İsmail Kartal duygusallığı

Gelmeyen şampiyonlukların biriken stresiyle sezona başlayan sarı-lacivertliler, şimdilerde adeta tam zamanlı bir "savunma mekanizması" na geçmiş durumda.

Saha dışındaki haberlerin hızı o kadar arttı ki, artık idmanda saha içinde yaşanan en ufak anın bile kamuoyuna savunması isteniyor.

​Okuru az, bileni çok olan ülkemizde algı yönetmek son derece kolay. Geçen hafta ortaya atılan "Asensio ile İsmail Kartal’ın arası bozuk" iddiası, Salı akşamki basın toplantısında bir anda buharlaştı. Bu kez de rota değişti; Semedo nun toplantı bittikten sonra hocasının yüzüne bakmadığı algısına geçildi.

Saha içine ve İsmail Kartal cephesine baktığımızda ise tablo çok daha çetin. Yabancı kuralı ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle tecrübeli teknik adam, bugün idmana çıkardığı kadronun neredeyse yarısını göndermek zorunda. Teknik heyet bu kadro mühendisliği krizleriyle boğuşurken; idari yönetim ise sadece para harcayarak seyir zevki üretebileceğini sanan çoğunluğu tatmin etme peşinde: "Sürekli yıldız transferi getirmek..."

Maça döndüğümüzde, VAR incelemesiyle gelen penaltı golü. Aynı pozisyon bizim ligimizde yaşansa neler olurdu acaba?

​Skor üretmeye devam eden Talisca, 70. maçında 41. gol 7. asistine ulaştı. Açıkçası, girdiği ikili mücadelelerde kolay yere düşmese, elindeki bu etkileyici istatistik çok daha yukarı seviyelerde olabilirdi.

İlk maçın ardından “çok iyi bir oyun oynadığımızı” iddia eden İsmail Kartal, takımıyla iki duran toptan zorla gol bulabilmişti.

Golün ardından oyuna ağırlığını koyması beklenen sarı-lacivertliler ise şaşırtıcı şekilde vasatın üzerine çıkamadı. Sadece ilk 45 dakikada değil; iki maçın toplamına yayılan 190 dakika boyunca durum farksızdı. İlk maçın aksine, sahada oyunu daha geride kabul eden bir Fenerbahçe vardı.

​Kağıt üstünde iki takım arasındaki kadro değeri 113 milyon Euro’ya karşılık 13 milyon Euro’ydu! Yani aradaki uçurum net 100 milyon Euro… Fakat sahadaki oyun bu farkı doğruluyor muydu? İşte asıl büyük soru işareti tam olarak buradaydı. Bu sorunun yanıtı, 40. dakikadan sonra takımın kendi sahasına hapsolmasıyla verildi. Mert Günok bir yere kadar dayanabildi ve kaçınılmaz olan gol sonunda kalemizde görüldü.

Kaleci Mert, Ake, Skriniar, Guendouzi, Talisca ile beraber turu getiren oyunculardı.

​Teknik direktör İsmail Kartal’ın artık takım içerisindeki duygusal bakış açısını bir kenara bırakması gerekiyor. Oosterwolde geçen sezonun ikinci yarısından bu yana sarı-lacivertli formayı giyme taraftarı gibi durmuyor. Kerem bu takımın hiçbir zaman vazgeçilmezi olamaz; kaçırdığı net pozisyon da bunun en açık kanıtı. İrfan Can’a gelince… Başakşehir’deyken yıldızlaşmıştı ve görünüşe göre orada kalması çok daha mantıklıydı. Fred ise geleceği açısından ne yapmak istediğini kendisi dahi bilmiyor.

İsmail Kartal’ın duygusu da aklı da hâlâ 2023-2024 sezonunda takılı kalmış durumda.

İkinci yarıya iki oyuncu değişikliğiyle başlayan Hoca, rakip analizini tıpkı ilk maçta olduğu gibi yine hatalı yapmıştı. Rakip üzerimize geldikçe, takım iyice geriye çekilmeye mahkûm oldu. Sahada Talisca ve İsmail Yüksek dışında rakip kaleyi yoklayan başka bir oyuncunun varlığından söz etmek imkânsızdı.

​Sonuca gelirsek; sarı-lacivertliler oldukça zorlanarak da olsa turu geçmeyi başardı ve Sturm Graz’ın rakibi oldu. Ancak bu futbol anlayışıyla bir sonraki aşamada işlerin çok daha çetin geçeceği aşikâr.

Not: Bilindiği üzere transfer dönemindeyiz. Taraftarlar takımlarına yıldız transferler bekliyor: "Salah gelsin, Leao gelsin, Musiala gelsin." Bütün oyuncular yıldız olsun, ben de keyifle izleyeyim. Şampiyonluk gelmedi mi? Hepsini gönderin, yenilerini alın…Ne yazık ki günü kurtarmak adına yapılan bu popülist hamleler ve meşhur olma sevdası, kulüplerin geleceğini göz göre göre batırıyor.

Görevde kalmak isteyen başkanlar ve yöneticiler de bu beklentiye karşılık veriyor.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.