Zamanın ruhu’ adamı ısırınca

‘Zamanın ruhu’ diye bir tabir var. Tabirin aslı Almanca, Zeitgeist. Belli bir çağın ya da isterseniz her bir çağın hâkim düşünce, duygu, kültür, zihniyet ve eğilimlerini ifade ediyor.

‘Post-truth’ tabiri ‘zamanın ruhu’ hakkında fikir verebilir.

Ne demekti post-truth, daha önce bahsini etmiştik?

Hakikat ötesi.

Tam anlaşılmıyor, biraz açalım.

Gerçeğin ne olduğunun önemini kaybetmesi. Algı yönetimlerinin ve manipülasyonların hakikatin yerine geçmesi.

Beni hakikat ilgilendirmiyor. Neyin hakikat olmasını istediğim hakikatin ne olduğundan daha önemli.

Ya da neyin işime geldiği …

Kelimeyi Oxford 2016 yılında yılın kelimesi seçmiş.

Trump’ın ilk kez başkan seçildiği seçimlerde ve İngiltere’deki Brexit referandumunda gerçekler değil manipülasyonlar galip gelince kelime birdenbire revaç bulmuş.

Kelimenin kullanımı bir yıl içinde yüzde iki bin artmış.

Dilciler her sene bir başka kelimeyi yılın kelimesi seçiyorlar ama bana sorarsanız ‘post-truth’ hala tahtını koruyor.

İnsanlık gerçeğin yalandan kıymetli olduğu bir çağa henüz geçemedi, bu gidişle geçeceği de yok.

Avrupalılar ve Amerikalılar dertlerine yansın diyecek durumda değiliz. Amerika’da imal edilen bir telefon modeli ya aynı gün ya da bir iki gün sonra bizim ülkemizde gençlerin ve ihtiyarların elinde dolaşmaya başlıyorsa, ‘hakikat-ötesi’ tabirinin ruhu da aynı gün cemiyetimizin kılcal damarlarına kadar nüfuz ediyor.

Hepimiz kendi yalanlarımızı seviyoruz ve başkasının doğrularından nefret ediyoruz.

Gözümüz kapalı, başkasının doğrusuna yalan, kendi yalanımıza doğru diyoruz.

Bu, son derece kalitesiz bir insaniyet halini yansıtıyor.

Toplumdaki kutuplaşmanın karakterine bakın, siyasilerin polemiklerine, ekranlardaki gitgide müptezelleşen politik tartışmalara bakın bu kalitesizliği görürsünüz.

Zamanın ruhunu anlamak veya okumak faydalı bir şey olabilir mi?

Olabilir.

Bir teşhiste bulunursun, becerebilirsen tanımlarsın.

Ayağını denk alabiliyorsan alırsın.

Bu anlamda zamanın ruhunu anlamanın bir faydası olabilir. Ama garantili bir tedbir değildir. Anladığın halde zamanın ruhu veya zaman seni tongaya düşürebilir.

Zamanın ruhunu okumak veya anlamak zamanın ruhuna intibak etmeyi, uymayı kapsıyorsa… Bunun faydası olur mu?

Fayda denilip denilmeyeceğinden emin değilim.

Zamanın ruhuna karışırsın. O ruhun bir parçası olursun.

Fena f’illah değil, fena fi’zzaman.

Zamanın ruhu önün sıra yürüyen bir itin birden geri dönüp saldırması gibi, geri dönüp seni ısırmazsa geçinir gidersin.

‘Yolsuzluk’ yılın kelimesi seçildi mi hiç?

Seçilmedi. Seçileceğini de zannetmiyorum.

Çünkü son derece yaygın, son derece alelade, hiç dikkat çekici değil, şaşırtıcı da değil.

Kelimenin cazibesi yok, ama fiilin yani yolsuzluğun cazibesi var.

‘Götürme,’ ‘çökme,’ ‘dolandırma’ gibi kelimelerin de yılın kelimesi seçilmek için fazla şansı yok.

Halbuki bunlar zamanın ruhunun ‘tecelli’ ettiği fiiller. Hatta ‘tecelli’den de ileri, zamanın ruhunun ‘hulul’ ettiği fiiller.

Eğer zamanın ruhuna intibak etmeyi başarırsan bu fiillerle de hemhal olursun.

Herkes ‘götürür’ken sen de götürürsün, herkes ‘çöker’ken sen de kabiliyetin ölçüsünde ‘çöker’sin.

Bu fiiller hayatın bir parçası haline geldi. Artık etrafımızda bu fiillerin işlendiğine tesadüf ettiğimiz zaman şaşırmıyoruz.

Halktan biri, bir yönetici, bir oyuncu, bir sanatçı, bir kurumun başkanı, kim olursa olsun.

Şarkıcı Haluk Levent’in de anlatılanların aslı varsa ‘zamanın ruhu’nu okuyanlardan olduğu söylenebilir.

Okumakla kalmamış, o ruhla hemhal olmuş. O ruhta ‘fena’ bulmuş.

Depremzedelere yardım etmek için Ahbap derneğini kurmuş, kampanyalar yapmış, para toplamış, topladığı paraların bir kısmıyla bahis oynamış, bir kısmıyla oynamamış. Yetkililerin ‘sızdırma’yı uygun bulduğu bilgiler böyle.

Zamanın ruhunun arkası sıra gittiği kadar gitmiş.

Sonra, bir aşamada, zamanın ruhu geri dönüp Haluk Levent’i ısırdı.

Zamanın ruhu geri dönüp adamı ısırınca haber oldu.

(Roller karıştı. Adam köpeği ısırınca haber oluyordu, bu defa zamanın ruhu adamı ısırınca haber oldu!)

Diğerleri, zamanın ruhuna ayak uydurmakta başarılı olan diğer eşraf ve efrad yollarına devam ediyor.

Aslında onlar da ahbap!

Devlet millet el ele ahbap olma yolunda ilerliyoruz.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.