermeniler "öldüklerini" kanıtlamaya çalışıyorlar. ne kadar acı... ermenilerin öldüklerini, kürtlerin yaşadıklarını kanıtlamaya çalıştıkları bir ülke...yazık...
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 21:08
11
Evin cikar aklindaki baklayi sen kimsin?
KARAR OKURU 14 Haziran 2017 01:51
0
Ne istiyor bu Ermeniler, deli mi ne bu Kurtler...Bilmemek ayip degil ogrenmemek ayip derler ama artik bu devirde bilmemek de ayip. internet diye bir kaynak var parmaklarinin ucunda. Tarihi gercekten ogrenmek istiyorsan hicbir engek yok, fazla vaktini de almaz ama sen kafani kuma gomup yasamayi secmissin.
tarafsız 13 Haziran 2017 13:49
Başka bir tükiye haddini bilsin yazısı galiba. bir sorun varsa abd başkanını ara ve abd başkanı ne talimat verirse onu yap. Buna da dış politika de. Akp önceki durum bundan ibaretti. Eski bir mit başkanının dediği gibi akp iktidarına kadar MİT sadece CİA nin Türkiye ofisi işlevi görüyor idi. onu ürküttük,bunu kızdırdık endişelerinden vazgeçin artık. dış politikada birileri ile dost olunca başka birileri ile düşman olmak kaçınılmazdır veya birileri ile düşman olunca da o düşmanın diğer düşmanları ile otomatikman dost olunur. AKP yi mantıklı şekilde eleştirmek isterseniz size bir iki tüyo benden. 1-TRT nin İngilizce yayın yapan TRT WORLD kanalı var idi. dünya ile ilgili haberleri daha iyi takip ettiğinden dolayı ben radyodan devamlı takip ediyordum fakat şu anda radyo kanalı kapanmış(tv kanalı açıkmı bilmiyorum). Akp yandaş medyası Tayyip trumpi ziyaret edince buluşma anlarını tam-abartılı şekilde trt world görüntülemedi diye eleştirmişti trt world u. Acaba kapatılma nedeni bukadar basit olabilirmi. Bence çok faydalı bir yayın idi. 2-ben şahsen akp yi anti laik görmemiştim şu ana kadar fakat: 28 m2 altı ve tek odalı yani sudyo daire inşaatı yasaklanmış. Çevre bakanlığı otel leri destekleme amaçlı olduğunu söylemiş fakat inandırıcı değil. bence gençlerin (kız-erkek) evlilik öncesi birlikte yaşamasını önlemeye yönelik bir karar ve ben karşıyım. Haa bu arada dünyada ekonomisi en çok büyüyen ilk 10 ülke arasında imişiz diye duydum? Foğrumudur acaba?
O k u r 13 Haziran 2017 23:09
0
Tarafsız: "28 m2 altı ve tek odalı yani sudyo daire inşaatı yasaklanmış. Çevre bakanlığı otel leri destekleme amaçlı olduğunu söylemiş fakat inandırıcı değil. bence gençlerin (kız-erkek) evlilik öncesi birlikte yaşamasını önlemeye yönelik bir karar ve ben karşıyım." diyor. Bu konuda yanlış düşünüyor. Çünkü 29 m2 ev yapmak serbest. Çok lazımsa 29 m2 ev alsın. O dediği işe 1 m2 mani değil.
KARAR OKURU 14 Haziran 2017 00:48
0
Tarafsız! herkes sahte isim kullanıyor, sen yalan isim kullanıyorsun. bu gazeteye yorum yazanlar içinde en yalancı sensin. Açık açık tarafken "tarafsız" diye insanları kandırıyorsun.
kemal 13 Haziran 2017 13:07
''...başarının asgari koşulu gerçekçilik ve sağduyu… Bunun için de egosantrik bakıştan sıyrılmak, ‘ötekileri’ kendi gerçeklikleri içerisinde anlamak ve kendimizi de ötekilerin gözünden görmek gerek.'' bunlar sizin içinde geçerli etyen bey...
uhuvvet 13 Haziran 2017 12:36
Türkiye dışlayıcı ve savaşı körükleyici agresif dış politika izlemeye devam ettiği müddetçe bölgede hiçbir hükmü olmayan bir devlet olmaya devam edecek. Şu an tek dost sınır komşumuz olarak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi var gibi görünüyor. Bunlar bağımsız Kürdistan'ı kurdukları zaman ne olacak, tek dostumuz olan bu yeni devleti tanımayacak mıyız? Şu an kategorik olarak ve sert bir dille bağımsızlığı reddetmemiz sonrasında Kürdistan'ı tanımamız gerektiğinde müthiş bir prestij kaybına da neden olacak. Adama demezler mi "1 sene önce dünyanın sonuymuş gibi tanımayı reddettiğiniz Kürdistan'ı bugün neden tıpış tıpış kabul ediyorsunuz"? Türkiye'nin Irak'ta ya da Suriye'de bağımsız bir Kürt yönetimi olursa Türkiye de bölünür paranoyasından kurtulması gerekiyor. Sen topraklarındaki Kürtleri öyle bir ihya et ki adamlar da bağımsız devlet kurmayı aptallık olarak görsün. Çözüm bu kadar basit. Hem adamların tepesinde devletin balyozunu gezdir hem de aman bunlar da bir gün bağımsızlık isterler diye kork. Olacak iş midir?
Karar Okuru 13 Haziran 2017 10:34
Akıllı bir ilaç keşfedildiğini düşünelim. Doktora gerek bırakmıyor. Alıyorsun o gidiyor nerede problem varsa buluyor ve gideriyor. Toplumu sevk ve idare etmede bu ilaç bulunmuş, adına da demokrasi denmiş. Öyle ki, zaman içinde iyi programlanan bu ilaca sahip olan memleketlerinde torpil diye bir ur oluşmaz, hiçbir devirde paraleller görülmezmiş. Bundan dolayı gençler” okusak, en iyi üniversiteleri bitirsek ki ne olacak, torpil olmayıp iş bulamadıktan sonra” demezlermiş. Yarınına güven duyarlarmış. Nimeti ve külfeti eşit paylaştıran devletine son derece bağlı olurlarmış. O memleketlerdeki halka “devlet malı deniz yemeyen domuz” lafını tercüme edemezmişsiniz. O memleketlerde askerlikte zorunluluk bile olmazmış, herkes ülkesi için gerektiğinde cepheye koşar, gönüllü olurmuş, zengini fakiri. Zaten zengin fakir arasında uçurumda pek olmazmış. Devlet ambarına fareler dadanamadığı için bütçesi de bereketli olurmuş. Nadir de olsa, toplum düzenini bozan görülünce hemen şikâyet edilirmiş. Kimsenin aklına “kimi kime şikâyet edeceksin” diye bir şey katiyen gelmezmiş. Bir köşe başında dilenen görse halk hicap duyarmış,”acaba bunun hakkını yedim de, çaresiz kaldığı için mi, dileniyor” diye düşünürmüş. Her olumsuzlukta demokrasisini sorgular daha bir olgun hale getirirlermiş. Ondandır ki hiçbir zümre kolay kolay memleketlerini bölemezmiş. Şehitler ölmez vatan bölünmez tabu haline getirilip içi alabildiğine sert tedbirlerle doldurulmazmış. Gerekirse oylama yapılırmış. Ayrılmak isteyen genelde fakirler değil zenginler olurmuş. Hiç kimse, baskısız, korkusuz olan bu cazibeli düzeni bırakıp ta Barzani gibi ne idiğü belirsiz bir düzenin kucağına atlamayı düşünmezmiş. O memleketlerde zırvalamaya da pek pirim verilmezmiş. Ana dilini konuşması onunla eğitim yapması, onunla türküsünü söylemesi ta başından beri tabu olmaz, ilgili olan kitleyi çaresiz bırakmazlarmış. Zaten bilirlermiş, en olumsuzlukların panzehirinin baskı olmadığını. Biz çıkalım kerevetine.
Barlas 13 Haziran 2017 10:18
PKK'yi siyasi aktor yaptiniz ya bravo size. Kocaman afferin..
Abdullah hasan 13 Haziran 2017 10:10
Türkiyeye parçalamak için olmadığını söylemenizin bir kaynağı olmalı, yoksa sizi bir bakanlık falanmı teklif ettiler, bunu AB ve ABD nin planının bir parçası olduğuna göre söylenenlere çürütecek bir delil sunmanız gerekiyor.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 09:34
Son paragraftaki tespitlerinize katiliyorum. Ancak gercegin ne oldugunu tum yonieriyle degerlendirmeden hukumetin fanatik karsiti olmak, hormonlu medyadan veya istihbarat haberlerinden takip ederek yorum yapmak gercegin onunde engeldir! Bu arada belki haberiniz yoktur:) dolardustu, borsa tarihi rekor kirdi, ekonomik buyumede dunya 3.suyuz col sukur ulkem adina cok sevindim... grrceklik duygunuzla siz nasil buluyorsunuz bu durumu sn.yazar?
SD 13 Haziran 2017 15:39
0
Şu büyüme rakamları bir yana, borsanın yükselişine bakıp da ülke ekonomisinin iyi olduğunu düşünmek en hafif tabiriyle iktisadi cehalettir. Dünyada hiçbir iktisatçı, hiçbir ülkenin borsa performansına bakıp da ekonomisinin uçtuğuna kanaat getirmez. Moskova borsası Ocak ayında tarihinin en yüksek seviyesine çıkmıştı. Ama Putin dahil hiç kimse Rus ekonomisinin uçtuğunu söyleme cüretini göstermedi. Zira Rus ekonomisi epeydir patinaj yapıyor.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 08:51
Onbes yildir dis politika basarisiz. Uluslararasi iliskilerde itibarimiz yerlerde surunuyor. Herkesle saygin iliskileri olan bir ulke iken simdi bekaa sorunumuz var. Gozumuzun icine baka baka adalarimizdan dislemeye basladilar. Kendi topraklarimizi koruyacagimiza Katarin derdine dusduk. Olan biten icimize sinmiyor.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 10:48
8
Lozan Anlasmasina gore o adalar bizim degil, Yunanistan'in.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 12:29
0
Katar Lozan ile bize verildi de haberimiz mi yok. Oyle ise hemen gidip el koyalim.
Tora Bora 13 Haziran 2017 08:18
Birinci dünya (paylaşım) savaşından bu yana, dünyanın birçok yerinde-özellikle Yakındoğu'da-sınırların çizimi henüz tam olarak tamamlanmamıştır. Petrol ve doğalgaz için topraklar parçalanmış ve yapay sınırlar çizilmiştir. Ne etnik ne de mezhepsel birlik konusunda hassas davranılmamıştır. Şimdi bu durum krizin temelinin nedenlerinden birine dönüşmüştür. Işte emperyalizm hem bu sıkışmışlıktan, hem de içine düştüğü ekonomik ve siyasi krizden çıkmak için, 100 yıllık statükoyu değiştirmek istiyor. Kürt meselesi de bu bağlama oturuyor.
O k u r 13 Haziran 2017 02:46
Kuzey Irak Kürtleri, bırakın iki yüz yılı, yirmi yıl önce bile bir şey bekliyor değillerdi... Bu gün imkan dediğin şeyi, tarih mi yoksa emperyalizm mi önlerine koyuyor düşünmek lazım. 20. Yüzyılın başanda Osmanlı'dan kopan Araplar da sözde tarihin önlerine koyduğu imkanı kullanarak Osmanlıyı parçalamışlardı. Şimdi herhalde aynı imkan onları parçalamak için Kürtlerin önüne konuyor... Bir aydın okarak siz de bu tezgaha güzellemeler yapıyorsunuz.
KARAR OKURU 13 Haziran 2017 12:09
3
Eger resmi tarih disinda kaynaklardan faydalanirsaniz biraz gözünüz acilir. Kürtlerin mücadelesi 19 yy baslarinda basladi. Kanli sekilde bastirilan bircok isyan mevcut. Hatta 1946 yilinda Mustafa Barzani tarafindan Iran topraklari icinde kurulmus bir kürt cumhuriyeti bile var. Resmi kayitlarda bunlari bulmazsiniz. Seyh sait isyaninin bir kürt ayaklanmasi yerine dini bir isyan olarak lanse edildigi gibi bircok carpitma gizleme mevcut. Meshur kürt diye bir irk yoktur, bunlar asimile olmus türkler gibi safsatalar uzun yillar ders olarak okutuldu. Tabi akparti ile bu politikalarin bittigi iddia edilsede rejim tornasindan gecen toplum ideolojiden bagimsiz kürt meselesi soz konusu oldugunda hep mutabik. Eger batili emperyal gücler kürtlere bu hakki vermeyi vaadediyorsa, kürtlerin inkar politikalari yürüten, haklarini gaspeden kücük emperyallerin yerine batili emperyalleri tercih etmesinden normal birsey yok. Türkiye'de yok, Suriye de olmaz, Iraktada olmaz. Eee dünyanin herhangi bir yerinde kürtler adim atmak icin türklerden icazet almak zorunda mi? Türkiye bu kafayi degisrmedigi müddetce bu is cözülmez. Kendilerine hak gördükleri bagimsiz bir devletin kürtlerinde hakki oldugunu kabul etmeliler.
Bakış açısı... 13 Haziran 2017 15:01
4
Emperyalizm ile işbirliği sonucu kurulan devletlerden bir hayır gelmez. Işte Suriye, işte Irak, işte Libya...
KARAR OKURU 14 Haziran 2017 14:36
2
Niye Amerika'dan, Rusya'dan bilimum batılı devletten icazet alınca normal, Türkiye'den icazet alınca mi zorunda gitti? Sorun devleti kurmakta degil, nerede, nasıl kurmak istendiginde.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN