Yıldız farkı
Avrupa futbolu Paris Saint-Germain ve Bayern Münih örneğinde olduğu gibi iyi oyunculardan kurulu sistem futboluna dönmüş durumda. Ama Türkiye’de son sözü hala güçlü oyundan daha çok yıldızlar söylüyor.
Galatasaray son dört senenin şampiyonluklarında Icardi ve Osimhen’in lüksünü yaşadı. Yıldız faktörü Galatasaray’a seri şampiyonluklar getirdi. ‘Galatasaray’ın yarısı’ diyebileceğimiz Osimhen’in yokluğu yani yıldız faktörünün sahadan çekilmesi Galatasaray’ın makyajını sildi, yaldızını döktü.
Buna karşın Trabzonspor’daki yıldız dünkü maçta sahne alıp Süper Lig Lig’de yıldız farkının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bordo Mavililer ilk yarıda Galatasaray savunmasını hallaç pamuğu gibi atarken üç golde de Mohamed Salah’ın katkısı vardı. Salah maçın son bölümünde de kontratakta kopup gitti, yine golünü attı. Mısırlı yıldız üç gol bir asistle, ilerlemiş yaşına rağmen yüksek performans gösterip maça imza atmasını bildi.
Tabi Galatasaray’ın ilk yarıda yediği üç golde de ciddi savunma hataları vardı. İlk golde Sallai hatalı kafa vuruşuyla topu rakibe kaptırdı sonra da 85 metre topu süren Salah’ı yakalayamadı. İkinci yenilen golde yine Sallai vardı. Saviolo’nun şutunda topa hamle yapacağına sırtını döndü. Üçüncü gol ise Davinson’un hatasından geldi. Geçen seneden bu yana çok sık golle sonuçlanan hata yapan Davinson dün yine rakibi bir gol hediye etti. Abdülkerim haftalardır hem rakiplerle mücadele etmekten hem Davinson’un açıklarını kapatmakla uğraşmaktan perişan oldu. Davinson artık Galatasaray için bir avantaj olmaktan çıkmaya başladı.
Galatasaray orta sahada özellikler ilk yarıda etkisiz kaldı. Torreira’daki düşüş devam ediyor. Sara oyuna ağırlığını koyamıyor. Yunus ise on numarada olmuyor. Kanatlarda Sane ve Leao Trabzonspor’un dengesini bozabilecek ataklar yaptı ancak şutları isabetsizdi. Deniz Gül ise Galatasaray için yetersiz olduğunu gösterdi. Okan Buruk’un ilk müdahalesi de zaten buraya oldu.
Trabzonspor’da Thomas Rise ilk maç olmasına rağmen oyun planını oyunculara kabul ettirmişti. Mohamed Salah müthiş performansı ve liderliği ile Trabzonspor’un uzun zamandır bir derbide bu kadar net üstünlük kurmasını sağladı. Saviolo’nun müthiş performansı ve Salah ile uyumu farkı yaratan noktaydı. Onuachu’nun yerine oynayan Franculino’nun kaçırdığı net fırsat da gol olsa ilk yarı 4-0 bitebilirdi. Ama aynı Franculino ikinci Salah golündeki asisti ile hatasını telafi etti. Burada Galatasaray ataklarına geçit vermeyen Onana’yı da anmak gerekiyor. Kalesinde müthiş güven veriyor.
Okan Buruk takımları sezona hep geç başlar geç açılır. Ama bu kez durum biraz farklı. Osimhen’siz takım hem golcüsüz hem lidersiz kalıyor. İlk yarı 3-0 olduktan sonra yapacak fazla bir şeyi yoktu. Lemina’nın yokluğunda kötü gününde olan savunmaya yapacağı müdahale yoktu. Trabzonspor’un ilk yarıda skoru bulmasının ardından geriye yaslanmasından da yararlanan Galatasaray ikinci yarıda topun kontrolünü eline geçirdi ama gol vuruşu yapacak isminin olmamasının sancısını çekti. Okan Buruk’un ‘dünya yıldızı’dır demeden Sane ve Leao’ya acilen şut çalıştırması lazım. Bu kadar karavana bu seviyelerde olmamalı.
Sonuç olarak Trabzonspor yaşadığı hoca değişikliklerinden sonra güçlü bir dönüş yaptı şampiyonluk yolunda önemli bir mesaj verdi. Galatasaray ise Sporting maçından sonra eksiklerini ve oyun planındaki sorunlarını bu karşılaşmada bir kez daha net bir şekilde gördü. Okan Buruk’un oyun kurgusu ve takım temposu ile ilgili artık daha ciddi düşünmesi ve çalışması gerekiyor. Tabii bir de kendisini kontrol etmeyi… Futbolcular kadar teknik adamların da sahada kalması önemli. Bir reklamın sloganı gibi; kontrolsüz güç, güç değildir.
