Husilere karşı savaşır mıyız?

Tarih geçmiş zamanları araştıran bir bilim dalıdır.

Geçmişi incelersin, bir şeyler bulursun. Bulduklarını bugün kullanırsın.

İstersen kullanırsın. İşine geliyorsa. Gelmiyorsa unutmaya, üstünü örtmeye çalışırsın.

İnsanlar ne için kullanıyor tarihi?

Bazıları geçmişle ilgili gerçekleri öğrenmek için.

Bazıları “Biz vaktiyle şöyleymişiz, filanı yenmişiz, şu şu icatları yapmışız” diye övünebilmek için. Bu kısmı en çok kullanılan tarafı.

Tabii, tarihi kullanabilmek için kullanışlı bir tarihiniz olması lazım.

Varsa kullanışlı bir tarihiniz kullanırsınız.

Eğer tarihiniz kullanılmaya çok elverişli değilse kendi çabalarınızla, gerçeğin bir kısmını abartarak, bir kısmını örterek kendinize uygun bir tarih imal edersiniz.

Bunu herkes yapar. Uluslar, devletler, dinler, mezhepler, tarikatlar, cemaatler.

2004’teki tsunami felaketini takip eden aylarda Açe Sumatra’ya gitmiştik.

Türk yardım kuruluşları erkenden oraya varmışlar, yardıma başlamışlar. Her yeri ay yıldızlı bayraklarla donatmışlar.

Türk bayrağı Açe’nin bayrağının hemen hemen aynısı.

Sadece hilali ve yıldızı biraz kalın.

Açe, tsunamiden sonra özerkliğini kazandı.

Özerk Açe’nin ilk valisi Yusuf Irwani anlatmıştı. “Kuala Lumpur’da özerklik müzakereleri vardı. Ben oradaydım. Açe’ye döndüğümde her tarafta bayraklar. Yoksa biz Kuala Lumpur’dayken buradaki arkadaşlarımız bağımsızlıklarını mı ilan ettiler? Meğer Türk bayraklarıymış.”

Neden Türk bayrakları?

Çünkü Osmanlı donanması 16. yüzyılda Açeliler’i Portekiz’e karşı savunmak için buralara gelmiş. Birkaç deniz savaşında Portekiz donanmasını yenmiş.

Bizim yardım kuruluşlarından arkadaşların anlattığına göre, bir bölgede yardım faaliyetlerini Portekizli yardım kuruluşları üstlenmek istemiş. Onlar ısrar edince bizimkiler de ısrar etmiş. Sonunda o bölgedeki yardım faaliyetleri Türklere verilmiş.

Bizimkiler Portekizlilerin niçin bu kadar ısrar ettiğini sonradan öğrenmişler.

Meğer o bölgedeki bir deniz savaşında Osmanlı donanması Portekiz donanmasını yenmiş.

Adamlar beş yüz yıl sonra rövanşı almak için bu kadar çok ısrar etmiş.

Yani tarih, hiç beklemediğiniz zamanlarda önünüze çıkabiliyor.

Körfez ülkeleri arasında Katar, neden Türkiye’ye öteki Körfez ülkelerinden daha yakın duruyor?

Birinci Dünya Savaşı sırasında Katar Emirliği’nin İngiliz hakimiyetine uzun zaman direnmesinin, Osmanlı’nın yanında durmaya çalışmasının bu yakınlıkta bir etkisi var mıdır? Ayrıntılı bilgi için Stefanos Yerasimos’un kıymetli eseri ‘Milliyetler ve Sınırlar’ına bakabilirsiniz. (İletişim Yayınları.)

Bugünlerde tarih yeniden önümüze çıkacak gibi duruyor.

Malum, şu anda Yemen fili olarak ikiye bölünmüş durumda.

Başkent Sana dahil ülkenin Babülmendep Boğazı’na ve Kızıldeniz’e bakan kısmı Husiler’in kontrolünde.

Husiler, Şia’nın Zeydiyye mektebine mensuptur. İmam Zeyd, Hz. Hüseyin’in torunudur.

İmam Zeyd, Emevi hilafetine isyan ettiğinde İmam Ebu Hanife’nin İmam Zeyd’e 10 bin dirhem yardımda bulunduğu rivayet edilir. Ebu Hanife, İmam Zeyd’in çıkışını Hz. Peygamber’in Bedir Savaşı’ndaki çıkışına benzetmiştir.

Bunlar eski tarihi yakınlıklar.

Daha yakın olanı da var.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Şerif Hüseyin İngilizlerle ittifak edip Osmanlı’ya karşı savaşırken Zeydilerin yani Husiler’in lideri İmam Yahya Hamidüddin Osmanlılar’ın yanında durdu.

İngilizler’in cazip tekliflerini reddetti.

Yemen’de İngilizler mağlup edildi.

İngilizler’i Yemen’de yenmek Osmanlı’nın pek işine yaramadı. Diğer cephelerde İngilizler galip gelmişti ve Osmanlı askerleri Yemen’i İngilizler’e terk etmek zorunda kaldı.

Biz bugünlerde Mekke’de Suudi Arabistan ve Pakistan’la savunma ittifakı kurduk.

Suudi Arabistan Yemen’de Husi’lere karşı savaşıyor.

Husiler, dünyanın en önemli ticari deniz yollarından biri olan Babülmendep Boğazı’nı kontrol ediyor.

Husiler’i İran destekliyor.

Amerikalılar, Mekke Anlaşması’nı işaret ederek Türkiye’nin Husiler’e karşı savaşması gerektiğin söylüyor.

Tabii bu söylemekle hemen olacak bir şey değil.

Türkiye böyle bir savaşa girer mi?

Zannetmiyorum.

Peki tarihin hatırasına uygun davranır mıyız? Tarihten ders alır mıyız?

Bazen alırız bazen almayız.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.