Siyasete egemen 2,5 süreç...

Kamuoyu araştırmaları, özellikle benim takip ettiğim PANORAMATR, tartışmalar ne istikamette olursa olsun belli bir siyasi dağılım ve veri sürekliliğine işaret ediyor.

Oy dağılımı veya seçmen sosyolojisi bakımından şu üç hususun altı çizilebilir:

Oyların yüzde 70’i iktidar ve ana muhalefet partisinde toplanıyor.

Bu iki parti arasındaki makas 1-2 puanın ötesine geçmiyor.

Bir süredir CHP, yarıştaki liderliğini AK Parti’ye devretmiş görünüyor.

PANORAMATR’ın nisan ayı araştırması bu son hususu şu cümlelerle ifade ediyor:

“CHP, 19 Mart 2025 sonrası yaşadığı sıçramayla birinci parti konumunu yaklaşık altı ay sürdürdükten sonra Ekim 2025 itibarıyla kademeli bir geri çekilme dönemine girmiş durumda. CHP, maruz kaldığı baskılara direnmekle birlikte, iktidara alternatif olma kapasitesini henüz tahkim edememiş görünüyor…”

Siyasi gündem veya siyasi tutumları etkileyen genel gündem bakımından ise araştırma raporu şu tespiti yapıyor:

“Siyasetin gündemini iki ana süreç oluşturmaya devam ediyor: CHP’ye yönelik yargısal ve idari operasyonlar ile PKK’nın silahsızlandırılması süreci. Her iki süreç de siyasal alanın genel işleyişini belirliyor; muhalefetin hareket alanını sınırlarken iktidarın gündem kurma kapasitesini tahkim ediyor.”

Bu konuda kişisel gözlemlerim biraz farklı.

Ortada esasında 2,5 süreç var.

İlk süreç, evet, muhalefete yönelik operasyonlardır.

İkinci süreç ise bence, doğrudan tutumlarda ölçmek kolay olmasa bile, iktidarın izlediği bölgesel ve küresel güç politikaları; bunlar etrafında ortaya çıkan güç, başarı, kişi ve milliyetçilik gibi değerler ile desteklerden oluşuyor.

İlk süreç muhalefeti, ikinci süreç ise iktidarı desteklemektedir. Geleneksel siyasi eğilimler ve kimliksel tutumlar bu çerçevede ayrışmaktadır.

Ve ortada, araştırmaların gösterdiği gibi, tam bir denge hâli bulunmakta.

“Buçuk” diye tabir ettiğim ise Kürt meselesine yönelik çatışma çözüm sürecidir.

Bu sürecin şu an için siyasi tutumlarda belirleyici bir etkisi bulunmuyor. Zira iktidarın tutumuyla yavaşlatılmış bir mekanizmadan söz ediyoruz. Bu çerçevede bir çözüm yoluna girilecekse ya da yeni bir siyaset sayfası açılacaksa bunun seçimler sonrasına uzayacağı muhakkak görünüyor.

Zira Kürt çatışma çözümü süreci, iktidar bakımından iki zıt faktöre işaret ediyor. Bir yandan atılacak kimi adımların Türk milliyetçiliğini ve buna bağlı tepkileri beslemesi riski, diğer yandan aynı adımların Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanı olmasının önünü açması ihtimali var.

DEM Parti ise bu konuda biraz “rehin” durumda. İktidarla ilişkileri koparması veya sertleştirmesi mümkün değil. Diğer taraftan mevcut sürecin yürümesi için verilecek sözlere, atılacak küçük adımlara ikna olması pekâlâ söz konusu görünüyor.

“Buçuk süreç” tabiri bunun için…

Seçimler söz konusu olduğunda asli unsur, hiç şüphe yok ki cumhurbaşkanlığı yarışı.

Cumhur İttifakı bakımından tablo net ve aday tek: Erdoğan. Mesele, Erdoğan’ın yeniden aday olmasının yolunu nasıl açacakları. CHP’yi sıkıştıracak öneriler, DEM ile yapılacak pazarlıklar, simgesel anayasa değişikliği tartışmaları bu ittifakın izleyeceği yol gibi görünüyor.

Muhalefetin aday alternatifleri ise gitgide azalıyor. İmamoğlu’nun sadece diploma iptali bile seçimlere katılmasının önünde engel. Yavaş’ın popülaritesi ve cesareti düne oranla oldukça azaldı.

Özgür Özel ise sesi ne kadar yüksek çıksa da partisinin gidişi bakımından zor durumda. Antalya ve Uşak belediye başkanlarının etkin pişmanlıktan faydalanması, genel merkezi kayıt dışı kampanya parası toplamakla suçlaması hem kamuoyu hem de adli açıdan ciddi bir sorun oluşturuyor.

Siyasetin izleği biraz böyle…

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.