Davutoğlu’nun protestosu

Gelecek Partisi, 7 yıllık bir mücadeleden sonra siyasete veda etti. Davutoğlu’nun duyurusu ise vedadan çok bir protestoya benziyor.

Partilerini kapatma kararını 4 sayfalık kapsamlı bir manifestoyla açıklamasından belli, ilke ve iddialarından vazgeçiyor değil.

Vedasının başını sonunu değiştirin, yeni bir partinin kuruluş beyannamesi diye okutursunuz.

Öyleyse Hoca niye parti siyasetinden çekiliyor?

Ne anladın, nedenini tek cümleyle anlat, derseniz... “Çabalarımız sonuçsuz kalmıştır” ifadesine sığdırırdım.

Daha açık bir cümlesini seçsem şu olurdu:

“Kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz.”

Tabii Hoca, kısa gerekçesinin içini uzun uzadıya doldurmuş yine.

Gelecek Partisi’ni muhafazakâr siyasi birikimin yolsuzluklar, yasaklar ve yoksullukla anılır hâle gelmesini önlemek amacıyla kurduklarından başlıyor.

Sonuçsuz kalan çabalarını bir bir ayrıntılandırıyor ardından.

Burukluğunu saklamasa da sözlerinden yenilgi, umutsuzluk ve karamsarlık duygusu sezilmiyor. Parti siyasetinden çekildikleri ama Türkiye mücadelesinden çekilmedikleri vurgusu baskın.

“Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır” diyor.

Küsüp bir köşeye çekilmeyeceğini daha doğrudan yansıtan, Türkiye için çözüm ve uyarılarını paylaşmayı sürdüreceğine dair sözleri de var.

Sonuçsuz kalan çabaları arasında maddi sıkıntılar, partiyi çevirme zorlukları yok muydu? Dolaylı dile getiriyor onları.

Hatırlarsanız, Davutoğlu aylar önce geçinememe çıkışıyla gündeme gelmişti.

Eski bir başbakan, dışişleri bakanı ve parti genel başkanı olarak temsil giderlerinin yüksekliğinden geçinmekte zorlanıyordu.

Fakirlik edebiyatı yapmakla suçlayanlara Davutoğlu’nun şu tepkisi öne çıkmıştı:

“Onların kafalarındaki başbakan ya kendisini ya yakınlarını zengin eden başbakan. Türkiye’nin başbakan profili bu.”

Fena içerlediği hemen görülüyordu. Partiyi sürdürme güçlüklerinin de bir işaretiydi.

Dürüstlüğüne kıymet biçilmemesinden ibaret değilmiş demek sorun.

Siyaseti zenginleşme kapısı olarak kullanmaması takdir edilirken oy etmemişti. Orası muhakkak dokunuyordu. Belki çektiği maddi sıkıntılardan daha çok zoruna gidiyordu.

“Bu fakirin tabutu camiye geldiğinde, asla bu riyakâr siyaset erbabını oraya yaklaştırmayacaksınız” serzenişini böyle bir gücenmişliğe bağlamıştım.

Hoca olarak birçok alâmet-i fârikasını sıralarsınız. Ama siyasetçi Davutoğlu’nun ayırt edici yanı dürüst, temiz siyaseti savunmasıdır. Siyasetçinin halkı zenginleştirme sözüyle seçim kazanıp kendisini, etrafını zenginleştirmesine karşıydı.

Gelecek Partisi “gururla söylüyoruz, geçinemiyoruz” kampanyasıyla o yanının üstüne şöyle gitti:

“Çünkü çalmadık, çırpmadık; yetim hakkına el uzatmadık... Sadece siyasi ahlâkı savunduk ve temiz kalmayı tercih ettik.”

Seçmen bundan etkilenip öyleyse oyum size, der miydi? Bir seçim daha test etmeye nefesleri yetmedi.

Oya dönüşmeyip seçmen nezdinde sonuçsuz kalan çabalarından biridir. Daha kendini geçindiremeyen bizi nasıl geçindirecek, diye mi?

Her nedense geçinemeyenlerin eli, geçinemeyen siyasetçiyi seçmeye kolay gitmiyor.

Sorduğunuzda seçmen; siyasetten zenginleşmeyenleri seviyor, sayıyor, çok istiyor, acayip takdir de ediyor ve fakat oy vermeye gelince vermiyor.

Davutoğlu’nda ağır bir haksızlık duygusu ve hayâl kırıklığı uyandırmış olmalı.

Peki protestosu sandığa, seçmene, halka mı?

Söylediklerinden o değil, şu çıkıyor:

Protestosu önce iktidara sonra da birlikte muhafazakâr muhalefet ittifakı kurmaya ve tek partide birleşmeye uğraştığı Saadet, DEVA, Yeniden Refah partilerine. Çabaları sonuçsuz kaldığı için.

Doğrusu yanlışıyla, hatası sevabıyla bir sayfayı kapatıyor şimdi. Davutoğlu’nun siyaset macerası hakkında da son hükmü zaman verecektir.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.