Back To Top
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?

Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?

 - Son Güncelleme: 23.07.2018 Pazartesi 01:11
- A +

Yönetim modelleri bağlamında yapılan tartışmaların belli bir noktadan sonra din eksenli bir istikamete evrilmesi maalesef kaçınılmaz bir durum. Eğer demokratik yönetim modelinden söz ediyorsanız, bazı zihinlerde şablon halinde hazır bulunan “Demokrasi Batı icadıdır, dolayısıyla İslam’la uzaktan yakından alakası yoktur” benzeri reddiyeci bir anlayışla karşılaşmanız kaçınılmazdır.

Evet demokrasi Batı kültüründe geliştirilmiş bir sistemin adıdır. Batı dünyası bedeli ağır olan büyük acılardan sonra halkın katılımının esas olduğu, hukukun üstünlüğüne dayalı, kuvvetler ayrılığı gibi evrensel normları içeren bir sistem kurmayı başarmıştır. Esas itibarıyla baktığımızda yönetenlerin gücünü halktan aldığı demokratik model özünde İslam’daki şura sistemiyle aynı prensiplere sahiptir.

***

Unutmayalım, Allah vahiy alan peygamberine bile siyasi ve kamusal alandaki işlerle ilgili danışarak bir karara varmasını tavsiye etmiştir. Prof. Dr. Adem Çaylak, bu konuda şöyle bir değerlendirmede bulunuyor: “İslam peygamberinin, yirmiye yakın istişare uygulamasında çıkan sonucu kabullendiği bilinmektedir. Örnek olarak Uhud savaşında istişare sonucunun yanlış olduğunu bile bile istişareden çıkan sonucu kabullenmek durumunda kalmıştır. Dolayısıyla şura, tavsiye niteliğinde bir mekanizma değil, sonuçları yöneticiler başta olmak üzere toplumun her üyesini bağlayan bir karar alma sürecidir. Bu şuranın, tam ve doğrudan katılımlı bir demokratik süreç olduğunun göstergesidir.” Uhud savaşıyla ilgili istişarenin sonuçları olumsuz olmasına rağmen, Allah’ın Hz. Peygambere hitaben söylediği tavsiyedeki hikmete daha da yakından bakmakta yarar var: “Toplum ve yönetimle ilgili işlerde onlara danışmaya devam et.” (Ali İmran, 159)

Dolayısıyla İslam’la demokrasi arasında fark arayışı çok da anlamlı değildir. Zira yönetim işi tamamen Müslümanların aklına ve içtihadına bırakılmıştır. Bu bağlamda bir yönetim modeli teknik anlamda kim tarafından üretilmiş olursa olsun, esas olan evrensel ahlak kurallarının sağlanması, adaletin tesisi ve zulmün önlenmesidir. Ayrıca unutmamak gerekiyor ki, siyasi ve hukuki alan her zaman değişime açıktır.

Evet din doğrudan pozitif hukuka ve günlük siyasete müdahil değildir ama siyasetin ve hukukun içinde var olması gereken ahlak, dinin özünde mevcuttur. Bireysel anlamda insanların birbirleriyle ilişkilerinde ahlaklı ya da ahlakdışı davranmaları belli sayıda insanları etkiler. Ancak siyaset ve hukuk ahlaki kuralları yok sayarsa, yönetim sürecinde ortaya çıkacak sonuçlar milyonları etkileme kabiliyetine sahiptir. Bir başka deyişle hukuku ve siyaseti bağlayan ahlaki kurallar zaafa uğrarsa adalet tecelli etmez, adalet olmazsa insanların hakkını-hukukunu, ırzını, canını, aklını ve dinini koruyacak bir güç olmaz ve zulüm kaçınılmaz hale gelir.

İşte tam da bu yüzden İslam bireysel ahlaktan çok, sosyal ve siyasi ahlaka önem vermiştir. Kur’an’ın “Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l münker” ilkesi, bu manada hem Müslümanlara, hem de bütün insanlığa karşı bir sorumluluğa işaret etmektedir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, günümüz dünyasında  Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin korumayı amaç edindiği  hakların, İslam’ın korumayı emrettiği haklarla aynı olduğu gerçeğinin altını çizmek gerekiyor. Burada Kur’an’ın evrensel ahlaki sorumluluğa işaret eden şu ayetini zikretmekte yarar var: “Ey müminler! Kendinizin, anne-babanızın aleyhine de olsa, bütün gücünüz ve samimiyetinizle hep adalet ve hakkaniyetten yana olun, Allah için doğru şahitlik yapın. Şahitlik konusunda insanların zengin veya fakir olmasını dikkate alarak adalet ve hakkaniyetten sapmayın. (Yani zenginin gözüne girmek yahut yoksula merhamet etmek uğruna hak ve hakikati söylemekten kaçınmayın) Şahitlikte öncelikle dikkate alınması gereken husus, insanların durumları, konumları değil, Allah’ın adaletten ayrılmama emridir...(Nisa, 4/135)

***

İslam-Demokrasi bağlamındaki değerlendirmelerde, İslam’ın demokrasiye indirgenmesi gibi yanlış bir algıya da işaret etmekte yarar var. Hemen belirtelim, İslam’ın kesinlikle demokrasi, monarşi, krallık ya da sultanlık gibi bir yönetim tarifi yok. Sistemin adı her ne olursa olsun, din için önemli olan adaletin sağlanması, insanların haklarının, özgürlüklerinin korunması ve zulmün önlenmesidir. Yani din sistemin adına değil, ilkelere bakar...

Keşke Müslümanlar demokrasi reddiyeciliğine harcadıkları mesainin bir bölümünü, İslam’ın evrensel mesajını anlamak için harcayabilseler...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yengeç Isırmaz 24 Temmuz 2018 16:17
Demokrasiyi teride çok hoş bulsak bile ileri demokrasilerde bile tam uygulama sahası bulamadığı aşikar. USA mı DE mı çok demokrat? Bir sürü kartelin değişik şekillerde ekonomik sömürüsüne ve kanuna müdahalesine velhasıl vahşi kapitalizme demokrasi çare olamadı. Olması teklif dahi edilemezken ne diye komplekse girelim?
'Hemen belirtelim, İslam’ın kesinlikle demokrasi, monarşi, krallık ya da sultanlık gibi bir yönetim tarifi yok.' (...) NEDEN YOK?!.. bak, buna -doğru veya yanlış- ama tuhaf olmayan (tutarlı) bir cevap ver; buradan başla, savrulup durmaktan kurtulursun. diğer türlü, biri çıkıp sorsa, ekonomik olarak zengin, adaletine toplumu razı etmiş, hukukuna ve diğer müesseselerine hitap ettiği toplum tarafından itimat edilen, bilimde ileri bir cemiyet, dediğin gibi 'tamam' olursa, AYRICA MÜSLÜMAN OLMAYA NE GEREK VAR; dimi!..
KARAR OKURU 24 Temmuz 2018 08:40
İslam demokrasiye karşıdır diyenlerin bazıları almanyada ,kanada da ve diğer batı ülkelerinde yaşayıp biz burada çok rahatız ,sosyal haklarımız çok ,çocuklarımız çok iyi eğitim alıyor neden türkiye ye dönelim diyor : hristiyan bir toplumda hatta devlette yaşamayı müslüman bir toplumda ya da adı islami olan bir rejimde yaşamaya tercih ediyor ve hiçbir çelişki hissetmiyor ,neden acaba ?
I. Dünya savaşından sonra Türkiye'den başka bütün İslam ülkeleri Batılıların işgali altındaydı. Ama her nasılsa hepsi "savaşmadan" istiklaline kavuştu!.. Çakma istiklal yüzünden, aslında her biri birer sömürge olan o ülkelerde olup bitenleri anlamakta zorluk çekiyor ve "dış güç" tabirini abartılı buluyoruz. Aslında dış güç dediğimiz şey çakma bağımsız İslam ülkelerindeki yegane güçtür. Şimdi biz, çakma bağımsız ülkelerin demokrasi sorunları üzerine derin analizler yapıyoruz. Havanda su dövmek bu olsa gerek... Not: İşgali püskürtm
KARAR OKURU 25 Temmuz 2018 08:19
0
Türk vatandaşları da mı çakma bsğımsız ,onlar niye batıda yaşıyır ve kalıyor : akil insan hülyankoçyiğitin torunu bile abd de doğum yapıyor .ne zengin varlıklı kesimin çocukları torunlarının yurtdışında doğmasını istiyor :
Bir dakika 3 23 Temmuz 2018 18:33
Diyor buyrun size gayet demokratik ve Allah'ın hükümlerine meydan okuyan bir karar . Bir de adalet kavramı gibi gayet subjektif kavramlar üzerinden gönül oksuyan cümleler kuruyorsunuz dünya üzerinde hangi parti ,grup ,din , cemaat vs adalet getirmeyeceğini iddia ediyor vesselam
Bir dakika 2 23 Temmuz 2018 18:30
İki seçenek hakkında istişare de bulunulmuştur demokrasi böyle bir şey sunuyor mu ? Demokrasinin merkezini çoğunluğunun verdiği karar uygulanır prensibi oluşturur sizi bir soru Lut kavmini düşünün neredeyse tamamının sapkın oldugu bir kavim bu kavim demokratik ilkeleri sindirmiş ve her özgür bireyi farklı bir cinsel yönelim de bulunmuş ve artık kendi hukuk kurallarına hemcinslerin evlenmesine izin veren bir kanun eklenmesini talep ediyorlar ve onların demokratik ilkeleri sindirmiş yöneticisi diyor ki bu onemli karar en demokratik biçimde referandum ile eklenebil
Bir dakika 23 Temmuz 2018 18:23
Sayın yazar bir süredir bu konu üzerinde durduğunuz yazılarınızı okuyorum , demokrasi kavramını bu kadar pembelestirme gucunuz takdire şayan ama anlayamadığım nokta şu toptancılığı reddederken en alasini kendiniz yapmanız misal İslam dünyası demokrasi sırf batıdan geldiği için demokrasiyi reddediyormus sizin iddianız bu yönde ya bu konudaki teorik eleştirileri okumadınız yada gerçeği manipüle etme pesindesiniz ve şura ve demokrasi karşılaştırmalarınıza ne demeli neymiş efendim Uhud savaşında istişare kararı belirlemiş doğrudur ama burada İslam
Semsur 23 Temmuz 2018 15:58
Israrli islam bir yönetim biçimi onermemistir tekrari tuhaf. Sunmustur ve uygulamistir. Uygulamalarinda demokrasi denen lastik sisteme benzemeyen çok yönü var. Bi kere seçim sistemi tamami farkli. Adalet hukuk eşitlik gibi evrensel haklar uzerinden ne oldugu halen anlasilmamis yada herkesin kendine yonttugu demokrasiyi islami sisteme alternatif gibi göstermekte isin diger tuhaf yani. Gaye : hukuk adalet vs ise islam yetmiyormu ? Ki surekli avrupa demokrasisine vurgu yapiyorsunuz. Konu sistem degil muslumanlarsa bu baska konu. .Islami bir sistem nasil olmaliyi konuşsaydiniz bunca
Kararlı 23 Temmuz 2018 15:40
Sayın ocaktan kafanızda nasıl bir demokrasi hayali var bilemiyoruz ama ön şart olarak koyduğunuz adalet hakkaniyet vs zaten bütün yönetim sistemlerinin içinde var. Olmasa iddiası bile olmazdı. Sorun uygulayıcıların yetiştirilmesi. Hem bu uzlaştırma çabanızı anlayabilmiş değiliz. Birilerine cevap olarak yazıldığı anlaşılan bu yazınız sizin şahsi meseleniz. Bu gazeteyi okuyanların böyle bir meselesi yok ki. Öfkesine hakim olamayan, kendini alacaklı hisseden bir Mehmet Ocaktan nasıl demokrat olabilir ki. Demokrasisi vicdanına kalmış o da eksik. Selam ile
İnsiyator. .. 23 Temmuz 2018 14:31
Yalnızca TEOLOJİK olarak yaklasirsak işimiz çok fakat olmalı mı. Olmalı. Yaradan Cennetı 8 kapılı yapmiş. .kim nereyi Hak etmişse o kapıdan girer. .İNSANA Hizmette kim zirveye çıkarsa (Hak namına Peygamberimiz yoluyla ) o kişi İNSANLIK ZİRVESİNE çıkar. .Melekler de öyle degilmiydi. .Yaradılışta. !!..Kısaca İnsana Hizmet Hakka Hizmettir. İhanet ise yine Hakka ihanettir. .(demokraside bunun içindedir. )..ama kaybolur yetmez felsefik derinliği. :))..yobazlarimiz örnek değildir. :).Mevlana, Hacibektas veli vb orneklerimizdir .Acizane
Demokrasi "Batı dünyası bedeli ağır olan büyük acılardan sonra" bulunmadı. Batı, acılarına çare olarak, dini; sosyal her alandan dışlayıp, kişisel hayata hapseden jakoben laikliği buldu. Batı ile acılarımız bir olmadığı için, bizi geren bu jakoben laiklik anlayışıdır, demokrasi değildir. Demokrasi, her defasında sekülerizm ve laikliğin ev sahibiymiş gibi dayatıldığı için Müslümanlara ikrah ettirildi. Kabahat kalın kafalı Müslümanlıkta değil, çakma Batıcılılktadır.
iyildiz 23 Temmuz 2018 13:43
"Esas itibarıyla baktığımızda yönetenlerin gücünü halktan aldığı demokratik model özünde İslam’daki şura sistemiyle aynı prensiplere sahiptir"... Demokrasi, parmak hesabına dayanır...İSLAM'a aykırı bir şey parmak hesabına göre oylanırsa ve netice İSLAM dışı çıkarsa ne olacak... Kendi dininize tam olarak güvenemediğiniz için, batının kulvarlarında koşuyorsunuz ve komplekslerden kurtulamıyorsunuz...Demokrasi ile İSLAM'ı uyuşturmaya harcadığınız mesaiyi, "İSLAMİ YÖNETİM NASIL OLMALI" ya harcasaydınız, daha hayırlı bir iş yapmış olurdu
EMG 23 Temmuz 2018 22:03
4
Mükemmel
KARAR OKURU 23 Temmuz 2018 12:53
İslami uygulamada şura'ya kimler katılır? Mesela Hz. Ömer 6 kisilik bir heyete havale etmisti halife secimini. Yine peygamber bahsettiniz örneklerde acaba herkese tek tek sordu mu demokratik sistemde oldugu gibi? Yoksa işi bilenlerle mi istisare etti? Uzun bir tarihin sadece bi diliminde yani Modern bir uygulamayi evrensel saymak biraz haddi aşmak olmaz mi? Eflatun ve Aristo demokrasiyi erdeme ulaşmanin önünde engel goruyorlardi sşimdikiler de vazgecilmez buluyor. Hangisi dogru acaba? Şura'yı biraz calişmak gerekiyor...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2018 12:28
devletin dini olmamalı.. bireylerin dini olabilir.. birey ateist de olabilir. müslüman da.. hristiyan da..
Pabucumun tarafsızlığı... 23 Temmuz 2018 21:52
5
12:28, Devlet dinsiz olmalı demek, ateist bir bakış açısıdır. Yani devlet ateist kafayla yönetilince tarafsız mı oluyor?.. Pabucumun tarafsızlığı...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2018 12:19
Arabistan islamı Osmanlı'yı arkadan vururken meşveret mi yapmıştı, İngiliz altınlarına mı tapmıştı? El cevap...
KARAR OKURU 23 Temmuz 2018 23:22
4
Arabistan İslamı, aptalca bir söz. Bizi arkadan vuran Ermenilerden bahsederken Kudüs Hristiyanlığı mı diyorsun?..
KARAR OKURU 24 Temmuz 2018 13:24
0
Sn KO 23:22, saçmalamayı bırak ta cevap ver, n'oooolur? Haçlı seferleri ne güne duruyor? '....aptalca söz' nerene battı? El cevap...
KARAR OKURU 24 Temmuz 2018 21:04
1
Okur yazar olmak cahilliğe mani değilmiş. Yoksa okuyup yazabilen biri başka türlü Arabistan İslamı diye bir cümle kurmaz. Hele hele Haçlı sefelerinecKudüs Hristiyanlıpı demek ayrı bir garabet.
KARAR OKURU 26 Temmuz 2018 10:57
0
KO 21:04; oku, anla artık, cahil-mahil edebiyatı ile geldiğin yer, yer değildir. '' Hayır öyleyse, tarihin görüp görebileceği en büyük askeri-sosyolojik-siyasi ihanetini gördüğünüz Arabın .....' Kaynak Yeniçağ: Yunanistan'ın küllerinden doğan "kötülük" - Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU 26.07.2018'
Adem yolcu 23 Temmuz 2018 11:59
Lütfen bütün aptallığımızıkutsallarla açıklamaya çalışmayın sadece sağduyu ahlak vicdan yeterli
emin 23 Temmuz 2018 11:51
Müslümanların başındaki kişi müslüman olmalıdır. Demokratik yollarla bir gayri-müslim de müslümanların başına geçebiliyor. Demokrasinin bir çok iyi tarafı olabilir ama İslamla bağdaşması mümkün değildir. İslam seçimi onaylıyor ama herkese seçme ve seçilme hakkı vermiyor.
metin p. 23 Temmuz 2018 10:36
Sadra şifa bir makale.Epey bir zamandır böyle bir makale okumamıştık sayın ocaktandan.Aslında isim koymadan yönetim teorilerini tartışmak lazım.Esas olan adalet,eşitlik,özveri,hak ve hukukunu arayan bir bireyin hiçbir engelle karşılaşmadan hakkını almasıdır.Bana göre de bu İslam şeriatıdır.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2018 08:36
Uzlaşma olması için oncesinde anlaşmazlık olmalidır. Gerçek islamın demokrasi ile bagdaşmaz hic bir yanı yoktur, hak hukuk adalet içerir. Ancak islam cografyasında bu gun var olan uzlaşmaz, katı, şekilci uydurulmuş anlayış egemen oldukça ne demokrasiyi yaşar ne de bu gun olduğu gibi iki yakası bir araya gelir.
Gurel ASIK 23 Temmuz 2018 02:38
Islamiyetin islettigi mesveret istişare demokrasi yolcusunun ulasabilecegi en yuksek zirvedir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN