Fenerbahçe ne yapmak istiyor
Sarı Lacivertliler sezon boyu oluşan tablo nedeniyle umut ile baskı arasında gidip geliyor. Görünen o ki sarı-lacivertli ekip, kalan haftalarda ve kupa maçlarında da aynı gelgitleri yaşamaya devam edeceği net belli.
Takım üzerindeki baskının belirleyici unsur olduğu açıkça görülüyor.
Karagümrük mağlubiyetinin ardından, ortaya çıkan hayalî başkanlar ve yöneticiler üzerinden yapılan tartışmalar kulübü yıpratacak bir sürece dönüştürmüş durumda.
Buna karşın, zirve yarışından kopmayan takıma duyulan güven sürüyor. Sadettin Saran, teknik direktör Tedesco ve ekibinin çabaları, umutların canlı kalmasını sağlıyor.
Chobani Stadyumu’na döndüğümüzde, kâğıt üzerinde “garanti” gibi duran bir maç vardı. Ancak futbol, çoğu zaman kâğıt üzerindeki hesaplara sadık kalmaz. Rizespor’un son haftalardaki formu, kazanmaya alışmış görüntüsü ve saha içindeki özgüveni, bu maçın sanıldığı kadar kolay geçmeyeceğinin sinyallerini veriyordu.Nitekim öyle de oldu.
Daha sakin, daha ne yaptığını bilen bir Rizespor İstanbul’dan aldığı puan ile rakibinin üzerinde uzun süre silinmeyecek bir iz bıraktı.
Sarı-lacivertliler oyuna iştahlı başlasa da final paslarını verecek oyuncuları bulamıyor; Guendouzi ve Kante ikilisinin bindirmeleriyle pozisyon bulma peşine düşüyordu. Kanatlar (Nene ve Kerem) çalışmıyor, Talisca baskı altından çıkamıyor, Cherif ise rakip defansın stoperleriyle tek başına mücadele etmek zorunda kalıyordu.Çözüm olan duran topların kullanımında da Kerem etkisiz kalıyordu.
11 Nisan akşamı, bu dakikalarda Kayserispor’un kapalı defansı için çözüm bulunmuştu; ancak 17 Nisan akşamı Kadıköy’de ilk yarıda bu yapılamadı. Bunda Rizespor’un sert savunmasının ve mücadelesinin yanı sıra sarı-lacivertli oyuncuların sakin kalamaması etkiliydi.
En büyük mücadele yine kendi kendine girilen stresdi. İlk yarı biterken sahanın stresi tribüne de etki yapmaya başlamıştı.
İlginç olan şuydu: “Fenerbahçe, bütün takımını, teknik direktörünü, başkanını, malzemecisini dahi değiştirse de final stresini hâlâ çözemiyor.”
Stresin karşılığını da ikinci yarının hemen başında yediği golle aldı. Gol sonrası gelen acemice çıkışlar ve pas hataları, takımın dengesini iyice bozdu. Tedesco, oyuna Musaba ve Levent hamlesini yaparak kanatları çalıştırmayı amaçladı.
Bu müdahale etkili olmaya başladı; Musaba sağdan, Levent soldan etkili gelmeye başladı. Kante–Guendouzi ikilisi dönen topları alınca yorulan Rizespor defansı, Samet Akaydın’ı da kırmızı kartla kaybedince oyundan iyice koptu.Talisca’nın penaltısı sonrası baskıyı iyice artıran sarı-lacivertliler, Kerem Aktürkoğlu ile stres içinde beklediği golü buldu.
Golü buldu ama Fenerbahçe bu; ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir takım. Kasımpaşa maçının aynısı yaşandı ve sarı-lacivertliler, son dakikada yediği golle tekrar yıkıldı ve ayağına gelen fırsatı yine tepti.
Fenerbahçe derbi öncesi kritik hata yaparak psikolojik üstünlüğü rakibine yine teslim etti.
Maç sonu açıklamalarına dönersek;
Kerem Aktürkoğlu: “Öz eleştiri yapacağız.
Bu kaçıncı taraftardan özür dileyişiniz ve eleştiri yapışınız?”
Taraftar: “Artık Fener’i bıraktık. Yeter, bu stresi taşıyamıyoruz.”
Domenico Tedesco: “Biraz çılgınca bir durum ama bu da bu güzel oyunun bir parçası.”
“Derbi maçları her zaman pozitiftir. Ben de bu maçları oynamayı severim. Bizler maçta %100 hazır olacağız.”
Bu akşam Galatasaray, Ankara deplasmanında kazanırsa derbinin önemi kalır mı?
Fenerbahçe yönetimini eleştirili bir divan kurulu yanında gergin bir hafta bekliyor.
Akşamın en doğru ve ilginç söylemi;
Nihat Kahveci: "Allah size nabız düşüklüğü versin. Allah mutluluk versin, sıhhat versin. Ne diyeyim abi? Not aldım. Bir maç fazlasıyla lider Fenerbahçe diye not aldım. Şu an yine lig ikincisi. Bu kadarı, bu kadar şok yaşatmayın ya.”
