Evet, bu hale gelmemizde şaşırtıcı olan ne?

Henüz Siverek’te yaşanan okula yönelik terör olayının şokunu üzerinden atamayan ülkemiz, arkasından, bir öğretmen ve sekiz öğrencinin öldüğü Kahramanmaraş’taki okula silahlı baskın olayıyla yüzleşmek zorunda kaldı.

Uzmanların ‘taklit eylem’ adını taktığı bu tür olayların arkası da gelebilir.

Hedefimiz son 100 yıldır yüzümüzü çevirdiğimiz Batı ülkeleri gibi olmaktı, ancak daha henüz Batılı -Avrupa Birliği üyesi- olamadan galiba Amerika’ya benzemeye başladık…

Amerika’da, 1999 yılında, Colorado eyaletindeki Columbine Lisesi’nde sınıf basan iki öğrenci, 1’i öğretmen 12’si öğrenci olmak üzere tam 13 kişiyi katletmişti. O olaydan sonra, okullarda gerçekleşen, hedefin öğrenciler ve öğretmenler olduğu 400’den fazla terör eylemi görüldü Amerika’da…

25 yılda 400’ün üzerinde eylem…

ABD’deki okullarda gerçekleşen terör eylemi sayısı bu konuda veri tutan öteki 36 ülkede görülen eylemlerin toplamından daha fazla.

Bu yazıyı kaleme aldığım şu sırada, ABD’nin herhangi bir eyaletinden, yine çok sayıda öğrencinin benzer bir eylem sonucu hayatlarını kaybettiği haberi gelebilir.

İki Ülke -ABD ile Türkiye- arasında bu olaylara bakarak benzerlik kuranlar, “Teksas gibi” diyebildiler…

Oysa ABD’nin ateşli silahlara yaklaşımı tam bir ‘Vahşi Batı’ anlayışını yansıttığı için, orada hemen her eyalette, tabanca, tüfek, hatta mitralyöz almak çok kolay…

Bizde ise ateşli silaha sahip olmak için ruhsat, ruhsat edinebilmek için ise başka pek çok şartla birlikte tam teşekküllü bir hastaneden rapor alabilmek gerekiyor.

Buna karşılık, devlette silah taşıma izni bulunanlar -askerler, polisler, TBMM üyeleri, bürokratlar, koruma altındaki kişiler- için fazla bir sınırlama yok…

Tabii bir de ruhsat gerektirmeyen fakat silahlı çatışmalarda öldürücülüğü ruhsatlılar kadar etkin havalı tabanca ve tüfekler de yaygın ülkemizde…

‘Kadın cinayetleri’ genel başlığı altına giren eylemler bu sebeple bizde kolayca işlenebiliyor.

İki gündür yine ağızlar açıldı ve okulda terör eylemi konusu işleniyor. Ben de sizler gibi, elim kumandada hangi kanalda kim ne söylüyor izlemeye, gazeteler ve haber sitelerinde çıkan yorumları kaçırmamaya çalışıyorum.

Söylenilen ve yazılanların hemen hepsi doğru. Teşhisler de, tedbir önerileri de yerinde. Sosyal medya, TV’lerdeki diziler ve sabah kuşağı programları, okullardaki koruma zafiyeti…

Ve daha niceleri…

Biraz önce, bir kanal yorumcusu, “Her şey aileden başlar” dedi ki, en doğrulardan biri de o…

Ancak hemen her yorumcunun unutur görüntüsü verdiği bir gerçeği ne yapacağız?

Kentlerden köylere kadar modern hayatlar yaşandığı gerçeğini…

Günün şartları tek bir aile ferdinin maaşıyla geçinebilmeye izin vermiyor; bu sebeple baba yanında anne de çalışmak zorunda. Çocuğun günün büyük bölümünü başka birileriyle geçirmesi gerekiyor.

Eskiden hiç değilse evdeki yaşlılar o görevi üstlenebiliyordu; şimdilerde çekirdek aile içerisinde yaşlılar yer almıyor. Onlar ömürlerinin geri kalanını yaşlılar evlerinde geçiriyorlar…

Akıllı telefon çağında sosyal medyayı nasıl erişilmez kılacaksınız?

Yasaklamayla aşılacağını sananlar var, ama her getirilen sınırlamayı aşmaya yarayan teknolojik imkanlar bulunuyor. Bütünüyle interneti yasaklayabilirsiniz elbette, ama onun da maliyeti büyük.

Günümüzde internet yasağı insanları cahilliğe mahkum etmekten farksız. Savaş sırasında halkını internete büyük çapta kapatmak zorunda kalan İran’da ticari hayatta ve borsada bu yüzden büyük kayıplar yaşanıyor.

Elon Musk, böyle durumlarda Starlink kolaylığını hizmete sunuveriyor…

Yine de sosyal medya konusunda sorunu bizden önce fark eden ülkelerde alınmaya başlamış tedbirleri aynen benimsemeliyiz.

Her okula bir polis koymak ise akla zarar…

Aile gitti, sosyal medya için internet yasağı imkansızlaştı, polis çare değil; geriye tedbir olarak ne kaldı?
TV’lerdeki diziler ve sabah kuşağı programları…

Aklı başında olan pek çoğumuzun rahatsızlık duymadan izleyemediği, ancak büyük çapta izlendikleri reytinglere yansıyan programları, RTÜK zaten denetim altında tutuyor.

Daha çok muhalif kanallarla ve siyasete yönelik programlarda konuşulanlarla ilgilendiği için, genellikle iktidara yakın kanallarda sabah kuşaklarında ve akşamları dizilerde işlenen konular RTÜK’ün gözünden kaçıyor…

Daha doğrusu görülmüyor…

Görülsün artık…

Yapılması gereken, modernitenin köylere kadar hakim olduğu gerçeğini akılda tutarak, onun getirdiği sorunlu alanlar için mikro tedbirler yerine makro politikalar oluşturmaktır.

İnsanlarımızı mutlu etmekle işe başlayabiliriz.

Her şeyden önce de öldürücü
silahlara erişimi olağanüstü
zorlaştırmak şart.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.