Back To Top
‘Haysiyetli siyaset’ ve olası tehlikeler

‘Haysiyetli siyaset’ ve olası tehlikeler

 - Son Güncelleme: 31.05.2019 Cuma 08:56
- A +

Başlıktaki “Haysiyetli siyaset” kavramı, önemli bir siyaset bilimci olan Hannah Arendt’e ait bir kavramdır. O tam bir liberal olmakla birlikte, aynı zamanda edebi bir entelektüeldir. Sokrates gibi Arendt de her zaman düşünmüş ve düşüncelerinin onu götürdüğü yere gitmiştir. Totaliterizmin korkunç yüzüne sık sık ayna tutan Arendt, “Siyasette yalan” adlı eserinde haysiyetli siyasetin karşılaşabileceği olası tehlikelere dikkat çekmiş ve detaylı bir şekilde analiz etmiştir. Sistemli yalanlar üzerine değerlendirmelerde bulunan Arendt, bu yalanların hakiki gerçekliğe olası zararlarını tartışır. 1967’de dile getirdiği siyasete ilişkin görüşleri adeta bugün yazılmış gibi günceldir. “Siyasette Yalan” adlı eserinde Arendt şunları söylüyor: “Doğruların tartışıldığı bir ortamda ve doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin arasında fikir özgürlüğü fonksiyonunu yitirmekte, gülünç bir kavrama dönüşmektedir.”  

***

Maalesef totaliter rejimlerde alenen söylenen yalanlar, bugün de çağımızın siyasetçileri tarafından adeta alternatif bir gerçeklik olarak takdim edilerek kitlelerin zihnine boca edilmektedir. Yani popülist yalanlar, halen bütün dünyada yükseliş trendinde bulunan popülizmin en cazip siyasi argümanı haline gelmiş bulunmaktadır. 

Kuşkusuz günümüz siyaseti için esas tehlike, sadece yalanların hakikatmiş gibi sunulması değil, hayatı algılama biçimimizdeki ‘doğru’ ve ‘yanlış’ kategorilerinin tahrip edilmesidir. Çünkü siyasette yalan söyleme öylesine sınırsız bir hale gelmiş bulunuyor ki, kitlelerin yalana karşı herhangi bir refleks vermeye mecali bile bulunmamaktadır. 

Gücü elinde bulunduranların yalanı gerçeğe katma çabalarının yarattığı esas tehlike, nihilizm ve politik kayıtsızlıktır. Zira zihinlerde giderek yerleşik hale gelmeye başlayan, çirkinlik ve yalanların hakim olduğu siyasetle hiçbir şeyin değişmeyeceği kanaati, müthiş bir toplumsal travmaya yol açmaktadır. 

İşte tam da bu yüzden “haysiyetli siyaset”e sahip çıkarak, içinde bulunduğumuz zamanın karanlık gerçekleriyle yüzleşmeye şiddetle ihtiyaç vardır. 

İnsanları siyaset konusunda umutsuzluğa sürükleyen en önemli etkenlerden birisi de, normal siyasi muarızlığın giderek bir düşmanlaştırma üzerine bina ediliyor hale gelmesidir. Elbette siyaset sosyolojisinin belli bir politik karşıtlıkla izah edilmesi normaldir. Nitekim Alman siyaset bilimci Carl Schmitt politik olanı dost-düşman karşıtlığı tabanında anlatmaya çalışır. Schmitt’e göre “siyasal düşmanın ahlaki açıdan kötü, estetik açıdan çirkin ya da ekonomik anlamda rakip olması gerekmez; hatta siyasal düşmanla iş yapmak avantajlı bile gözükebilir. Önemli olan, siyasal düşmanın öteki, yabancı olmasıdır.” (Carl Schmitt, Siyasal Kavramı…, s. 47) 

***

Maalesef yaşadığımız dönemde “biz” ve “onları”, doğru ve yanlış üzerinden tarif etmeye kalkan bir siyasal anlayış hakim durumdadır. Siyaseti dost-düşman üzerinden kurgulayan bu anlayışın sonucunda ise özellikle popülist söylemin temsilcileri, kendileri dışındaki bütün siyasal yapıları “hain” kategorisi içinde görmeye başlar. 

Çünkü popülist liderlerin diliyle konuşmayan bütün liderler tehlikelidir, eğer kendileri yoksa memleket ‘beka’ tehlikesiyle karşı karşıyadır. Mesela günümüzde popülizmin en önemli temsilcilerinden olan olan Trump, Orban, Putin vb. liderlerin gözünde, demokratik değerleri savunan siyasetçiler bir bakıma ihanet içindedirler. 

Yaşadığımız çağın en başat siyaseti haline gelen popülist söylem, ne yazık ki “haysiyetli siyaset”i öldüren bir mekanizma haline dönüşmüş bulunuyor. Kabul etmek gerekiyor ki siyasal olanın, sadece “biz varsak memleket güven içindedir” anlayışına indirgenmesi günümüzün sağ siyasetinin en önemli özelliklerinden birisi haline gelmiştir. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 02:20
''Burası Konstantinapol değil ama burayı böyle görmek isteyenler var. Böyle görmek isteyenlere karşı 22 günümüz var" Bu sözü söyleyen ve Yargı reformu Strateji belgesini açıklayan aynı kişi.. Bu şartlarda hangi reformu getirirseniz getirin buna yöneticiler ne kadar uyacak veya uygulanacak.. önemli olan Hukukun üstünlüğüdür Cumhurbaşkanından tüm vatandaşlara kanunun eşit uygulanacagıdır.. Bu yoksa ne getirirseniz getirin hiç bir inandırıcılığı olmayacaktır..
KARAR OKURU 01 Haziran 2019 11:06
Çok beğendim ❤
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 21:35
Harikulade bir köşe yazısı. Geniş bir yelpazede her rengin zenginliğini barış ve eşgüdüm içinde sürdüreceğinin zor ve imkansız olmadığının ispatı bir yazı. Huzur layık olana zor değildir. Bilinç ve emekle saydam ve saygın merhaleler inşa edilebilir, elzem icraatlar tesis edilebilir. Butlan olmayan tek ortam hür ortamdır.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 21:21
Gerçekliğin dilinden damıtılan nefis bir yazı. Kelimeler organik temalar berrak Mesajlar ibretamiz ve kucaklayıcı. Kaleminize sağlık.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 19:43
Gücü elinde bulunduranların yalanı gerçek gibi sunmalarındaki tehlike olarak gördüğünüz politik kayıtsızlık 31 Mart seçimlerinde kendini göstermiştir. Ancak bunun nedenini kavrayacak entellektüel birikimden uzak olanlar , onları sandığa çekmek için sözüm ona özel bir gayret içindeler. Yazınızın tamamı açık açık belirmeseniz de cumhur ittifakı nın fotoğrafı niteliğinde. Ancak bunu algılayabilecek bir tek kişi bile yok aralarında. Yazılarınızı okudukça nasıl olmuş da sağ siyaset içine yer aldınız şaşıyorum.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 14:16
Ülkemiz de dahil ortadoğu/asya coğrafyasında politika yalan kandırmaca ve kutuplaştırma üzerinde cereyan ediyor. Ak parti, ilk 10 sene bu coğrafyada parmakla gösterilen bir siyasa izledi ama sonra eski tarz siyasetçilerden daha beter hale geldi. Çok önemli bir fırsatı tepmiş olduk böylece.
E.K 31 Mayıs 2019 13:06
Sn Ocaktan'in yazilari ufuk acicidir genelikle. Yine guzel bir yazi..Siyasilerin icinde mutlaka onurlu insanlar vardir..Isini durust yapan, hak yemeyenler vardir. .. Ancak, 31 Mart Seciminin iptal edilis bicimi Akp siyasetinin sn yazarin bahsettigi "haysiyet" ile fazla bir ilgisi yok gibi gorunuyor..! Camii avlularinda, Ramazan gunde insanlari hirsizlikla falan suclamak, haysiyetli bir davranis mi? Siyasi rakiblerini hain olarak nitelemek haysiyet ile bagdasir mi?.....
Haysiyetli siyaset olabilmesi için siyaset ahlakı oluşturulmalı..Bunun içinde halktan kabul görmüş siyasetçilerin de uygumak zorunda hissettiği kurallar konmalı.. Yazılı olmayan ama seçmeni kazanmak için mecbur hissettiren..Bu bozulmuşluk ciddi tedbirler alınmazsa vehameti daha da artacaktır.Uygulanabilir mi? Akp nin ilk zamanlarında belki ama şimdi pek de mümkün görünmüyor..insanlık adına menfaatleri bir kenara bırakıp cesaret gösterecek siyasetçilere duyrulur...
METİN P. 31 Mayıs 2019 11:59
ANCAK HAYSİYEKLİ ADAMLAR HAYSİYETLİ SİYASET YAPAR.NAMUS,DİN İMAN VE YERLİ KÜLTÜRÜ İNKAR EDEN BATI TAKLİTÇİLERİ HAYSİYETLİ VE ŞEREFLİ SİYASET YAPAMAZLAR.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 15:18
0
Bu yorumu yapmak için kullandığın bilgisayardan klavyeye kadar hepsi batı kültürünün eseri, bunlar kullanmakta bir yanlış görmemen esef verici. Bakış açına göre bunları da kullanmamak gerekir ne de olsa bunlarda dini imanı yerli kültür reddetenen insanlar tarafından icat edilmiş aletler. "Hak ile sabır dileyip, bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlakla çalışıp, bizi geçen de bizdendir." Ahi Evran
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 11:02
Haysiyetli siyasetten nasibini almamis cümle yalakaya duyrulur.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 10:40
karar haber twitterda o kadar soylu haberi var ki. takibi bıraktım
Karar Okuru 1 31 Mayıs 2019 10:02
Ekrem İmamoğlu’yla ilgili iktidar medyası ve taraftarları tarafından yapılan bir sürü yalan haber var. En son konuşmasının bir kısmını makaslayıp ülkeyi terör örgütleri ve dış güçlerle birlikte yöneteceğiz dediği şeklinde yapılan haber gibi. Bu yalan haberi izleyip, Ekrem Beyi suçlayan esnafa haberin doğrusunu anlatmaya çalışırken bu seferde vatandaşı tokatladı iftirasıyla karşı karşıya kaldı. En kötüsü bu ve benzeri yalan haberleri sosyal medya paylaşanlar en yakın dostlarım, akrabalarım.
karar 31 Mayıs 2019 13:06
0
fetöyle uzun bir yolculuk ve bolca ıslama elbette onların bazı vasıflarının bulaşmasına yol açar.olan da bu zaten.
Oz 31 Mayıs 2019 16:46
7
Fetö, pkk ve dış güçlerle ilgili olarak bir değerlendirmeniz var mı diye sorulan bir soruya, canları cehenneme diye ilk cümleye girilir, gelin birlikte yönetelim diye değil. Onu sormayın üzülüyorum, bunu sormayın şimdi sırası mı? Dalgasını geçiyor resmen, çocuk oyununa çevirdi. Soruyorum size, yukarıdaki soruya ne cevap verdi Ekrem bey? Makaslama pespayeliğini düzenleyene lanet olsun. Emrolunduğu gibi dosdoğru olamadığımız için, muhatap olduğumuz kişilere, seviyeye bakıyorum da, yazıklar olsun bize.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 19:55
0
Markette yan kasa mı? Oz bey! biz ak partiden önce her gün yağ tüp kuyruklarındaydık mahalleler aç mezarlarıyla doluydu belki de biraz daha algılarla oynarsak mağaralarda yaşadığımıza söyleyebiliriz hiçbir iktidar döneminde vatandaşın yağ, tüp kuyruğundan bahsettiğini duymadım şimdi gençler yağ tüp kuyruklarını anlatıyor nur yüzlü dedeler, nineler imamoğlu hırsız deyip yalana, iftiraya ortak oluyor, bu kadar yalan ve iftiranın toplumu dejenere etmediğini mi söylüyorsunuz peki bunların sorumlusu kim?
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 20:06
0
Oz bey muhataptan kastınız bizsek sizi esefle kınıyorum. Hem siz kimsiniz ki klavye başından seviye ölçüp, insanları aşağılıyorsunuz. Eğer seviyemizi beğenmiyorsanız bizimle muhatap olma veya yorum zorunluluğunuz da yok.
Karar okuru 2 31 Mayıs 2019 10:05
Bu yalan ve iftiraya sahip çıkıp destekleyen en yakınınızdaki kişiler olunca üzüntünüz iki kat artıyor hem de bu kişilere karşı büyük bir güven kaybı yaşıyorsunuz. Belki ideolojik saplantısı belki de menfaati için iftiraya sahip çıkan birileri, aynı şekilde bana da iftira atabilir ya da yalanlarla beni kandıra bilir diye düşünüyorsunuz. Adil ve dürüst bir insanın ne pahasına olursa olsun bu kadar yalan ve iftira atan bir iktidarı desteklemesine ihtimal yok.
karar okuru 3 31 Mayıs 2019 10:03
Acaba bu insanlar hep mi böyleydi, yoksa son senelerde yaşanan ahlaki yozlaşma mı onları bu hale getirdi? İktidarın bu ülkeye ve dindar insanlara yaptığı en büyük kötülük ağacın gövdesini büyütürken, ağacı içten çürütüp dindar insanları yozlaştırması olmuştur. İktidarlar geçicidir, hayatımız gibi… Bu kadar yalan ve iftirayı atan veya bunlara destek verirken vicdanınızı rafa kaldırmış olabilirsiniz yaratan Rabbim ve hesap gününden hiç mi korkmuyorsunuz? l
karar 31 Mayıs 2019 12:55
1
işte gerçek beka meselesi bu.ve bu çürütmeyi,yozlaşmayı geçmişte kimse becerememişti.
Oz 31 Mayıs 2019 16:08
4
İktidar ile toplumdaki ahlaki yozlaşma arasında bağ kurmak, kusura bakmayın ama, korkunç bir hata. Sanki bizler adalet ve liyakat ehli bir toplumduk da, iktidar bizi bozdu. Neysek oyuz, iktidarı günah keçisi ilan edip, sıyrılmaya çalışmak, bahsettiğiniz o yozlaşmanın bir meyvesi olur ancak. Hep böyleydik, markette yan kasa açıldığında üşüşen insanlardık, hep ve hala.
Zaman geçiyor ve eskiye olan özlem artıyor.. Daha dün bıraktığınız parlementer yapı bugun hasretle anılıyor...siyasal islamcıların ötekileştirme siyaseti her geçen gün çekilmez oluyor.. bir belediye seçimi bile düşmanlık ve adam mısın sen benzeri laflar üzerinden yürütülüyor.. hayata dair üretimi olmayanlar kine nefrete dair konuşmaları oluyor...işin kötüsü adam gözümüzün içine baka baka yalan söylemeye devam ediyor...
Mutlu Yücel 31 Mayıs 2019 09:21
Sizin olmanız güveni,olmamanız beka sorununu getirecekse,siz on yedi yıldır memleketi sağlam bir kazığa bağlayamamışsınız demektir ki bu da kendi geçmişinize eksi puan vermek demektir.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 08:58
Yüce Allah ın ne kadar yasak ettiği şey varsa hepsi de sanki yasak değil gibi bir algı ile millete anlatanlar yarın algıların yalanların yüzlere çarpılacağı o dehşetli günü bir düşünseler bu yaptıkları işleri bırakın yapmayı düşünmeye bile tevessül etmezler
Takipci 31 Mayıs 2019 08:42
Dogru zamanda doğru bir yazi, tesekkurler sn yazar.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 03:30
Haysiyetsiz siyaset yıllardır bizim ülkemizde yer etmiş. Toplum olarak yorulduk bu işten. Haysiyetli siyaset için basının tek elden kontrolüne son verilmesi lazım. Hatta basın kuruluşlarının sahiplerinin başka hiçbir ticari faaliyete girişememesi lazım. Yoksa 3 kuruşluk ihale için basın kuruluşlarını haysiyetsiz siyaset için kullanmaktan çekinmeyeceklerdir.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 02:52
Mükemmel bir makale ve bugün biz bunu yaşıyoruz hele birde bu yalanlarına şu mübarek Ramazan ayını ve dini alet etmeleri yokmu insanı dinden soğutuyor
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 01:13
Baskıcı, tek adamcı (totaliter) rejimlerin ortak özelliği itiraz kültürünü ortadan kaldırması ve doğruların söylenmesine engel olunmasıdır. Yalan haberler demokraside de vardır ama onlara karşı mücadele etme ve doğruluğu söyleme özgürlüğü garantidedir.
Merakli 31 Mayıs 2019 00:39
Carl Schmitt Alman'dir, duzeltelim bu maddi hatayi. Goruslerine katilinmasa bile zihni derinligi olan bir hukukcudur.
KARAR OKURU 31 Mayıs 2019 06:21
1
Alman oldugu belirtilmis zaten bu yazida. Nazi yandasiydi, onu mu hatirlatmak istediniz?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN