Para gizli ama dava Milli

İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri kovid 19 başladığında maske dağıtıp yardım topladıklarında “Başka devlet olmaz” diye Ankara hemen yardımları yasaklamaya gitti.  

Başka devlet... Ya da karşılığı “Tek Devlet” dediler. 

Tek devletin merkezi bütçesi de tekdir ya da tek olmalıdır.  

Hatırlarsanız 90’lı yıllarda Özal ile başlayan bütçe dışı fonlar aşırıya gitmiş ve 2001 krizinin bir nedeni de onlar olmuştu.  

Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü CHP Grubundaki konuşmasından birkaç satırbaşı verelim: “Fransız uçakları var, satsın hemen. Emine hanımın çantası var. Onu da Saray’ın bahçesinde yaksın, protesto ediyorum desin. İstanbul için bir toplantı yapılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı davet edilmiyor. Niçin? Bir sindirememişlik var burada. Başarıyı sindiremiyorlar. Yani demokrasiyi sindiremiyorlar.  

Bir Türkiye Varlık Fonu kurdular. Devletin bütün büyük kurumları o fonun sermayesi oldu. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan. Dünyada böyle bir örnek yok ama bizde oldu. Parayı çok seviyor çünkü. Başkan vekili de damat. Bunlar Mart 2019’da Türkiye Varlık Fonu borç para istiyorum dedi. 1 milyar avro borç aldılar yurt dışından. Bu yılın eylül ayında Türkiye Varlık Fonu tekrar borç için bir kampanya başlattı. Yurt dışındaki 3 büyük bankayı yetkilendirdi. Eylül ayı sonunda borç veren çıkmadı. 13 Ekim’de bu sefer 8 büyük uluslararası kuruluşa bize borç para bulun diye görev verdiler. 20 Ekim’de dediler ki borçlanmayı erteledik kimse borç vermiyor. Ne diyorlar, beka meselesi diyorlar. Türkiye Varlık Fonu para bulamıyor.  Türkiye Varlık Fonu’nda kısa vadeli borçlar 36 kat arttı. Bu paralar nereye gitti? Meclis de Sayıştay da bilmiyor. Varlık Fonu Erdoğan ve damadının çiftliği oldu. Soruyoruz, ‘gizli, açıklayamayız’ diyorlar” 

*** 

Kamu parası konularında Ülkemizde muhteşem bir gizlilik var. Bu gizlilik işi sadece Varlık Fonu üzerinden dönmüyor. Mesela Hazine Garantili Müteahhitlerin işleri de çok gizli. Sözleşmeler ‘Ticari sır’ diye kamuoyuna açıklanmıyor.  

Millet vergiyi veriyor, faturaları ödüyor ama bilgi alamıyor.  

Bakınız Çukurova Havalimanı ihalesi yine ertelendi. Nedeni konusunda bir açıklama bile yok. Acaba çok ihale alan Hazine Garantili Müteahhitler ihaleyi mi alamadı?  

Olayı çok detaylı yazmaya gerek yok. Herkes biliyor bu gizlilikleri... 

Tahkimler bile Türk Yargısında değil; o işler bile Londra’ya bağlandı. 

Ama Ülkede mesele başka konulara gelince tabiri caiz ise her şey yerli ve Milli oluyor. Hemen her adım Milli kılıfa bürünüyor ve aykırı her ses hain damgası yiyor.  

Bu işte bir terslik olmalı. 

*** 

Bakınız mesele sadece paraların gizli saklı dönmesi de değil. İşi biraz siyasi ayağa da getirelim:  

Ülkemizde temel hak ve hürriyetler noktasında onca sorunumuz var.  

Yargının nasıl işlediğini görüyoruz. Aynı davaya emsal mahkeme tam tersi karar verebiliyor. Ya da Anayasa Mahkemesi kararı bile uygulanmayabiliyor.  

Çok detaya girmeye gerek yok. Bütün bunları da herkes biliyor.  

Ülkemizde bunca temel hak ve hürriyet sorunu yaşanırken bir de bakıyorsunuz ki, yabancı ülkelerde temel hak ve hürriyetleri sorguluyoruz.  

Kendi evini düzeltmiyor ama başkalarının evlerinin düzeltilmesini isteyebiliyoruz. Bizde olmayan hak ve hürriyetleri başka ülkelerden çok rahat isteyebiliyoruz. 

Bu işte gerçekten bir terslik olmalı.  

*** 

Olayları değerlendirirken sadece sonuca bakarak karar vermek elbette yanıltıcı oluyor. Sonuç öncesi süreçleri de iyi takip etmek gerekiyor.  

Mesela dış politikada neden bu kadar yalnız kaldık? Acaba boykot etmediğimiz kaç ülke kaldı?  

Bir tane bile sağlam temellere dayalı dış politik ilişkimiz neden kalmadı?  

Hem bütün paramızı hoyratça harcıyor hem de Millete Milli davada paraya bakılmaz diyoruz; abartmayın diyoruz.  

Acaba Millete verdiğimiz öğütün onda birini kamu yönetimi uyguluyor mu?  

Bu işte gerçekten bir terslik var ama ne?  

Ne olduğunu aslında hepimiz biliyoruz ama... 

İşte Karar sizindir.  

Umarım terslikleri bir gün herkes çözebilir. İşte o zaman bir paket çay için kendimizi ortaya atmak yerine, kişiliğimizi düşünmeye başlayabiliriz. Demokratik toplumlar bireysel kişiliklere dayalıdır.  Bunu unutmayalım. 

YORUMLAR (52)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
52 Yorum