Hep muhalefeti konuşuyoruz ama peki Cumhur İttifakı’nın oyu kaç?
Neredeyse 31 Mart 2024’teki yerel seçimden beri CHP’nin (Bugünlerde Yeni Parti’nin) oy oranını konuşuyor, bu partinin AK Parti’nin hâlâ önünde olup olmadığını, önündeyse kaç puan önünde olduğunu merak ediyoruz.
Seçimden bu yana yapılan araştırmalar, CHP’de mutlak butlan kararıyla bir iç kriz yaratılana kadar bu parti ile AK Parti’nin hep araştırmaların hata payı içinde kalmak üzere başa baş olduğunu gösteriyordu.
Bazen AK Parti bir veya iki puan öne geçiyor, bazen de CHP aynı şekilde önde gözüküyordu ama bu gündelik oy değişimlerinin ötesinde bu iki parti arasında bariz bir farklılaşma araştırmalara yansımıyordu.
İki yılı aşkın süredir ben dâhil herkes bu iki parti arasındaki çekişmeye bakıyor ama korkarım gözden kaçırdığımız bir şey var:
AK Parti ister CHP’nin bir-iki puan önünde olsun ister gerisinde, eğer bugün konuşulan yüzde 33-37 arası oranlar geçerliyse Cumhur İttifakı’nın bir sonraki seçimde parlamentoda çoğunluğu kaybetmesine kesin gözüyle bakabiliriz.
Gerek seçimlerde yüzde 10 barajının düşürülmesi ve gerekse seçim ittifaklarına izin veren seçim sistemi sayesinde Türkiye parlamento seçimlerinde temsilde adaletin en yüksek olduğu dünya ülkelerinden biri hâline geldi.
Kimse hatırlamaz ama ben söyleyeyim: Türkiye’de temsilde adaletsizlik rekoru, AK Parti’nin tek başına iktidar olarak çıktığı 2002 seçiminde yaşandı. Atılan oyların yüzde 45’i parlamentoya yansımadı, çünkü oy verilen partiler yüzde 10 barajını aşamadı. Ondan önceki rekor 1999 seçimindeydi ve seçmen iradesinin yüzde 18’i Meclis’e yansımamıştı.
2007 seçiminde bu oran yüzde 13,1’e düştü; 2015’te yapılan iki genel seçimde temsilde adalet bir hayli iyiydi; sırasıyla yüzde 4,4 ve 2,6 oy Meclis’e yansımadı.
İttifak sisteminin uygulandığı 2018 genel seçiminde sadece yüzde 1,3 oy Meclis’e yansımadı; 14 Mayıs 2023’te ise bu oran yüzde 2,2’ye yükselmesine rağmen kabul edilebilir bir orandı.
Şimdi Mayıs 2028’de veya daha önce yapılacak seçimde de benzer bir durum olacağını varsaymalıyız; çünkü hem siyasette bir konsolidasyon var hem de dediğim gibi baraj yüzde 7’ye düştü ve ittifak kurmak mümkün.
AK Parti ve MHP’nin kurduğu, küçük ortak olarak BBP ve zaman zaman başka partilerin de yer aldığı Cumhur İttifakı, 2018’de yüzde 53,66 oy almıştı. 2023’te ittifaka Yeniden Refah da katıldı ama oy oranı yüzde 49,50’ye düştü.
Düştü diyorum, matematiksel bir durum olarak yoksa yüzde 49,5 oy elbette çok iyi bir oy ve ittifak da Meclis’te Yeniden Refah aralarından ayrılmış olmasına rağmen çok rahat bir çoğunluğa sahip.
Fakat bir sonraki seçim için aynı şeyi söylemek kolay olmayabilir. Çünkü eğer AK Parti yüzde 33-37 aralığındaysa (çok daha düşük gösterenler de var) ve bu arada MHP de yüzde 7-9 arasında bir yerdeyse, Cumhur İttifakı çoğunluğunu kaybetmeye çok yakın demektir. İki parti toplamı, yüzde 40-46 aralığında gözüküyor ama yüzde 46 çok uzak bir ihtimal gibi duruyor.
Yüzde 2 gibi bir geçerli oy oranının seçimde Meclis’e yansımayacağını varsaysak, muhalefet hâlâ çoğunluğu elde edecek gibi gözüküyor. Bu Meclis’e yansımayacak oyları artırma ihtimalini artıracak bir olasılık, Yeni Parti nedeniyle CHP’nin yüzde 7’lik barajın altında kalması olabilir.
Şu anda çok sayıda bilinmeyen bulunduğu için CHP’nin olası geleceğiyle ilgili spekülasyon yapmak bile anlamlı olmaz.
Eğer Cumhur İttifakı Meclis’te çoğunluğu sağlayamayacaksa, cumhurbaşkanı seçimini bu ittifakın adayı kazansa bile kendisine hiç de dostça yaklaşmayan bir Meclis’le çalışacak demektir.
