Back To Top
Futbola olan paralar feda olsun

Futbola olan paralar feda olsun

 - Son Güncelleme: 18.10.2019 Cuma 10:40
- A +

Çok eski tarihlerden hatırlarım ama yılını inanın bilmiyorum. Bir televizyon konuşmasında seyretmiştim rahmetli Turgut Özal’ı...

“Futbolcular hayatlarının sadece kısa bir bölümünde kazanç elde edebiliyorlar. O nedenle kısa süre için vergi almaya gerek yok” demişti.

O günlerde beraber okuduğumuz bir yakınım futbola merak sarmış ve okumayı bırakmıştı. Hatta hiçbir başka işle de ilgilenmiyordu. Gerçekten çok büyük risk aldı diye düşünmüştüm. Ya başaramazsa ne olacaktı?

Oysa işin renginin hiç öyle olmadığını dünya örneklerinden görebiliyoruz. Okuyarak, çalışarak asıl meslekler icra edilebiliyor.

Bugün asgari ücretli biri 2020 lira aylık üzerinden yılda 24 bin 240 lira kazanabiliyor. Bu değer üzerinden 35 yıl çalışsa alabileceği ücret tutarı 850 bin lira oluyor. Hadi brüt ücret üzerinden gidersek o da ediyor 1 milyon 75 bin lira.

Asgari ücretli bu 35 yıl içinde sabit fiyattan bakıldığında 137 milyon lira gelir vergisi ödemiş oluyor. Ama bugün sadece bir sezonda bırakın 1 milyonu, onun katlarını kazanan futbolcular vergi vermiyor. Aslında kulüpler kaynakta maksimum yüzde 15 stopaj ödüyor; veya öyle gözüküyor.

Bugün ülkemizde bir yılda 3-5 milyon kazanan, 15-20 yılda çok daha büyük milyonlar kazanan oyuncular var. Ama vergileri sıfır...

Zaten zora düşen kulüpleri de kamu bankaları aracılığı ile kurtarıyor ve nefes aldırıyoruz. Sanayide çalışıyorsan, madende çalışıyorsan vergini ödemek zorundasın. Yeşil sahalarda oynuyorsan üst mertebede hürmet görür ve vergi vermezsin.

Üst mertebe hürmetin yargı uzantısı kararlarını da elbette görebiliriz. Kamu gücünü arkasında hisseden bir ayrıcalıklı dünyaya hep beraber kapı açabiliriz.

Oysa bugün Soma madencileri yasal haklarını almak için yolda bile yürüyemiyorlar. Şehirlere girmeleri yasak olabiliyor ama vergileri alınabiliyor.

Neyse...

Asıl mesele kamu bankaları eliyle yürütülen eko-siyaset politikalar.

Parayı kullanan düdüğü çalıyor işte.

Bakın küçük yaşta okumayı bırakıp futbola merak saran yakınım aslında başarı elde edemedi. Ama ülke olarak kamu kaynaklarını futbolun emrine amade ediyoruz. Futbol kulüplerini kurtarıyor ve kredilerini kolaylaştırıyoruz.

Oysa iş okumaya gelince...

Oysa iş üniversiteye gelince...

Kamu bankaları birden aslan kesiliverebiliyor. Üniversiteye haciz yollayıp yönetimi değiştirecek yolu açabiliyor. Yok efendim 6 kat garanti varmış, yok efendim üniversite büyüyormuş ve ödeme gücü artıyormuş vs hikaye.

Toplum olarak ABD’nin Halkbankası’na ceza kesmesine karşı milli duruş sergilediğimiz bugünlerde meğerse Halkbankası Şehir Üniversitesi’nin peşine düşüyormuş.

Oysa ‘Milli Birlik’ günlerinde para derdinde olması gereken TİM (Türkiye İhracatçıları Meclisi) bile sınıra giderek destek gösterisi yaparken, işe göre Halkbank para hesabı yapabiliyor.

Bugün TİM’in ülke ülke dolaşıp siyasetin dışında kalarak ticaret kapılarının kapanmaması için çalışması gerekiyor.

Bundan 2 yıl önce (Mayıs 2017) siyaset perde arkası ilişkilerini düzenlemek için TİM heyetini hem de eşleri ile İsrail’e ziyarete göndermişti. Aynı tarihlerde İSO heyeti de İsrail kapılarında ziyaretini gerçekleştirmişti.

Bugün İsrail’e perde önünde çok bağırıp, perde arkasında heyetler yollamanın bir dönüşümünü yaşıyoruz. Ama perde önünde kimseye külahı da bırakmıyoruz.

Neyse...

Diyeceğim o ki, şehir içlerindeki fabrikaları arsa rantları uğruna kapattık veya şehir dışına taşıdık. Şehir içlerinde kalan askeri alanları da 15 Temmuz hain girişimi sonrası boşalttık. Hatta şehir içlerinde kalan üniversitelerinin değerli arsa ve binalarını alarak onları da şehir dışına yolladık ve yolluyoruz.

Arsa uğruna, bina uğruna üretmeyi-okumayı değersizleştirirken, konuşmalarımızda katma değerli üretimi artıracağız cümlelerini dilimizden düşürmüyoruz.

Acaba gerçek amacımız nedir diye soran var mı? Acaba üniversiteye banka kredisi yolu ile el koymaya gitmenin anlamı nedir?

Sahi, biz ne konuşuyoruz, ne yapıyoruz?

Bilen var mı?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR Yazarı 20 Ekim 2019 23:59
Faydasız, Bomboş ve çocukça bir oyuna (futbol) katrilyonlarca para heba ediliyor. Daha önemlisi de en kıymettar sermayemiz olan zamanlarımız gidiyor
Halil 20 Ekim 2019 14:45
Futbolcular bu hayattaki avantajlarını ahirette de elde edebilecekler mi acaba?
karar okuru 19 Ekim 2019 17:24
teşekkürler sayın yazar yazdıklarınız hep doğru iyi ki varsın
KARAR OKURU 19 Ekim 2019 02:05
Kayserispor’un muhasebesi 4 kez içinde evrakları ile yanmıştı
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 19:37
Biz ne konuştuğumuz biliyoruz onların ne yaptığını da biliyoruz ancak bunları anlayacak kişiler de sen ben bizim oğlan o yüzden yazmaya da devam edin ama bir şey beklemeyin düzelmez teşekkürler
İbrahim Erdoğan 18 Ekim 2019 16:28
⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 12:58
İbrahim Bey güzel bir noktaya değinmişsiniz. Esasen Futbolcuların bu kadar yüksek astronomik ücretler alması modası , giyim modası gibi yine İtalya'da başlamıştır. Modanın başkenti Milano'nun takımı Milan futbolcuları şımartmıştır. Kim bilir belki İtalyan mafyası için de futbolculara yüksek ücret vermek avantajlı bir durumdu. Neyseki Türkiye'ye bu moda çok sonraları geldi.
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 11:06
Ekonomi yazarı denince iki yazar aklıma gelir : biri sayın Ibrahım kahveci diğeri de SÖZCÜ gazetesi yazarı sayın murat muratoğlu. Açık anlaşılır net yazıyorlar. IYI KI KARAR VAR.
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 12:38
1
Mahfi Eğilmez'i ve Ege Cansen'i unutma. İkisi de derinlikli analizler yapan gerçek ekonomistlerdir. Bütün yazılarında dolar çıktı, borsa düştü diyen yüzeysel ekonomistlerden değil
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 10:28
toplumlarin 3 tane afyonu vardir; din, futbol ve televizyon-eğlence
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 16:51
7
Nerede kalkınma çalışması, ar-ge, yenilik olmuş da İslamiyet ona mani olmuş. Ayrıca ülke dinle yönetilmiyor, din zenginleşmeye engel değil ama seninki din düşmanlığı.
KATRE 18 Ekim 2019 09:55
helal olsun sizden başka yazan olmadı...
Katre 18 Ekim 2019 09:49
en üzücüsü de bunca insanın medyanın yazarın bunca olayı görmezden gelmesi... elbet rüzgar tersine dönecek... herkese adalet lazım olacak...
Abdullah hasan 18 Ekim 2019 09:45
İbrahim bey hep yazdığınız gibi devlet Ülkenin gitmesi gereken yöne doğru vergilerin mikatrını ayarlar. Vergiler kişilerin veya tarafların para kazanması için bir ayar makinesi olmamlı. Futbol bir toplumun hangi derdine merhem olacakki bu kadar ayrıcalık.
Sabır! 18 Ekim 2019 09:36
Turgut Özal,Naim Süleyman oğluna verilen kilosunca altın ve ödüller sonrasında, onun yaptığı reklamı trilyonlar harcasak yaptıramazdık diye söylemiştir.Olaylara tek bir pencereden bakılmaz.Yılda 80 milyon turist ağırlayan ülkemizde sporla yabancı basına haber konusu olmak imaj açısından önem arzeder.Romanya deyince ben o jimlastikteki altın madalyalar aldığı altın devrini hatırlarım.Bugün batı,spordaki başarılarıyla,sömürgeci geçmişini bile unutturmayı başarmıştır.
ARKADAŞLAR, AZ DAN AZ GİDER, ÇOK DAN ÇOK GİDER.
N.Öztürk 18 Ekim 2019 08:34
Sayın yazar, ekonomi bilginizden şüpheye düştüm. Yani bu memlekette her yıl 300 Pele, 500 Maradona yetiştirsek tamamdır. Özal'a gelince, rahmetli bir Şark demokratıydı. Örneğin seçim öncesi zam yapmazdı, 12 Eylül mağduru siyasilerin yasaklarını şiddetle savunmuştu. Hakkını teslim gerekir, o dönem futbol sahaları çimlenmiş, oyun kalitesi artmış, futbolun toplumu kalkındırma etkisi kullanılmıştı.
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 07:59
Bunların planlı programlı işler olmadığını söyleyecek biri var mı? Nasıl olsa hukuk fakültelerimizin neredeyse- çok yakındır- yarısını veteriner vb hukukçu olmayanlar yönetiyor. Bizler neyse de çocuklarımız onların çocukları nasıl kararlarla karşılaşacak acaba? Tıp fakültelerinde kliniklerde 1-2 öğretim üyesi olan değil yapılan kişilerce eğitim veriliyor. Onlara kim bakacak acaba? TUS sınavında boşuna ilk 100 e girenler cildiyeci olmak istemiyor. Yarınından ümidi kesmek böyle oluyor işte. 23 nisan töreninde ntv de konuşan küçük çocuk ne diyor; büyüyünce ne mi olacağım; alman vatandaşı.
onur 18 Ekim 2019 07:44
kimsesizlerin kimsesi olarak gelinen yolda; ayrıcalıkların bahçesine dönüldü
Has Parti 18 Ekim 2019 07:10
Sayın yazar bence Eurovision'dan çıktığımız gibi Uefa'dan da çıkmalıyız, tek çare bu. Klübe borç takan yöneticerden ve ülkeye borç sokan idarecilerden ancak öyle kurtulabiliriz.
evin 18 Ekim 2019 06:35
eytliler dışında herkese para var maşallah. futbola, suriyelilere, saraya, danışmanlara vs hepsine para bulunuyor ama iş eytlilerin haklarını vermeye gelince mırın kırın... düzene bak...
KARAR OKURU 18 Ekim 2019 21:59
0
Başkan Erdoğan 45 yaşını bitirdiği gün emekli oldu. Bu da böyle biline.
Futbol konusunda haklısınız. Mesele zivanadan çıkmış durumda. Sanki futbol kurtaracak insanları ahirette. Futbola hacanan paralar ilime, irfana, dini eğitime harcansa çok başka yerlerde olabilirdik şu anda. Devletin görevi vatandaşlarının hem dünyasını hem de ahiretini kurtarmasına yardımcı olmaktır. Bu konu çok mühim.
ERKAN DOĞAN 18 Ekim 2019 10:36
2
O aklını seveyim senin devlet ahiretini kurtaracakmış. Diyanet denen o zavallı kuruma verilen paraların haddi var hesabı yok niye kurtarmıyor seni. İslamı anlamamak diye buna denir. Fatiha oku.Aracısız dine giriş diye açılış suresi.Belki kafan çalışır.
Can can mercan 17 Ekim 2019 23:49
ilk yorum benden olsun. yıllar su gibi geçiyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN