TFF’miz istikrarsızlıkta dünya şampiyonu

Dün Futbol Federasyonu’nun yeni başkanı seçildi… Gaziantepspor Kulübü eski Başkanı Mehmet Büyükekşi… İstikrarsız dönemin son başkanı Büyükekşi…

2019’dan bu yana 3 yılda 4. başkan olacak…

Son 20 yılda Haluk Ulusoy’dan sonra gelen 11. başkan…

Ne muhteşem bir istikrar değil mi?

Futbolumuz sahalarda küme düşerken, istikrarda dip yaparken, istikrarsızlıkta zirveye yerleşti…

Hiç değilse bir şampiyonluğumuz oldu dünyada…

***

Levent Bıçakçı, Hasan Doğan, Mahmut Özgener, Mehmet Ali Aydınlar, Hüsnü Güreli, Yıldırım Demirören, Hüsnü Güreli, Nihat Özdemir, Servet Yardımcı, ve Mehmet Büyükekşi…

İstikrarsız dönemin aranan adamı Hüsnü Güreli, iki defa başkanlık yaptı TFF’de. Birinde 26 gün, diğerinde çok daha uzun bir süre, tam 93 gün…

***

Arada 2012’den 2019’a kadar tam 7 yıl süren Yıldırım Demirören devri de var ama bu sürenin futbolumuzun en başarısız devirlerden biri olduğunu da söyleyebiliriz…

İstikrardan bile istikrarsızlık çıkarmayı başarmış bir ülke olduk…

Özerk TFF’nin en istikrarsız dönemi, bu dönem…

1976’dan sonraki istikrarsızlık ise TFF’nin özerk olmadığı dönemdeydi, başkanlar atamayla geliyordu…

***

1972-76 arası 6 yıl görev yapan efsane başkan Hasan Polat’tan sonra 1976’dan sonra 4 yılda gelen tam 11 federasyon başkanı atamayı başarmış, “yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız”…

Peki o dönem siyasi istikrarsızlık vardı zaten, yılda bir hükumet değişiyordu… Onlar da ilk iş, futbolu kurtarmak için kendilerini adamıştı…

Ayda bir federasyon başkanı ataması yapıyordu…

***

Türk sporuna verecek hiç bir şeyi olmayan bazı bakanlar, inanılmaz skandallara imza atıyordu…

ALTIN DÖNEM 'İKİ MEHMET ALİ DEVRİ'

Peki atamayla federasyon başkanı seçen Türkiye’den, 1991’den itibaren seçimle federasyon başkanı seçen bir ülkeye geçişin hiç mi etkisi olmayacak?…

Özerkliğin başında kıran kırana seçimlerin yapıldığı, istikrarın büyük ölçüde sağlandığı 90’lar, futbolun yükselişe geçtiği ve kısa zamanda meyvesini topladığı bir dönem…

Türk tarihinin bakanlık açısından altın dönemleri, iki Mehmet Ali devriydi. 1991’de Mehmet Ali Yılmaz, 2002’de Mehmet Ali Şahin…

1991’de Mehmet Ali Yılmaz’ın bakanlık dönemi, gerçek bir devrimdi… Şenes Erzik’in seçilmesiyle başlayan 8 yıllık yapılanma hem saha dışı reformların, hem de Alman Sepp Piontek’le milli takımlar bazında yapılanmanın dönemi oldu…

Havuz sistemi, naklen yayınlar, eğitim, Antrenörler Derneği, Kulüpler Birliği’nin temelleri atıldı…

***

A Genç Milli Takımı’mız Serpil Hamdi Tüzün’le Avrupa Şampiyonu oldu…

Milli Takım, Fatih Terim’le 96’da Avrupa Şampiyonası finallerine katılma hakkı elde etti…

2000’de de Mustafa Denizli ile Avrupa Şampiyonası finallerine katılmakla kalmadı çeyrek final de oynadı…

ERZİK-ULUSOY YÜKSELİŞ DÖNEMİ

2002’de de yükselişin zirvesini yaşadık. Milli Takım, Şenol Güneş’le ilk defa Dünya Kupası finallerine katıldı ve Dünya Üçüncüsü oldu…

Yetmedi 2003’te de kıta şampiyonu ülkelerin katıldığı Konfederasyon Kupası Üçüncüsü oldu…

Bu son iki başarıda da 8 yıl TFF Başkanlığı yapan Haluk Ulusoy dönemiydi…

***

Keza 2008’de Fatih Terim’le yarıfinal oynadığımız Avrupa Şampiyonası’na yükselten başkan da Ulusoy’du, finallere götüren ise yeni başkan seçilen merhum Hasan Doğan’dı…

Atama gibi seçimlerin yapıldığı 2010’dan sonraki istikrarsızlığa ne demeliyiz?..

Türk futbolunu şahlandıran özerklik giderse sonuçlar ne olur, işte en somut örnekleriyle ortada…

'BAŞBAKAN DA SENİ KOKLAMIŞ'...

1977-79 Rahmetli Bülent Ecevit hükümeti... Gençlik ve Spor Bakanı da Yüksel Çakmur...

Özerk olmadığı için de federasyon başkanı seçimle değil atamayla geliyor.

Tam 9 kere başkan değişiyor. Ortalama çalışma süreleri 4 ay...

Bakan Çakmur, TBMM’de muhalefet partilerince eleştiri bombardımanına tutuluyor.

‘Göreve getiriyorum, başarılı olamayınca da değiştiriyorum. Ne yapayım yani, kavun mu ki koklayayım’ diyor.

Bu komik savunma karşısında muhalefet sıralarından sesler yükseliyor: ‘Anlaşılan başbakan da seni koklamamış...’

***

Sayalım 6 yıl görev yapan Hasan Polat’tan sonraki başkanları…1976 Firuzan Tekil, 1977 Sabahattin Erman, sadece 41 gün,

1977 İbrahim İskeçe 167 gün, 1978 Sahir Gürkan 203 gün, 1978 Güngör Sayarı 106 gün, 1979 Cemal Saltık 211 gün.

1980 yeniden ibrahim İskeçe bu sefer 178 gün, 1980 Doğan Andaç 32 gün, 1980-84 Tümgeneral Yılmaz Tokatlı 4 yıl…

12 Eylül 1980 darbe dönemi, arada istikrarlı bir dönem.

Tabii emir komuta zinciri olunca demek ki istikrar sağlanmış…

***

Gerçek istikrarlı dönem, 8 yıllık Şenes Erzik devri, futbolumuz için altın dönemdi…

Sonra da onu tamamlayan ve saha sonuçlarının en iyi dönemi 6+2’lik toplam 8 yıllık Haluk Ulusoy devri…

Şu gelinen noktaya ve yaşanan istikrarsızlığa bir bakın; hangi birinin Yüksel Çakmur ve döneminden farkı var ki?

***

2002 sürecinden sonra da hükumette istikrar vardı… Mehmet Ali Şahin, Türk tarihinin en uzun süre bakanlık yapan bir isim oldu…

Türk sporu adına yapılması gereken neredeyse her şeye el atıldı, futbolun dışındaki bütün branşlar da özerkleştirildi…

Sporu şahlandıracak sağlam temeller atıldı.

Ondan sonra da 2007’den 2022’ye kadar tam bir bakan istikrarsızlığı yaşandı… 6 bakan değişti, haliyle bu, federasyon başkanlarına da yansıdı…

İDARECİ DEĞİL, YÖNETİCİ OLMALI

İstikrarsızlık her alana yayıldı…Sadece futbol değil, bütün federasyonlar kaynayan kazan oldu…

Federasyon öyle, kulüpler aynı… Hoca değişiklikleri, içerde dışarda madara olmalar, UEFA ve FİFA’da, Tahkim Kurulu ve CAS’ta mahkûmiyetler…

Milyonlarca dolar tazminatlar, feda edilen servetler, batırılan kulüpler, tükenişi oynayan milli takımlar…

***

Nihat Özdemir’in 3 yıl süren başkanlığından sonra hakemlerle ilgili deprem, onu da aldı götürdü.

Yerine gelen Servet Yardımcı, adeta seçim başkanlığı yaparak görevi yeni seçilen Mehmet Büyükekşi’ye devretti…

Büyükekşi ve arkadaşlarının samimi projeleri vardır kuşkusuz…

Ancak yabancı sınırlamasının yeniden aşındırılacağının mesajını vermesi hiç de uygun olmadı…

***

Elbette ki, TFF, Kulüpler Birliği, kulüpler ve diğer bütün paydaşlar futbolu birlikte yönetmeli…

Ancak yabancı yorumu, kulüplerin dayatması…Biz başkanın yönetici olmasını arzu ediyoruz, idareci değil…

Yani hayırlı da olsa hiç bir kararın arkasında duramayacak kukla bir federasyon olursa yazık futbolumuza…

Yap boz tahtasını karalamaya devam olmamalı…

Hayırlı olsun…

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum