Back To Top
Siyaset geçici insanlık kalıcı

Siyaset geçici insanlık kalıcı

 - Son Güncelleme: 13.06.2019 Perşembe 08:22
- A +

Bazılarımızın dünyasının merkezinde TV ünlüleri veya magazin figürleri var... Bazılarımızın futbol adamları... Bazılarımızın dünyasının merkezinde de siyasetçiler... Toplumun ezici çoğunluğunu bu üç zümre oluşturuyor. Bir de çok küçük bir azınlık var. Kendi dünya algısının merkezine sanatçıları, bilim adamlarını, düşünürleri yerleştirenler bu küçük azınlık... Yalnızca bugün değil, geçmişte de daima küçük bir azınlık bu bazılarımız...

Peki... Tabiatın ve toplumun işleyiş kurallarını ortaya çıkarıp hayatımızın kalitesini yükselten, anlayışımızı ve bilgimizi geliştiren, iç ve dış dünyamızı zenginleştiren, vicdanımızı keskinleştiren, bize kendimizi tanıtan... sanatçıları, bilim adamlarını, düşünürleri neden TV ünlüleri, futbolcular veya siyasetçiler kadar önemsemiyoruz?

Galiba esas olarak bizi temsil yeterlikleri ve özdeşleşme ihtiyacımıza verdikleri cevap belirleyici oluyor burada. Daha doyurucu bir cevap için, sosyobiyoloji veya evrimsel psikoloji adı verilen yeni bilimsel disiplin çerçevesinde ortaya atılan açıklamalara bakmak lazım belki.

Bu sahada yapılan çalışmalara esas olan ana fikir “modern insanın toplum hayatındaki birtakım davranış ve tercihlerinin ilkel çağlardaki hayat şartları çerçevesinde edinilmiş içgüdülere dayandığı” şeklinde. Yani insanoğlu, tıpkı diğer canlılar gibi, belirli hayat şartlarına uyum sağlamak ve hem kendisinin hem de türünün geleceğini güvenceye almak üzere belirli tehditleri bertaraf edebilmek için bazı davranışları alışkanlık haline dönüştürmüş. İşte bu alışkanlıklar beynimizde genetik olarak kodlanmış şekilde uzak atalarımızdan bize intikal etmiş bulunuyor. Bugünkü yaşayışımızda pek karşılığı olmasa ve dolayısıyla ihtiyaçlarımıza cevap vermesi artık sözkonusu olmasa bile bu davranış kalıplarını içgüdü olarak devam ettiriyoruz.

***

Toplumsal ilişkilerimizin bütününde olduğu gibi siyasi davranışlarımızda da etkisi var bu içgüdülerin… Bir ara burada bahsetmiştim, karşı cinsle ilgili tercihlerimiz gibi, topluluğumuza liderlik edecek kişileri seçme kriterimiz de gen nitelikleriyle bağlantılı sosyobiyologlara göre. Birçok ülkede çok sayıda denekle ve çeşitli seçim sonuçları üzerinde yapılan çalışmalar uzun boylu ve simetrik yüzlü adayların şansının diğerlerinden fazla olduğunu ortaya çıkarmış durumda. Çünkü en kaliteli genlere sahip olmanın göstergelerinden biri yüz simetrisi, diğeri uzun boy.

Elbette uzun boy veya simetrik yüz gibi fiziksel özellikler siyasi tercihlerdeki yegane belirleyici diyen yok. Belki yüzlerce faktörden biri de bu. Belki psikolojiyle veya içgüdülerle ilgilisi de olmayabilir. Ama tesadüf dışında bir açıklamaya ihtiyaç duyan somut bir realite.

Yalnızca bizi yönetecek kişilerin fiziksel özelliklerine refleks göstermiyor içgüdülerimiz. İlkel ve vahşi hayat şartlarının geçerli olduğu çağlardan bu yana grup davranışı ve grup aidiyeti gibi konularda da yerleşmiş ve orijinal gerekçesini artık bilemediğimiz tutumlarımız, davranış kalıplarımız ve bilinçaltı kaynaklı veya içgüdüsel olduğu anlaşılan tepkilerimiz var.

Bu noktada kabile şefine gösterdiğimiz bağlılığın anlamı açık. Şef ile kabile üyeleri arasındaki ilişki modelinin psikolojik dinamikleri tam anlamıyla aydınlatılmış
olmasa da.

***

(Bu ilişkinin anlaşılması yolunda belki psikanaliz daha faydalı açıklamalar verebilir bize. Özellikle tanrı-kral ve kral-tanrı modelleri konusunda… Mesela tarihimizi anlatırken kullandığımız şu dili ele alalım: Padişah devleti kurar... Padişah ülkeleri fetheder... Padişah düşmanı yener... Padişah sanatı ve sanatçıları destekler... Padişah camiler, medreseler, köprüler yaptırır... Her şeyi yapan padişahtır, toplumsal dinamiklerin veya kurumların rolünün olmadığı bu anlatıdaki padişaha atfedilen tanrısal nitelikler aşikâr… Dolayısıyla din zihniyetine ait problemlerle siyaset anlayışımızdaki arızaların bir arada ele alınmasına gerek var gibi görünüyor. Ama bu başka bir konu…)

***

Toplumsal rollere ilişkin bugünkü anlayışımızı sosyobiyoloji açısından ele alırsak, bu rollerin geçmişteki yapısal-işlevsel özelliklerinin günümüzün karmaşık toplum hayatı içinde de temsil edilmeye devam ettiğini söyleyebiliriz.

Demek ki yazının en başında dile getirdiğimiz sorunun cevabı gayet basit: Bilim adamlarının, sanatçıların, düşünürlerin toplumsal hayattaki rolleri yöneticilerin rolü kadar önemli değil. Çünkü sanat, bilim ve düşünce gibi meşguliyetler bundan en fazla beş-altı bin yıl öncesine kadar hayati bir işleve sahip görünmüyordu. Yani içgüdülerimizi uyaran yönleri yok bu sınıf insanların.

Gerçi futbolcular ve TV ünlüleri için de bunu söylemek gerekir ama temsilî anlamda bu kategorideki figürlerin eğlendiricilik özellikleri bakımından ilkel toplumun bazı rollerini sürdürdüklerini farz etmek, buna mukabil yaratıcı sanatçıların ise -şairlerin, romancıların, kompozitörlerin vs- zihin kodlarımızda karşılığının bulunamadığını düşünmek mümkün.

Hasılıkelam, bireysel hayatlarımız ve günlük davranışlarımız bir yanıyla gelip geçici bir yanıyla ise gelip geçmeyen bir zeminde yer alıyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
göktürk börü 13 Haziran 2019 20:38
ibb belediyte başkanı ekrem imam oglu bagcılarda onbinlerce kişiyi topladı akp nin kaleleri bir bir yıkılıyor
KARAR OKURU 13 Haziran 2019 19:47
Hersey gecici Sayin yazar. Onemli olan icinde yasadigimiz donemdir. Su anda ulkemizde en onemli olay da iptal edilen Istanbul secimini kimin kazanacagi. Tahminim AK Parti bu tekrarlanacak secimi kaybetse de hukuksuz bir uygulamayla belediyeyi birakmayacaktir.
KARAR OKURU 13 Haziran 2019 19:46
Katiliyorum, insan insan oldugundan beri, kendilerini hem aslana karsi koruyacak hem de yemek getirecek kisilere ihtiyaclari vardi (neden risk alsinlar ki?). simdi de bu ihtiyac var ama bu gorevi devlet kurumuna veriyoruz ve ortam farkli (orman yerine internet). Dolayisiyla bilim ve teknoloji artik guvenlik ve yemek icin kilictan daha onemli. Tabi bunu butun insanlarin anlamasini veya uretmesini beklemek dogru degil (genetik programlamadan dolayi) ama bunu yapabilen ufak bir kitlenin (%3~%5) degerinin korunup kullanilmasi lazim. Genetik yapiyla tepki vermek bir yere kadar goturdu insanligi.
Muhtefi. . 13 Haziran 2019 19:21
Sevgili Peygamberimiz Alemi Ahirete Gocerken son Zikrettigi sözler bizlere Bişey anlatıyor olmalı YUCE DOST...Hayat sevgi üzerine kurulmuştur. Sevgi bütün dillerin Özüdür. Tek kalacak yine O'dur. .acizane. .
Kimi mürit şeyhini uçurur Kimi şeyh müritlerini uçurumdan uçurur uçurtma rüzgara karşı geldikçe yükselir
Abdullah hasan 13 Haziran 2019 14:02
politikacılar geçici dir siyaset geçici olmaz, hayat var siyaset var.
E.K 13 Haziran 2019 12:20
Sn yazarin kitle davaranis bicimlerinde psikolojik ve soyolojik tesbitlerle ilgili kisimlari icin soyleyecek sozum yok. Ancak, siyasi figurlerde uzun boylu ve yakisikli olanlarin basari sansinin fazla oldugu gorusu biraz Amerikanvari bir tesbit gibi duruyor...Ismet Inonu, Menderes, Demirel, Ecevit, Turkes, Erbakan, Ozal, Recai Kutan vs...bu kategoride olmayan liderler...Anadoluda bir soz vardir. Devede boy var ama dokuzunu bir esek ceker, diye... Liderin, begin gucunun boyu onemli olan..Vizyonu, feraseti, adaleti, kibirsizligi vs..Yazi icin tesekurler.
kubilay tosun 13 Haziran 2019 11:00
İktidarın, dikkat çektiği, meşhur ve şımardığı safha.Bundan kimse yakayı kurtaramıyor. Meşhur olduktan sonra artık milletten alacaklı.” Gerçekten de şöyle bir durup düşünün. Bu sözleri hak etmediğini düşündüğünüz mevki ve makam sahipleri var mı çevrenizde! Meşruiyeti olmadan güç sahibi olmaya çalışanlardan tutun da, meşru görülenlere kadar bu zehirlenmeden nasiplerini almayan var mı? Evet. Güç zehirlenmesi vardır.Ama hangi güç?Zehirlenen meşru güç mü? Yoksa gayri meşru güç veya güçler mi?Ya da hepsi mi? Önemli olan, yalnız kalma pahasına da olsa, milletten alacaklı değil de, millete borç
KARAR OKURU 13 Haziran 2019 09:46
Çorlu tren kazasında ölen 25 insan evladı için Anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullananların bildiri okumasına polis plastik mermi ve biber gazı ile sert bir şekilde müdahale etmiş. Eski ulaştırmak bakanı şimdiki istanbul belediye başkan adayı sn.Binali yıldırım bu konuda ne düşünüyor acaba. Siyaset gidici insanlık kalıcı. Boynuzlu koyundan boynuzsuz koyunun hakkını alacağı hesap günü için hesabımız ne durumda.
Kemal Nakıs 13 Haziran 2019 08:59
1. Güldür güldür show... ülke dolu skeci izlenmeli 2. Homo-sapiens kitabı okunmalı 3. Çocuklar doğum günü hediyesi olarak matematik köyüne götürülmeli
Turgay 13 Haziran 2019 08:24
İbrahim Bey, güzel yazı, keyif aldım. Ek olarak: İlkel toplumlarda büyücü, din, bilim ve sanatı beraber icra eden adamdır, lider kadar önemli rolü vardır.
KARAR OKURU 13 Haziran 2019 01:19
Nerelere gitmişsiniz be Hocam!.. Yazdığınızdan yalnız siz değil, alıntılarınızı yazanların da emin olmadıkları belli. “zehî tasavvur-ı bâtıl, zehî hayâl-i muhâl” cinsinden birşeyler...
Has Parti 13 Haziran 2019 00:41
Kötü siyasetçi insanların ölümüne mi sebep olur, insanlığın ölümüne mi? Ya da hangisi daha kötüdür?
KARAR OKURU 13 Haziran 2019 00:17
Hocam ne anlatıyorsun sen ya
KARAR OKURU 13 Haziran 2019 21:49
0
Çok yerinde bir tepki; aynen...
Siyaset insanlığın bir parçasıdır. Geçici değildir. Geçici olması da gerekmez. İnsana ait her işte olduğu gibi siyasetin de kalitelisi yapılmalıdır.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN