Finansal‘bereket’...

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Günlük Bülteni verilerine göre, 30 Aralık 2019 - 06 Ocak 2020 tarihleri arasında Yabancı Para (YP) mevduatları 2,5 milyar dolarlık artışla 222 milyar 352 milyon dolara ulaştı.

04 Ocak 2019’da bu tutar 188 milyar 700 milyon dolar seviyesindeydi. Bir yılda YP mevduatları 33 milyar 652 milyon dolar artış göstermiş (%17,8).

Yabancı para mevduatlarının bu artışına karşılık dolar/TL kuru 5,33 seviyesinden 5,97 seviyesine yükselmiştir. Yabancı para mevduatları yüzde 17,8 oranında artış gösterirken, dolar/TL kuru ise yüzde 12,0 artışta kalmıştır. Hatta euro+dolar ortalamasında bu artış oranı yüzde 11,1’de kalmaktadır.

Ülkeye yurtdışından bir sermaye akımı olur ve böylece döviz hesaplarındaki artış kur artışına yol açmayabilirdi. Ama Ocak-Ekim 2019 ‘Ödemeler Dengesi’ verilerine baktığımızda böyle bir durum görülmüyor.

Orada da durum şu:

Cari işlemler fazlası 4 milyar 819 milyon $

Finans Hesabından çıkan para 1 milyar 171 milyon $

Kaynağı belirsiz döviz + 2 milyar 450 milyon $

Böylece ilk 10 ayda ülkeye gelen net döviz: 6 milyar 120 milyon $.

Oysa döviz hesaplarındaki artış 34 milyar dolar.

***

Bölgemizde son bir haftada tansiyon yükseliyor: Borsa 115,700’den 110.700’e kadar düşüyor.

Döviz hesapları birden sert yükseliş yaşıyor ama sadece bu kadar...

Dolar/TL kuru 2 Ocak günü 5,95’ten kapanıyor ama gerilimin zirveye, borsanın dibe vurduğu gün en fazla 5,99’a çıkıyor. Borsa sert düşüyor, Millet döviz alıyor ama dolarda adeta yaprak kımıldamıyor.

02 Ocak günü yüzde 11,7’lerde seyreden kısa vadeli tahvil faizleri ise, ters rüzgârın en sert estiği günde bile sadece 11,82’yi görüyor. Ardından ilk olumlu havada da %11,56’ya düşüyor. Tıpkı doların da ilk olumlu havada 5,86’ya düşmesi gibi.

Açıkçası böyle bir piyasa dengesi normal ülkelerde pek görülmez. Rakamların verdiği dengeler de bu sonucu doğurmaz.

Gerçi bizler alışamadık henüz: Realist düşünceler ile sevginin gücünü parasal ölçüme tabi tutuyor gibiyiz. Bereket kavramını da piyasaların göbeğine oturtamadık. Hep rakam üzerinden analiz ediyoruz.

İktisat fakültelerinde değişik bölümler vardır. Mesela ‘Ekonometri’ bölümünün artık ülkemizde pek işlevi kalmamıştır.

Bereketli bir dolar/TL piyasasında Millet ne kadar döviz alırsa alsın sert hareketlerin olmadığını ve olmayacağını hepimiz kabullenmeliyiz. Hatta bizim faiz piyasasının göstergesi tahvillerde bile bir bereket olsa gerek. Çünkü sert rüzgarların etkisi altında orası da kalmıyor. Hatta ilk normalleşmede eski normalden de daha iyi noktaya geliyor.

***

Finansal piyasaların bereketlenmiş gibi görüldüğü şu aylarda, ekonomiden sorumlu Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak yurt gezilerine başladı ve sürdürüyor.

Dün Sivas ilimizde İş Dünyası ile buluştu ve şu noktalara değindi: Bu yıl hızlı büyüyeceğiz ama, enflasyon da faizler de tek hanede kalacak.

Müthiş bir denklem.

Kredili-faizli büyüme modelinde enflasyonda kıpırdamıyor, faizlerde. Hatta zararına mevduat-kredi ilişkisinde bile üretim üstü iç talep, fiyat artışlarına yol açmıyor.

Millet döviz alıyor, döviz artmıyor

Kaynak yok, dışarıdan da para gelmiyor ama oluk oluk kredi verilebiliyor.

Ve bütün bunlar piyasalarda istenmeyen hiçbir yan etkiye de yol açmıyor.

Eskiden bizim köylerde “Nefesi kuvvetli” diye bir söylem vardı. Hiç inanmazdım ama galiba gerçekmiş...

YORUMLAR (52)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
52 Yorum