Back To Top
Ey bankalar küçük alacaklarınızı silin

Ey bankalar küçük alacaklarınızı silin

 - Son Güncelleme: 03.12.2019 Salı 08:35
- A +

Geçen hafta BDDK bankaların işine yarayabilecek doğru bir kanun çıkarttı.

Kanun, tahsil imkânı kalmayan alacakların bilançodan düşülerek nazım hesaplarda izlenmesi imkânı sunuyor. Böylece bankalar %100 karşılık ayırdıkları alacaklarını bilançodan düşerek görüntülerini iyileştirmiş olacaklar. Yani bilançolarında %6 olması gereken sorunlu alacak tutarı, %3 gözükecek. Bu kanundan önce, tahsil imkânı kalmayan alacaklar, Varlık Yönetim Şirketlerine (VYŞ: Bankaların sorunlu alacaklarını teminatlarıyla birlikte satın alıp, tahsil etmeye çalışarak para kazanmaya çalışan şirketler.) satılması kaydıyla defterden düşülebiliyordu.

Son on yılda yaklaşık 7 milyar TL’ye, 70 milyar TL’ye yakın sorunlu alacak satın almış olan bu VYŞ’lerin ellerinde fazla dosya birikmiş ya da ilave dosya satın alacak finansal kaynakları azalmış olabilir. 2015 yılında bu sorunlu alacakları %18’le satın alan bu VYŞ’ler, 2019 yılında, bu alacakları sadece %3 gibi çok düşük fiyata satın aldılar.

BDDK bu kanunla bankaları, bir şekilde iştahları azalmış, bu VYŞ’lere “bağımlı” olmaktan kurtardı denilebilir. Bu iyiliğe cevap verme sırası bankalarda.

Bu Düzenleme Faydalı Olmasına Rağmen Yeterli Değil

Bu kanunun konusu olan borçlarını ödeyememiş gerçek ve tüzel kişiler için henüz değişen bir şey yok. Fakat olmalı. Bu kanun, anlatacağım bir sosyal proje için “iyi bir dayanak metin” ve çıkış yolu olabilir.

Bu yıl 20 banka yaklaşık olarak 10 Milyar TL’lik alacaklarını bu VYŞ’lere 300 milyon TL’ye satmış. Satılan bu sorunlu alacakların banka başına ortalaması yaklaşık 500 milyon TL; sattıkları fiyat %3. Yani 9,7 milyar TL’nin üstüne bir bardak su içmişler. Bu yazının önerisi bu “anlamsız ticarete anlam katmak”tır.

BDDK Derhal “Küçük Alacakları Silme Mevzuatı” Hazırlamalı

Bankalara öncelikle müşterileriyle anlaşma şansı verilmelidir. Mesela bankalar, müşterilerine bu %3 yerine, borçlarını silmek için, borç anaparasının %10’unu teklif etseler; eminim borçluların bir kısmı ne yapıp edip, borçlarını ödemeye çalışır. Fakat bankalar istese de bunu yapamazlar. Mevzuat izin vermiyor. Çünkü banka sahiplerinin, geçmişteki gibi, kendi bankalarından milyarlarca dolar kredi alıp içini boşaltmaları ve dolandırmalarını engellemek amacıyla yapılan kanuni düzenlemeler buna izin vermez.

Belki de banka sahiplerinin asla “tenezzül” etmeyecekleri bir meblağ olan 20 bin TL ile bu borç silme ve ibra etme faaliyetleri başlayabilir. Zamanla bu tutar 50 bin TL anaparaya kadar yükseltilebilir.

Bunun için BDDK’nın vizyoner bir düzenleme yapması gerekiyor.

Anaparası 50 bin TL’yi aşmayan alacaklar için müşterilerinin borçlarını silme ve onları ibra etme süreçlerini nasıl tasarlayacakları ve nasıl anlaşacakları bankalara bırakmalıdır. Sadece bankalardan gelecek iş süreçleri ve planlarına onay verilmesi yeterlidir.

Milyonlarca insanın hayatında bir kâbus gibi duran ve önlerini kesen mevcut durum sosyal barışı da tehdit ediyor. Tek bir “finansal tercih hatası” yapmakla ticaret ve toplum hayatının dışına itilmiş milyonlarca insan, bu yaklaşımla adeta tekrar diriltilebilir. Belki de ekonomik gelişmeyi tetikleyecek insanlar bu “işi rast gitmemiş” müteşebbislerdir, kim bilir?

Bu borçlu, mağdur ve çaresiz teşebbüs ya da tüketim mağdurlarının borçlarını silmek ve onlara destek olmak, bilhassa Katılım bankaları için, felsefi zorunluluk ve sosyal bir ödevdir. Unutulmamalıdır ki zekât borçlulara da verilir.

Hükümetler şimdiye kadar, imar affı, matrah affı, vergi affı ve benzeri aflar çıkararak, varlıklı kişilerin varlıklarını korumaya ve artırmaya imkân hazırladı. Birazda tüm “itibarını ve ticari varlığını” kaybetmiş, eksiye düşmüş ve toplumda yarı-suçlu gibi yaşayan insanların sorunlarına eğilmelidir. Borç insanların sesini kısar, yıldırır, bezdirir adeta felç eder. Bunun için İslam dini mağdur ve mazlumların borçlularını silmeyi büyük sevap saymış; onlara Zekât vermeyi de farz kılmıştır.

Başka kurumların ihdas ettiği alacaklar ve tahsilat yöntemleri üzerine, yani zulüm üzerine birkaç yazı daha yazmayı planlıyorum.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ZAFER 03 Aralık 2019 20:30
Bankaların belirli bir süre içerisinde tahsil edemediği alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devretmeleri ,devletin ekonomiyi daha güzel , şirin göstermek adına vatandaşını , halkını faiz lobisinin kucağına atmak , sorunları halının altına süpürmek gibi bir şey aslında.Milyonların mağdur edildiği bir sistem.Tam 10 yıldır V.Y.Şirketleri mağduru olarak ekonomik özgürlüğümü alan,kısıtlayan kim varsa Hakkımı Helal ETMİYORUM.Dünyanın hiçbir yerinde ömür boyu borçlu kalmak gibi bir durum yok. %5-10 ‘ la aldıkları dosyaların anapara + faiziyle birlikte tamamını tahsil etmek , senden sonra kalacak
Hasan 03 Aralık 2019 14:47
Yahu Bankalar faiz kurumları ne zekatından ne sevabından bahsediyorsunuz. Faiz dinde helal oldu da bizim mi haberimiz yok.
mehmet çoğ 03 Aralık 2019 12:08
duyarlılığınıziçin teşekkürler emekliyim bağkurdan develete vergi borcum var ama af çıksada ödeyememem çünkü kredi alamıyorum acaba af çıkaran sistem bunu bankacılık sistemi ile entgre ederek bizim maaşlara bağlayabilir mi ödemeleri bağkur emeklilik sistemi gibi ne dersiniz saedece yasa çıkarmakla olmuyor parayı nerden bulursan bul deniyor zaten o para olsa borç ödenecek saygı ile mehmet çoğ edirne 0 506 314 0080
Takipci 03 Aralık 2019 11:55
Sayin Yazar, ozur dilerim ama, sizin bu yaziniz Avantacilik Kulturu'ne onemli bir katki olmus.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 10:18
Affın her şekline karşıyım bu ülke bugün AF nedeniyle bu hale geldi. Hep birileri mağdur edebiyatıyla malı götürdü namuslular cezasını ödedi. Bunda affa imza atanların vebali çok büyük. Sistem iyi kurgulanmalı riski garanti altına almalı 1997 yılında kredi kartı alamadım devlet memuru olarak şimdi ev hanımına üç kart var
hamza akyol 03 Aralık 2019 17:32
0
öncelikle öneri affın her şekli değil, bir şekli. Eğer yazıyı okursanız, bankaların batık kredilerini %3 gibi sattığı yazılı. müşteri ile bunun bir miktar daha üzerinde bir fiyata anlaşabilir. yazarın söylediği budur. Ancak, yazar Allah Rızası ile bankacılık uğraşısını karıştırmış. böyle karışıklıklar da türkiyede gayet normal. Ülke daha düzgün düşünenlerden oluşsaydı zaten durumumuz böyle olmazdı.
Metin 03 Aralık 2019 09:40
Teşekkür ederiz.Çok dogru insani şeyler yazmışsınız.Doların zıplaması,alacakların tahsil edilememisi,işlerin durması,bir çok iyniyetli insanı,firmayı vurdu.Varlıktan,yokluga düşmeyi Allah kimseye göstermesin.Bankalar çok kar ettiler yıllarca,insanlara yardımcı olsunlar.yönetimlerine deli paralar vermek yerine,müşterilerinin elinden tutsunlar
Hakan 03 Aralık 2019 02:30
2002 kapanan pamukbanka 13.87 tl faiz borcum kalmis, bana ne , banka extrasi, nede evrak gonderilmedi, aradan 15 yil sonra bu borc bana ihtar olarak, 3291 lira geldi. bu yapilan terbiyesizliktir. banka devlete devredilmis bende devlete calisan avukat ile anlasarak 14 lira borc icin 1000 tl odedim, Ben simdi, nasil sisteme guvenecegim. bir kac sozde tank palet fabrikasi icin ben soyleyecegim Sayin cumhurbaskani 50 milyon euro yatirim yapilacak diyor, Cumhurbaskanim bir vatandas olarak su aklima geliyor, 50 milyon euro icin, ozel ucaklarinizdan birini neden satmadiniz,
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:19
olayi islama baglamaya neden ihtiyac duyuyorsunuz?
Karar Okuru 03 Aralık 2019 10:51
0
Bu hakikaten doğulu kurnazlığı. Bankalar ile ilgili sorunlar bu anlayışla mı değerlendirilir. Bu ciddiyet ve güvenilirliği zedeler ama mezar görüp, çaput bağlayıp yatır oluşturan, önüne geleni baba figürü görüp bilinçsizce biat eden bir toplumda bu anlayış işe yarar. Özde bir sonuç çıkmasada dine atıf yapmak görünürlüğü arttırıyor, toplum ve kalite dibi boylarken !
Karar Okuru 03 Aralık 2019 01:07
Böyle af ve borç silmeler bütün zorluklara çözüm bularak, vergilerini ödeyen, işlerini ayakta tutan, aldığı krediyi ödeyenlere karşı bir yağmacılıktır. Ülkede böyle yağma ortamının oluşabileceği nedeni ile yabancı bankalar ve özel bankalar tedbir alıyorlar. Vergi afları ile vergilerini düzgün ödeyenleri aptal yerine koyarsanız güven kalmaz her şey daha kötü olur. Destek başkalarının sırtından geçinilmeden yapılmalıdır. Bir yazarınızın yazdığı gibi iş sonunda bugün iyi kötü ekmeğini çıkaranların ekmeğine göz koymaya mı geldi. Siyasi destekli yağmaya da devam edildikçe işler düzelmeyecek.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 03:43
4
Burada vergi affindan bahsedilmiyor...kamu veya özel banka alacaklari nin batan veya ödeme zorlugu ceken birey..sirketlerin kücuk alacaklarinin varlik sirketleri üzerinden degil direk banka kanaliyla % 10 ...% 20 ana alacak ödemeli cözüm....iyi analiz edilirse dogru cözüm....
Karar Okuru 03 Aralık 2019 10:58
0
Borç yapılandırmaları, mali aflar tabi uygulanabilir ve hakkaniyetli olursa yarar sağlar. İster üst ister alt gelir guruplarının yaratığı ekonomik kaybı, üstelik siyasi kayırmalı yağmacılığına göz yumarak ve zemin hazırlamak yükü düzgün çalışan ve sorumluluğu olmayanlara yıkmak ne dinen ne de ahlaken uygun değildir. Milyarlarca dolarlık yatırımlara aracılık ederek halkın sırtından menfaat devşirmek yaygındır bizim ortadoğuda
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:03
Hersey guzel ama borclar silinince baskalarida odememeye baslayak, bunu nasil onleyecegiz?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN