İmralı’daki sahipsiz ev sorunu

DEM’liler Öcalan’a yeni bir yer yapıldığını kaçtır söylüyor, iktidar doğrulamıyordu.

Sonunda MHP lideri Bahçeli de Terörsüz Türkiye’ye hizmetlerini sürdürmesi için Öcalan’a iki katlı bir ev inşa edildiğini açıkladı. AK Parti o eve hâlâ sahip çıkmıyor.

Bahçeli bir şeyi daha açıkça ortaya koydu. Öcalan önce statüsünün tanınmasını istiyor. Statüsü tanınmadan yani tabelası asılmadan o eve taşınmayı ve çalışmalarına oradan devam etmeyi reddediyor.

DEM İmralı heyeti, Çerçeve Yasa’dan sonra Öcalan’la ilk görüşmesinden getirdiği mesajı dün duyurdu. Öcalan, bölgedeki kırılgan dengelere dikkat çekerek süreci provokasyonlardan korumak için Cumhurbaşkanlığındaki kurulların bir an once çalışmaya başlamasını bekliyor.

Kandil, derseniz onlar da Öcalan’a statü verilmeden sürecin ilerlemeyeceğine dair uyarıyor.

Anlayacağınız üzere sorun ev veya fiziki şartlarının iyileştirilmesi değil. Ev, Öcalan’a tanınacak statünün iki göstergesinden birini temsil ediyor. Diğeri ise Cumhurbaşkanlığında kurulacak Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kuruluna Öcalan’ın başkan atanması.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk kez toplanalı 3 hafta oldu. Alt kurullardan henüz ses yok.

İktidara yardımcı medyada yazdırılanlara bakarsanız AK Parti tarafı, kurulların isimleriyle ve Öcalan’a hazırlanan mekâna ev mi, villa mı, yerleşke mi denileceğiyle meşgul.

Nasıl sunulacağını zihinlerinde aşamamışlar daha, algı takıntılarından geçemiyorlar.

ÖCALAN’A STATÜ HALKA ANLATILAMAZ MI SANKİ?

İmralı’da rahat ettirerek, Öcalan’a villa hayatı yaşatarak çözülecek bir sorun mu? Öcalan konfor değil, statü talep ediyor. Fakat konfora fit olsa bile AK Parti’’nin MHP ve Bahçeli kadar sahiplenmediği konforu ne etsin, yanına kalmayacağını bilir.

Süreci tıkayan veya yavaşlatan güvensizliğin kaynağında iktidarın işte bu çekingenliği, içine sindiremiyor görünmesi var.

Oysa arkasında duramayacağı bir şey yok. Terörsüz Türkiye süreci başlatılmasa Suriye’de, Irak’ta Türkiye’nin eli bugünkünden daha güçlü olmayacaktı. Kimse kaybetmiyor, Türkiye kazanıyor.

Gerçi Cumhurbaşkanı Erdoğan, süreci tamamlama iradesi ve kararlılığını sürekli vurguluyor vurgulamasına. Ancak iktidar yetkilileri, göğüslerini gere gere sürecin kazanımlarını halka anlatacağı yerde tereddütlü davranıyor.

İkircikli bir tavır içindeler. İmralı’ya gidelim ama gitmemişiz gibi görünelim, Çerçeve Yasa’yı getirelim ama biz getirmemişiz gibi olsun, Öcalan’ı iki katlı eve çıkaralım ama çıkarmamışız gibi dursun...

Zam değil güncelleme, diyelim hâlleri... Ha Ali Hoca, ha Hoca Ali; ne fark eder.

Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu olmasın da Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu olsun. Başında Öcalan görev yapacak mı, yapmayacak mı?

Öcalan’ın kurulda görevlendirileceğini DEM’lilerden, iki katlı müstakil eve taşınacağını Bahçeli’den işitiyoruz AK Parti her ikisinde de tutuk. Ne sessizliğini bozuyor ne eyleme geçiyor.

CUMHURBAŞKANLIĞINDAKİ ALT KURULA GİZLİ Mİ ATANACAK?

Öcalan’la örgütü zannediyor ki sürecin amacı; silah bırakmak karşılığında PKK’yı dönüştürmek, yasal ve meşru bir siyasi statüye kavuşturmak.

Ev ve kurul görevi gerçekleşmezse arkasının geleceğine ikna olurlar mı? Olmazlarsa süreci sabotajlara açık tutmaz mı?

Madem yapacaksınız... Ne yaptığınızdan emin olduğunuzu göstererek, saklamadan yapın ki size bakıp doğru yaptığınıza millet de güvensin. Yapalım ama yapmamışız sanılsın, mahcubiyetiyle o güven oluşmuyor. Ne İsa’ya yarıyor böyle ne Musa’ya, ne sürece ne iktidara...

Terörsüz Türkiye her teklediğinde Bahçeli iteklemese buraya gelir miydi?

‘Her an yan çizebilir’ gönülsüzlüğüyle sürece yeterince inanmadığınız, tam emin olamayıp dört elle sarılmadığınız duygusu uyandırırken... Gövdesiyle altına girmiyor, samimiyetle destek vermiyor, oy hesabı yapıyor diye muhalefete lâf edebilir misiniz?

Sürece destek konusunda ana muhalefet Yeni Parti’ye eleştiri ve suçlama yöneltebilmek için, bunların hiçbirinin AK Parti’ye yöneltilememesi gerekirdi. Peki öyle mi durum?

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.