Siyasetçi pazara düşerse

Genel seçim ile yerel seçimin dinamiklerinin farklı olduğu malum. Ancak bu dinamiklerin birbiriyle tamamen ilgisiz olduğunu hiç kimse söyleyemez.

Bu bakımdan 2023 genel seçiminde ciddi bir başarı gösteren mevcut iktidar partisinin, aradan henüz yalnızca dokuz ay geçmişken yapılan 2024 yerel seçiminde yaşadığı önemli bir mesaj olarak görülmeliydi. Öyle görüldü mü peki?

Öyle görüldüyse, iktidar partisi tarafından neler yapıldı bu hususta? Ne gibi siyasi tedbirler alındı?

Öyle görülmediyse, yani 2024’te oluşan tablo ciddiye alınmadıysa, hangi saikle ciddiye alınmadı, önemsenmedi?

Bugün yaşanan tuhaflıkların açıklaması bu soruların cevaplarıyla bağlantılı olsa gerek.

İki yıl önce yapılan yerel seçimlerde AK Parti’nin oy oranı bir önceki belediye seçimlerine göre 9 puan düşerek yüzde 30’a geriledi. Bu arada, 2019’daki seçimde elinden çıkan İstanbul ve Ankara’ya ilaveten bu sefer Bursa, Balıkesir, Afyon gibi önemli kalelerini de kaybetti.

İzmir uzunca süredir CHP’de. Adana, Antalya, Mersin gibi büyük merkezler son birkaç dönemdir muhalefet adaylarını seçiyor.

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde AK Parti’nin durumu o kadar vahim olmasa bile oralarda da düzenli ve bariz bir oy gerilemesi var.

Yani en azından yerel seçim sandığında iktidar partisinin oyları bütün bölgelerde sürekli eriyor.

2024 seçiminde İstanbul’da büyükşehirin ardından ilçe belediyelerinde de çoğunluk ana muhalefet partisine geçti. CHP’li ilçe belediyelerinin sayısı 14’ten 26’ya çıkarken AK Parti’nin belediyeleri 24’ten 13’e düştü.

26’ya 13 oranı iktidar partisinin en büyük kalesi olan bir şehir için alarm seviyesi kabul edilerek, “Nerede yanlış yaptık” diye bir sorgulamaya ve yeniden toparlanma çabasına vesile olmalıydı. Siyasi aklın gereği buydu. Ama bu yapılmadı.

Bunun yerine “silkeleme” sürecinde gerçekleşen yargı operasyonları, görevden uzaklaştırmalar ve siyasi transferler sonucunda AK Parti şu anda İstanbul’un 19, CHP ise 18 ilçeyi yönetiyor.

Yani iki rakipten biri 13’ten 19’a çıktı, diğeri 26’dan 18’e düştü.

Yalnızca CHP’den değil, hemen hemen bütün muhalefet partilerinden çok sayıda belediye başkanı iktidar partisine transfer oldu.

Aynı şekilde AK Parti’nin milletvekili sayısı da seçimden bu yana arttı. 2023 genel seçiminde 268 milletvekili çıkarmıştı. Bugün TBMM’de 277 milletvekiline sahip.

İktidar partisi seçime girmeden sandalyelerini arttırmayı başardı ama kendine sorması -ve tabii cevaplaması- gereken bir soru ortaya çıktı şimdi:

Sandıkta kaybedilen üstünlüğün sandık dışı yollarla geri alınması, gelecek seçimlerde seçmen davranışını nasıl etkiler?

AK Parti yöneticilerinin yerinde olsam bunu bir düşünürdüm…

Elbette muhalefet partilerinin yönetim kadrolarının da durup düşünmeleri gereken bir konu bu. Mesela, muhalefet partileri adına aday olup muhalif seçmenin oylarıyla göreve gelen belediye başkanları veya milletvekilleri nasıl bu kadar kolayca iktidar partisine geçiyor?

Bu sorunun tek bir cevabı olduğu söylenemez. Çünkü herkes için farklı sebepler söz konusu olabilir. Ortaya atılan iddialara bakarsanız, kimileri korkuyla, kimileri çıkar beklentisiyle hareket ediyor olabilir. Demek ki ya havuç ya da sopa.

Belki bir üçüncü açıklama daha bulunabilir: Belki de kimi siyasetçiler belirli bir aşamadan sonra olaylara bizim baktığımız gibi bakmamaya başlıyorlar. Muhtemelen partiler arasında önemli bir farklılık görmüyorlar.

Belki de biz siyasetçiyle siyaset esnafını birbirine karıştırıyoruz.

Her ne olursa olsun, neredeyse tüm vatandaşların şaşkınlıktan ağızları açık seyrettiği bu transfer trafiğinin toplam sonucu, olsa olsa bir bütün olarak siyaset kurumunun toplum nezdinde güven kaybetmesi olabilir. Transferlerin amacı budur diyemeyiz ama karşımızdaki tablo “siyasete duyulan güven” konusunda kesinlikle iç açıcı bir işaret değil.

Bu noktadan yola çıkılarak nereye gidilebilir, kestirmek imkansız.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.