Back To Top
Değerli Türk lirası Türkiye ekonomisinin değerini düşürüyor

Değerli Türk lirası Türkiye ekonomisinin değerini düşürüyor

 - Son Güncelleme: 03.10.2019 Perşembe 10:19
- A +

Türkiye’nin ekonomik anlamda yaşadığı bütün zorlukların temelinde yüksek dış ticaret açığı vardır.

Önceki yazılarımda, dış ticaret açıklarının, Türkiye’yi akranları arasında nasıl en kırılgan ülke yaptığını verilere dayalı olarak anlattım.

Bunu söylerken, karmaşık ve pek çok bileşeni olan bir olguyu tek bir etmene indirgediğimin farkındayım. Elbette tek bir olgu her şeyi tam ve eksiksiz açıklayamaz. Bu kusura rağmen tek bir veriyi odak alarak anlaşılır bir anlatı oluşturmanın sağlayabileceği kolaylıktan yararlanmaya devam etmek istiyorum.

Ne oldu da dış ticaret açığı vermeyi abarttık? Cevabı basit ve kısa: Çünkü kurlar çok düşüktü. Yani TL çok değerliydi. Yani içeride ürettiğimiz ürünler uluslararası piyasalara pahalı gelirken; dışarıda üretilenler, iç pazarımızda bize ucuz geliyordu; 2018 Haziran ayına kadar.

Bu değerli TL sayesinde toplumda zenginleşme yanılsaması yaşandığını düşünüyorum.

Ak Parti döneminde araç sayısı yaklaşık olarak on beş milyon adet artarak 23 milyon âdete çıkmış. Ortalama fabrika satış fiyatı 10.000 $ olsa, 150 milyar dolarlık araç satın almışız ve bunun %80’i ithal. Bu araçlar için, 17 yıllık dönemde yakıt ve yedek parça sarfiyatı olarak, yıllık ortalama 15 milyar dolar civarında ithalat yapılmış olabilir.

Şimdiye kadar ithal ettiğimiz 200 milyon cep telefonuna en az 25 milyar dolar ödemişiz.

Ak parti döneminde neredeyse her eve kombi ve sıcak su girdi, hayatın kalitesi arttı.

Enerjide görüldüğü gibi pek çok aramalı yurt içinde tüketim mallarına dönüştüğü için, tüketimde dışarıya bağımlılığın derecesini tam ölçemiyoruz.

Sadece bu tüketim ürünlerini ölçülü tüketseydik, misal, ithal ettiğimiz araç sayısını az tutabilseydik, bugün dış borcumuz en az 150 milyar dolar daha az olabilirdi.

Sanırım konu anlaşılmıştır: Hep beraber ithal ettik ve hep beraber tükettik. Türk toplumu, sanıldığının ötesinde, hak etmediği bir tüketim toplumuna dönüşmüş durumda.

Bu dönemde Toplumun her kesiminden insanların iştirak ettiği müşterek bir kusur oluşmuştur. Bu kusuru giderecek çare olan ihracat da düşük kur sebebiyle yeterince gelişememiştir.

“Hükümet gerekli tedbirleri alsaydı” “bu onun görevidir” denebilir. Doğrusu aldı. Otomobillere %160’a kadar ÖTV koydu. Akıllı telefonlara %80’i aşan vergiler ihdas etti. 7 liralık benzinin neredeyse 4 lirası vergi. Yine de değerli TL ve ardından gelen devasa ithalatın sağladığı muazzam vergi gelirler hükümetleri rehavete sürükledi ve sert tedbirler almaktan alıkoydu. Yine de her hal ve şart altında kusurun büyüğü hükümetlerindir.

Düşük kurun en büyük zararı imalat sektörüne olmuştur. İmalat sektöründe canla başla çalışan firmalar, kamunun cömert teşviklerine rağmen, şirketlerinin bekasını sağlayacak miktarda fon biriktiremediğinden, büyümelerini borç alarak sağlamışlardır.

2003-2018 yılları arasında değerli TL yüzünden verdiğimiz bir trilyon dolar dış ticaret açığını kapatmak için turizmden kazandığımız 300 milyar doları, doğrudan yatırımla gelen 200 milyar doları ve diğer hizmet gelirimiz olan 50 milyar dolarla kapatmaya çalıştık. Yetmedi. Bakiyesi olan 450 milyar $’ı da borçlandık. Bütün olumsuzlukların temel etkeni dış ticaret açığı; bunun da sebebi düşük döviz kuru, yani değerli TL’dir.

Sayın Berat Albayrak 2018 Eylül ayında açıkladığı Yeni Ekonomi Programı YEP’te 2019 yılında %3,3 ya da 26 Milyar dolar cari açık öngörüsünde bulunmuştu. Bu öngörüde dış ticaret açığı da 62 milyar dolardı.

Gerçekleşmelere baktığımızda dış ticaret açığının 62 değil 27 milyar dolar gerçekleştiğini görüyoruz. Cari oran da 26 milyar dolar açık vermedi tam tersine 4,5 milyar dolar fazla verdi. Yılsonu rakamlarının da bu seviyede olacağı tahmin ediliyor.

Eğer bugün ekonomide kısmi bir dengelenme sağlandıysa cari fazla sayesindedir.

Bu başarı da hükümetin değil “DOĞRU FİYAT”ın başarısıdır.

Et Tekraru Ahsen Velev Kene Yüz Seksen: Ekonomimizdeki dengesizliklerin kaynağında yüksek dış ticaret açığı vardır. Ya da dış ticaret açığı bütün kötülüklerin anasıdır.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 13:13
Zamlar yagiyor, 2-3 yildir tl yerlerde sürünüyor. Yüzde 60 eridi paramizin degeri. Leva, denar bile daha degerli. Böyle iyi mi? Üretmeden oluyor mu? Lütfen!!!!
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 11:37
Yazınıza noktasına virgülüne kadar katılmamak mümkün değil...Ötesinde ülke ekonomimizin röntgeni niteliğini taşıyor.Sizin gibi teori ve pratiği içselleştirmiş duayen yöneticilerin sektörde olmaması hakikaten gurur kırıcı,aciliyetle sektöre dönüşleriniz umudumu yineleyeceğim.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:30
Saka mi? Ne ürettik, ne sattik!? Bu nasil ekonomi analizi! Düzayak bir TL yüksekti ondan kriz oldu, analizi.. Yazilarinizi begenmiyordum, basliga bakip kazara okudum, gözlerime inanamadim. Tek bir degiskene baglayip her seyi TL'e baglamis yazar. Allah'tan korkun!
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:23
Ak parti döneminde her eve kombi ve sicak su mu girdi!? Saka mi? Yahu en az 30 yildir kombi sicak su var milletin evinde. Buzdolabi da yoktu, esasen tomofil de Ak parti döneminde girdi hayatimiza.. Bu nasil analiz!? Baska, çarik vardi, ayakkabiyi bu dönemde giyer olduk. Bu ne mesnetsiz iddia. Ve sehirler dikey oldu bak onu diyebilirsiniz. Pess!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 09:57
Almanyanın kullandığı euro, İngilterenin sterlin çok düşük olduğu için mi bütçe fazlası veriyor. Yürü git denir. Bazı yerlerde değinmişsiniz, ancak katma değerli üretim yapamıyorum, bu nedenle, bütçe açığı veriyorum niye diyemiyorsunuz. Özal döneminde habire devalüsyon oldu da ne oldu? Bu mantığı değiştirin artık.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:27
0
Hay , agzina saglik!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 02:48
Admin yorumlarin yayinlanmasini istiyoruz
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 11:02
Genelde siyaset ve sosyal meselerle alakali yazilari tiklarim. Fakat bu yazinin basligi ilgimi cektigi icin sozkonusu genel kuralimi bozdum simdi Mehmet Vercin hocanin yazisini okumakla. Hem bilgilendirici, hem de egitici bir yazi. Vercin hocanin yazilirini artik duzenli okuyacagim.
Hükümet 17 yıldır, hem kendisi, hem de halkı lüks tüketime yönlendiriyor. Tüm kaynaklar betona, hizmet sektörüne gitti. 100 bin nüfuslu illere hava alanı yapmak hizmet değil israftır. Yine lüks kamu binaları; adliyeden tutun iş-kur binasına kadar devasa lüks kamu binaları yapıldı. o da yetmiyormuş gibi 50-60 bin nufusu olan illere denize dolgu yapılarak hava alanı yapılıyor. Yine bulunduğum il için söyleyeyim: Son 5 yılda 80 yılda yapılanın 3 katı okul binası yapıldı. Yine her ile üniv. ...8 milyon üniv. öğrencmiz var. Bunun 5 milyonunun zamanını çalarak, heba ediyoruz.....vs.vs.
KARAR OKURU 03 Ekim 2019 10:07
Aslında çok basit sizin de ifade ettiğiniz gibi ama hükümette konuya seyirci kalınca ( işsizlik , enflasyon ve gelir kaybı ) duvara tosladik.
selman 03 Ekim 2019 08:01
Güzel yazılar hocam.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN