Dindar nesil nasıl foncu çıktı?
Olayları sonuç üzerinden basite indirgersek gerçekleri göremeyiz.
Çöken binaları çöken devlet yapısının bir uzantısı olarak gördüğümüzde bakış açımız başka yerlere de açılır. Ya da okul saldırılarının bu derece artışını kişisel vaka yerine toplumsal yapıda ele alırsak yine başka sonuçlara ulaşırız.
Bizler eğitim çağımızda biliyorduk ki, çok çalışırsak başarabiliriz. Şimdi o umutlar çöktü.
Liyakat, yani Cenabı Allah’ın “işi ehline verin” emri yerine işi itaatkarlara verin uygulaması bugün okul saldırılarının bir başka yüzüdür.
Okul diplomasının değeri gitmiş, iktidar partisinin rozeti gelmiş ise okumanın ve çalışmanın hükmünü yitirdiğini görebiliriz.
Gelecek umudunu kaybeden bir nesli ne kadar okuldan alıp camiye taşısanız da sorun çözülmez.
Umarım konuyu sosyologlar daha geniş çerçeveden incelerler.
Gelelim yine bina çöküşüne.
Sizler “İmar Barışı” ile toplumu kucaklamadınız… Tersine kaçakçılığı ve rantı kucakladınız. Hatta oy uğruna, iktidarda kalma uğruna çıkar ilişkisinin beslediniz.
Çalışarak alın teri ile daire alanla ranta çöken gecekonducuyu eşitlediniz. Sonuç elbette çöken binalar gerçeği ile karşımıza çıkacaktı… Başka ne bekliyorsunuz ki?
***
Gelelim foncu çocukların işine.
Küçük bir kesim mi yapmış bu vurgunu? Elbette hayır.
AK Partide yer alan nerede ise çok sayıda kişi bu işin bir yerine bulaşmış durumda. Mesela Fatma Betül Sayan neden kamu kurumlarında borsa hesabı açmak yerine fon vurguncusu bir oyuncunun şirketinde fon hesabı açar?
Hatta aynı foncu çocukların şirketinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat bile hesap açmış ve parasını oralara yatırmış.
Bakınız size başka bir pencere açıyorum.
Neden hesaplar Ziraat Yatırım veya Halk Yatırımda değil de İnfo Yartırım, Hedef Portföy gibi sahiplerinin bugün hapse atıldığı foncu şirketlerde açıldı?
Daha nicelerini göreceğiz bu şekilde.
Evet, sorun sonuç açısından 50-100 kişilik dolandırıcılık ağı değildir. Sürece baktığınızda karşınızda bir zihniyetin yansımasını görebiliyoruz.
Sorarım size… 1,5 milyar dolarlık köprüye 15 milyar dolar Hazine garantisi alanların işlemi foncu çocukların işleminden daha mı masum?
Sorarım size… 2023 yılında devredilmesi gereken köprüyü yılda en az 1 milyar dolar üzerinden para toplayan müteahhide 6 yıl daha verilmesi foncu çocukların işlerinden geri kalır mı?
Size böyle ballı kaymaklı nice ihaleler sayarım.
Soralım kendimize: Bu AK Partili foncu çocuklar nereden yetişti? Kimlerden öğrendi ballı kaymaklı işleri?
Ortada bir zihniyet yansıması görüyoruz: İslam’ın temel emirlerini kendi çıkarlarına göre yorumlayarak uygulamayı buna göre şekillendiren bir zihniyetin yansımasıdır bu.
İslam’ın ısrarla emrettiği adaleti mi var ülkede… İslam’ın emrettiği güzel ahlak mı var etrafımızda. İslam’ın emrettiği liyakat mı var uygulamada…
Evirmişiz çevirmişiz ve kendimize bambaşka bir dünya yaratmışız.
Bu foncu çocuklar o dünyamızda yetişmiş ve bize gerçekle yüzleşmemiz gerektiğini göstermiştir.
Dindar nesile ne fetva vermiştik hatırlıyor muzunuz: “Ucu iktidarımıza dokunacaksa yolsuzlukları, hırsızlıkları görmeyebiliriz”
Din anlayışını bu derece şekillendiren büyüklerimizin yetiştirdiği nesildir foncu çocuklar.
Kısaca okullarda saldıran çocukların ailelerini sorguluyoruz da bu foncu çocukların yetiştiği zemini neden sorgulamıyoruz?
Onlar sizi çocuklarınız… Çocuklarınız ile yüzleşip kendi suçlarınızı neden kabul etmiyorsunuz?
Dindar nesil iddiaları nasıl foncu çocuklar ile sonuçlandı hele bir görün… Onların peşinden giden Bakanlarınız bile hala kabinede ise neyle hesaplaşacaksınız?
Tamam kabul ediyorum… Burada da suç muhalefette. Hatta dış güçler ile işbirliği içinde olan muhalefet size operasyon çekiyor.
Tamam ise çekilebilir ve huşu içinde ibadetlere devam edebiliriz.
