Back To Top
Referandumun asıl kazananı

Referandumun asıl kazananı

- A +

Anayasa değişikliği taslağının referandumda kabul edilmesinin Tayyip Erdoğan’ı çok sevindireceğini tahmin etmek zor değil. AK Parti’nin lideri on beş yıllık yıpratıcı bir dönemin sonunda yeniden halktan güvenoyu almış olacak ve hayalindeki hizmet atılımını kimse tarafından engellenmeden hayata geçirme fırsatına kavuşacak. Bu yolun kendisine, partiye ve ülkeye hayır getirip getirmeyeceğini bugünden bilemiyoruz ama hayatını siyasete vakfeden bir siyasetçi için bunun yoğun bir başarı duygusu ifade edeceği açık. Diğer bir deyişle cumhurbaşkanlığı sistemi onaylanırsa AK Parti’nin siyasette kazandığını söylemek için henüz erken olmakla birlikte, kısa vadede siyaseten kazançlı çıkmış olduğunu öne sürebileceğiz. Ancak bu sonucun aynı derecede sevindireceği biri daha var ve uzun vadede bu “oyunun” asıl kazananı da o…

***

Olayı serinkanlılıkla kavramak üzere biraz geriye gidelim. Haziran 2015 seçimlerinden sonra Devlet Bahçeli tüm Türkiye’ye iki mesaj vermişti: Hiçbir şekilde herhangi bir koalisyonun parçası olmayız ve başkanlık sistemine karşıyız… Hatta meşhur “Tekeden süt çıkmaz, Erdoğan’dan başkan olmaz” lafını da o zaman söylemişti. Çünkü seçimler AK Parti’nin oyunun düştüğünü göstermekteydi ve iktidarı yalnız bırakarak daha da yıpratacağını, böylece MHP’nin oyunu yüzde yirmi bandına taşıyabileceğini öngörmüştü. Muhtemelen AK Parti, CHP ile koalisyon yaparsa nihayette her ikisinin birden yıpranacağını, aksi halde iktidarın hızla yönetim zaafı içine düşeceğini hesaplamıştı. Ancak beklemediği bir olay oldu… PKK hendek savaşına başladı ve kaotik ortamın yarattığı toplumsal kaygılarla ibre yeniden AK Parti’ye döndü.

O noktada Bahçeli’nin stratejisi tam bir hezimete dönüşmüştü. Ancak hayat ona beklenmedik bir lütufta bulundu… 15 Temmuz’daki başarısız darbe girişimi. Çünkü bu olayın MHP açısından üç anlamı vardı: Bir, AK Parti’nin ve Erdoğan’ın siyaseten kalıcı olacağını ima ediyordu. İki, MHP’nin bürokraside yeniden kadrolaşmasının yolunu açıyordu. Üç, Bahçeli’nin parti içindeki siyasi rakiplerinden kurtulmasını sağlıyordu.

***

Peki, bu hedefleri pratikte gerçekleştirmenin aracı ne olabilirdi? Tabii ki bugün cumhurbaşkanlığı sistemi olarak karşımıza gelen tasarı… Bahçeli, Erdoğan’a istediği “başkanlığı” vererek kendi hedeflerini gerçekleştirebileceğini gördü ve kimsenin aklında bile olmadığı bir noktada anayasa değişikliğini önerdi.

Nitekim kimsenin kuşkusu olmasın ki deneyimli bir siyasetçi olarak Bahçeli referandumda “evet” çıkmasının asıl kendisine yarayacağını gayet iyi biliyor. Siyasi açıdan bakıldığında üç kazancı olacak. Yukarıda söylenen bürokrasiye yerleşme ve rakiplerinden kurtulma imkanı dışında AK Parti ile zımni koalisyon içinde iktidarın parçası haline gelecek. Ancak ideolojik olarak da kendi açısından büyük bir “hizmette” bulunmuş olacak: Hem bu değişiklik sayesinde yeni bir anayasa düzenlemesinin önünü kesmiş olacak hem de bu sayede 12 Eylül Anayasası’nın değiştirilemez maddeleriyle birlikte daha uzun süre kalıcı olmasını garantiye alacak.

***

Diğer taraftan eğer referandumda “hayır” çıkarsa çok da zarar görmeyecek. Çünkü kısa vadeli yararlar zaten devam edecek ve asıl kaybedenin AK Parti olduğu kanaati yerleşecek. Dolayısıyla bir yandan MHP’ye bir oy kayması yaşanabilecek, diğer yandan da AK Parti’nin iktidar olmak için MHP’ye ihtiyacı daha da artacak.

Kısacası “evet” veya “hayır” çıktığında kazandığını düşünen ve sevinenler çok ve çeşitli olabilir. Ama biz her sonuçta gerçekte kimin kazandığını ve esas sevinenin kim olduğunu biliyor olacağız.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
muhammed 13 Nisan 2017 14:38
efsane kardeşime cevap 6: ayrıca ysyk ve anayasa mahkemesi üyeleri tamamen bağımlı hale getirilmektedir. atamalar doğrudan başkan tarafından ve ya onun inisiyatifle belirlenmektedir. kamuya alımlar yine başkanın 2 dudağı arasında bununla ilgili maddeler de var. yalanlar bunlarsa siz kendi doğrunuzu kanıtlayın derim.ben kanıt koydum...saygılar.
muhammed 13 Nisan 2017 14:32
efsane kardeşime cevap4:12. MADDE Anayasa değişikliği teklifinin bu maddesiyle Anayasa’nın 105. maddesinin başlığıyla birlikte değiştirilmesi teklif edilmekte olup; maddenin Cumhurbaşkanı’nın cezai sorumluluğuna hasredilmesi önerilmektedir. Teklif uyarınca, Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla soruşturma açılabilmesi ve Yüce Divan yargılamasının yolunun açılabilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çok yüksek nitelikli çoğunluk kararlarıyla (üye tamsayısının salt çoğunluğunun teklifi ve üye tamsayısının üçte ikisinin kabul oyu) mümkün olabilmektedir. Bu yöntem, Cumhurbaşkanı’nın görev süresi tamamlandıktan sonra, bu süre içinde işlediği iddia edilen suçlar bakımından da aynı şekilde uygulanmaya devam edecektir.Önerilen bu düzenleme kapsamında her şeyden önce, Cumhurbaşkanı’nın “kişisel suçları” ile “görev suçları” arasındaki ayrımın dikkate alınmadığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle, Cumhurbaşkanı’na Cumhurbaşkanlığı göreviyle ilgili olmayan suç isnatları yöneltilmesi söz konusu olduğunda dahi (ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan trafik kazasına sebep olmak gibi), adeta “Vatana İhanet” suçlamasına eşdeğer düzeydeki bir usul engeliyle karşılaşılmaktadır.”Cumhurbaşkanı Yardımcıları” ve “Bakanlar” hakkında önerilen düzenlemelere bakıldığında ise, bunun tam tersi bir durum göze çarpmaktadır. Bu kapsamda her şeyden önce Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanların “görev suçları” ile “görevleriyle alâkalı olmayan suçları” arasında bir ayrım yapılmakta ve görev suçlarında yukarıdakine benzer bir soruşturma yöntemi öngörülürken (Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun teklifi ve üye tamsayısının beşte üçünün kabul oyu), görevleriyle ilgili olmayan suçlarda ise yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanacakları belirtilmektedir. Bilindiği üzere, demokratik rejimlerinde ise esas olan; her makamda bulunan kişinin, sahip olduğu ve kullandığı yetkiler çerçevesinde hesap verebilmesidir. Başka bir deyişle “kamu hukukunda sorumluluk, yetkiyi takip eder”. Önerilen düzenlemede ise Cumhurbaşkanlığı makamı bir yandan en yüksek yetkilerle donatılmakta, diğer yandan ise cezai denetimi imkânsıza yakın bir şekilde güçleştirilmiş olmaktadır.
KARAR OKURU 12 Nisan 2017 19:26
Etyen Mahcupyana hic yakismayan bir yazi olmus. Bu referandumun bence hic kazanani yok. Bu ayri bir bahis,oraya girmemissiniz, ben de girmeyeyim, ama asil kaybedeni Bahceli. Tabaninin onemli bolumuyle kopruleri atmis vaziyette, MHP gibi baglilik konusunda tutucu bir secmeni olan partide, artik bu is bu partide olmuyor, yeni parti kuralim gorusu agirlik kazanmis durumda. Aynen 2001 yilinda Saadet Partisine katilmayip Ak partinin kuruldugu doneme benziyor. Ustelik yeni kurulacak bu parti, daha genis kesimlere hitap edecek, MHP lilerin onemli bir kismi bunda da mahzur gormuyor, cunku iktidar olmak istiyorlar. Bahceliye ancak kucuk bir parca kalacak,aynen SP gibi. Iktidar olanaklarindan yararlanmak gibi bir secenek muhtemelen sinirli bicimde ,bu parcayi biraz daha buyutebilir o kadar. Ak Parti ve MHP arasinda secmen bazinda lokal olarak oy geciskenligi olabilir,ancak her iki parti arasinda ciddi ideolojik farkliliklar var. MHP nin Ege,Akdeniz, Trakya ve Bati Marmara ve sekuler,egitimli, metropollerdeki secmeninin bu isbirligine onay vermeyecegi asikar. Ayrica AB surecinin kuvvetle muhtemel durmasi ve ekonomiye yansimalari, yeni hikayesi olan bir sag parti arayisini baslatacaktir. Yani Bahceli, evet cikarsa siyasi omrunu giderek kuculen bir partide surdurecektir,tabii buna kazanmak denirse.
KARAR OKURU 12 Nisan 2017 15:50
Kime yarar bilmem ama bize yaramaz net.
KARAR OKURU 12 Nisan 2017 13:18
Bu referandum sürecinde kanımca en çok itibar kayıp eden kişilerden birisiniz. Kendinize hakikaten sürekli jilet vurdunuz ve biz okurlarınıza yazık ettiniz ayrıca çok yordunuz
KARAR OKURU 12 Nisan 2017 10:18
Ne yani tüm bu hinlikleri bahçeli düşündü..ona göremi siyaset belirledi bahçeli önünü göremeyen bir gün sonrasını hesap edemeyen istikrarsız bir palyaçodan başka bir şey değil Siz bu yorumla sadece bahçelinin seçmenine karşı. Sisteme Olan yalakaluğını aklarsınız. O kadar.. Bence bu güne kadar. En kifayetsiz yazınızı kaleme almışsınız
KEmal 12 Nisan 2017 00:14
Sn.Mahçupyan bu tezinizi daha da ilerletmek mümkün... ..hatta devlet bey , "deli dumrul " un atına atlayarak mücadeleyle ,atı tökezleterek durdurur ve zafer edası ile kılıçını kınına sokar..ve mutlu son. Belkide haklısınız , bütün bu olanlar Ak partinin tıkandığı her durumda önünü açan "gizli bir el " tezinize dayanmak zorunda ..
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 23:03
Ben evet mitingine gidip hayır verecek olanları bile duydum.halk içten içten hayır verecek gibime geliyor.insanlar sır küpü gibi...evet yürüyüşünde 100 kişi bile yoktu.insanların bıktığını düşünüyorum..cb tv de izlemekten sıkıldık diıorlar...sanki halkta ters tepecek gibi bir his var..halk olarak güçlüyü severiz ama mazlumu destekleriz.tahminimce hayır çıkacak....
Sabır 11 Nisan 2017 22:25
Bence AK Parti mi kazanır, MHP mi kazanır sorusu pek de önemli bir soru değil, hatta yanıltıcı bir soru. Önemli olan yurttaşlar ne kazanıp kaybedecek. Evet çıkarsa, tabii ki AK Parti bunu kendisi için „başarı“ olarak görüp gururlanabilir. Bahçeli de. Ama zaten pek gururlular, muhalefettekileri ne denli küçümsediklerini de meydanlarda hergün ilan ediyorlar. Üstelik evet çıkarsa, bu başarıları muhalif vatandaşları büyük ölçüde susturarak elde edilmiş bir başarı olacak, meşruiyeti sorgulanacak ve bu nedenle de toplum büsbütün ortadan çatlayacak. Bir de AK Parti ve MHP, pek özledikleri „idamı“ getirirlerse, Avrupa ile ipler toptan kopacak. Arkasından gelen kaçınılmaz sermaye kaçışı, hele hele artan işsizlik, AK Partili mi MHP´li mi, yoksa CHP´li mi, HDP´li mi dinlemeyecek. Bu arada, „evet“ dendi diye Rusya´nın da turizm ve domates vs. ihracatında Türkiye´ye kolaylık sağlayacağı da düşünülemez. Evet, MHP açısından anayasadaki ilk dört maddenin kalması başarı diye görülebilir; ama yine bugünle karşılaştırdığımızda ne kazanmış olacağız diye sormak gerek. Bugün de zaten ülkenin dili Türkçe, resmi dilin Türkçe olmasını sorgulayan zaten yok. Koalisyonların önlenmesi deseniz, zaten yakıcı sorunlarımızın son 15 senedir koalisyonlar nedeniyle oluşmadığı ortada; ayrıca koalisyonların genelde demokrasiye aykırı olduğu, toplumsal kargaşaya yol açtığı iddia edilse de, inandırıcı değil. (Ola ki Türkler demokrat olamazlar, tek bir muktedire itaat etmezlerse, ancak kavga ederler gibilerinden Orientalist bir görüş benimsenmesin) Bir de teröristler üzülür evet çıkarsa diyorlar. Olabilir, ama meşruiyeti sorgulanan bir anayasa kabul edildi, halk büsbütün birbirine düşecek diye sevinenleri de çıkabilir. Ama nihayet bize ne üzülüyorlar mı, seviniyorlar mı; onların aklına mı kaldık karar verirken? Önemli olan, memleketine bağlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları referandumun ardından bir iki günden öte de sevinebilecek, demokratik, adil yönetildiği güvencesi ile huzur bulabilecek mi. Yoksa Bahçeli´nin de, AK Parti iktidarı mensuplarının da tuzu kuru; hayır çıkar da bir iki gün üzülseler bile, sonra yine keyiflerine bakarlar. Hatta „hayır“ çıkması onları uzun dönemde daha da rahatlatabilir; zira ülkenin tüm sorunlarının, iyi gitmeyen işlerin de sorumluluğunu tek başlarına taşımazlar.
ADSIZ 11 Nisan 2017 22:14
HEPİNİZE CIK DEDİM
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 22:05
Bahceli hepimize bir kez daha gosterdi ki bu ulkede siyasetcilerin kendi kariyerlerini devam ettirmek icin bu ulkeye yapmayacaklari kotuluk yok. Ulke, parti, millet, ilke, vs onemli degil bu insanlar icin. inandiklari tek bir dava var: SAHSi CIKAR...
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 21:08
Yavvvv kardeşim evet mi hayır mı ne dersen de.....bitsin bu konular yorulduk nedir bu kadar çok yapışıp bırakmadınız. Baskı şiddet demokrasi hariç her şey var. Psikolojik vaka resmen. Yeterince ayırmadınızmı bumu vatan insan sevginiz.....
Bahadır 11 Nisan 2017 20:54
Referandumun esas kazananı, EVET demek suretiyle TÜRKİYE ve necip milleti kazanacaktır. Bilumum düşmanlar da kaybedeceklerdir. Çünkü karşıların da sömürülen bir Türkiye bulamayacaklardır.
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 23:30
0
bahadır uçmuşun. hayırdır! biraz mantıklı konuş. erdoğan 15 yıldır iktidarda. bu zamana kadar türkiye düşmanları kazandı ise erdoğan sayesindedir. erdoğan sayesinde kazanmış türkiye düşmanları, nasıl olacak da 16 nisanda evet çıkınca kaybedecek. ilkokul öğrencisi misin?
Mustafa Soylutürk 11 Nisan 2017 19:44
Sayın yazar makaleniz tamamen şuur altı düşüncelerinizin yüze vurması.Tamamen vehim her kese siyaset yapmak devlette kadrolaşmak ''ben işe girmek'diyorum serbest sıra ülkücülere gelince Nedense Hıyar eğri bitiyor.Bİr günde bu konuda gerekçelerini yazarsan.Türk milleti gerçekleri Mahçupyan'dan öğrenir.....
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 19:14
Bence Hendek savaşı Bahçeli'nin ummadığı anda başlamış değil. Tam tersine onun isteği doğrultusunda çözülme sürecinin sonlandırılması amacıyla başlatılmıştır.
ATTİLA 11 Nisan 2017 18:39
ÜLKÜCÜLER OLARAK EVET DİYECEĞİZ ! DEVLET BAHÇELİ'NİN DAİMA YANINDAYIZ ! DÜN ERBAKAN -TÜRKEŞ ORTAKTI ŞİMDİ RTE -BAHÇELİ !
Muhsin Çelebi 11 Nisan 2017 17:40
Bu da benim analizim. Çocukken tahterevallide, karşında kilolu biri varken eller ağırlık vermek üzere oturulan kısma koyulur ve muhatabın en beklemediği anda bir sıçrama yapılır. Aynı hızla da oturulur. Bu bir saniye içinde karşıdaki ise beklenmedik bir uçar, sendeler. Hatta, sıkı tutmuyorsa düşer. Tayyip Bey, yıllardır bütün gücü eline almak istiyor. 2005'lerde yüzde on belki evet verirdi. 7 Haziran'da milli irade başkanlığı istemedi. Fiili durum bir kaç yıl daha devam etseydi, kendiliğinden evet çıkardı. Alışmış olacaktık. Devlet Bahceli, bu durumu gizlemedi de, millet ne derse öyle olur dedi. Hasılı, güçler birliği sistemini erken doğum için ameliyata aldı. 16 Nisan akşamı hayır çıktığında millet iradesi tecelli etmiştir, saygılıyız dediğinde siyasetimiz normale dönecek. Gerisini ülkenin tek olduğunu sanan Tayyip Bey düşünsün. 2002'de erken seçime gidip Ak Partiyi iktidara getiren de aynı Devlet Beydi.
Takipci 11 Nisan 2017 16:54
Tam bir komplo teorisi...
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 13:25
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunuyormuş. Birden yağmur bastırınca, bunlar da hemen yakındaki bir arazi evine sığınmışlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz evden ayrılmış. Bunlar ev sahibini beklerken, dikkatleri soba üzerinde toplanmış. Soba yerden 1 metre yukarda, altındaki dizili taşların üzerindeymiş. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair, kendi aralarında tartışmaya başlamışlar.  Kimyacı:  - Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.  Fizikçi:  - Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.  Jeolog:  - Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan, herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak, yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.  Matematikçi:  - Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.  Antropolog:  - Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle, sobayı yukarıya kurmuş.  Bu sırada ev sahibi gelmiş. Ona sobanın yukarda olmasının nedenini sormuşlar. Adam demiş ki:  - Boru yetmedi!..  Bazen komplo teorileriyle hem kendinizi hem bizi boğuyorsunuz. Bahçeli' nin sadece vatan ve millet için evet diyebileceği hiç aklınıza gelmiyor mu?
okur 11 Nisan 2017 15:12
2
Devlet Bey bir prensip olarak başkanlığı savunsaydı ya da en azında geçmişte başkanlıkla ilgili nötr kalsaydı dediğiniz doğru olabilirdi.Zaten yazıda da Bahçeli'nin Erdoğan'ın başkanlığıyla ilgili Teke örneği var.Bahçelinin bu teklifi neden yaptığı tartışılır ama "vatan için" yaptığı seçenekler arasında yok.Bahçeliyi 20 yıldır tanıyoruz yapmayın...
Ferit 11 Nisan 2017 19:33
1
guzel fikraymis. hikayenin hatrina begene bastim.
O k u r 11 Nisan 2017 12:02
Son cümlenin bir gizemi yok. Her sonuçta kazananlar ancak seçim endüstrisinden geçinenler olur. Matbaalar, flamacırlar, anketçiler, reklamcılar vs. Yoksa bu seçimin iki neticesinden de faydalanacak bir üst akıl yoktur. Lozan'dan sonra bir yüz yıl kazandık diyen devlet büyüklerimiz vardı. O yüz yılın sonunda ya yeniden diriliş, ya da Lozan şartlarında devam edeceğiz. Bu referandum dirilişe gidecek yollardan birisidir.
Sabır 12 Nisan 2017 18:33
0
„Ya Lozan, ya diriliş“miş; oylanacak Anayasa da „diriliş yolu“ imiş. Ne demek bu şimdi? Nerede, nasıl diriliyormuşuz? Ne olarak dirilecekmişiz? Biraz somut konuşmaya çalışırsanız, hem dediğiniz anlaşılır, hem de tartışırken herkesin ayağı yere değer.
O k u r 13 Nisan 2017 11:52
0
Ne demek istediğimi herkes anlamıştır. Ama nereden, nasıl dirileceğini bilmeyen istisnalara nasıl anlatılır ki bu iş? Uzun gider.
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 11:09
Hocam rica etsem bir gün de siyasette kazanmak için her yıl mübah mıdır, analiz edebilir misiniz.. ya da siyasi vahşeti..
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 10:56
Yani once baskanlik sistemine karsi cikan, bugun tam destek veren Bahceli' nin Turkiye diye bir derdi yok.kendi iktidari icin donuyor, Turkiye' nin gelecegi ile kumar oynuyor. Bu olsa olsa bir pirus zaferi olabilir Bahceli icin, kaybedeni Turkiye olan. Ulkesini seven MHPliler buna gereken cevabi verecektir birgun...
Yorumsuz 11 Nisan 2017 10:33
Ülkemizde nefret diliyle yapılan bu sığ siyaset sona ermediği sürece, hangi seçimin ne için yapıldığı halka anlatılmak yerine "bak şunlar evet diyor sen de evet de, bak bunlar hayır diyor sen de hayır de!" Gibi argümanlarla insanların düşünme yetisini kullanmadan sandığa gitmesini sağladığı sürece ve insanları hipnotize eden medya gücü sayesinde adalet(!) ve kalkınma(!) partisi bundan sonra girdiği her yarışı kazanır!
Özkan 11 Nisan 2017 10:06
Etyen bey sayın Bahçeli hakkındaki düşünceleriniz sizin ferasetinize hiç yakışmadı inşallah Bahçeli'den dolayı siz haklı çıkarsınız fakat bence bu defa zor görünüyor
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 10:05
Mhp genel bsk'ligi bostur.Milliyetcilerin onune sandik gelmesin diye yapilmis bir hareket.Kurultay'dan kacma yolu yoktu oda direksiyon kirdi.
Ali Hakan 11 Nisan 2017 09:48
Sayın Mahcupyan, yaşadığımız şu referandum sürecini ve kendi duruşunuzu bir düşünür aşağıdaki sözleri ile ne şekilde ilişkilendirebilirsiniz? "Eğer hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsam ben bir alığım, Eğer düşünmek istemiyorsam bir korkak, Eğer hiçbir şeyin değişmemes inin kendi çıkarıma olacağını düşünüyorsam bencil..."
anothervorld 11 Nisan 2017 15:59
0
Birseylerin degismesinin kendi cikarina olacagini dusunuyorsan nesin, peki ?
Okan 11 Nisan 2017 09:44
Evet çıkarsa muhakkak sevinenler olur fakat kısa vadede Türkiye büyük bedel öder ve tarihinin en büyük pişmanlığını yaşar. Bu dönemin sorumluları siyasi tarihe ittihat terakkici Enver, Talat, Cemal gibi kaydedilir. Ben gözlemlerime dayanarak referandumda şaşırtıcı bir farkla Hayır çıkacağını düşünüyorum. Bu da ön plandaki aktörler için iyi bir ders olur ve bu karanlık dönemden çıkış yolculuğu başlar. Buna daha da maceracı bir reaksiyon göstermeyi seçenler olursa da milleti bu kadar hafife almanın bedelini ibretlik bir şekilde öderler sanıyorum.
Tora Bora 11 Nisan 2017 09:13
Referandumun asıl kaybedeni kim olacak?
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 09:55
4
Evet çıkarsa, Türkiyeliler. 2. Ligden 1. lig çıkacağına 3. lige düşecek. Türkiye'ye gelen yatırım duracak ve ekonomi iyice durağanlaşacak. Toplumsal gerginlik de cabası.
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 13:18
3
referandumun kendisi zaten ülke için kayıp. ekonomik kayıp, zaman kaybı,insanlar arasındaki düşmanlıkların artması anlamında kayıp, avrupa ile ilişkilerin oy uğruna bozulması ile kayıp. ancak referandum sonucunda %60 ve üzeri çıkacak bir hayır oyu bu kayıpları telafi edebilir çünkü o zaman akpnin gidiş süreci, akpye yaranmaya çalışıp her türlü yolsuzluğu yapan jölelilerin gemiden kaçış planları ve tabii azalan yolsuzluklar nedeniyle ortaya çıkacak hukuk, ekonomi vb. alanlarındaki az da olsa düzelmeler olacaktır.
Vatansever 11 Nisan 2017 09:00
Nasıl bir ruh hali icerisindesiz siz yahu..bu adamların bir ayağı mezarda..yoksa ölüm size çokmu uzak..sizin kurgularınızı düşünecek hallerimi var..onlar memleketin ve milletin geleceğini aydınlatmak için çalışan insanlar...yeni sistem mutlaka gelecek ve bu köhne,vesayetci,milleti köle gibi hep kontrol altında tutmak için kötü niyetlerle icat edilen bu SİSTEM GİDECEK siz içinizi rahat tutun...bir millet olarak bu sistemden çektiğimiz YETER...Sadece şu chp belasını defetse yeter.......
Okan 11 Nisan 2017 10:29
2
12 Eylül Anayasasının ruhu devletin vatandaşa karşı imtiyazlarıdır. Gerçi bu anaysanın %70'inin de özellikle AB uyumu çerçevesinde değiştiği söylenir. Bu açıdan bakınca gelen teklifin vatandaşın bireysel haklarını ve hukuki güvenliğini güçlendirme niyetinde maddesi olmadığı gibi, diğer maddeler devleti vatandaştan daha da yukarıda, daha da sorgulanmaz, hesap vermez konuma koyuyor. Bu değişiklik teklifinin ruhu şöyle açıklanabilir: Kural mural yazıp da beni bağlamayın, sayılara karışmayın, defterleri inceleyip beni daraltmayın, maddeleri geniş tutun, ben zaten sizin için en güzelini düşünürüm. Dediğiniz gibi insanların ölümlü olduğu dünyada sizin algıladığınız şekilde algılatacak bir maddesi yok. CHP'yi defetme gibi bir projeksiyonu da yok. Evet demenizi anlarım ama bu gerçekdışı beklentilerle evet diyorsanız sizin hayal kırıklığınız daha da hızlı olacak.
Osman 11 Nisan 2017 13:33
3
Güzel bir analiz olmuş. asıl kaybeden kim sorusunu cevaplamak zor gibi. Bu durumda herkes kötü durumda şimdi diye mi anlamalı?
anothervorld 11 Nisan 2017 19:31
1
Etyen'in kurgularini dusunmek icin hal den ziyade, analitik ve cok parametreli dusunebilen bir beyne ve de kisilerin degil prensiplerin pesinden gitmeyi becerebilen bir kalbe sahip olmaniz yeterlidir. Bu ikisinden sadece birine bile sahip olsaniz gene de dogru sonuca ya da karara varma ihtimaliniz hayli yuksektir. Fakat, ikisi de siz de yoksa, geriye sadece kibirli ve tehditkar sozler sarf eden kucuk ve zavalli bir et parcasi kalir. Bu durumda yapilabilecek en akillica is o et parcasini sessize alip, kendinizi rezil etmemektir.
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 07:20
Referandumun kaybedenleri arasinda millete yavlbancilasmis, kendini aydinlatmaktan aciz sokak lambasi misali gizli-acik HAYIR kampanyasi yapan yazarlar ve itaatkar cemaatleri de olacak kesin! Guvenilirligin, inandiriciligin kaybedilmesi ise en buyuk kayip, telafisi YOK... gecmis olsun size.
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 11:12
2
Boş bir beklenti. Referandumun sonucu ne olursa olsun, ben hala burada olacağım. Aynı dostlarım, aynı işim olacak. Kendimi kazanmış/kaybetmiş hissetmeyeceğim. Hayatıma bildiğim gibi devam edeceğim. Evet çıkarsa, ben dahil tüm Türkiye hissedilir bir bedel ödeyeceği için üzüleceğim. Çocuklarım için hatayı tamir etmeye çalışacağım. Hayır çıkarsa, kuvvetler ayrılığının olduğu, demokratik, 1. sınıf bir anayasa için konuşma olanağımız olacak. Türkiye nefes alıp, sakinleşecek. Ülkeye güven artacak.
Okan 11 Nisan 2017 12:42
0
Bunu dediğiniz zaman, Hayır çıkması durumunda Evetçilerin millete yabancılaşmış kabul edileceğini ve güvenilirliği, inandırıcılığı Evetçilerin kaybetmiş olacağını da kural haline getirmiş oluyorsunuz. Şu anda bunun ne anlama geldiğinin ve ondan sonar neler olabileceğinin farkında değilsiniz muhtemelen. Zaten bu kadar kibirli ve dar görüşlü siyasi döneme de kendi tuzağına düşmek yakışırdı en çok.
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 14:53
0
Evet çıkarsa hayırcılar,hayır çıkarsa evetçiler millete yabancılaşıp güvenilirliklerini kaybedecek gibi bir mantık güdersek,karşı tarafın tepkileri üzerinden tehdit savunursak yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal durumu olacak.Ülkeye faydası olmayacağı aşikar.Sırf bunun üzerinden,bu tarz bir söyleme kimlerin sahip olduğuna bakarak,referandumun kimlere fayda getireceğini anlayabiliriz herhalde.
Erhan Ertas 11 Nisan 2017 05:36
Evet cikacagi nerdeyse kesinlesti, ozellikle borsa daki hareket, uluslarasi yatirim bankalarinin dun yayinlanan raporlari bunu percinliyor. Bu baglamda Bahceli'nin en buyuk kazanan olduguna aynen katiliyorum ancak kisa vadede oldugunu dusunuyorum. Saniyorum 2015 Haziran'dan beridir bu surecin en buyuk kaybedeni HDP/PKK olacaktir. Elinde ki gucu AKP'yle birlestirip barisa, demokrasiye yonlendirme firsatini, seni baskan yaptirmayacagiz soytariligina karsi Turk solundan alacagi uc-bes alkisa yem etmistir. Bu referandum da Kurtlerden yuksek bir evet oyu cikacaktir. Bu sekilde Bahceli'nin hedefleri torpulenip, AKP'ye Kurtlerden bir baris eli uzatilacaktir. Erdogan'nin bunu gorecegini dusunuyorum.
Ali Çadırcı 11 Nisan 2017 14:55
4
Haftalar önce anket sonuçlarının açıklanması durdurulduğunda bu son 10 gün açıklanacak anketlerin nasıl sonuçlar göstereceğini pek çok kişi anladı, bu konu defalarca yazıldı. Bunu son bir umutsuz çaba, şark kurnazlığı, siyasi ucuzluk, halka karşı saygısızlık ve ilkesizliğin son bir örneği olarak kayıtlara geçebilir, bu referandumun sonucunun sağlam bir Hayır olduğuna dair evi arabayı satıp bahse yatırabilirsiniz :)
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 04:18
Bu ülkede zaten dingonun ahırı, her gelen bir şey denesin , bakalım n'olcak sonumuz. bir Allah'ın kulu da demiyor ki etrafımız ateş çemberi, ekonomide gidişat kötü, kayırmacılık, torpil almış başını gitmiş, bunca önemli sorunumuz varken, bu sorunlara en küçük bir çözüm getirmeyen bir sistem önerisiyle niye oyalanıyoruz.
salim karlık 11 Nisan 2017 11:50
1
Anketler Brexit de yanıldı, Trump da yanıldı, ülkemizde ise OHAL altında yapılan çalışmalarda anketörün sorduğu kişilerin geçmiş seçim anketlerine göre büyük kısmı ankete katılmak bile istemiyor kısacası anket ancak hayır diyebilecek korkusuzlar ve evet deyip tarafımı belli edeyim diyenler arasında yapılıyor asıl düğüm anketörlere soru bile sordurtmayanların oyu ile belli olacak sizce evet demenin büyük kazanç olduğu bu zamanda anketöre cevap bile vermemek ne anlama gelir ?
KARAR OKURU 11 Nisan 2017 13:13
0
@salim karlık: herkes ne anlama geldiğini biliyor. eğer buna rağmen evet çıkarsa demek ki insanlar böyle bir korku imparatorluğuna razılar, bize de tercihlere saygı duymak düşer.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN