“Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız bahar bahçe”…

Bunca hengameden sonra bu haftadan insanlık tarihine ne kalır diye sorsalar, hiç tereddüt etmeden “Nasa’nın Artemis II”si cevabını veririm.

Hafta başında işi gücü bırakıp adeta NASA’nın canlı yayınları aracılığıyla uzay yolculuğuna çıktım.

Ben gri değilim, rengârengim” diyen Ay ile karşılaştım. Dünya ve Ay’ın büyüleyici görüntüleri içinde dolaştım.

NASA’nın Artemis II görevi kapsamında dört astronot, Dünya’dan yaklaşık 406.778 kilometre uzaklaşarak insanlı uzay uçuşlarında en uzak mesafe rekorunu kırdı.

Neden rekor?

Çünkü 1970’teki Apollo 13’ün 400.171 kilometrelik rekorunu 6.600 kilometreden fazla aşarak Ay’ın arka tarafına geçti.

Bir yanım uzayda, bir yanım güncel kargaşada…

Kul Nesimi misali:

“Kâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi; kâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni”.

Uzay ne kadar umutsa, güncel konular da o kadar bezdirici, iç karartıcı.

Savaş, çatışma, kavga, ölüm, adaletsizlik, yoksulluk…

İnsanlık bir yandan uzay çağında koşuyor, bir yandan toplumlar ağır acılar içinde kıvranıyor:

Tam da;

“Bu ne çıldırtan denge. Yaprak döker bir yanımız. Bir yanımız bahar bahçe” mısralarındaki durum.

Günlük hayat cevapsız sorular mezarlığı gibi.

Ateşkes oldu, bozuldu; Hürmüz açıldı, kapandı…Her gün tekrarlayıp duruyoruz: Yanı başımızdaki savaş ne olacak?

Trump ile ABD daha ne kadar yürüyecek?

ABD’de artık Trump’ın eski müttefiklerinin de aralarında bulunduğu birçok insan Anayasanın 25. Maddesinin çalıştırılması yönünde çağrılar yapıyor. Diyorlar ki “kurucularımız yürütme makamındaki bir deliyi görevden almanın en iyi yol olduğunu düşünmüşler.”

Ya bu deliliğin bölgeye ve Türkiye’ye etkileri?

40 günde petrol fiyatları 70 dolardan 140 dolara fırladı. Ateşkes denince biraz duruldu ama hiçbir şey sabitlenmedi…

Uluslararası Enerji Ajansı başkanı Dr. Fatih Birol İran’daki savaşı “tarihteki en büyük küresel enerji güvenliği tehdidi” olarak nitelemekte.

Dünyanın sıvılaştırılmış doğal gazının beşte biri, yaklaşık petrolünün beşte biriyle birlikte Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve belirsizliğin doğrudan maliyetleri dünyanın diken üstünde oturmasına yol açıyor.

Ama diğer yandan “yenilenebilir veya yeşil enerji” dörtnala menzile koşmakta.

Yaprak mı döküyoruz, bahar bahçe miyiz ya da ikisini bir anda mı yaşıyoruz?

Bizim herkesten fazla yaprak döktüğümüz bir yaşam alanı var, ekonomi ile adaletsizlik.

İşsizler, yoksullar, emekliler, sabit gelirliler… Baş edilemez noktalardaki zamlar.

Fukaralık ve baskı altında bunalan koca bir toplum.

Ve hep sorular:

Nicedir halimiz?

Siyaset nereye gidiyor, dertlerimize çözüm bulma vasfı yitip gitti mi?

Yaşamımızda ağır depremler şiddetini artırırken, kendi tekrar eden haberler dönme dolap gibi dönüp duruyor:

Ünlülere uyuşturucu baskını, CHP’li belediyelere “irtikap, ihaleye fesat karıştırma” baskınları, Silivri yargılamaları, siyasal partilerde yaygınlaşmaya başlayan yarılma haberleri…Derken eklenen ara seçim tartışmaları.

Biz önümüze atılan gündemler ile oyalanırken…Ara sıra haberdar olabildiğimiz dış politikadaki sessiz geçiştirilen farklı ve çarpıcı gelişmelerden anlıyoruz ki AKP’nin işleyen başka bir ajandası var.

Diğer yanda daha ziyade mafya davaları sırasında hissedilen derebeylik kavgaları.

Non figüratif bir resme bakar gibi bir adım geriye adım atarak dünyaya ve Türkiye’ye bakınca benim için görülenler bunlar.

Peki nedir bu yaşadıklarımız?

Çinlilere mal edilen ve artık bizlerin de ezberlediği bir beddua var:

İlginç, tuhaf zamanlarda yaşayasın”

Tam da bizim durumumuz…

Kaos, değişim, belirsizlik.

Huzursuzluk, sıkıntılarla dolu yaşam salvoları.

Hepsi de bolca var.

İnsanlar için zorlu ama insanlık için heyecanlı bir zaman kesiti.

Yüzyıl sancısı gibi…

Tüm hafta boyu bir taraftan da NASA yayınları peşinde koştuğum için sadece umutsuzluğu sahiplenmek istemem…

Uzayda dünyadan ilk kez bu kadar uzağa giden insan, güncel boğucu sorunları da çözer diye düşünüyorum.

“Bu ne çıldırtan denge. Yaprak döker bir yanımız. Bir yanımız bahar bahçe”

Belki de hayat böyle bir şey… Sürekli yaprak dökerek yenileniyor

Dökülen yaprakları izlerken, yeşillenen bahçeleri de görmek gerekiyor

Acı ve umut iç içe…

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.